42 km boyunca parkurların kesiştiği tek nokta burası, Sarayburnu, Gülhane girişi. Yani böyle genel bir problem yok aslında. 20 dk.lık süre farkını da düşününce parkurlar aynı da olsa şu tek istisna dışında bir çakışma/engel olmuyor, onu da durdurarak çözmüşler işte
Benim buna şöyle bir çözümüm var son 1-2 sene içerisinde federasyon onaylı yarışlardan 15k ve yarı maraton koşanlar normal fiyattan, buralardan dereceleri olmayanlar da 3 katı ödeyerek maratona kayıt olabilmeliler bu yüksek rakam yürümek ve köprüyü geçip yarışı bırakmak isteyenlerin sayısını düşürecektir. Gerçekten antrenmanlı olup derecesi olmayan ama koşmak isteyene de bu opsiyon verilmiş olur pahalı da olsa.
Ama işte amaç çok insan katıldı demek ya bunu yapmazlar ki, ne kadar çok insan katıldı o kadar iyi reklam sonuçta.
Yazılanları konunun akışı içerisinde değerlendirirseniz daha iyi olur. Cevap verdiğim arkadaşın savunduğu şey 15k parkurunu tamamen iptal etmekti, maratonculara sorun çıkardığını düşündüğü için. Ben de parkurlar arasında tek bir kesişme noktası olduğunu, böyle genel, ciddi bir sorun olmadığını belirttim.
Yani sorunuza gelirsek elbette ideal bir çözüm değil, ama koşmayı seven amatör seviye binlerce insanın da katılımını sağlayan 15k yı komple iptal edelim çözümünden iyidir diye düşünüyorum.
Düşündüğüm ve aslında kendime çok da güvendiğim sürenin 7-8 dakika gerisinde bitirebildim. 3:50 civarlarında biter, iyi hissedersem daha iyisine atak bile yapabilirim diye düşünürken 4 saatin altında anca bitirebildim. Kendime bu derece güveniyordum çünkü hazırlık süresince özellikle Gelibolu Yarı Maratonunda çok güzel yanıtlar almıştım.
Stadın önünde saatimin uydu bağlantısı kesildi. 12. km’ye kadar anca toparladı. 41.8 gibi bi ölçüm yaptı. Genel tempo ortalamasını da hep düşük gösterdi tabii buradan sonrasında… 1kilometreye yakın bir kayıp var. Daha önce de belli noktalarda anlık kayıplar oluyordu ama bu kadar uzun süre toparlayamadığı ve sonucu bu denli etkilediği ilk oluyor. Bu sorunu yaşayan, hatta sonrasında yeni kayıt alan yarışçıları gördüm.
15-20k arası @ggg nasılsın diye sorduğunda ‘tetikteyim’ dediğimi hatırlıyorum. Bu hiç de hayal etmediğim bir durumdu. O kilometrelerde, henüz negatif pace’lerdeyken ve rüzgar arkamdayken 150+ nabız ve olumsuz hissiyat benim için sürpriz oldu. Buna ne sebep oldu bilmiyorum.
24 sonrası Gökhan’a ‘artık hedef tempoda koşalım, 5:30’ları görmeyelim’ dedikten sonra 8k gidebildim. 33’te rüzgara boyun eğdim. Bacaklarım artık 5:20’ler için dönemeyecek haldeydi ve 6 pace’e kadar yavaşladım. Hiç kramp sorunu yaşamadım ancak dizlerimdeki dayanılmaz ağrıların üzerine körü körüne gitmek istemedim. Buralarda ne çektiğimi bir ben bir de Gökhan biliyoruz…
@ggg demişken bu yazıda kendisi için ayrı bir bölüm gerek. Saat şaşırınca moralimi bozmama müsade etmedi. Kenardan bir su bile almama izin vermedi. Aldığımda fırçaladı. Aynı sudan içtik, aynı jeli yedik. Dönüşte Yenikapı civarındaki son alt geçitlerden birinde başımı omzuna yasladığımı ve 1-2 adım öyle attığımızı hatırlıyorum. Sarayburnuna yaklaşırken yanından geçtiğimiz bir hanımefendi ‘haydi ama, bu desteğe koşulur, lütfen’ diyerek bana moral vermeye çalıştı. Muhteşem enerjisiyle sadece bana değil etrafınaki herkese destek oldu. Minnettarım ![]()
Yarışın benim için artılarına maraton süremi geliştirmeyi, hiç kramp sorunu yaşamamayı, geçen sene tekerlekli sandalye ile geçtiğim finişi 4dk önce yumruklarım havada, sıçrayarak bitirmiş olmayı ekleyebilirim. Eksilerine ise ilk bölümde beklemediğim yüksek nabızı ve aynı doğrultudaki olumsuz hissiyatı, planladığım tempo stratejisini uygulayamamış olmayı ekleyebilirim.
