Sıradaki organizasyonu düşünürken biraz fazla zorlanmıştık. Zira İstanbul’un Adımları 8,9 ve 10da her seferinde çıtayı bir tık öteye taşımıştık. Bu şekilde devam etmek için ya kmyi arttıracak, ya da çok ilginç hikayeler bulmamız ve belki de İstanbul’dan daha da uzaklaşmamız gerekecekti. Tabi takip ettiğimiz ve ipin ucunu çözmeye çalıştığımız işler var hepimizin. Aynı organizasyonları da tekrarlayabiliriz belki. Böyle ucu açık konuşuyorum, çünkü aslında minik bir ekip olarak bunları tartışıyoruz.
Boş zamanlarımda en büyük hobilerimden biri şehir içi dışı haritalar çizmek. Çizerken hayal kuruyor, koşuyor, o alanda organizasyon düzenliyor ya da arkadaşlarımla light packing yapıyorum. Ocak başında yavaş yavaş şehrin ve civar şehirlerin dokusuna uygun bir rota çizmek ama bu rotayı “daha” bir şey değil de basit yapmaya odaklanmaya başlamıştım. Tepeler bir süre sonra asıl odağım oldu. Fakat nedense, çekmeköy kayışdağı ömerli aydos dörtlüsüne bakarken bir anda 45 km civarı tutacak küçük ve büyük çamlıca eklentili çekmeköyü dışarıda bırakan bir rota oluştu. Eminim ki bu rotayı ilk çıkan biz olmayacaktık ama ekip olarak burayı koşmak da oldukça keyifli olacaktı. Ayrıca, bugüne kadar yaptığımız İstanbul’un Adımları hep asfaltta ve az eğimli geçiyordu. Bu organizasyonda hem patika çoktu hem de 1200+ yükselti kazanacaktık.
Ekipten onay geldikten sonra tanıtımımızı yaptık ve insanlar oldukça ilgi duydular. Sonuç olarak yanlış saymadıysam Aydosa kadar 21-22 kişi(1 kişi kayışdağı çıkışında sorunlar yaşadı) Aydosta ise 13 kişi olarak devam ettik.
Tabi başta 22 kişilik bir organizasyon için kaygılarımız vardı. Acaba diğer İstanbul’un adımları gibi hep bir arada bitirebilecek miydik? Uyum oluşabilecek miydi vs vs.
Şunu söyleyebilirim, şu ana kadar en disiplinli şekilde başlayıp bitirdiğimiz İA bu oldu. Kimseye bir şey söylememiz gerekmedi. Herkes zaten ekip olmanın keyfini yaşadı. Kadın koşucularımız ekibi birçok yerde çekti. Herkese ne kadar teşekkür etsem az. Sportmen, ekip ruhunu ön planda tutan, güleryüzlü, yardımsever koşucularla çok güzel bir gün geçirdik.
Rota olarak bakınca Acıbadem metrodan B. Çamlıca’ya kadar asfalt bir zeminde yukarı çıkıyoruz. Sonra Ataşehir’den geçip Küçükbakkalköy üzerinden Kayışdağı’na geçiyoruz. Tabi Kayışdağı zirveye kadar oldukça dik bir yokuş çıkıyoruz. Haritada Gold Country olarak geçen yerden giriş yaptığımızda patikaya bağlanıyoruz. Başıbüyük ormanının girişi dikenli tellerle kapatılmış ama bölge halkı sağolsun bir delik açmışlar. Kayışdağı zirve sonrası yine trailden iniş yapıp daha sonra Maltepe Cezaevinin arasından Göl kapısından Aydos’a bağlanıyoruz. Sonra Millet bahçesinin mahvettiği bölgenin kenarından uzaklaşarak Aydos Zirve yapıp sonra Kurtköy Metroya kadar uzuuun bir iniş yapıyoruz. Lojistik açısından oldukça rahat bir rota. Başıbüyük yokuşunun sonunda ve Aydos girişinde büfeler var. Biz buralarda iki adet su ve ikmal molası yaptık. Yine Aydos ve Çamlıca tepelerinde tuvaletler bulunuyor.
Etkinliğin ilk yarısı sağanak yağmur altında geçti. Adana’da yediğim yağmurdan sonra 10 gün yatak döşek yattığım için biraz korkmadım değil ama hava koşmaya oldukça elverişliydi. 13-14 derece civarındaydı. Ayakkabı tercihi yağmurdan dolayı kişiden kişiye değişti. Normalde yol ayakkabısıyla yapılabilecek bir parkur. Fakat koşucuların bir kısmı yağmurdan dolayı trail ayakkabısı kullandı. Bir kısmı da yol ayakkabısı kullandı.
Çok kalabalık koşunca tabi çok da dikkat çektik. Aktivite boyunca kornalar, bravolar, aferinler, alkışlar. Gerçekten takdire doyduk.
Bu kadar farklı grupların, bu kadar koşu dünyasından saygı duyduğumuz bildiğimiz kişilerin bir araya geldiği bir etkinliği organize etmek de bizim açımızdan gerçekten gurur verici oldu. Etkinlik boyunca şaşkınlık içerisindeydim. Gelen, gelmek isteyen, bir şekilde bu organizasyonun gelişmesine katkıda bulunan, uzaktan da olsa destekleyen herkese çok teşekkürler. Böyle bir etkinliğin oluşmasında herkesin katkısı çok büyük.
Bir de kısa not: etkinliğe daha önce katılmış olanlar kendilerini tanıtırken ben İA8e katıldım, ben İA5e katıldım gibi tanışıyorlardı. Bu konuşmalar bana vay be dedirtti.
Etkinliğin videosuna buradan ulaşabilirsiniz: