Hafta sonu uzaktan seyrettim olan biteni. İda’da her yağmur yağdığında aynı şeyleri konuşmak ve yazmak… Artık ders alınsın diye umut ediyorum ama bu böyle sanki kadermiş gibi devam edecek gibi görünüyor. Bir kere koşucu seneye kısmet diye yazdığında bu organizasyonun düzeltilmesi için bir alan yok demektir ki… (sözüm sadece size değil @sis651 mesele başka..) Halbuki olan biten yaşananlar tamamen organizasyonun eksikliğidir.
Örnek vereyim. Western States’te meşhur bir dere geçişi vardır. Web sitesini açtığınızda orayı şöyle tanımlar.
River Crossing: At 78 miles, runners must ford the American River near the Rucky Chucky crossing. The ford is dangerous and SHOULD NOT BE ATTEMPTED ON TRAINING RUNS. On Run Day, a guide rope will be stretched across the river, with personnel available for assistance. River rafts are used in high-water years.
Bu noktadaki su seviyesi her yıl en çok merak edilen konulardan biridir. Sular yüksek mi alçak mı?
Fotoğrafta gördüğünüz gibi, (eminim daha iyileri de vardır, ilk bulduğumu ekledim) bu ip geçişinin de bir kuralı var. Tanımlanan duruma göre, gönüllüler 1’er metre arayla suyun içinde ipe dizilir. Tek tek geçişler kontrollü yapılır.
Şimdi bunun İda ile ne alakası var diyebilirsiniz. İda’da ilk kez yağmur yağmadı. Var olan dereler taşıyor, olmayan dereler de dere oluyor. Bunu artık biliyor olmalıyız ve artık bir kurallar ve önlemler tarifi geliştirmeliyiz.
Fakat bizde ne oluyor?
Her yıl aynı güvensiz ortamda koşucular maceraya atılıyor. Yine şansımız varmış da bir şey olmadı diyip geçiveriyor sonra zaten hızlıca unutuyoruz.
Belki henüz 1.5 ay önce Kackar’a yapılan ve parmak sallayarak yazılanları hatırlarsınız. Gidenler organizasyona destek olduğu için nerdeyse suçlu, organizasyon ne yaptığını bilmiyordu. Vay son dakikada iptal mi olurmuş? Son dakika rota mı değişirmiş? Yok betonda mı koşturacaklarmış? Herkesin söyleyeceği ve yazacağı bir şey vardı. Sonunda yarış resmen afete rağmen “güvenli” ve alternatif bir rotada ve bir şekilde yapıldı. (Ben) Koşanlar mutlu ayrıldık.
Şimdi soruyorum. Buradaki sessizlik de biraz garip değil mi?
Alternatif bir rota neden yok hala İda’da. Derenin ve derelerin oluştuğu yerler belli, buralara gelmeden rota aşağıya inemez mi? Belki de böyle bakmak lazım olan bitene.
Yine, herkese büyük geçmiş olsun.