5 yıl 2 ay sonra ilk kez yarı maraton… daha doğrusu 15km üzerinde bir mesafeyi koştum.
Başlamadan önce, koşmamak için kendime bir sürü bahane uydurdum. Ama sonra disiplin esastır deyip başladım. Başladıktan sonra da bitirme gücünü '“eğer bitirirsen köye gidip ne yemek istiyorsan alabilirsin.. ekmek, et, çekirdek, kola, çikolata ne istersen şeklinde motive olarak bitirdim.
Başlangıç disiplin ile, bitirme motivasyon ile.
Sol bacakta güçsüzlük (ağrı) hissettim.
Normalde (önceleri) 25km’lere kadar su icmezken, bu sene susuzlukla performansim çok fazla düşüyor. Bu yüzden rotayı bir kaç kez kapımdan geçirecek şekilde duzenledigim için kurduğum istasyondan 10 ve 20. Km’lerde su içtim.
30sn kadar süren 3 su molası ve karanlıkta meradan geç donen surulerin birinin köpeklerine kendimi tanıtmak için harcadığım 1 dakikalık duruş oldu.
Bu girdiyi, ödülüm olan çekirdeği yerken yazıyorum
Devam abi! Sen de ben de köylüyüz. İmecelik bunu gerektirir yaş sadece bir sayı. Girin bakın Spartathlon’ da ne dedeler ne nineler 246km bitiriyor. Nice HM Pr’lar görelim. Başarılar dilerim. Güç seninle olsun
yaklaşık doksan gün sonra ilk defa 2km koşu yaptım. pek çoğumuzun yakından bildiği bacaklarda ve popoda karıncalar, yanmalar eşliğinde adeta askerden yeni gelmiş gibi hevesle koştum. ne gariptir ki koşarken olmayan ağrılar koşudan sonra ortaya çıkıyor.
ağrılar geçmedi ve daha kötüsü sanki hiç geçmeyecek gibi bilemiyorum belki de hasta psikolojisini yenemedim (bkz. hasta psikolojisi). ayrıca alçıda bekleyen ayak, alçı sonrası sorunsuz bölgelerde de bir sorun veya ağrı sinyali veriyor. acele etmeden kuvvet egzersizlerine devam ediyorum fakat antrenmansız geçen zamanda bünye koşudan hem fiziken hem de zihnen uzaklaşıyor. 2026 yılına bu ağrılarla girersem galiba çok sevdiğim koşu sporunu bırakacağım.
7.15 pace temkinli olman iyi, darbesiz bisiklet yüzme güçlendirme sabır ile 2026da çok daha iyi olacaktır.Bir de sorunlu bölge bilekti, hassas tedbirli sabırlı; 8 ay sonra 1 mayıs dengesiz hız yoğunluk mesafe yapmadan dikkat ile çok iyi koşacaksın
@fatihboyaci ‘ya yüzde yüz katılıyorum. Doğru olanı yaptıkça beklediğinden belki daha uzun ya da daha kısa sürede geçecek ama bir şekilde geçecek yani. Yanındayız
‘‘Şampiyon olmak için değil mutluluk için koşuyorum’’ (Belirtecinizde) Haftanın her günü spor yapan biriyim ağırlı,yoga,esnetme,yürüyüş,koşu…Yorulan kas grubunu ertesi gün yormam Ağırlık antrenmanlarından sonra esneme,yoga gibi…Koşu ve yürüyüş benim için fiziksel ve zihinsel tedavidir Yürürken koşarken eskisi gibi performans,şu kadar zamanda şu kadar mesafe,şu nabız aralığı hedefim yok çünkü bir yarış,bir organizasyon hedefim yok Tamamıyla sağlık,zinde kalmak için koşu ve yürüyüş yapıyorum ve çok faydasını görüyorum Kendinizi yormadan az ama öz koşu olmaz ise de yürüyüş yapmanız,motivasyonunuzun düşmemesi dileğiyle Sağlıcakla
Öncelikle, 90 gün sonra tekrar koşuya çıkabilmiş olman inanılmaz bir başarı. Bunun ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum ve seni tebrik ediyorum. O hevesle koşman, askerden gelmişçesine adım atman, aslında içindeki koşu aşkının hiç sönmediğinin en büyük kanıtı.
Lütfen kendine çok, çok yüklenme. Vücudun uzun bir aradan sonra eski haline dönmeye çalışıyor ve bu süreçte “geç başlangıç kas ağrısı” dediğimiz o yanmalar, karıncalanmalar ve ağrılar kesinlikle normal. Hatta vücudunun yeniden kuvvetlendiğinin bir işareti. Koşarken hissetmemen de çok doğal, çünkü adrenalin ve endorfin en güzel ağrı kesicilerdir. Her şey bittikten sonra ortaya çıkmaları da bundan.
Alçı sonrası vücudun “yeni” duruma adapte olmaya çalışıyor. O yüzden farklı bölgelerden sinyaller gelmesi de beklenen bir durum. Sakın “hasta psikolojisi” diye kendini suçlama. Bu, bedeninin sana attığı bir mesaj: “Aman diyeyim, yavaş yavaş alıştıralım.” Acele etmeden kuvvet egzersizlerine devam etmen de bu yüzden çok doğru bir strateji.
Sakın pes etmeyi düşünme. 2026’ya bu ağrılarla gireceğini düşünmek yerine, “2026’ya çok daha güçlü, sağlam ve ağrısız gireceğim” diye düşün. Bu sadece bir geri dönüş hikayenin en doğal ve geçici bir bölümü.
O içindeki koşu sevgisi orada, sadece biraz sabır ve şefkat bekliyor. Vücudunu dinle, ona kulak ver ama onun dilinden anla. Zihnin ve bedenin tekrar mükemmel bir uyum içinde çalışmaya başlayacak.
Kendin diyorsun Şampiyon olmak için değil kendim için koşuyorum diye
Sen bunu başaracaksın! O 2 km, yarınların 5, 10 km’lerinin ilk adımıydı. Arkandayız!
Çok teşekkür ederim Anıl . 7 pace ile antrenman yapınca, 4 pace ile antrenman yapmamın ne demek olduğunu daha iyi anlıyorum. 4km sanki 40 gibi hissediliyor.
Biraz hızlanırsam beraber antrenman yapabiliriz Şaka bir yana yavaş koşuda yavaş müzik yada sohbet edecek birileri olumlu etkileyebilir.
Geçen haftasonu 8 pace 30km rahat koşarım derken 15km koşabildim (antrenman, spor amaçlıdan ziyade keyif için); çok yavaş koşuda süre ile birlikte terleme azalsa bile susuzluk artabiliyor. Mecbur kalınca yavaş koşudan da yürüyüşten de zevk alınıyor.