Türkiye İş Bankası 46. İstanbul Maratonu, 3 Kasım 2024 Pazar

Merhaba,

Benim için hayat yeni yeni normale dönmeye başladığı için birkaç kelam etmek istedim. :face_with_peeking_eye:

Yine evimizden, şehrimizden kilometrelerce uzaklarda koşmak için yollara düşüp kendimizce fedakarlıklar yaptığımız ve güzel anılarla döndüğümüz bir etkinliği daha ardımızda bıraktık. Yeni dostlar, yeni deneyimler ve yeni bilgiler kazanmaya devam ettik.

10K 00:40:00 – 21K 01:35:56 – 30K 02:25:59 koşunca zannettim ki İstanbul Maratonu 03:30:00 mertebesi bir süre ile rahat biter fakat maalesef maraton denen süreç farklıymış, rüzgara karşı koşmak farklıymış :blush:.

Son dönemlerde özellikle kötü geçen koşular sonrası biraz Kemalettin Tuğcu edebiyatı yaparak “aslında şöyle iyi koşardım böyle iyi koşardım fakat bıdı bıdı bıdı” diye paylaşımlar yapmak moda olsa da hatta bu modaya bazen ben de uysam da açık açık söylemek isterim ki 36.km’de “patladım”. Hem ben patladım hem tırnağım patladı.

Bu tırnak kopması ve hematom oluşması yıllardır koşmama rağmen yaşamadığım fakat son 6-7 aydır yakamı bırakmayan bir illete dönüştü. Koşu sonrası ve aradan geçen 2 güne rağmen acı devam ediyor (hematom’a dün müdahale edildi).

Fakat tüm bu laf kalabalığını bir kenara bırakırsak GÜZEL ETKİNLİK OLDU.

Gerek forum’dan gerek sosyal medyadan tanıdığım kendim gibi insanları görmek çok güzel. Çevremde koşmayı gereksiz gören, neden koşuyorsun diye anlamsız sorular soran tiplerden uzaklaşıp “kendim gibi” dostları görmek güzel oluyor.

Zaten ülkemizde diyar diyar her koşuya giden, gitmeye çalışan yaklaşık 100 kişilik bir zümreyiz kimisine selam vermek, kimisini etkinlik alanında görmek bile hoş bir anı. Umarım daha nice rastlaşmalarımız olur.

Bu arada sürem 03:43:24 seneye ağrısız bir tırnak seti ile umarım 03:18:00 olur. Bunun için çalışacağım.

Sağlıkla,

19 Beğeni

Buna çok benzer durumları ben de yaşadım. GPS kopması son 8km’de düşme v.s. Muhtemelen jammer var o civarlarda ve o buna sebep oluyor.

Diğer taraftann yarıştan önce rüzgar faktöründen bahsetmiş ve buna hazırlıklı olmayanların çok sıkıntı yaşayacağını söylemiştim. Yarışta şöyle bir durum yaşandı. 26.km’ye kadar koşarken rüzgar hızı arkadan 15-20km arası esiyordu. Bu bile gayet yüksek bir hız. Herkes performansının üstüne çıktı. Buna ben de dahilim. 30.km’yi 5.10 pace ile geçerek 30K rekorumu kırdım. Ama sonra şöyle bir durum oldu. Rüzgar hızı 20-25km’lere çıktı. Yani arkadan aldığımız rüzgardan daha fazlasını kafadan almaya başladık. Çoğu koşucu çok benzer km’lerde aynı durumu yaşadı. Saatim yarış sırasında 30.km’de 3.40 bitirme zamanı verirken, 3.55’te bitirebildim. Bu arada Garmin tahmini maraton zamanım 3.37.
Yarış ile ilgili de eleştirim 42km koştuktan sonra eve dönecek vasıta bulamamak. Finişten Karaköy’e kadar yürüyerek 53bin adımla günlük adım rekorumu da kırmış oldum.

11 Beğeni

Evet rüzgar faktörünü hepimiz biliyorduk. Bu konu üzerinde hala düşünüyorum. Şöyle yapsaydım nasıl olurdu böyle yapsaydım nasıl olurdu… Yaşadıklarımı tekrar gözden geçiriyorum.

