Ocak Ayında Koşmak

Ocak ayı antrenman yapılması en zor olan ayların başında gelir . Sanırım istatistik yapılsa en az antrenman yıl içinde Ocak ayında yapılıyor çıkacaktır. Geç aydınlanıp erken kararan hava bir numaralı sebep olabilir. Bol yağışlı günler de cabası. Yılbaşı gecesi başlayan düzen bozukluğunun çok uzaması da bir neden ama asıl sebep sanırım soğuk ve karanlık günler. Sebeplerden ziyade ne yapabiliriz odaklanalım istedim.

  1. Ocak ayında daha çok arkadaşlarla, topluluklarla vb. koşun. Söz verilen saatte gitmemek olmaz değil mi?
  2. Hedeflerinize odaklanın. Bu yıl sene başında belirlediğiniz hedefleri kendinize verdiğiniz sözleri yılın kalanını daha çok düşünün.
  3. Ya hep ya hiç yapmayın. Örneğin interval olan günde aşırı rüzgar olunca antrenman atlamak yerine içeriğini değiştirin. Uzun koşu için çıktığınız yerler buz ise koşu bandında veya aynı parkurda daha kısa koşu yapın vb.

Soğukta ve karanlıkta koşmak için siz neler yapıyorsunuz?

10 Likes

Ve de İznik’in 16 haftalık programları, Ocak ayında başlıyor. :thinking::sunglasses:

2 Likes

Haklısın .Arazi koşularını sevenler için İznik yarışının zamanlaması gayet güzel .

1 Like

Ben zaten hep geceleri koşuyorum o yüzden karanlık sorun değil :slight_smile:

Soğuk için şu aşamada Asla Durma Fatif Topçu’nun YouTube videosundaki önerilerini dinleyerek aşırı kalın giyinmeden, 1K koştuktan sonra ısınıp rahat devam edebildiğim kıyafetler tercih ediyorum. Soğuğa karşı en önemli ekipmanım eldivenlerim, ellerim üşüyünce sanki bütün vücudum üşüyor, o yüzden kaliteli bir koşu eldiveni aldım.

Bununla birlikte yağmurlar için henüz önlem alamadım. En kısa sürede koşu yağmurluğu almayı planlıyorum. Düz ve ince yağmurluk alıp üstüme giyerim diye düşündüm ancak onlar hava almayacağı için aşırı terletir diye vazgeçtim. Decathlon’dan uygun bir model bulup alırım sanırım. Ya da aliexpress’ten de sipariş verebilirim duruma göre. Önerilere açığım :slight_smile:

Antrenmanlarıma 2020’de daha sıkı uymayı hedefliyorum. Şansa bu sene Ankara’da havalar çok da kötü değil, en azından geceleri pek yağmur yok, yağsa bile şakır şakır değil. O yüzden ölü sezon şimdilik kötü geçmiyor (ah bir de sakatlıklar olmasa). İşi biraz daha ciddiye alıp, bahane üretmeden ayda en az 50K koşmak gibi bir hedefim var. Başlandıç seviyesi için az ise tavsiye üzerine yükseltebilirim.

Uzun lafın kısası, yağmurluğu da temin edince, şakır şakır yağmur yağmadıkça, her akşam koşuya çıkabilirim gibi görünüyor :slight_smile:

5 Likes

Gökten taş yağmadıkça her saatte her mevsimde yeterli malzeme ile her türlü koşulur.

6 Likes

Soğuk ve karanlık deneyimim fazlasıyle iyidir benim şahsen, Musa Dağı’ nda koşu kıyafetlerimle yatmış kalmışlığım vardır :slight_smile: Geceyi daha fazla severim yollarda ve dağlarda, çünkü soğutma durumu çok daha kolay dolayısıyla performans çok daha iyi hem de zihnen çok daha dikkatli olmak gerektiği için. 100K Ultramaraton finişer hedefli bir hayat üzere yaşamaya başlayınca bu tür şeyler zorluktan ziyade keyif vermekte, ben hep yalnız Geyik olarak devam ediyorum, sözüm de hedefim kendim için, herkese başarılı bir 2020 koşu yılı dilerim.

2 Likes

isos81: Soğuk için şu aşamada Asla Durma Fatif Topçu’nun YouTube videosundaki önerilerini dinleyerek aşırı kalın giyinmeden, 1K koştuktan sonra ısınıp rahat devam edebildiğim kıyafetler tercih ediyorum.

Ben de Fatih Topçu ya uyarak ilk 5 dakika çok üşüsem de kalın giyinmemeye çalışıyorum. ^^
Geçen hafta Aydos ta karda koşmuş Salomon How to trail Run Ekibi. Harika görüntüler… :snowflake::snowman_with_snow::sunglasses:

2 Likes

Bu yıl ilk defa spor salonu üyeliğimi yeniletmedim ve sadece dışarıda spor yapmaya odaklandım. Spor salonundaki havasızlığa ve koşu bandına artık tahammül edemiyorum.

Decathlon’dan (reklam gibi olacak ama denediğim ve memnun kaldığım için paylaşıyorum) koşu pantolonu, koşu üstü, yeleği ve rüzgarlık gibi kıyafetler aldım. İstanbul’da havalar geçen haftaya kadar sıcaktı ancak son on gündür 2 - 3 derecelerde koşuyorum.

