Rize/Kaçkar by UTMB

Bu nota mention ederek başlayayım. Yazacaklarımdan öyle anlaşılabilinir, insta şakşakçısı değilim. :smiley:

Fakat…. 1 yıl önce yarışa kayıt olmuş, uçak biletimi almış ve otel rez yapmışım. Heyecanla tarihin gelmesini bekliyorum. Sonra bir afet oluyor. “Biz demiştik” diye parmak sallayanların mutlu olduğu günler. 3 gün boyunca saatlerce telefon, dm, whatsapp yazışmaları, sonunda şiştim ve o insta şakşakçılığına bilmeden öncü oldum. Sadece dedim ki, kardeşim bir susun, ben gidip koşacağım ve her ne yaşanacaksa keyfini de çıkaracağım. Herkes uzman, üstad, en iyi yarış tarihini bilir, çığ uzmanı, en iyi organizasyonu yapacak yetenekte. Dışardan baktığınızda futbol forumlarından bir farkımız yok.

Sizce UTMB ile paydaşlık yapmış bir şirket bu kadar yeteneksiz ve aptal olabilir mi? Acaba yorum yapanlar resmin tamamını bilmiyor olabilirler mi? Ya da bu ekip nasıl Ironman gibi uluslararası bir organizasyonu da yapabiliyor? (Elbette farklı şeyler ama organizasyon yapabilme yeteneğinden yoksun olduğu kanısına ne zaman vardık?)

Bütün olumsuz tavıra rağmen, kulaklarımı tıkayıp, gözlerimi kapatıp gittim. Daha doğrusu ekipçe gittik. Çarşamba gittiğimizde yol henüz açık değildi. O gün yolların açılacağı söylentisi vardı, biz de B planı yaparak Çamlıhemşin’de yolun açılmasını beklemek üzere zaman geçirmeye karar vermiştik. Fakat uçaktan iner inmez organizasyonun private shuttle’ına denk geldik, üstelik ara geçiş saatlerini beklemeden yoldan geçme izni de alınmıştı. Kendimizi birden Ayder’de bulduk.

Ayder yolu şantiye içindeydi. Zaten bir şantiye varmış, sel onu vurmuş. İzlerden anladığımız şiddetli akan su, toprak yığmış, yol kenarındaki tabelalar kibrit çöpünden yapılmış gibi toprağın içine gömülmüş. Ciddi hasar vermiş.

Ayder’e en son 2017’de filan gitmiş olmalıyım. Evet son gördüğümden bu yana ciddi bir yapılaşma olmuş. Ama bütün binalar birbirleriyle uyumlu. Hatta çirkin beton yığını diye haberlerden aşina olduğumuz yeni termal otel o kadar şık olmuş ki, henüz açılmamış olsa da Ayder’e bir kalite getirecek gibi görünüyor. Diğer taraftan sel nedeniyle Arapların o dönemde gelmemesi, Ayder’i koşucuların bir araya geldiği bir köye çevirdi.

Ayder pahalı evet, İstanbul’dan daha pahalı değil tabii (bu arada Çamlıhemşin’de bir market alışverişi yaptık, meyve 200TL bandında idi, marketler de pahalı) ama uzun zamandır öyle, en azından kaliteli ve lezzetli lokal yemekler yedik. Ayder insanı, kadını hala çok muazzam, güler yüzlü. Herkes bizi hoş karşıladı.

UTMB köyünün kurulduğu alan, bizim Ayder merkezdeki otele yaklaşık 1.5k uzaktaydı. Perşembe günü gittiğimizde kit ve expo alanları bataklık gibiydi. İçeride iş makinaları çalışıyordu, ama devlet tüm imkanlarını sunmuştu, herkes her şeyin bir tarafından tutuyor, hummalı bir çalışma vardı. Ertesi gün gittiğimde zeminin kurutulup, alanın kurulduğunu görünce cidden şaşırdım.

İlk yapılan organizasyonun günahı olmaz. Eleştirmek istersek mutlaka bir şeyler buluruz. Ben en son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Devlet para harcamış ama belki de ilk defa güzel bir iş için harcamış. Bundan koşucular yeni bir yarış, güzel bir organizasyon kazanmış. Biz kazanmışız.