Rüzgar arkamdayken biraz daha hızlı gelip hedef tempoyu cebime mi koysaydım? ilk yarı için bahsettiğim olumsuz hissiyat + beklenmedik yüksek nabız ile muhtemelen 33’te değil en geç 28-29 civarı patlardım. Vardığım sonuç şu: Planımız negatif koşmaktı. Zamanı geri alabilsem ilk yarıyı biraz daha yavaş koşardım. (ilk yarıda hedef tempom olan 5:20-5:30 arasında koştuğum birkaç kaçak kilometre var. buralarda daha temkinli olurdum)

6 Beğeni

Yorumları keyifle takip ediyorum. Deneyimlerini paylaşan herkese çok teşekkürler ve tebrikler. Sakatlık yaşayanlara bol şifalar ^^

Bu tavsiye için çok teşekkür ederim. Çok gazlayici geldi ahahha henüz yeni başlayanım ancak önümüzdeki iki yılda bunu gerçekleştirmek istiyorum. Umarım gelecek yıl vücudum bunu mümkün kılar.

Bu beni inanılmaz etkiledi. Hanımefendinin kulakları çınlasın. Birlik ne kadar güzel bir şey. Sporun insani tarafları beni çok motive ediyor.

Merak ettiğim bir şey var. Rüzgardan dolayı boyun sırt tutulması gibi bir şey nasıl yaşanmıyor ? Kulak da kapanabilir. Umarım çok cahilce gelmez. Çanakkale rüzgarını deneyimlemedim ama Yalıkavakta rüzgardan dolayı temmuz ayında bile uzun kollu ile gezen kulağı kapanan biri olarak soruyorum bdbdbdbd

3 Beğeni

Selamlar, Start noktası problemleri nedeniyle finish noktasına hiç dikkat etmiyoruz, maraton bitince trafik kapalı olduğundan Sirkeci’ye kadar yürüyoruz, kaldırım kenarında rüzgarda giyinmeye çalışıyoruz, Yenikapı’daki kongre merkezinde bitebilirse katılımcılar daha rahat etmez mi?

4 Beğeni

Selamlar Oğuz Abi, eder tabii, etmez mi? Şahane olur. Yukarılarda bir yerde en keyif aldığım İstanbul Maratonu edisyonunun pandemi nedeni ile Yenikapı’da başlayan ve gene Yenikapı’da biten olduğunu yazmıştım. Şu an için en ideal ve güzel parkur bence odur. Fakat sürekli konuştuğumuz malum sebeplerden dolayı İbb ve diğer yetkililer parkur değişikliği, düzenlemesi yapmıyor.

Katılmak zorunda olduğum bir sınav nedeni ile katılamadım bu seneki yarışa. Genel olarak sıkıntı ama benim İstanbul Maratonun da en sevdiğim bölüm yarış sonu Sultanahmet Köftecisin’de köfte yemek, ardından sirkeciye yürüyerek Sirkeci Hafız Mustafa’da keşkül ve çay eşliğinde kendimi ödüllendirmektir :slight_smile: Katılsaydım ritüeli bozmadım. Hem biraz dinlenmiş olursunuz, hem kaybolan enerjiniz yerine gelir. Sirkeciden vapur, tramvay, otobüs ile istediğiniz lokasyona rahatlıkla gidebilirsiniz aslında.

Bu vesile ile koşan herkesi tebrik ederim :clap:

8 Beğeni

Güzel bir tespit. Çok daha az olduğu zamanlara göre artmış olsa da hala çok az.
Sonuçlara baktığımızda DNF ve DQ’LAR dahil olmak üzere bu sene maraton mesafesinde 268 Türk kadın yarışa başlamış.

Yine maraton mesafesinde 1794 Türk Erkek yarışa başlamış,

2009 - 2012 arasında İstanbul Maratonu’na başlayan Türk erkek ve kadın sayılarını aşağıya bırakıyorum. 15 yılda sayılar nasıl değişmiş, bu konuda bir fikir verebilir. Daha detaylı okumak isteyen varsa yıllar önce kendi çapımda yaptığım bir çalışma burada

turk

Buna bakınca 15 yılda maraton koşan Türk kadın sayısı 10 kat artarken, Türk erkek sayısı sadece 5-6 kat artmış. Bu da yoruma açık bir durum.

