Evde veya işte günlük kullanılabilecek, yarışı hatırlatan bir bardak güzel fikir aslında. Diğer taraftan düzenli olarak gerçekleştirilen organizasyonların böyle değişiklikler yaparak dinamik kalması yarışın sürdürülebilirliği için de belki bir gerekliliktir.
Ben de bardak verilmesi taraftarıyım. Evde çekmeceler dolusu bitirme madalyası var. Hiçbir işe yaramıyorlar. Bardak en azından yarışın reklamını da yapar
koleksiyonu olanlar var ama misal ben ![]()
Bence Organizasyonların Değişiklikler Yapması Güzel Birşey Ama Kocaman Bir AMA Finisher Madalyası Bu Koşuların Sembolüdür Bunu Değiştirmek Olmamış.
Koşuya başlama sebebimdir Geyik Koşuları. Bir sabah gözümü bile açamazken arkadaşımı kırmamak adına 4k parkurunda çoluk çocuk yaşlı teyze kalabalığın içinde buldum kendimi, koşmaya başladık, yani yürüyoruz işte, 4k’yı 35 dk’da bitirdim işte düşünün
. Finişe geldiğimizde boynuma takılan geyik madalyadan çok etkilendim ben. Hem tişörtümü hem de o ilk madalyamı çok seviyorum, manevi değeri yüksek oluyor gerçekten, bir noktadan sonra madalya yığını gibi hissediyoruz ama 2019’da aldığım o ilk madalya benim için bir eşik noktasıydı.
Ücretleri artırır Ken içerikten tasarrufa gitmişler. Sorarlarsa daha yeşil bir çevre israftan kaçınıyoruz derler. Ben pek önemsemesem de madalya ile mutlu olan insanlar var.
4k için madalya vermek 70k için vermekten bence daha önemli.70k koşan zaten koşmuş, birçok yarışı vardır.4k koşan anladığım yaş olarak küçük yada koşuya yeni başlayacak.Onlar için ilk madalya olabilir.
Zihniyet olarak saçma olabilir bu düşüncem ![]()
Selam, Bir arkadaşım iletince konudan haberdar oldum. Foruma pek sık giremiyorum. Öncelikle konuya katkı yapan herkese çok teşekkür ederim.
Farkındayım ki ve organizasyon ekibi olarak farkındayız ki, bir koşu yarışına kayıt olmak için yüzlerce sebep var. Bunların hepsini birden karşılayan bir organizasyon yok. Bu işin bir mutlak doğrusu da yok. Gelenekler, kabuller, trendler, alışkanlıklar, prensipler ve öncelikler gibi kavramlardan bahsedebiliriz. Bunların hepsi “subjektif” kavramlar, her bireyin farklı tercihleri olacaktır.
Bitirme anısının madalya dışında bir şey olması Geyik Koşuları için bir ilk değil, esasında hikayemiz BAŞARDIM! fincanı ile başladı. 2013 veya 2014te, o zamanki sponsorumuzun isteği ile madalyaya geçtik, açıkcası işimize gelmişti: yarım metreküp hacmindeki kutuları kırmadan taşımak, ıslanmadan ormanda korumak kolay iş değildi.
Bu konuda Geyik Koşuları Patika Koşusu sitede bir haber ile detaylı gerekçemizi kaleme aldık.
Bu konuda @mhmtacar ve diğer arkadaşların haklı olduğu ve yanlış yaptığımız bir şey var: Sitede bu değişikliği açıkca yazmamak. (Madalya > Bitirme Ödülü yapılmış). Bu sebeple özür dileriz.
Madalya olmadığı için yarışa katılmak istemeyen herkese de 30 gün kala iade hakkını kullanma imkanı veriyoruz.
Hafta sonu ve başında başka organizasyonlarımız sebebiyle yeterince çevik olup hızlı yanıtlayamadığımız için de özür dilerim.