50K parkuruna kayıt olma sebebim, rotanın muazzam (zorlu da) olması idi. Yıllar önce parça parça da olsa bazı yerlerini zaten adım atmış olduğum yerler. Aslında koşabileceğim 20K idi. Eylül ayında kar olasılığı zaten vardı. Yaz haftalarında bile kuru ve dumansız havaya denk gelmenin olasılığının piyango gibi olduğu bir coğrafya burası.

Beklenen son dakika rota değişikliği inanılmaz hayal kırıklığı oldu. Loop’lu rotaları görünce ben bunu hayatta koşmam, 20K’ya inerim dedim, ilk. Fakat bizim ekipteki Gülşen ve Cem’in 100K’sı iptal olmuştu, onların tepkisi yanında benimki cılız kaldı. Şoku ertesi gün, kiti alana kadar atlatamadık. Kit alanına gelince fikirler değişti, bu güzel coğrafyanın tadını çıkartmaya karar verdim. İlk kayıt olduğumda 39K olan, finalde 50K’ya uzanan bir rotada 11.5 saatlik bir zaman geçirecektim. Daha ne isterdim. Kit içinden bir şey çıkmayınca içimden bir ses o zaman parkurda bir şeyler var dedirtti. Hislerimde yanılmadım. Startta @ominal ‘ye dedim ki, normalde organizasyonların en çalışmadığı yer parkur, yılda bir kere yarış öncesi işaretleme yapılıp, sökülüyor. Halbuki burada (bazı antik yollar da) kapanan patikalar aylardır açılıyor ve güvenli hale getirildi. Hatta Avrupa’da özendiğimiz gibi sarı tabelalara kavuştu. Tam da tahmin ettiğim gibi oldu. Koşu başladı, biz bir rüyaya daldık, rüyamızda da güzel güzel sisler içinde koştuk.

Diyebilirim ki, bu kadar güvenli parkurlar (her kilit noktada mutlaka en az 1 dağcı gönüllü, parkura çamur doluyor, çamuru boşaltıyor, basamak kayboluyor, yeniden açıyor, yarış süresince anlık müdahaleler ile) kaybolmanın imkan olmadığı bir işaretleme, UTMB’nin kendisinde bile böyle bir şey yok. Yüzlerce gönüllü (Rize, Erzurum ve Trabzon dağcılık kulüpleri imiş, kim nasıl organize etti ve bu ciddiyette çalıştılar, sahi bizde böyle ekipler var mıymış? dedirtti.) Çok iyilerdi, her birine parkurda tek tek teşekkür ettim. Buradan da etmiş olayım. Büyük emek, büyük iş.

CP’ler. Bu CP’lerden sonra bilmiyorum bizi ancak daha ne memnun edebilir. Çok şükür yeni bir standart getirdiler camiaya. Sütlaç, sıcak çorba, fındık, kuru üzüm, ekmek, haslanmış patates, bunlar benim yediklerim. Yurtdışında gördüğümüz sıvı elektrolit tankları, besin içerikleri yazan bilgi kartları, kadınların ihtiyaçları için özel kit, bilmiyorum, hepsini tek tek görmek ve algılamak zor. Mükemmeldi. CP’lerde bizleri tanıyan herkesin sevdiği dostlar olması ayrı bir tat ve güzellik. Emeği geçenlerin ellerine kollarına sağlık. Büyük iş, büyük alkış.

Yoğun gönüllü trafiğinden de sebep olsa gerek sıkça gördüğümüz mobil tuvaletler tertemiz, ilk kez kullanılıyorlar gibiydi. Üşenmedim, kullandım.

Finisher madalyası cidden hoş, yeleğini pek kullanmam herhalde. Yine de dolapta bir 3-5 yıl saklarım. :smiley:

Start ve finish hattına da iki çift kelam etmek gerek. Mikrofonda 2 ses : Ironman’in sesi Gordon Graham ve camianın değerli dostu Hakan Emden vardı. Startta bizi biraz gaza getirmiş olabilirler. Protokole rağmen start çok dakik ve öncesinde muazzam bir tulum performansı vardı. Tüyler diken diken oldu. Dumanlar, ışıklar, pek hoş, pek şık, pek güzeldi. Her etkinlikte duyduğumuz ve gördüğümüz şeylerden farklı idi. Lokal dokunuşlar çok yerli yerinde idi.

