Kayıt ücretlerinin belirlenmesi

Arkadaşlar şikayet etmek, söylenmek, tavsiye vermek vs
Adına ne dersek diyelim fark etmez.
Bunları yaparak dünya üzerinde bir hizmetin bedelinin düşürülebildiğini tarih yazmadı.

Ürün bedeli daha çok arz olursa düşer.
Kapadokya’da 3 parkur var. İznik’te 7 parkur.
Türkiye’de ki tüm parkurları toplasak 30 yarış ancak yapıyor.
Bu rakam Fransa’da 700’e yakın. ABD’de 2300’ten fazla.
Demem odur ki; arzı nasıl artırabiliriz konusunda kafa yormalıyız.

6 Beğeni

“arz” ve “talep” kelime anlamları karıştırılmış herhalde?

zira başlık talepçiler olarak arzcılar ile ilgili bir durumu anlatıyor :slight_smile:

talepçiler arzcılara diyor ki “bu fiyatlar pahalı, ülkece durumumuz yok, biraz yardımcı olsanız?” ya da “bizlere nasıl daha ucuza hizmet verebilirsiniz?”

elektrik fiyatları aşırı arttı diye şikayet edenler çok olduğu için faturalarda düzenlemeye gidilmesini tarih yakında yazacak ve bu ilk olmayacak…

5 Beğeni

elektrik ücreti aynı şey değil; orada arzcılar diye bir olay yok. Devlet belirliyor elektrik fiyatını. Oy kaybetme korkusuyla zammın bir miktarını geri çekiyor.

Bir anlam karışıklığı da yok.
Örneğin Migros’ta k, domatesin fiyatını Migros hakkında söylenerek düşüremeyiz.
Daha ucuza satış yapacak marketler açılması için kafa yormalıyız diyorum ben.

Daha çok organizasyonun patika koşu yarışı işine nasıl gireceği hakkında kafa yoralım diyorum.

4 Beğeni

Ben de diyorum ki bu başlık diğer türlü açıldı.

1 milyon kişi Migros’a deriz ki,
“Kardeş domates çok pahalı ben senden almıyorum ama seni seviyor ve senden alışveriş yapmaya devam etmek istiyorum çünkü ferah ferah dükkanın hoşuma gidiyor.”

Migros da elinden geleni yapmak için kafa yorar ve düşürür ya da düşüremez.
Düşürürse Migros’a gider alırız, düşürmezse başka marketten alırız, gider Bulgaristan’dan alırız ya da kendimiz ekeriz diyoruz.

2 Beğeni

1 Milyon kişinin Migros domates ücreti hakkında söylenmesi ve netice alması ne kadar gerçeklikten uzaksa,
Bu başlık altında söylenerek bir sonuç alınacağını düşünmekte aynı derecede gerçeklikten uzak.

“Başka marketten alırız” demişsiniz. işte demek istediğim bu. başka marketlerin nasıl oluşacağına kafa yormalıyız. çünkü diğer türlü netice alma imkanımız yok.

2 Beğeni

Ben Diş Hekimiyim, pahalı buluyorum.

Ne yapayım koşu mu düzenleyeyim arz çoğalsın diye?

Konuşarak, tartışarak, isyan ederek, gösteri düzenleyerek isteklerde bulunulabilir, hak aranabilir ve alınır/alınmaz.

Tarihte de çok kez olmuş, en uç örnek imparatorluklar bile yıkılmıştır. Olmaz diyemezsiniz.

5 Beğeni

Selam,

Neden illa yarış fiyatları özelinde bir netice almamız gerektiğini düşünüyorsunuz ki? Burada konuşulan her konu nihayetinde bir aksiyona, bir sonuca mı bağlanıyor? Dostlar arasında dost meclisinde tartışıyoruz, dertleşiyoruz, yazışıyoruz diye düşünemiyor muyuz? Tabii bu yazışmaların olumlu bir çıktısı olursa ne mutlu bize.

Başlangıçta yarış fiyatlarını düşürmek için bazı öneriler oldu fakat sonra bir eksen kayması oldu. O öneriler arttırılabilir. Organizasyonların masraflarını bilmiyoruz. Onların yaşadıkları sıkıntıları, özellikle fiyatlama özelindeki sıkıntıları anlasak bile önemli bir katkı olmaz mı bu? @fatihboyaci mesela yukarda TAF’ın ücretlendirme bilgisini göndermiş. Ben bilmiyordum. Sadece bu örnek bile önemli bir katkı. Neden koşucu sayısı ile organizasyonun koşucu başına masrafı lineer artmıyor anlamış değilim hala.