Öncelikle şort haricinde / bir koşu pantolonu ile koşabileceğimi hiç tahmin etmezdim. Koşu taytı giyemiyorum ben ama koşu pantolonuna alıştım.

Kafa ve eller kadar göğüs bölgesini de korumak - özellikle karşıdan gelen rüzgardan - gerekiyor. Bu çok önemli. Başlarda koşu yeleğini giymediğim için göğüs ağrısı ile uğraştım bir kaç gün.

2-3 derece sıcaklıkta, uzun kollu koşu üstü, koşu yeleği, koşu pantolonu ve bere ile şu an için çok üşümeden ve ısınınca rahatsız olmadan rahatlıkla tamamlıyorum koşuyu. (Şu an halen akşamları iş sonrası, haftada toplamda ortalama 40k ve her kosuda min.10k olacak şekilde koşuyorum.).

Eldiven bir süre sonra beni rahatsız ediyor. O yüzden ısınınca çıkarıyorum. Koşu için uzun kollu tshirtlerde olan el koruması ısındıktan sonra yeterli oluyor benim için.

Çok ince bir boyunluk bulunduruyorum yanımda. Rüzgar çıkarsa boyun ve yüzü korumak için. Bilekte taşıyorum ve hafif olduğu için hiç rahatsızlık vermiyor. Bunu muhakkak tavsiye ediyorum. Özellikle rüzgara yakalanırsanız hayat kurtarıyor.

Kıyafetleri / kombinasyonları deneyerek kendiniz için en konforlu olan parçaları buluyorsunuz. Mesela çok tavsiye eden olmasına rağmen ben rüzgarlıkla koşamıyorum. Sıcak basıyor daha çok terliyorum. Ancak koşu yeleği çok konforlu soğuk konusunda. Hem koruyor hemde kolsuz olduğu için havalandırma sorunu olmuyor.

Yanımda muhakkak bir mont bulunduruyorum ve koşum biter bitmez onu giyiyorum. Esnemeyi üzerimde bu mont ile yapıyorum.

Koşu sonrası ter soğumadan duşa yetişmeye çalışıyorum.

Şu an soğukta koşma işi biraz deneme yanılma, biraz da planlama ile benim için ciddi anlamda keyifli bir faaliyete dönüştü. Gerçi buradaki en büyük motivasyon benim karanlığı ve soğuk havayı çok seviyor olmam. (Bunu en başında yazmalıydım sanıyorum :slight_smile:)

5 Likes

Ben sıcak hava yerine soğuk olmasını tercih ediyorum. Sıcağa karşı toleransım düşük. Ki soğuk havada uygun ekipmanla rahat koşulabilir ama sıcakta ekipman da fayda etmiyor. Özetle ben serin/soğuk havaları seviyorum.

Yaşadığım yerde koşu grubu yok. Karanlıkta koşmak da sorun değil ancak sabahları kent o kadar ıssız oluyor ki, korkmuyorum desem yalan olur. Burada da asıl sorun karanlıktan çok, zarar verebilecek insanların varlığı. O yüzden grup varsa kesinlikle grupla koşulması daha güvenli ve elbette eğlenceli olur.

Spor salonları da bu aylarda bir seçenek olabilir ama ben çok yoğun bir fırtına olmadıkça spor salonu tercih etmiyorum. İçime fenalık basıyor kapalı alanda:)

Yaşadığım yerde karanlık ve soğuktan ziyade en büyük engelim rüzgar oluyor. Buranın güçlü rüzgarları var. Rüzgara karşı zorlansam da, (ki bunu da geliştirici görmeye başladım) dönüşte rüzgarın avantajını kullanmak keyifli oluyor.

Ocak ayı zorlu bir ay olsa da, bu zorlu koşulları vücudun her duruma adapte olması için, avantaja çevirmek de mümkün diye düşünüyorum.

6 Likes

Merhabalar;
Ben genelde kış aylarında interval antrenmaları programıma dahil ediyorum ,çünkü intervaller sıcak havalarda extra zorlayıcı olabiliyor. Hafta içi iki akşam iş çıkışı bir saat mahalledeki parkta tartar zeminde interval koşuyorum, hem böylece karanlıkta pek sorun olmuyor. hafta sonuda sabah erken saatte 15K yol koşusu yapıyorum.

2020 ilk antrenmanım içinde yılbaşı sabahı Bolu’daydım. Karda koşmakta müthiş bir keyifti

2 Likes

Gökten taş yağmadıkça her saatte her mevsimde yeterli malzeme ile her türlü koşulur.

Bu sabah gök delindi sanki İstanbul da, fena yakalandık… Bu laf geldi aklıma, acayip motive edici oldu gerçekten, daha bi güzel koştum sağanakta. :wink:

Tabii motivasyon diyince, bi de Caddebostan daki yazı var… “Koşmadan koşamazsın:smile: süper cidden.

3 Likes

:smiley: nefis olmuş. Tebrikler… İtina ile her dem koşulur.

2 Likes

“Kötü hava yoktur; yanlış malzeme/ekipman vardır”

3 Likes