Son olarak, 22 yıldır çeşitli yarışlar organize eden Caner olarak, işimde beni en çok rahatsız eden şey tek kullanımlık malzemeler oldu. Bir çok eksiğimiz olsa da, mevcut koşullarda elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Bu konunun tartışılması bile bir kaç kişinin farkındalığını arttırmış olabilir. Ortak tutkumuz olan patikalarda buluşmak dileğiyle…
Kızınızla katılmanız ilham verici. Ben de oğlumla yarışlar, aktiviteler paylaşmayı çok seviyorum. Başardım! kupasını çalışma masasına kalemlik yapıp derslerden bunaldığında rampayı nasıl aştığını hatırlayabilir? veya sabahları içtiği çayda paylaştığınız anları hatırlayabilir? Burada sadece formu değiştiriyoruz, daha kullanılabilir bir obje hediye etmek istedik
Yanıtımız geciktiği için özür dilerim. Bu gün cevap sabahtan yazılmış. 2 yukarıda daha detaylı yazdığım sebeplerle fincanın (Mug) verilmesine karar verdik. Tercihinize saygılıyız. Bir gün patikada beraber koşmak, sohbet etmek üzere.
Açıklamanız için teşekkürler. Sizin kupaları taşıma sorununuz gibi bizim de kupalarla ilgili benzer sorunumuz var. Malum kupa özel günlerde hediye için çok tercih edilen ürünlerden biri olduğu için evin her tarafı kupa oldu (üşenmedim saydım; 21 adet kupa var), dolaplarda kupaları koyacak yer yok, madalyalardan çok daha büyükler. Birçok kişide durumun aynı olduğuna eminim. Bunlar da sayıları nedeniyle tek kullanımlık malzeme sınıfına girdi maalesef. Evde koşu tişörtlerinden sonra en çok olan şey kupalar. Neyse ki sizler tişörtleri isteğe göre veriyorsunuz.
Web sitenizde bunu belirtmemenizi bir önceki mesajımda yazıp silmiştim. Bunu hata olarak kabul etmenizi takdir ediyorum. Bu organizasyonda kızıma daha önceki geyik madalyalarımdan birini takıp ona yarış sonu ruhunu yaşatacağım. Bir koşucu olarak hâlâ bitirme ödülünün “kırılmaz malzemeden” yapılmış bir madalya olması gerektiğini düşünüyorum.
Zühtü Bey ben de size açıklamanız için teşekkür ederim. Açıkcası kişiselleştirilmiş veya değil, sizin kadar çok kupa hediyesi almadığım için yazdıklarınız aydınlatıcı oldu. Belki farklı objeleri daha erken düşünmemiz gerekli. Benim hak ettiğim ilk bitirme anım incecik bir bardak altlığı. 2001 yılında, yurt dışındaki bir çok günlü yarışmada verilmişti. Artık kullanmaya kıyamasam da çekmecemde tutuyorum.
Esasında bir fikir de şuydu, kısıtlı sayıda madalyayı bir çadırda tutup isteyenlerin fincanı madalyayla değiştirmesini düşündük. Hatta madalyalardan 70 adet de hazır. Bu sizin durumunuzda çok güzel çözüm olurmuş.
Bana göre de madalya yerine fincan,mug tarzı şeyler verilmesi daha güzel.Mesela Uludağ ultra’da kit içeriğinde verilen fincanı günlük olarak kullanıyorum ve üzerindeki yazı ,insanların dikkatini çekip ,yarış hakkında soru sormasına ve bir nevi hem yarış,hem de spor hakkında bilgi almalarına neden oluyor.Madalyalar çoğumuz için bir kıyıda ,köşede yığın halinde duruyor.
Yarış sonunda madalya olmadığını forumdan öğrendim. Ben de 18 yaşındaki kızımla katılacağım. Kendisinin ilk yarışı ve finisher madalyası bekliyor ilk anısı olarak. Kupa, mug gibi hediyelerin ilk yarış anısı olarak madalyanın yerini tutmayacağını düşünüyorum. Bu nedenle bahsettiğiniz az sayıda madalyanın çocuklar ve gençler için planlanmasını öneriyorum. Onlar için daha anlamlı ve teşvik edici olur düşüncesindeyim.
İlk yarışı olanlar için ve bir kaç yıldır koşanlar için madalya daha anlamlıdır bence. Sadece 14/28k’ya bardak verilebilirdi. Bence herkese madalya yanında bardak verilmesi daha iyi olur herkes memnun olurdu. Ya da kayıt olurken seçenek sunulmalıydı. Geyik koşularına hiç katılmadım. Fakat hep aklımda katılmak istediğim bir yarıştı. Bu sene niyetlendim ama tarih ertelendi belirsizleşti. Başka yarışa kaydolunca bu sefer Geyik Koşuları sonradan açıklansa da üst üste geldi. Kaydolamadım. Kaydolma şansım olsaydı fakat madalya olmadığını bilseydim büyük ihtimalle kaydolmazdım. Çünkü ben 2-3 senedir koşuyorum ve madalya topluyorum. Her birisi benim için bir hatıra, hepsi yan yana asılı. Hangisine baksam anılarım canlanıyor. Belki bundan 5 yıl sonra koşuya devam ediyorsam madalya yığınına dönecek bir köşe ve önemini biraz olsun yitirecek. İşte o zaman bardak mantıklı olabilir benim için. Umarım demek istediğim anlaşılmıştır.
servis imkanıda kaldırılmış, bakırköy veya civar ilçelerden aracı ile gidecek olan var ise 2 kişi tüm masrafları karşılamak üzere yol arkadaşı olmak isteriz.
