Umarım kimseyi kirmamisimdir, böyle bir algı olduysa da özürlerimi kabul edin. ![]()
Bakis açımız, belki beklentilerin farklılıklarından kaynaklanıyordur. Benim için 3 ana parametre var.
-Yatay mesafe ölçümü,
-Anlık irtifa ve yükseklik kazanımı ölçümü,
-Nabız
Bunlardan (ve günün şartlarının getirdiği hissiyattan) elde edeceğim verileri işleyip, kendi antrenman planlarımı ve parkur içindeki planlamaları yapmaktan keyif alıyorum. Bir başka kişiye veya yapay zekaya bırakmak demek, aldığım keyfin bir kısmından feragat etmek demek. Bu parametreleri doğru olcemeyen veya ölçüm sağlığı konusunda muadillerinin fiyatını üçe, beşe katlayan bir üründen bahsediyoruz. Markalaşma yolunda ilk zamanlarda illaki doğru işler yapmışlardır… ki bu noktaya gelmişler ama şu anda benim gördüğüm, zamanında gösterdikleri performansın ekmeğini yiyorlar.
Bir de şu nabız konusu ayrı yer kaplıyor sanırım. Benim garmin olmayan saatimin optik sistemi ile elde ettiği bilgi ile, telefon+polar H7 bandın elde ettiği sonuçlar örtüşüyor. Durağan iken, sabit hızda, intervalde (sadece tempodaki ani degisimlerin nabizdaki etkilerini geç algılıyor veya ekrana geç yansıtıyor, ama sonuçta ortalama ve Max veriler tutarlilik gösteriyor), Apple kullanıcıları da ısrarla saatlerinin nabız verilerini sağlıklı bulsa da, optik sistem eleştiriliyor hep. Tamam optik sistemin teorik olarak olumsuzlukları var, kullanım şartlarında daha fazla dikkat edilmesi konular var ama optik sistem gereğinden fazla eleştiri alıyor. Optik sistem ile nabız ölçmek belki medikal açıdan güvenilir olmayabilir ama sportif ölçümler için aslında oldukça iyi bir yerde. Optik sisteme getirilen eleştirilerin, ağırlıklı olarak garmin kullanıcılarından geldiğini düşünüyorum… Aslında bunu gözlemliyorum da.