10 Beğeni

Ocak-Şubat aylarını saymazsak neredeyse her hafta yarış koşuluyor artık. Çok daha ucuz yarışlar var, görselliği Kapadokya’dan farklı olsa da çok güzel görsellere sahip koşular var. Parkur çeşitliliği Kapadokya’dan daha çok üstelik. Tabi bu ekonomide kaçı devam eder, kaç organizatör yeni yarış düzenlemeye cesaret eder ayrı konu.

Gerçekten artık yarışlar değil antrenmanlar bile pahalı. Spor ayakkabılar bisiklet seviyesine ulaşmaya başladı. Spora başladıktan sonra ilk aldığım dağ bisikleti son aldığım asics kayano’dan daha ucuzdu.

7 Beğeni

bence de sayı güzel ve yeterli, arz talep dengesi de gayet yerinde ama fiyatlar bütçemize göre arttı ve kayıt sayısı azalacak bu durumda, düşürmek için neler yapabiliriz diyerek tartışıyor ve organizatörlere sesleniyoruz bu konu içerisinde. Müşteri azalınca organizatör hiç koşu yapamayacak duruma gelecek diyoruz. Arada buluşalım diyoruz.

bizi susturmayın :slight_smile:

5 Beğeni

Ben de hala ortak paydada buluşulmamasını anlayamıyorum. Amaç basit.

Aslında çoğu konuda hemfikiriz.
Ekonomi kötüye gidiyor, alım gücü düşüyor, hiper enflasyon var.
Koşu organizatörü firmalar sevabına iş yapmıyorlar, bunlar ticari kuruluşlar. Elbette kar edecekler.
Hepimiz sağlığımız, bütçemiz, zamanımız el verdiğince bu güzel yarışlardan mümkün olduğunca koşmak istiyoruz.
Elbette tüm yarışların ücretlerinin aynı olması beklenemez.

Kapadokya özelinde konuşunca nedense çok tepki oluyor. Daha genel bakalım. Kimilerinin ücreti göreceli olarak normal bulunuyor, kimilerinin yüksek. Bu nedenle acaba katılım ücreti pahalı bulunan yarışlara daha fazla katılım sağlanabilmesi için neler yapılabilir diye beyin fırtınası olmalı amaç.

Öneriler geldi yukarıda. Ben anı olarak madalya, t-shirt, polar seviyorum, bazısı sevmiyor. Kitler ekstra olabilir dendi. Bu bir öneridir. Belli sayıdan fazla katılan yarışçılara koşu kulüplerine yapıldığı gibi indirim yapılabilir. Bu da bir öneri. Bunun gibi konular konuşulabilmeli. Ama fiyat budur, parası olan gelir, olmayan gelmez , kimse söylenmesin, bir şey değişmez denilince burada görüşlerini paylaşan çoğu insan haklı olarak ‘hayırdır’ diyor.

Katılımcı sayısı arttıkça mı ücret ucuzlar, ücret ucuzladıkça mı sayı artar sorusunun cevabı, faiz mi enflasyonun sebebi, yoksa enflasyon mu faizin sorusundaki kadar kesin değil. :slight_smile:

Ama kendimden örnek vereyim, 3 kere Efes, 2 kere İda’ya giderken, koşucu olsun olmasın bir çok arkadaşımı kandırdım gelmeleri için. Dedim hem gelip görün normalde göremeyeceğiniz bu güzel yerleri, hem de bir hafta sonu tatili olsun. Bu açıdan bakınca makul bir katılım ücreti katılımcı sayısını arttırmakta etkili. Zira yüksek ücretli bir yarışa bırakın misafir katılımcıyı normal koşucular bile gidemeyebiliyor.

Üstlerdeki mesajlarda katılımcı arttıkça birim maliyet azalmıyor deniyor. Doğrudur. Arka planını bazı arkadaşlar kadar bilemiyor olabiliriz. Ancak yine atlanıyor. Kar da artıyor. Başka bir mesajda da aynı şey savunulurken ‘katılımcı sayısı artarsa eğer fiyatlar düşecektir’ deniyor. O da doğrudur. Çünkü kar artacak. Yani aynı şeyi söylüyoruz. Sadece konuyu Kapadokya özelinden çıkartmalı ve düşünerek, konuşarak, itiraz ederek hiçbir şey değişmez bakış açısından kurtulmalıyız.