2009’da ülkede maraton koşan 30 kadın vardı. O yıllarda ultramaraton yarışı da olmadığını düşünürseniz bu mesafeleri koca ülkede koşan kadın sayısı sadece bu kadardı diyebiliriz. Bunlardan bir kısmının milli atlet ve profesyonel olduğunu da hesaba katarsanız amatör olarak maraton koşan kadınlar bir avuç kadardı ve bu alanda öncü oldukları için büyük saygıyı hak ediyorlar.

Tekrar bugüne dönünce 2024 yılında erkek ve kadın toplam 1794 + 268 = 2064 Türk koşucu maratona başlamış.

Önümüzdeki hafta Atina Maratonu var. 2023 Atina Maratonu’unda 7453 Erkek + 1474 Kadin olarak 8907 Yunanli Atina Maratonu’nu koşmuş. Nüfusu 9’da birimiz olan ülkede 4.5 kat daha fazla maraton koşucusu var. Nüfusa oranlandığında bizden 40 kat fazla.


İstanbul Maratonu’na bu sene toplamda katılan yerli ve yabancı kadın sayısı 901
Maratona katılan yerli ve yabancı toplam erkek sayısı 3559
Toplam maraton koşan 4460

Bunlar da 2009-2012 arasında İstanbul’da maratona başlayan toplam koşucu sayıları.

toplam

Sonuç olarak 2012’den beri toplam katılımcı sayısı ikiye bile katlanmamış. Atina Maratonu’nu 2023’de 9 bin Yunanlı ve 9 bin yabancı olmak üzere 18 bin kişi koştu. Evet Atina Klasik Maratonu’nun tarihi ve kültürel algısını biliyoruz ama dünyanın en çok turist çeken şehirlerinden birinde, üstelik iki kıtada koşmak ve Boğaz köprüsü gibi eşsiz bir pazarlama imkanı da varken yabancı katılımcı sayısı da çok düşük.

15 Beğeni

Karsilastirma yapabilmek icin ufak bir katki da benden olsun.

12-13 Ekimde Moskova’da 10km ve Maraton kosuldu.

12 Ekim 10 km’de

Yarisa baslayan kisi sayisi : 15929 kisi
Bitiren kisi sayisi : 15401 kisi (7644 kadin %50 + 7757 erkek %50) Birisi de bendim :slight_smile:

13 Ekim 42.2 km’de

Yarisa baslayan kisi sayisi : 13435 kisi
Bitiren kisi sayisi : 12903 kisi (2501 kadin %19 + 10402 erkek %81)

9 Beğeni

Küçük bir analiz koşuyu bitirenleri baz alarak
Toplam 4100 erkek 3165 kadın 831 diğer 4
Yerli 1864 erkek 1632 kadın 232
Yabancı 2236 erkek 1633 kadın 599 (+4)

Yabancı katılımı daha fazla, yabancılara kıyasla kadın katılım oranı 2,5 kat daha az.

1 Beğeni

Sosyal medyacı atlatmış tüm kontrolleri, elitlerle start almış

9 Beğeni

3saat 53dk küsür saniye. Ama güzel tiktoklar çıkarmış :grinning:Başta fotoşop sandım.İkinci sırada başlamış, sarılı atletin arkasında.Tevazuya bak :wink:

3 Beğeni

Bu manzara bu işin top noktası Rambo Okan’ ı hatırlattı bana yine.

Rambo Okan’ın maraton macerası

5 Beğeni

A ve b kapisi start oncesi birlesmis galiba. Bu sefer kapidan alirken hassas olmuslar ama 2 kapi birlikte başlamış. Elitlere ayrı start olmayinca genelde olan one kaynak isini yapmis anlasilan. Bu arada yayinci vermedi bu goruntuyu.


:slight_smile:

4 Beğeni

Çok emin olmamakla birlikte maraton katılımı için yabancılara bir kriter koyduklarını düşünmüyorum. Bu sebeple yabancılar ellerini kollarını sallayarak yarışa katılabilirken Türk sporcular istedikleri kriter sonrası katıldı. Bunu da göz ardı etmemek gerek. Yıllardır koşmama rağmen spor istanbul kayıtlarında kritere uyan bir yarışım olmadığından ben de bu yarışa katılamıyordum. Bunun için Eylül’dü sanırım, Edirne’ye gittim yarı maraton koştum. Koştuğum dereceyi Spor İstanbul’a göndererek onaylattım ve maratona katılma hakkı kazandım. Bu maratona katılmak için kaç kişi benim gibi bunla uğraşır, bence çok fazla olmaz. Bu arada en yüksek katılım ücretini ödemek zorunda kaldım tabii. Ondan yabancı ve Türk oranı bu istatistikte bu şartlar altında yanıltıcı olabilir.