Bugün yarışmacılara atılan mail içinde gözünüzden kaçmış olabilir. 40-50 adet madalyamız da hazırlandı. Fincanı madalya ile değiştirmek mümkün olacak.
Mailde yazan metin:
Geyik koşuları bitirme fincanı
Geleneksel geyik bitirme fincanları geri döndü, ilk yıllardaki gibi yarışı tamamlayan herkese BAŞARDIM! fincanı hediye edilecek.
Madalya koleksiyoneri yada ilk kez Geyik Koşuları koşucusuysan kupa ile karşılaşmak seni şaşırtmasın eğer istersen, kupanı geyik bitirme madalyası ile takas etmen mümkün olacak. Ufak bir ip ucu madalyalar kit teslim çadırında olacak.
Caner Bey, bugün her şey çok güzeldi. Kızımla beraber katıldık. Birimiz kupa birimiz madalya aldık. Organizasyon çok iyiydi. Çok eğlendik. Ellerinize emeğinize sağlık.
14 parkurundaydım. Zemin arkadaşımın deyimiyle çorba gibiydi. Yarışın 10. saniyesinde çamur çorbasının tadına baktım. Başlangıç çizgisinin 10 metre önünde, tam ortada yere eğilip video çeken biri vardı. Ona çarpmayayım diye kendimi sola attığımda birinin ayaklarına dolandım ve yere yapıştım. üzerimden geçilmediği için çok şanslıyım.
İlk çıkışa kadar kalabalıkla güzel aktık. Burada öndeki grup o kadar kararlı gidiyordu ki hiçbirini bir daha görebileceğimi düşünmedim. Sonrasında çıkışlarda korktuğum kadar patinaja düşmedim. Koşamadığım yerlerde sağlam basacak yer bulabildim. İnişleri frensiz indim. Önümdeki gruptan bir kaçını bu sayede geçmiş olabilirim. Durup düşünmedim bodoslama çamurun ve suların içine basıp geçtim.
1:17’de geldim ama bu kadar ağır zemin olmasa bence birkaç dakika daha süremi geliştirebilirim. Son 800deki final downhill segmentine enerjimi saklayıp güçlü geldim ve burayı elimden geldiğince hızlı indim. Yarıştan sonra segmenti 3:25ile geçtiğimi görünce çok sevindim ve heyecanla sıralamama bakayım dedim. 104. Olmuşum ![]()
![]()
2:30lar 2:50ler millet havan topu gibi inmiş.
Yarıştan inanılmaz keyif aldım. Genel sıralamada 8. olduğumu öğrenince çok sevindim. Bu parkur, yarışmasak da arada antrenman yaptığımız, bıkmadan dönüp durduğumuz patikamız. Bu ormanda vakit geçirmek her zaman her şartta güzel. Servislerin kaldırılmış olması tek olumsuz yorumum olabilir. DNS ler belki daha az olabilirdi. İstanbul gibi bir yerde yapılan patika koşusunda 40 küsür kişi start almamalı(28k). Bu sayının çok daha fazla olması gerekmiyor mu? 14 parkurunda 150 kişi başlamış. Bu fena değil ama diğer parkurlar zayıf kaldı gibi. Gerçi 1 gün sonra yapılan şu diğer koşuyu hep unutuyorum. Bu da etkilemiş olabilir. Diğer taraftan, organizasyonların bu zor şartlarda, bu kadar az katılımla devam edebilmeleri mümkün mü bilemedim. Alıştığımız bazı standartların düşmesi olası.
Şimdi biraz vites düşürme vakti.
Nazdrovya!
Şahsen ben Winter Run’dan dolayı katılamadım yoksa katılmak istediğim bir yarıştı. Bu yarış geç açıklandığı için üst üste gelmiş oldu. Seneye inşallah.