Aynı durum benim için de geçerli. Sistemde B kapısında görünüyorum ama kurumsaldan toplu aldığımız için göğüs numaram E harfiyle başlıyor.
Kurumsaldan bir daha kayıt olmayayım da gününü görsün İstanbul maratonu
Şaka bir yana, bu sene kurumsal kitlerini 30-31 Ekim tarihlerinde spor İstanbul genel müdürlüğünden verdiler. Kanyonda ne güzel geniş zamana yaymışken burayı neden 2 mesai gününe sıkıştırdılar anlamış değilim.
En kötüsü de genel müdürlükten kitlerimizi almaya giden arkadaşımızı az kalsın ‘siz 42 koşanlar buradan değil kanyondan alacaksınız’ diye kanyona göndermeye çalışmaları olmuş.
Vay be reise üçüncü mevki numara vermişler. Kendisi birilerine ulaşır numarayı düzeltirir olmadı yarış alanında biraz derdini anlatır biraz arıza çıkarır öne geçer. Arkalarda başladığını düşünemiyorum.
Tuvaletlerin kötü olacağı ön kabulüyle önleminizi alın. Koşucu çipini kitin içindeki plastik kelepçeyle tuturmanızı öneririm yarış sonunda bağcık sökmek zulüm oluyor plastik kelepçeli olursa finishteki arkadaşlar yankeskiyle basitçe alıyor.
Bu kapı meselesi başladığından beri kurumsal kayıtlar hep E kapısı maalesef. Ben bir kere çalıştığım firma üzerinden toplu kayıt oldum. Yarışı bitirdik. Madalyaya süre yazdırmaya, sertifika almaya gittik. Dediler sizin numaranız sistemde yok Hatta bize sahtekar muamelesi yaptılar. Ortam gerildi falan. Bu yüzden o yarıştan beri ben hep kendim kayıt oluyorum. Şirket üzerinden toplu kayıt yapmıyorum. Kayıtlar açılır açılmaz en hesaplı tarifeden kayıt oluyorum. Kafam rahat oluyor
Yarinki yarisa katilacak herkese simdiden basarilar dilerim. Ruslarin dedigi gibi “hafif bacaklar” herkese, umarim herkesin bekledigi gibi sakatliktan uzak bir yaris olur.
Koşan herkese başarılar diliyorum, umarım başlangıçtaki hedeflerinizi gerçekleştirdiğiniz bir yarış olur. Yarın sabah ben de sizinle start almayı planlamıştım, başka bir sene belki
Sabah bir kas ağrısı fark edip yok ya olmayacak dedim. İlk yarıyı 1:44 ile geçtikten sonra ayakkabının tabanlıklarında biri geriye doğru haraket ediyor(aynı sorundan dolayı yapıştırmıştım ama yapışkanı eskidi sanırım) tırnaklar isyan ediyor dizde yan bağlardaki sorun burdayım diyor(sorun çıksıydı anca ambulanslık olurdum) hızlı yürü yavaş koş ikilisine geçiyorum ve sonuç 4:22(ne umduk ne bulduk) ile bu seneyi kapatıyorum.Yarış sonunda oturur bacaklarıma baktım baldır kendine kendine hareket ediyor ilginç bir durum.
Starta gelince tv’de yayınlamama nedenlerinden birini fark ediyoruz özgür özel gelmiş. 15,5k yarışını koşmuş da. 15,5k’yı birinci bitiren Abdullah tuğluk ikinci olmuş (mat time gun time farkı). Gene bardak su verdiler sinir oldum verilen muz portakal gayet iyiydi. Oldukça fazla tıbbi yardıma ihtiyaç duyan insan gördüm artışı anlamlandıramadım. Hava sıcak mıydı ne. Ab kapısındaydım koşucuların tümü girmeye fırsat bulamadan koşu başladı. Koşucu çipini plastik kelepçeyle kullanma alışkanlığı yaygınlaşmış. Alanda koşucuların birinin paketinden 2 çengelli iğne çıktı biri bozuktu kullanmıyca ya dedi umarım diskalifiye falan olmamıştır. Doğanay kvass paketten çıktı ben beğendim ama bazıları tükürüyor turistler bu ne diye anlam veremiyordu(gerçi türklerde).
Bu sene organizasyon daha güzeldi. Madalya çok farklı olmuş. Sıcaklık etki etti, epey terletti:) Her sene son İstanbul maratonu yarışım diyorum ama kayıtlar açılınca hemen kayıt oluyorum.. Her sene farklı bir sıkıntısı var ama bağımlılık da yapıyor
4.32 ile bitirdim geçen sene 4.44 koştum. Bu yıl daha iyi hazırlandım ama istediğim sonuç gelmedi 4.10 hedeflemiştim aslında enerjim iyiydi rahat biterdi ama ama kramp girmesi ile uğraştım bacaklarım mahvoldu. Sıcak nedeniyle olabilir diye düşünüyorum çok kramp giren ve sağlık yardımı da alan koşucu gördüm. İki tuz hapı içtim yeterli gelmedi sanırım. Yine de maraton bitirmek güzel.
Sabah telefonumu evde unuttum, hem iletişim problemi nedeniyle hem de müziği telefondan aldığım için 1-0 geriden başladım. 4.30 planlamıştım ama 4.15 pacer ına takıldım çünkü çok rahat koşuyordum. 17.5 K ydı sanırım, su içerken(bardakla verdikleri için durup durup içmek zorunda kaldım) pacerın gerisinde kaldım. Zaten daha yavaş gitmem gerektiği için umursamadım. 20 K civarında yerde yatan bir koşucu ve başında polisler gördüm. Yanlarına gittiğimde kızın şuurunun yerinde olmadığını gördüm. Tansiyonu hissedilemeyecek kadar zayıflamıştı (başka bir yarışta yemek sırasında önümde bir yarışçı fenalaşınca nabzını kontrol edip tansiyonunun düştüğünü söylediğimde arkadaşından öyle tansiyon mu ölçülür diye fırça yediğim için burada kardiyolog olduğumu belirtmem gerekiyor). Kıza müdahale ettim, şuurunun açılması epey zaman aldı ama toparladı çok şükür. Sonra da sağlıkçılar gelene kadar yanında kaldım mecburen. Sonradan saatime baktığımda 10 dk civarı gittiğini gördüm. Yarışla ilgili motivasyonnum düştü sonrasında. Artık sürenin önemi kalmamıştı. 4.51 ile bitirdim. Hava çok sıcaktı, gönüllüler harikaydı, genel olarak çok keyifli bir gün oldu. Koşan herkesi tebrik ederim.