Son olarak sıklıkla yan yana geldiğimiz @Kahomen ve Runzone5 ekibini de tebrik ediyorum.
Harika bir enerjiniz vardı. En zorlu anlarda temponuzu korudunuz ve muhteşem ilerlediniz.
Şimdi her zaman olduğu gibi, öldürmeyen acının beni daha da güçlendirmesini bekleyerek yeni hedefleri planlama vakti.
03:57:21
Çok çok teşekkür ederim.
Sizinle birlikte çok uzun bir süre koştuk.
Bizim amacımız 4 saatin altında bitirmekti. 4 kişi başladık. 3 erkek, 1 kadın.
Samin 27. kilometrede daha fazla dayamadı ve bizi bıraktı ilk maratonu için çok güzel bir süre ile 04:17 ile bitirdi.
36. kilometrede Eldar arkadaşımız bizi bıraktı ve yine kendisi çok güzel bir süre ile 04:08 ile bitirdi.
Rüzgar ilk 26 kilometre çok çok iyiydi. Hedefi ve tempomuzu hiç ama hiç bozmadık. Köprü sonrası yokuşu 05:55 pace ile çıktık Barbaros bulvarında bile çok hızlanmayıpen fazla 05:20 pace’e çıktık. Dönüşte 3 kişi her kilometrede değişerek makara sistemi ile baya ilerledik. Gerçekten çok iyi gidiyorduk Eldar’ın bizi bırakmasının ardından son 5 kilometrede gerçekten tempomuzu çok iyi yükselttik. Gülhane Parkına çok hızlı girdik.
26 saniye ile 04:52:17 saniyelik rekorumu kıramadım yanarım ona yanarım. Çok ama çok fazla koşmuşum. 42,63 kilometre. Nasıl olur anlamıyorum, 100 metre daha az koşsam kırmıştım. Hedefimiz 4 saat altıydı ama biraz daha erken çıksaydım olacaktı eminim. Çok iyidim, nabzım çok ama çok iyiydi. 5 değilde daha erken ayrılmalıydım. Rüzgara kafa attım resmen ama olmadı.
Çok iyi bir süre ile bitirmişsiniz @Osma Ben ve birlikte koştuğum arkadaşlarıma yazınızı gönderdim. Çok teşekkür ederim tekrar.
Başarılarınızın devamını dilerim.
Esasen komple iptal etme yerine maratonu cogu orneginde oldugu gibi 8’de baslatip 15k yi 12’den sonra baslatmak gercek bir cozum olur. Ayrica kesismeyi onlemek icin daha farkli cozumlerde mevcut. Misal 42k once bebek tarafina, sonra balat tarafina gidip yine sultanahmet’te bitirebilir, 15k yolun hic kullanilmayacak sol seritini sarayburnu’ya kadar kullanabilirdi. Bakirkoy corakligi yerine, bebek ve balat’in yasayan caddeleri 3 saatligine kapatilmis cok mu? Sorun su spor istanbul gercekten kosanlarin fikirlerini almak icin bir calistay duzeleyemez mi?
Bu arada tek yurtdisi yaris kostum. Selanik maratonu’nda 10k. 42k ayri parkur, 10k ayri parkur, 5k ise ogleden sonra 2’de… Operasyonel olarak cok zor ama spor istanbul onca imkana ragmen bence pek bir operasyonda yapmiyor bence. 5 6 olan Istanbul’u kosuyorum serileri 2’ye dustu. Kosu nufusu pandemi sonrasi katlana katlana giderken hem de… Bence biraz daha genis bakmakta fayda var.