7 Beğeni

Süper sade ve özet bir yaklaşım. Konu bu kadar basit.
Şimdi bu mesaja acaba neler yapılabilir, koşucu ve organizatör bakış açısından durum nasıl şeklinde de yaklaşabiliriz, kardeşim fiyat bu, beğenmeyen, parası yetmeyen gelmesin şeklinde de. Hangisi doğru olur?

3 Beğeni

Keşke yarışlar pahalı olsa ona belki çözüm üretilir, dediğinize hak vermemek elde değil.Nike vapor fly next2 4 bin küsür oldu.Şuan adam akıllı bi antreman ayakkabısı 2 bin küsür.250 tl aldığım nox fiyatı 400 tl oldu.Orta kalite protein tozu 650 tl civarı antreman yapmak bile bu lükse girdi…

7 Beğeni

Hocam, üstteki mesaj trafiklerinde de belirli bir çerçevede bunlar tartışıldı. Ayrımlar ve birleşilen yerler üç aşağı beş yukarı net. Ama tekrar tekrar gündemin ana eksenine oturan bir argümanın menşei bireysel çarpıtmadan kaynaklanıyor. Benim kimi konulardaki sert çıkışımın temeli, iyi yapılan işler ve kurumları aşağı çekmek, işlerini değersizleştirmek kültürel olarak en başarılı olduğumuz spor branşı. Özelikle hizmet sektöründe lineer çıkarımlar yapmak, fiyatlandırmayı asgari ücrete, enflasyona, başka ülkelerin alım gücüne endekslemek çok temel ve hayati bir hata. Nitekim bu tarz sektörde yer alanların yakından bildiği bir konu bunun hesaplaması çok komplikedir. O yıl genleşmek daha büyük bir pazara ulaşmak için eskiden yokken, atıyorum bir milyon TL ilave harcama eklediyseniz bu da maliyete yansır. Ya da belirli bir doyuma ulaşan hizmette, uzun vadede daha stabil müşteri oluşturmak ve uçları kırpmak için fiyat arttırırsınız. Orta banttaki grup sabit kalır ve devamlılık sağlanır. Kimi durumlarda hizmet veya ürün kaliteniz artmamış olsa bile sırf marka prestiji için fiyat arttırımına gidersiniz. Daha bunun gibi yığınla faktör var. Neden lineer artmıyor, ekstra harcama kalemleri oluşuyor, ekip büyüyor, riskler ve yönetimi zorlaşıyor. Bir işe yatırım yaparken 100.000 riske etmekle 5.000.000 riske temek aynı değil. Koşucular olarak inanılmaz gerçek dışı beklentiler var, sponsorların oluk oluk para akıttığı düşünülüyor. Böyle bir durum yok. İnanın kimse hayrına iş yapmıyor ve gündelik spor ürünlerinin yanında bu alana ayrılan para komik bile denemeyecek kadar az. İsim zikretmeyeyim, hatırı sayılır derecede uluslararası koşulara katılmış duayenler diyor ki arkadaşlar beklentileriniz organizasyonlardan çok yüksek. Hepsi görmüş geçirmiş kişiler ama her daim her şeyi bildiğini sanan arkadaşlar çıkar ortalığı bulandırır. Bakın işi bilmeyene her zaman her şey kolaydır, bilen ise temkinli yaklaşır.

Özellikle hizmet sektöründe bir işin pahası münferit kişi veya bir kitlenin alım gücüne göre belirlenmez, kendi dinamikleri ve pazarı vardır. Siz Les Ottomansı pahalı bulabilirsiniz, gitmezsiniz ama onun pahasını bu refleks belirlemez. Onun pahasını piyasa dinamikleri ve hizmeti alan tüketici belirler. Sizin pahalı dediğiniz bir hizmet hala pazarda kalıyorsa ve talebi artıyorsa bu o hizmetin en temel ölçü birimidir.

Ben bu yarışlara katılmak istiyorum ama parası bana çok geliyor demek ile bu yarışlar bu paraları hak etmiyor demek bambaşka kavramlar. Münferit bazda a kişisi b kişisi beğenmiyor olabilir ama bu insanlar ciddi efor sarf ederek binlerce kişinin memnun ayrıldığı işler yapıyor.