Keşke doğa izin verseydi de 3000’lere çıkabilseydik. Ama olmadı. Yükseklerden geçiş olmayınca da mecburen gitmeli gelmeli loop’lar ama herkes hem fikirdir herhalde, Ayder loop’u yarışın demosu gibiydi, Huser’e çıkmadan önce geride kalacakları belirledi, Huser çıkışı çok sağlamdı, Peryatak geçişi masal gibiydi, şelaleler, endemik çiçekler ve bitki örtüsü, keçiler, Galer’e inen ve Galer’den sonra çıkan beton yol, Ceymakçur’u hafife almamıza sebep oldu, arkasından bitmeyen tokat gibi parkur, çamur zemin, soğuk, ciddi bir sınava aslında hazır olmadığımı fısıldadı, bir de o minik denen çıkış, hadi Garmin bizi yanıttı :laughing: Yukarı Ceymakçur CP’sindeki dostlar neden yanıttı? o minik denen çıkış uzaya kadar gitti ve bitmedi. Bittiğinde de ben zaten bitmiştim. Sonucu dizlerim belirledi. Ahahahah. Uzun inişin nerdeyse tamamını yürüdüm dizlerim izin vermeyince. Yine de final: Mutlu son.

Ayder’li Nazmiye ablanın 20K finişini de buraya ekleyeyim. Böyle güzel örnekler de çoğalsın memlekette. TRT Spor Yıldız, Instagram: "🥰 Yarışın en renklisi, kalplerin birincisi... 🏔🏃🏻‍♀️ Ayderli Nazmiye Dalga, Kaçkar Dağları’nda düzenlenen dünyanın en prestijli dağ ultra maratonunda 20k yarışını bitirdi, organizasyonun en ilgi çekici başarısını elde etti. 🤳 @samibatuhanboz"

Not: Koştum ve bir yurtdışı yarış parası harcadım. :slight_smile:

Bir de şu istatistikleri ekleyeyim.

1300 kişi koşmuş, 61 ülkeden koşucuyu çekmiş Kackar by UTMB.

TR 1100

İran 121

18 Beğeni

Oluşan yeni şartlar ile risk değerlendirmesi yapılmış ki parkurda değişikliğe gidilmiş. Kayıt olanları kendi bilinci ile aldığı karar ve risk için suçlayamazsınız, kimse zorla onları (bizleri) kayıt etmedi. Bunun için organizasyonu da suçlayamayız. Kaldı ki bize sağlanan parkur güvenliği üst seviyede idi. Sadece çıkıp koşması kalmıştı.

Teşekkürler.

5 Beğeni

100km iptali doğru ama seneye tarih öne doğru değişmezse bence hoş olmaz.

Daha önce 100km üç aşağı beş yukarı deneyimi olmayanı 3500m’ye alıyorlarsa, yarış zorunlu malzemeleri deneme yanılma yoluyla şaka gibi sürekli değişiyorsa, iptal edilen yarış için müşteriye iade yapılmıyorsa çoğu güzellik gölgelenir. Başarılı yanları, iptal etme cesareti elbet güzel.Halen ilk organizasyona direk 3500m irtifada 100km izni vermek eylül sonunda manasız.

İyisi kötüsü ile bakış açısına göre ama yine de kazasız belasız bir yarış, etkinlik olmuş.

8 Beğeni

Anımsadığım -yanlış da olabilir- @bikeg yada @pusulaaa yarıştan bir süre önce Erzurumda yüksek irtifaya alışma, deneyimlemek istemişti. Yarışta yüksek irtifanın etkisi, hislerini merak ediyorum.