Arkadaşlar ben dün biraz öldüm. Finişte Zatopek’i tam olarak anladım diyebilirim:) Daha önce bir mesajımda bahsetmiştim, altı yarı maraton sonrası ilk maratonumu, 43 yaşında, dün İstanbul Maratonu’nda koşmuş oldum. Bir koşu aplikasyonun çıkarttığı programa göre 4:45 ortalama pace hedefiyle başlamıştım hazırlanmaya. Forumdan arkadaşlar bunun çok iddialı bir süre olduğunu, daha gerçekçi bir süre belirlememin faydalı olacağı konusunda beni uyarmışlardı. Birkaç antremanı kaçırınca ve çıkartamayınca uygulama hedefi 4:55 olarak güncelledi. Böyle olunca rahatladım ve bunu artık rahat ulaşılabilir bir hedef olarak gördüm. Ne de olsa artık iyi bir fitness seviyesindeydim, laktat eşiğim çok daha düşük bir hızdaydı vs. Buna inanmış vaziyette, yarış günü geldi çattı. Kul kurar, Philippides gülermiş:)
İlk yarıda, kendimi kontrol edip, 4:55’in üzerine çıkmadan koşmam gerekiyordu. Tabii bu teoride böyleydi. Barbaros’a yaklaşırken 3.30 pacer grubunun yanından geçtim. Hedef hızımla 3.30’un altında bitireceksem, onları geçip gitmem o an için mantıklı geldi. Geçtim ve 26. Km dönüşüne kadar da neredeyse her kmyi 4:50’den daha hızlı sürede tamamladım. Ne olduysa dönüşten sonra oldu ve şalterlerim sanki bir anda indi, hızla yavaşlamaya başladım, nabzım düştü. Evet karşıdan rüzgar vardı ama bunda etkisi % 10-20 falandır diye düşünüyorum. Birinci neden olarak ilk bölümde tempomu ayarlayamayıp gereğinden fazla hızlı gitmemi, bunun da daha uzun bir yolum varken enerjimi tüketmesi olarak görüyorum. 25 dkda bir jel almaya, iki su noktasından birinden su içmeye, saat başı tuz tableti almaya dikkat ettim ama yeterli olamadı sanırım. Bu zamana kadarki en uzun koşumu, son 12 kmsini zone 2 nabızda, çileli bir şekilde tamamladım. Tam 15 dk pozitif koştum ve 3.34’le finişe girebildim.
35.Km’de, yarışın başında geçtiğim 3.30 pacer grubu arkamda mahşerin atlıları gibi belirdiler. Onlara tutunma çabam 20 sn kadar sürdü, geçip giderlerken gözümden bir damla yaş süzüldü:) Her şeye rağmen çok güzeldi, aklıma yine çileyle bitirdiğim ilk yarı maratonum geldi. O zaman 21 km koşabilmek bir hayal gibiydi, artık bir maraton finisherım. Nicelerine, sağlıkla, hep beraber inşallah.
Tebrik ederim çok iyi bir sürede bitirmişsiniz. ![]()
Bu anlatım çok hoşuma gitti.
35. Km’de, yarışın başında geçtiğim 3.30 pacer grubu arkamda mahşerin atlıları gibi belirdiler. Onlara tutunma çabam 20 sn kadar sürdü, geçip giderlerken gözümden bir damla yaş süzüldü:)
Teşekkürler. Duvar konusunda uyarı da sizden gelmişti yarış öncesinde. Ben safca 34-35’e kadar tempoyu çok bozmayıp sonra da kontrollü yavaşlayabileceğime kendimi inandırmıştım. Maratonu hafife aldığımı yaşayarak öğrenmiş oldum.
Evet öldürmeyen acı güçlendirir. Tebrikler @Osma
Merhaba,
Benim için hayat yeni yeni normale dönmeye başladığı için birkaç kelam etmek istedim. ![]()
Yine evimizden, şehrimizden kilometrelerce uzaklarda koşmak için yollara düşüp kendimizce fedakarlıklar yaptığımız ve güzel anılarla döndüğümüz bir etkinliği daha ardımızda bıraktık. Yeni dostlar, yeni deneyimler ve yeni bilgiler kazanmaya devam ettik.
10K 00:40:00 – 21K 01:35:56 – 30K 02:25:59 koşunca zannettim ki İstanbul Maratonu 03:30:00 mertebesi bir süre ile rahat biter fakat maalesef maraton denen süreç farklıymış, rüzgara karşı koşmak farklıymış
.
Son dönemlerde özellikle kötü geçen koşular sonrası biraz Kemalettin Tuğcu edebiyatı yaparak “aslında şöyle iyi koşardım böyle iyi koşardım fakat bıdı bıdı bıdı” diye paylaşımlar yapmak moda olsa da hatta bu modaya bazen ben de uysam da açık açık söylemek isterim ki 36.km’de “patladım”. Hem ben patladım hem tırnağım patladı.
Bu tırnak kopması ve hematom oluşması yıllardır koşmama rağmen yaşamadığım fakat son 6-7 aydır yakamı bırakmayan bir illete dönüştü. Koşu sonrası ve aradan geçen 2 güne rağmen acı devam ediyor (hematom’a dün müdahale edildi).
Fakat tüm bu laf kalabalığını bir kenara bırakırsak GÜZEL ETKİNLİK OLDU.