Yok efendim benim kişisel çıkarım varmış vesaire, bunları artık geçiyorum. Beni bilen biliyor, ne alım gücü sorunum var ne de oralardan gelecek bir iyiliğe. Benim için parkuru daha mı kısa tutacaklar, süremi mi kısaltacaklar? Kürsüye çıkıp aldığım ödülü bile sırf sponsor firma ile felsefem örtüşmüyor diye arkadaşıma hediye ediyorum.

Ve burada tartışma, eleştirme adı altında yapılan çok ilginç. Her sene sağda solda, milyonlarca kişinin takımın başına ben geçsem Fenerbahçe kesin şampiyon demesi gibi. Eleştiri yapısal bir argüman ve değiştirilebilir bir hedef amaç içerir. İnanın yıllardır her koşu organizasyonunda istisnasız duyduğum bir laf varsa, o kadar para verdik bu ne ya !

9 Beğeni

Selam,

Fenerbahçe’ye TD bulmaya çalışmak yerine daha faydalı şeyleri konuşalım madem. Organizasyonların koşucu başına maliyetlerinin lineer artmayacağı söyleniyor. Fiyat artışındaki en önemli unsurlardan birinin de koşucu sayısının artması olduğunu düşünüyoruz demekki. Bakalım o zaman. Aklıma gelen organizasyon masraflarını yazdım aşağıda. Belki ilerde kendi yarışımızı düzenlemek istersek faydası olur

  • Parkur işaretleme: Parkur değişmediği, yeni parkur eklenmediği sürece ekstra işarete gerek yok. Maliyet koşucu sayısı ile bağlantılı değil.

  • Cp ve İkramlar, koşucu yemekleri: Cp sayısı artmıyorsa eğer maliyet koşucu sayısına bağlı olarak artacaktır. Aynı şekilde yarış öncesi ve sonrası verilen yemek masrafı da koşucu sayısı ile birebir ilişkili

  • Koşucu kiti, finisher madalyası, tshirtu, poları, vb: Maliyet direkt koşucu sayısı ile ilişkili. Oluk oluk para akıtmayan sponsorlar en azından kendi reklamlarını yaptıkları bu ürünlerin maliyetini karşılıyor olmalılar

  • TAF masrafları: Koşucu sayısı ile birebir ilişkili

  • Organizasyon görevlileri, Cp destek ekipleri: Organizasyon şirketinin esas ekibi haricinde diğer görevli sayısı koşucu sayısına bağlı olarak artacaktır. Organizasyonlar çoğunlukla gönüllü ya da üniversite öğrencilerini kullanıyorlar bu alanda. Öğrencilerin maliyetleri herhalde organizasyon masrafları içinde en azı olanıdır. Bu gönüllülerin bir çoğu kayıt alanındaki işlemlerde ve katılımcıları yönlendirme amaçlı kullanılıyor. Yoksa ben koşarken Cp’ler de hala Polat’ı, Atıl’ı, Alper’i görüyorum. Burada da koşucu sayısındaki artışa göre ciddi bir artış olmayacaktır

  • Sağlık ekibi, Acil müdahale ekibi, ambulans: Koşucu sayısı ile birebir ilişkili. Sayı arttıkça ekip sayısını arttırmak gerekecektir. Muhtemelen burada yerel yönetimlerin desteği öne çıkıyordur ya da sponsorların. Organizasyonlar kendi bütçelerinden bu ekipleri finanse ediyor mudur emin değilim. Bu ekiplerin yeme içme masraflarını karşılıyordur muhtemelen. Detayını bilenler yazsın

  • Parkur güvenliği, polis, jandarma desteği: Yarış sayısı, parkur mesafesi, yarış süresi arttıkça daha çok destek gerekecektir. Burada gene organizasyonun üstlendiği ciddi bir masraf olduğunu düşünmüyorum. Bilenler aydınlatsın

  • Organizasyon alanına ulaşım, havaalanı transfer vb: Bu hizmeti organizasyonlar ekstra ücretle veriyor ya da hiç vermiyor. Muhtemelen yerel bir tur şirketine outsource ediliyor. Maliyetleri arttırmak yerine tersine ekstra gelir kaynağı diye düşünüyorum

  • Dereceye girenlere verilen ödüller: Tamamen sponsorlar tarafından karşılanıyor

  • Elit sporcu masrafları: Organizasyon ilgiyi arttırmak için elit sporcuları davet edebiliyor. O sporcuların tüm masraflarını organizasyon mu karşılıyor bilmiyorum. Bilenler yazsın. Sporcunun kendi sponsorunun ya da organizasyon sponsorunun karşılıyor olması yüksek ihtimal. Yakın zamanda Pau Capell gelecek, sorup öğrenebiliriz. Daha önce de Erciyes’e gelmişti Atıl’a da sorabiliriz

  • Tanıtım masrafları: Bu masrafların koşucu sayısı ile ilgisi yok. Tamamen organizasyonun vizyonu ile ilgili.