UTMB World Series kapsamında Türkiye’deki ilk UTMB yarışı gerçekleşmiş oldu. UTMB’nin Türkiye’de yarış yapması sevindirici fakat organizasyon kısmen vasattı diyebilirim. Türkiye’de Uludağ, Doca Tirilye, Cappadocia, Belgrad Ultra gibi kaliteli yarış organizasyonlarıyla kıyaslarsak Kaçkar by UTMB yarışı vasat kaldı. Yarış hakkındaki olumlu ve olumsuz yorumlarım:

  • Erken dönemde kayıt ücreti olarak 97,20 Euro verip (bugünkü karşılığı 4750 TL) karşılığında öncelikle iyi bir yarış kiti beklersiniz değil mi en azından benim beklentim bu yöndedir. Yarış kiti olarak bir göğüs numarası ile içine hiçbir şeyin sığmayacağı kadar küçük, uyduruk bir dropback çantası verildi. Yarış bitiminde 20K’lar için yine kalitesiz kumaş Finisher tişörtü (İstanbul Maratonu’nda da dağıtılan kalitesiz tişörtlerden) , 50K’lar için de tişört yerine Finisher yeleği ki o da çok kalitesiz ve bir şeye benzemiyordu. Ayrıca sponsor hediyesi falan da yoktu.

  • Otopark alanı yarış başlangıç yerinden 2 km gerideydi. Otopark ile etkinlik alanı arasında görevliler haricinde araç geçişine izin verilmedi, bunun yerine otopark ile etkinlik alanı arası shuttle konmuştu ancak sayısı yetersizdi kuyruklar oluştu, bir sonraki aracın gelmesi için sıra bekleniyordu sonra sıramız geldi servise bindik araç etkinlik alanından 1300 m geride bıraktı. Yani araçla 700 m gitmiş olduk ondan sonrası servislere de yasakmış, oradan yokuş yukarıya yürümek zorunda kaldık.

  • Yarış’ın Start’ı çok iyiydi. Türkiye’de yapılan bir yarış olduğu için önce İstiklal Marşı okundu, İngilizce ve Türkçe çevirili motivasyonel konuşmalar sonrasında geri sayım başladı. Tulum çalan biri ve beraberinde yöresel kıyafetlerle gelen kadınların kısa bir geçidi sonrasında Sia - “Unstoppable” parçası eşliğinde Start verildi. Işık ve ses düzeneği iyi kurulmuş, ateş ve duman şovu eşliğinde etkileyici bir Start oldu.

  • Pakur boyunca işaretlemeler çok iyiydi, tüm parkur ucunda üçgen renkli bayrakları olan direklerle işaretlenmişti.

  • Bazı kritik tehlikeli geçiş olan yerlerde dağcılık kulüplerinden arama kurtarma ekipleri görev yaptı

  • CP’lerdeki ikramlar zengindi. Sütlaç’tan, çorbaya kadar bir çok şey vardı ancak tek sorun yiyecek içecek çadırları karanlık ve yağan yağmur ile yükseklerde yağan karla karışık yağmurun etkisiyle su alıyordu. Bazı yiyecekler ıslanıyordu.

  • Yarışı bitirenlere Finisher yemeği olarak soğumuş çorba ile yine soğuk kötü bir makarna verildi, yiyemeden bıraktım.

  • Yaklaşık 1000 kişi katılımlı yarışta giyinme çadırları kadın ve erkek için 2’şer kişilik, karanlık, havasız, zemini su ve çamur içindeydi. Baktım çadırda üstümü değiştirme imkanı yok çadır dışında yemek alanının orada köşede uygun bir yerde değiştirmeyi denedim fakat sözde kapalı alan zemin yine su ve çamur içindeydi yere bıraktığım tüm eşyalarım ıslandı çamurlandı.

  • Yarış sonrası otoparka gitmek için servis nerden kalkacak ve ne zaman gelecek o da belirsizdi, organizasyonda görevli bir kişiye sordum o da bilmiyordu. Neyse 20 dakika kadar etkinlik alanında bekledim geldi de otoparka ulaşabildim.

20K Parkur izlenimlerim:

Erken dönemde 50K’ya kaydolmuştum ancak daha sonra 50K parkuru hakkında detaylı bilgiler edindikçe değişiklik yaparak kaydımı 20K’ya aldırdım. 20K parkuru da oldukça teknik ve zorlayıcıydı. Bana Uludağ’ın 30K’sından ve Tahtalı Run To Sky 27K yarışından bile daha teknik geldi. Yağan yağmur ve yükseklerde yağan karla karışık yağmurdan dolayı patikalar balçık çamurdu. Dolayısyla teknik ve kaygan zeminde yarıştık.