Gerek forum’dan gerek sosyal medyadan tanıdığım kendim gibi insanları görmek çok güzel. Çevremde koşmayı gereksiz gören, neden koşuyorsun diye anlamsız sorular soran tiplerden uzaklaşıp “kendim gibi” dostları görmek güzel oluyor.
Zaten ülkemizde diyar diyar her koşuya giden, gitmeye çalışan yaklaşık 100 kişilik bir zümreyiz kimisine selam vermek, kimisini etkinlik alanında görmek bile hoş bir anı. Umarım daha nice rastlaşmalarımız olur.
Bu arada sürem 03:43:24 seneye ağrısız bir tırnak seti ile umarım 03:18:00 olur. Bunun için çalışacağım.
Sağlıkla,
Buna çok benzer durumları ben de yaşadım. GPS kopması son 8km’de düşme v.s. Muhtemelen jammer var o civarlarda ve o buna sebep oluyor.
Diğer taraftann yarıştan önce rüzgar faktöründen bahsetmiş ve buna hazırlıklı olmayanların çok sıkıntı yaşayacağını söylemiştim. Yarışta şöyle bir durum yaşandı. 26.km’ye kadar koşarken rüzgar hızı arkadan 15-20km arası esiyordu. Bu bile gayet yüksek bir hız. Herkes performansının üstüne çıktı. Buna ben de dahilim. 30.km’yi 5.10 pace ile geçerek 30K rekorumu kırdım. Ama sonra şöyle bir durum oldu. Rüzgar hızı 20-25km’lere çıktı. Yani arkadan aldığımız rüzgardan daha fazlasını kafadan almaya başladık. Çoğu koşucu çok benzer km’lerde aynı durumu yaşadı. Saatim yarış sırasında 30.km’de 3.40 bitirme zamanı verirken, 3.55’te bitirebildim. Bu arada Garmin tahmini maraton zamanım 3.37.
Yarış ile ilgili de eleştirim 42km koştuktan sonra eve dönecek vasıta bulamamak. Finişten Karaköy’e kadar yürüyerek 53bin adımla günlük adım rekorumu da kırmış oldum.
Evet rüzgar faktörünü hepimiz biliyorduk. Bu konu üzerinde hala düşünüyorum. Şöyle yapsaydım nasıl olurdu böyle yapsaydım nasıl olurdu… Yaşadıklarımı tekrar gözden geçiriyorum.
Rüzgar arkamdayken biraz daha hızlı gelip hedef tempoyu cebime mi koysaydım? ilk yarı için bahsettiğim olumsuz hissiyat + beklenmedik yüksek nabız ile muhtemelen 33’te değil en geç 28-29 civarı patlardım. Vardığım sonuç şu: Planımız negatif koşmaktı. Zamanı geri alabilsem ilk yarıyı biraz daha yavaş koşardım. (ilk yarıda hedef tempom olan 5:20-5:30 arasında koştuğum birkaç kaçak kilometre var. buralarda daha temkinli olurdum)
Yorumları keyifle takip ediyorum. Deneyimlerini paylaşan herkese çok teşekkürler ve tebrikler. Sakatlık yaşayanlara bol şifalar ^^
Bu tavsiye için çok teşekkür ederim. Çok gazlayici geldi ahahha henüz yeni başlayanım ancak önümüzdeki iki yılda bunu gerçekleştirmek istiyorum. Umarım gelecek yıl vücudum bunu mümkün kılar.
Bu beni inanılmaz etkiledi. Hanımefendinin kulakları çınlasın. Birlik ne kadar güzel bir şey. Sporun insani tarafları beni çok motive ediyor.
Merak ettiğim bir şey var. Rüzgardan dolayı boyun sırt tutulması gibi bir şey nasıl yaşanmıyor ? Kulak da kapanabilir. Umarım çok cahilce gelmez. Çanakkale rüzgarını deneyimlemedim ama Yalıkavakta rüzgardan dolayı temmuz ayında bile uzun kollu ile gezen kulağı kapanan biri olarak soruyorum bdbdbdbd
Selamlar, Start noktası problemleri nedeniyle finish noktasına hiç dikkat etmiyoruz, maraton bitince trafik kapalı olduğundan Sirkeci’ye kadar yürüyoruz, kaldırım kenarında rüzgarda giyinmeye çalışıyoruz, Yenikapı’daki kongre merkezinde bitebilirse katılımcılar daha rahat etmez mi?