  • Organizasyonun ana çalışan sayısı: Bence gene koşucu sayısı ile birebir ilişkili değil. 10 kişilik bir ekip 1000 kişiyi koşturacak yarışı organize edebiliyorsa 2000 kişiyi koşturacak bir yarışı organize etmek için eksponansiyel bir artışla 100 kişiye ihtiyaç duyulmayacaktır. Gene organizasyonun vizyonu dahilinde bir büyüme olacağı düşünülebilir

Ben yukarıdaki masraf kalemlerine baktığımda koşucu başına maliyeti eksponansiyel, parabolik vs vs zıplatacak bir şey göremiyorum. Yanılıyor olabilirim. Bilenler aydınlatsın. Tabii bu yukardaki liste çok basit. Her bir maddenin altına bir sürü farklı masraf kalemi de eklenebilir fakat işin özü değişmeyecektir. Bunlar koşucu başına maliyeti öyle dramatik bir şekilde yukarı çıkarmaz. Hepsindeki artış da enflasyona ve zamlara adreslenebilir. Sonuçta bu bahsettiğimiz şirketlerde Nasdaq 100 teknoloji şirketi değil ki maliyet artışlarını yorumlamak için 5 yıllık projeksiyonlarına sahip olmak zorunda olalım.

Geriye ne kalıyor? Farklılaşma isteği mi? Kendini diğer yarışlardan ayrı bir yerde konumlama isteği mi? Marka prestij koruması mı? Adına ne derseniz deyin. Ben şahsen organizasyonların bu şekilde büyümesini istemem ki bence Kapadokya özelinde olan tam da budur ve Kapadokya pahalı diyenlerin serzenişi, mızmızlanması, söylenmesi arkasında yatan sebeb de budur.

Organizasyonlardan beklentinin çok yüksek olması var bir de. Benim yok. Cidden yok. Konuya bahis olan arıza tiplerin bu forumda olmadığını düşünüyorum. Bilakis tersine beklentileri düşürüp organizasyonun masraf kalemleri azalsın, kayıt ücretleri de azalsın diye öneriler var yukarıda. Hem organizasyonlar bu arıza tipleri memnun etmek için mi yüksek fiyat belirliyorlar? O zaman ciddi bir yanlış var. Fiyatları arttırdıkça memnuniyetsiz “müşteri” sayısı da artacaktır bence.

Tabii bir de organizasyonların riskleri var. Sanırım en büyük risk yarışın iptal edilmesi olacaktır. Ki bunu da çok yüksek ihtimal yaşadığımız pandemi sürecine kadar hiç bir organizasyon umursamıyordu. Evet yarış iptal olur ve katılımcılar ücretlerinin iadesini isterse ciddi bir risk var. Fakat şimdilerde onu da iadeli/iadesiz kayıt ücreti ile aşmaya çalışıyorlar. Burada belki bir sigorta süreci de vardır. Bilmiyorum. Bilen varsa yazsın, öğrenelim.

8 Beğeni

Ambulans/sağlık görevlileri görevlendirmesi mülki amir tarafından yapılıyor ama saat başı ücret ödeniyor bildiğim kadarıyla. (ücret ödeniyor, sadece hesaplama kısmı saat başı mıydı ondan emin olamadım)

Yazdıklarınız arasında göremediğim patika yarışlarında en çok gereksinim ise 4*4 arazi aracı ihtiyacı, bu da ciddi maliyet. Sakatlanan, cut off’a takılan ya da çekilen sporcuyu alıp gelmek, cp malzemelerini ve görevlilerini getirip götürmek için en az 4-5 arazi aracı ihtiyacı oluyor yarışın büyüklüğüne ve parkurun özelliklerine göre. 2021 İda Ultra örneğinde arazide bol bol toyota arazi araçları vardı. Bu sponsor tedariği ise organizasyon için müthiş bir destek. Aksi takdirde araç kiralama-yakıt maliyeti var.

Madalya tasarımı değişiyorsa kalıp maliyeti çıkıyor. Önceki seneden kalan madalyalar da kullanılamıyor.