İlk 6 km’de 920 m+ yükseklik kazanımı vardı, ilk CP Husher Yayla’ya kadar single track ağırlıklı patikadan 7 km boyunca sürekli çıkılıyor. İlk CP’den sonra başlayan inişler de epey tehlikeli, yarışın %70’i ya da daha fazlası teknik single track patika, uçurum kenarlarında ve kayalık alanlarda geçiyor. Yarış boyunca aksiyon yaşıyorsunuz. 4-5 yerde kayalara çakılmış olan emniyet halatlarına tutunarak geçiliyor, bunların bazıları yine uçurum kenarı bazıları da dere yataklarının olduğu yerlere yerleştirilmiş. Koşulabilecek mesafe çok az, 20 km’de 4-5 km koşulabilir alan var gerisinde çok dikkatli yürümek gerekiyor. Baton kullanımı önemli, gelecek yıllarda Kaçkar’ı koşacaklara hangi mesafe olursa olsun baton kullanmalarını öneririm.

Epey zor oldu, çoğu yerde uçurumlardan dolayı korktum da ancak doğa harika. Yine aynı yarışa gider miyim? giderim :slight_smile: en başta yazdığım olumsuzlukların da sonraki yıllarda giderileceğini umuyorum.

9 Beğeni

Bu sezonun hedef yarışı olarak 100K parkurunda koşmayı planlamıştım. Hazırlık süreci de verimli geçmişti ama malesef parkur iptal olunca tüm motivasyonumu kaybettim açıkcası. 12 yaylayı gezen 100K parkuru yerine 1 yaylaya çıkan 20K parkurunda koştum. Kit-yarış alanı-expo-organizasyon vs…bu yarış özelinde benim ilgi alanım dışındaydı, o yüzden değerlendirme yapmayacağım. Tek istediğim tüm parkuru koşabilmekti ama olmadı. Hava şartları zaten izin verecek gibi değildi. O nedenle seneye yarış harici gelip yaylaları gezmeyi planlıyorum. Bir de Ayder bölgesi artık doğal bir yayla olmaktan çoktan çıkmış. Avusor -Yukarı kavrun- Didingola gibi yaylalarda konaklama yapıp vakit geçirmek çok daha mantıklı gözüküyor.

10 Beğeni

Ayder çok uzun zamandır yayla olmaktan çıkmıştı :expressionless_face: Ben ilk defa yarış zamanı en azından ortamı nispeten düzgün gördüm.(araplardan arınmış, koşu köyü gibi olmuştu) Normalde diğer yaylalara ulaşım için durmadan gözleri kapatarak hızlıca geçtiğimiz bir yerdi Ayder. Ben de 100k parkurunu öyle bir rotayı tek seferde geçebilecek tek imkan olarak görüp kayıt yapmıştım, seneye umarım koşarım. Parça parça gezmek de çok keyifli tabi ki :+1:

5 Beğeni

Bir kaç saatliğine cold kite döndü sonra hava durumu bilgisi ile güncellenip tekrar basic’te kaldı. Bu tarz bir yarış koşmayı hedefleyenler (Kackar olur başka bir by UTMB yarışı olur) mutlaka cold kit malzemelerinde eksiklik varsa, tedarik etsinler. :wink: UTMB sayfası altında bunlar neler, yazmakta.

3 Beğeni

2024 yılında bu konuyu açan ve UTMB tarafında çalışan dostlar ile sürekli iletişimde olan kişi olarak;

Onlar bile şaşırmışlar bazı konulara.

Bakan, Bakanlık ve Bakanlıklar Bütçesi ile yapılan bir organizasyondan bu kadar aksaklıkların olmamasını beklerdim. :slight_smile:

Gelecek yarışlarda görüşmek üzere

2 Beğeni

Anket göndermişler. Doldurun mutlaka.
Özet bir soruda gizli..

"**UTMB World Series etkinlikleri, organizasyonun her yönünde en yüksek kalite standartlarını hedefler. **

Katıldığınız bu etkinliğin bu hedefi karşıladığını düşünüyor musunuz?’

Bu sorunun olduğu yerde bahane olmaması lazım.

7 Beğeni

Parkurda ter döken, anı defterine güzel bir macera ekleyen koşucular, hepinize geçmiş olsun. Umarım keyifli bir yarış koşulmuştur, fotoğraf ve videolar epey güzel görünüyor.