3 Beğeni

schengen bolgesi icersinde, kulturel mirasini cok iyi pazarlayan, hristiyan bir ulkeye seyahat edecek Avrupali kosucu sayisi, islamiyetin her gecen gun daha fazla goz onune sokuldugu, devamli siddet haberlerinin ve batidan uzaklasan bir sosyal politik ortam haberlerinin var oldugu turkiye’ye seyahat edecek Avrupali kosucu sayisinin en az 10x’i olacagi cok asikar…

yerel sporcu sayisina bakmak belki daha dogru bir karsilastirma olur, ki burda mesela rusya eski sovyet kulturunden oturu bayagi avantajli oluyor diye dusunuyorum cunku turkiye’de bu tarz dayaniklilik sporlariyla ilgilenen kisi sayisi 50+ jenerasyonda parmakla gosterilecek kadar dusuk…genc jenerasyonda ilginin daha fazla oldugu bir gercek ve belki 5-10 sene sonra farkli rakamlar gorebiliriz…

bir de tabi ozellikle bati avrupa ulkeleri icin gecerli oldugunu dusundugum bir durum var, cogu kisi yarismaya katilmak icin degil, saglikli olmak icin spor yapiyor…hafta 10+ saat kosu/bisiklet yapip hic yarismaya katilmamis onlarca kisi taniyorum mesela…bunu da goz onune almakta fayda var, her ne kadar buralardaki yaris organizasyonlari cok hizli sekilde full cekse ve onbinlerce kisi yarissa da…

3 Beğeni

Yaklaşık 1.5 yıldır düzenli koşmaya çalışıyorum. Çalışıyorum diyorum çünkü bu sürede bir anda çıkan fazla mesailerle baltalanan çok antrenmanım oldu. Bir şekilde artık maraton koşabilecek seviyeye geldiğimi hissettiğimde de kayıt olup çalışmalarımı bu hedefe odakladım. İki hafta öncesinde geçirdiğim ağır bir farenjit ve belki de ona eşdeğer güçte esen, Bakırköy dönüşü sonrası afiyetle yediğim rüzgarın etkisiyle süresel olarak hedefimin altında kalsam da Gülhane Parkı sonrası kalabalığın içinde koşup finish’i görmenin getirdiği tatmin duygusunu umarım hayatım boyunca unutmam.

Bu tatmin duygusunun yanı sıra bir maraton koşmanın getirdiği bilinçlendirme de yarışın ardından güzel bir aydınlatma yaşattı. Sayısal anlamda koşumu incelediğimde nerelerde eksik kaldığımı, neyin yeterli olmadığını daha net görebiliyorum. Ama insan sadece negatiflere takılmamalı, bu sonucun oluşmasındaki olumlu adımları da anmalı. Hem burada hem de diğer benzer forumlardaki deneyimleri okurken insanların hatalarını okumak güzel bir ders oluyor, buna katılıyorum fakat bunun yanından yapılan emekte irili ufaklı katkısı olan tüm yaptıklarımız da unutulmamalı. Sadece eksik kaldığımız yerlerle aldığımız sonucu yorumlamaktansa o sonuç için yaptığınız fedakarlıkları da unutmamalıyız.

Uzun bir ofis gününün ardından formda kalmak adına gecenin bir yarısı ya da tam tersi güneş doğmadan yaptığınız koşuları, beslenmeniz uğruna menülerde atladığınız lezzetli yemekleri/tatlıları, antrenman planına sadık kalmak uğruna gitmediğiniz buluşmaları… Liste uzar gider hepimizin.