Yine çip sistemi ve süre ölçüm sistemi maliyeti var. Maliyeti yüksek cihazlar, her organizatör ölçüm sistemine sahip değil bildiğim kadarıyla.

UTMB-ITRA kayıt ücretleri var.

Koşarken kullanamadığımız kalitedeki tişörtlerin gereksiz olduğu konusunda forum olarak hemfikiriz sanki, saçma tişörtlere iyi para ödüyoruz kayıt ücreti altında. Hem ekonomik zararı hem de çevreye etkisi yüzünden bu tişört olayının tamamen kalkması lazım.

Bu başlık genel konudan Argeus/Kapadokya Ultra’ya kaydı biraz. Argeus ile hiçbir alakam-tanışıklığım olmadığını, hatta sadece 1 kez yarışına katılmış biri olarak aklıma gelen en büyük maliyetleri bence çalışan sayıları ve maaş giderleri. Aynı husus Uzunetap-MCR için de geçerlidir. Yarışlardan bağımsız 12 ay boyunca sabit çalışanları olan şirketler olduğunu unutmayalım.

Katılım arttıkça maliyet arttığı gibi kar da artar, tabi yatırım da artacak. Bu şirketlerin yatırım maliyetlerini de unutmamak gerekir.

2 Beğeni

Sayın @okmali ve Sayın @HalilAksoy 'a cevap olarak, listelenen şeylere ek olarak daha bir o kadar görünmeyen ve beklenmeyen masraflar oluyor. Eminim @caner (buraya vakit ayırıp yazdığı için) dertli dertli gülümsüyordur.

T-shirt konusu evet tartışılmalı ama emin olun bunun da türlü türlü dinamikleri var, t-shirt opsiyon olsun yorumlarına nazaran: bir opsiyonun sunulması organizasyona örneğin 10x yük getiriyor.

Hiç T-shirtün sunulmaması katılımcılarda memnuniyetsizliğe sebebiyet verir, buna çözüm olarak daha az maliyetli bir anı malzemesi sunulmalı, belki aramızdan bir girişimci çıkar ve bunu hayata geçirir.

Sevgiler.

3 Beğeni

Ben aklıma gelen ana masraf kalemlerini yazdım sadece, 2 kez organizasyon kısmında gönüllü yer almış biri olarak toplandığında ana kalemleri geçen çok sayıda küçük masraf kalemi var maalesef.

2 Beğeni

Selam,

@tugrulpeker kesinlikle haklısın. Benim bütün masraf kalemlerini yazmak gibi bir iddiam yok. Yazımda da bunu söyledim zaten her bir ana başlığı altına bir sürü masraf kalemi eklenebilir. Ben sadece fikir vermesi açısından aklıma gelen ana masraf kalemlerini yazdım. Koşucu sayısının artışı ile koşucu başına maliyeti dramatik bir şekilde arttıran bir şey var mı yok mu anlamak için? Yoksa Cp’lerde kullanılan masa sandalyeden, uzatma kablosuna kadar farklı farklı masraf kalemi olduğunun farkındayım. “bir opsiyonun sunulması organizasyona örneğin 10x yük getiriyor.” demişsin. Bu önemli bir detay. Neden böyle oluyor? Bizi aydınlatabilir misin?

@HalilAksoy doğru söylüyorsun “Timing ve ölçüm masrafları” önemli bir kalem. Ana başlıklara eklemek gerekir

3 Beğeni

Öncelikle herkese hayırlı forumlar.
Tek bir organizasyondan ziyade, genel bir soru sormak istiyorum. Bildiğiniz gibi ülkemizde bazı yarışların fiyatları neredeyse kaliteli bir koşu ayakkabısı fiyatına yaklaştı. Kendi halinde koşan, mütevazi bir sporcu olarak, hayatımda ITRA puanını da hiç kullanmayacağım düşünülürse, ben kişisel imkanlarımla bir koşu yarışına yandan katılsam, parkur işaretlemeleri ve acil durum hizmetinden faydalandığım takdirde 40 km’lik bir yarış için, organizasyon şirketine ne kadar ödeme yapmam uygun olur ?

2 Beğeni

Bir yarışa yandan katılmak demek organizasyonda emeği geçen herkese saygısızlık etmek demektir.
Böyle bir saygısızlık yapmayın.
Bahsettiğiniz şekilde bir ödeme hesabı yapmak hiçbirimizin haddine düşmez.
Tartışma iyice ekseninden kaymaya başladı sanki.

4 Beğeni