Parkurlar herkes gibi bizi de heyecanlandırmış, beş günlük hiking rotasını bir günde görebileceğimizi hayal etmiştik. Yarış tarihi en başından beri çoğu kişi için soru işaretiydi. Eğer Karadeniz’e hiking yapmak için gitseydim bu tarihi seçmezdim. Kişisel olarak benim güvendiğim şey meteorolojik verilerin işlenmesi sonucu tarihin belirlenmiş olması ihtimaliydi. Mesela önümüzdeki hafta sonu, yarışın yapıldığı haftasonundan daha sıcak; yine de parkurun tamamı ne durumdadır bilemiyorum. Organizasyonun bilme ihtimaline güvendim, galiba onlar da bilemiyor. Çünkü bazı hamleler gerçekten güven kırıcı olabiliyor. Parkurlar değişebilir, uzayabilir ya da kısalabilir, biz tabi ki de iptal konusunda hemfikirdik. Ancak, parkur iptali anons edilirken paylaştıkları çığ görseli parkurun geçtiği yerden değil Trovit yaylasından. İyi niyetle düşünürsek yedek parkurları oradan geçiyordu, öteki türlüsü yanıltıcı bilgi ile korkuya sürüklemek ve iptali meşrulaştırmaktı. Bu bile başlı başına problematik.

Ayder’in çirkin ve pahalı bulunması da özneldir. Keşke buraya video eklenebilseydi, yaylanın ortasında durmadan çalan müzik , yüksek sesli anonslar ve malum gsm firması reklamı bütün huzurumuzu kaçırdı, her şeyiyle atmosfer o kadar katlanılmaz durumdaydı ki yarıştan bir gün önce Ayder’den ayrılmak zorunda kaldık. Bir bardak kahvenin bedeli üç yüz tl, bana pahalı geldi, başka birine makul gelebilir ya da bir başkası kendi kahveni demleseydin diyebilir. Ayder esnafı turizm sezonunda koşucu istemeyiz diyor, yarışın iptali pek umurlarında değildi, “öyle de böyle de koşarsınız, yöremiz süperdir biraz da sütlac yiyin” gibi alaycı bir tavır içindeydiler. Böyle durumlardan keyfi kaçmayan, kendine layık bulunana uyum gösteren kişilere rahatsızlığımızı anlatmak zor, denemeyeceğim bile.

Aklıma takılan ve cevabını aramakta geç kaldığım bazı sorular var. Kackar Ultra ve Kackar by Utmb arasında bir anlaşma yapıldı mı? Tabi ki aynı lokasyonlarda birden fazla yarış düzenlenmesi olağan durumlardır. Ama ne kadar adil olduğu tartışmaya açık. On yıl boyunca kısıtlı imkanlarla yapılan lokal bir yarış, devlet destekli koca bir sermaye yarışı karşısında ne yapabilir? Lokasyonun zorluğu ve masraflar göze alındığında her iki yarıştan birini seçmek zorunda kalacağız. Amiyane tabirle bu da lokal yarışa “çökmek” oluyor. Bunları neden yarışa kayıt olmadan önce hesap etmedim bilemiyorum. Baştan sona yaşananlar benim için epey pahalı bir tecrübe oldu.

Utmb terazisi şaşmış , hassasiyetleri koşucudan uzaklaşmış dev bir sermaye midir? Marka elçilikleri Saadet Zinciri midir? Bu piramit şemasında yanlış yere su taşıyanlar gerçekleri bize ne kadar daha farklı gösterebilecekler? Koşuyla kalalım :victory_hand:

16 Beğeni

Merhabalar. Ben yazmıştım. Kaydımı çok önceden yaptırmıştım. İzin aldım, işleri ayarladım, su geçirmez eldivenleri bile aldım ama yarışa gitmedim. Ama Erzurum’ a gittim, yarış zamanı aklım oradayken Palandöken eteklerinde antrenman yaptım. Organizasyonun geçen haftaki sel sonrası tutumu bana hiç güven vermedi. En azından 100 k yı iptal ettiler. O coğrafyayı görmüş, dağlarında günlerce yürümüş birisi olarak başka yerlere benzemediğini ve dağlar izin vermezse yapılacak birşey olmadığını birçok arkadaşımızın ifade ettiği gibi biliyorum. Dağlarla oyun oynanmaz. Koşan herkes için çok endişelendim. Çok şükür kimseye kötü bir şey olmadı. Üstüne bir de iptal edilen 100 K nın koşucularına seneye ücretsiz kayıt vermediler. Bakalım seneye nasıl olacak.