Sözü fazla uzatmadan tüm koşucu arkadaşları tebrik ederim :muscle:t2:

9 Beğeni

Ayni degil ama benzer bir olay New York maratonunda oldu. Bir sosyal medya fenomeni elektrikli bisikletlerle kendini kameramanlara takip ettirdi. Bunu gecen sene de yapmis ve sikayetler olmus. Bu sene de tekrarlaninca 2:56 derecesi iptal edildi, DQ oldu ve bundan sonra NY maratonuna kaydolamayacak sekilde kara listeye eklendi.
Benzer bir ceza bizde de olur mu acaba?
En onde baslayip 1288. sirada bitirmek. Ne olacak canim eglensin birkac kisi diyebilir bazilari ama ya bu eglenceyi 100 kisi isterse?

10 Beğeni

Son 15 yil

Bu sene her 3 alanda da rekor kirilmis gibi

13 Beğeni

İstanbul Maratonu’na katılım grafiği dikkate değer.

2010 yılından 2015’e kadar erkek/kadın sayılarında düzenli artış ile yükselmiş.

2015’te terör saldırıları ile gerilemiş. 2016’da ayni nedenle ve Rusya ile olan diplomatik kriz vb siyasi nedenlerle devam etmiş görünüyor.

2017den sonra, katılım sayıları artarak, normale dönüş başlarken, pandemi etkisini göstererek sekteye uğratmış. Muhtemelen katılım sayıları seneye artarak devam eder.

2022deki yavaşlamadan başka, Grafikte anlam veremediğim tek yıl… 2019

Geçen 2018’e göre biraz gerileme var veya yakın sayıda katılım var. (Bir ihtimal aklıma geliyor ama…) Bu nedensiz duraksamadan daha ilginci de, erkek katılımcı sayısındaki düşüşü, kadın katılımcı sayısındaki artış tolere etmiş.

7 Beğeni

*YARIŞ FUARI
Cumartesi günü gezme şansım oldu. Öncelikle bir fuar gezerken hiç bu kadar eğlenmedim. Ayak tenisi, Crossfit Yarışması, standlardan tadımlıklarla beraber gayet eğlenip yorulduğum bir gündü keyifliydi. Tüm spor markalarının neredeyse orada olması, Spor İstanbul’un konuya oldukça hakim görünmesi güzel gelişmelerdi. Bir güzel gelişme de Maraton koşan kadınlara özel @4yaprakliyonca nın kitabının kadınlarımıza hediye edilmesiydi. Tek üzüldüğüm nokta bu harika projenin standının salonun kör bir noktasında olması. Neyse isteyen buldu ama bunu daha göze çarpar şekilde koymak gerekti bence. İyi ki varsın Yonca :slight_smile:
Bir alkış da Sportive markasına. Yarışın ana sponsoru olmasını koşucuların isimlerini yarış t-shirtlerinin arkasına yazma imkanı tanıyarak taçlandırmış. Aynı anda çalışan 3 görevli, sırada bekleyen koşucuların isimlerini yarış t-shirtlerinin arkasına yazmıştı. Buradaki alkışı tanıdık kontenjanından @ALPER e gönderiyorum :slight_smile:

*YARIŞ GÜNÜ
Sabah köprüye varışlarda geç saatlere kalan kişiler dropbaglerini son anlarda verdiler. Çünkü dropbag araçları hareket etmeye başlamıştı. Koşucularla şoförler arasında ufak çaplı tartışmalar yaşandı.
Öneri: 15 ve 42 k için JOKER DROPPAG ARACI olur ve numarasına bakmaksızın çantaları toplar ve finish noktalarında ona göre organize olunur.

YARIŞ SONRASI
Finishte verilen beslenme çantası iyiydi ve yeterliydi. Ama dropbag çantalarının olduğu çadırı anlatmam imkansız sanırım. Çantalar o kadar birbirine karışmış ki herkes bağıra çağıra kendi çantasını arıyor ve ellerindeki göğüs numaralarını gösterip kendi çantasına ulaşmaya çalışıyordu. Arkadaşım @UltraHobo yaklaşık 1 saate yakın kendi çantasına ulaşmaya çalışmış. Ben biraz şanslıydım. Kendim o çanta havuzuna dalıp kendikimi bulabildim. Şans işte.

Neyse iyisiyle kötüsüyle bir yarış daha bitti. Seneye sanırım kayıtsız koşup kendi eşyalarımı yanımda taşımak üzerine kurgu yapacağım.

15K - 1:09:00 - 4:39 Pace :slight_smile:

Herkese iyi koşular.

2 Beğeni