Selamlar Oğuz Abi, eder tabii, etmez mi? Şahane olur. Yukarılarda bir yerde en keyif aldığım İstanbul Maratonu edisyonunun pandemi nedeni ile Yenikapı’da başlayan ve gene Yenikapı’da biten olduğunu yazmıştım. Şu an için en ideal ve güzel parkur bence odur. Fakat sürekli konuştuğumuz malum sebeplerden dolayı İbb ve diğer yetkililer parkur değişikliği, düzenlemesi yapmıyor.
Katılmak zorunda olduğum bir sınav nedeni ile katılamadım bu seneki yarışa. Genel olarak sıkıntı ama benim İstanbul Maratonun da en sevdiğim bölüm yarış sonu Sultanahmet Köftecisin’de köfte yemek, ardından sirkeciye yürüyerek Sirkeci Hafız Mustafa’da keşkül ve çay eşliğinde kendimi ödüllendirmektir
Katılsaydım ritüeli bozmadım. Hem biraz dinlenmiş olursunuz, hem kaybolan enerjiniz yerine gelir. Sirkeciden vapur, tramvay, otobüs ile istediğiniz lokasyona rahatlıkla gidebilirsiniz aslında.
Bu vesile ile koşan herkesi tebrik ederim ![]()
Güzel bir tespit. Çok daha az olduğu zamanlara göre artmış olsa da hala çok az.
Sonuçlara baktığımızda DNF ve DQ’LAR dahil olmak üzere bu sene maraton mesafesinde 268 Türk kadın yarışa başlamış.
Yine maraton mesafesinde 1794 Türk Erkek yarışa başlamış,
2009 - 2012 arasında İstanbul Maratonu’na başlayan Türk erkek ve kadın sayılarını aşağıya bırakıyorum. 15 yılda sayılar nasıl değişmiş, bu konuda bir fikir verebilir. Daha detaylı okumak isteyen varsa yıllar önce kendi çapımda yaptığım bir çalışma burada

Buna bakınca 15 yılda maraton koşan Türk kadın sayısı 10 kat artarken, Türk erkek sayısı sadece 5-6 kat artmış. Bu da yoruma açık bir durum.
2009’da ülkede maraton koşan 30 kadın vardı. O yıllarda ultramaraton yarışı da olmadığını düşünürseniz bu mesafeleri koca ülkede koşan kadın sayısı sadece bu kadardı diyebiliriz. Bunlardan bir kısmının milli atlet ve profesyonel olduğunu da hesaba katarsanız amatör olarak maraton koşan kadınlar bir avuç kadardı ve bu alanda öncü oldukları için büyük saygıyı hak ediyorlar.
Tekrar bugüne dönünce 2024 yılında erkek ve kadın toplam 1794 + 268 = 2064 Türk koşucu maratona başlamış.
Önümüzdeki hafta Atina Maratonu var. 2023 Atina Maratonu’unda 7453 Erkek + 1474 Kadin olarak 8907 Yunanli Atina Maratonu’nu koşmuş. Nüfusu 9’da birimiz olan ülkede 4.5 kat daha fazla maraton koşucusu var. Nüfusa oranlandığında bizden 40 kat fazla.
İstanbul Maratonu’na bu sene toplamda katılan yerli ve yabancı kadın sayısı 901
Maratona katılan yerli ve yabancı toplam erkek sayısı 3559
Toplam maraton koşan 4460
Bunlar da 2009-2012 arasında İstanbul’da maratona başlayan toplam koşucu sayıları.

Sonuç olarak 2012’den beri toplam katılımcı sayısı ikiye bile katlanmamış. Atina Maratonu’nu 2023’de 9 bin Yunanlı ve 9 bin yabancı olmak üzere 18 bin kişi koştu. Evet Atina Klasik Maratonu’nun tarihi ve kültürel algısını biliyoruz ama dünyanın en çok turist çeken şehirlerinden birinde, üstelik iki kıtada koşmak ve Boğaz köprüsü gibi eşsiz bir pazarlama imkanı da varken yabancı katılımcı sayısı da çok düşük.
Karsilastirma yapabilmek icin ufak bir katki da benden olsun.
12-13 Ekimde Moskova’da 10km ve Maraton kosuldu.
12 Ekim 10 km’de
Yarisa baslayan kisi sayisi : 15929 kisi
Bitiren kisi sayisi : 15401 kisi (7644 kadin %50 + 7757 erkek %50) Birisi de bendim ![]()
13 Ekim 42.2 km’de
Yarisa baslayan kisi sayisi : 13435 kisi
Bitiren kisi sayisi : 12903 kisi (2501 kadin %19 + 10402 erkek %81)