5 Beğeni

UTMB diğer yarışlarında da iptal ve rota değişikliği yapıyor son gün bile olsa. Yarışmacılar da bunu bilerek geliyor. 2024 temmuz ayında UTMB verbier saint bernard trail yarışında sel nedeniyle uzun parkur iptal edilmişti. Tıpkı Kaçkarda olduğu gibi. Bu nedenle organizasyon tarafında olanları tam bilemeyiz, çok fazla parametre var.

Ama koşucu tarafına bakarsak dediğim gibi 12 yayla hedefiyle gelip 1 yayla ile döndüm. Yani memnuniyet derecem 1/12 :grinning_face_with_smiling_eyes:. Gerçek manada böyle maalesef. Her koşan kişinin beklentisi farklı olabilir. Kendi açımdan durum böyle .

7 Beğeni

@Bashocan abi, 50k yı koşsaydın 5 yayla görecektin, 5/12 olurdu emin ol :grinning_face: Galer düzünden sonra Ceymakçurlara çıkış ve oradan palakçura çık-in parkurun en manzarası güzel keyifli kısımlarıydı. O kısım olmasaydı ben de hayal kırıklığı yaşayacaktım.(Ki tabi ki hayal kırıklığı yaşadım ama moralimi düzeltti diyelim)

2 Beğeni

Yazılanları pür dikkat okudum , övgülerde de eleştirilerde de abartılı bulduğum yorumlar oldu… sanırım herkes haklı :sweat_smile:

Neyse;

Madem Kaçkar bitti , madem koşanlar ceplerine taşını toprağını koydu o halde bu yıl koşulan en kaliteli ( A’dan Z’ye ) organizasyon DOCA TİRİLYE ULTRA diyebilirim artık…9.8/10

  • bu yıl açıkara en iyisi diyebilirim….
  • Yılın son çeyreğinde koşacağınız yarışlarda şimdiden başarılar :blush::raising_hands:t3:
6 Beğeni

Selamlar. Size bir tercüman aracılığıyla yazıyorum, bu yüzden lütfen çok sert olmayın. Rusya’danım ve 50 km koştum. Hava şartlarından dolayı tüm güzelliklerini göremesem de bu bölgeyi gerçekten çok sevdim. Yerli halk harika, yardımsever ve arkadaş canlısı. Başlangıç ​​mükemmel bir şekilde organize edilmişti. Size bir sorum var: Yarış sırasında, koşucuları GoPro’larla filme alan insanlar bizimle birlikte koştu. Bunlar katılımcı değil, organizasyon ekibinin üyeleriydi. Mesafenin bir kısmını bazı koşucularla, sonra da diğerleriyle birlikte koşarak onları filme aldılar. Bu GoPro videolarını nerede izleyebileceğimi biliyor musunuz? Belki bir yerden isteyebilirim. Duygularınız ve misafirperverliğiniz için teşekkür ederim.

16 Beğeni

Gopro ve diğer videolar organizasyonun elinde ve dışarı verilmeyecek. 15 ekimden sonra Eurosport kanalında belgesel olarak yayınlanacak. Programın yayın tarihini ve saati yakın zamanda açıklarlar.

7 Beğeni

Bazı fotoğrafçılar da fotoğraflara ulaşamayacağımızı ve bakanlık için fotoğraf çektiklerini söyledi.

3 Beğeni

50k parkuru ve izlenimlerim. Biraz uzun oldu ama. Bilgilendirici ve eğlenceli olur inşallah

18 Beğeni

Konuyla ilgisiz ama Türkiye de kahve neden bu kadar pahalı. Geçen yıl Kapadokya da bir filte kahveye 200-TL ödedim, İngiltere de yaşıyorum, burada Londra nin merkezinde bile kahve en fazla 4-5£. Bence vizeniz varsa UK yarislarina da bakın, Snowdonia Ultra muhteşemdir. Fiyatlar da 1/3 civarı.

7 Beğeni