47.İstanbul Maratonu, 2 Kasım 2025 Pazar

Tabi berlin maratonun maraton kısmının İstanbul maratonunun az on katı katılımcıya sahip olduğunu unutmamak gerek. Muzunu çöpünü kenara atmak çok zor bir şey olmasa gerek. Bizimkiler arkadan geleni tehlikeye atacak şekilde yere atıyor rastgelince kenara şutluyordum. Daha iyi bir maraton deneyimi için katılımcılarda üzerine düşeni yapmalı.

1 Beğeni

parkur yaris esnasinda da gorevlilerce temizlendi. cut off araclari da gecerken ayrica arkadan temizlik ayni anda yapildi. tabii ki jel posetleri oyle merkeze atilmamali. kenarlar olsa daha yerinde olur. kayma ve dusmeye tabii ki sebep olabilir.

3 Beğeni

O su buz gibiydi, içinde buzlar var zaten :star_struck:, o sıcakta çok iyi geldi. Yerlerdeki plastiklere kaymadan yürümek akrobasi gerektirdi, trail deneyimim sayesinde engelleri başarıyla aştım diyebilirim :slight_smile: Berlin maalesef su istasyonları anlamında örnek gösterilebilecek bir durumda değildi, yerler en az 100 m kadar plastik bardaklarla doluydu, kayan çok oldu, temizlenebilecek durumda da değil kalabalık çok, birbirine çarpma riski çok. Dün BBC’nin Marathon Man belgeselini izledim, suyu süngerlerden içmenin pratikliğinden bahsedildi, gerçekten hiç aklıma gelen bir şey değil zaten gelemez de, bu konuda hiçbir fikrim yoktu, hala da yok, aklımda deli sorular…

2 Beğeni

Son beş yıldır neredeyse her yarışta bana en arka kapıdan giriş veriliyor. Artık bu duruma alıştım diyebilirim…Start çizgisine geldiğimde ise kapıdaki görevli arkadaşlarla klasik mücadelemiz başlıyor:

“Şöyle koştum, böyle koştum, hedefim şu…” derken bir şekilde kendimi ön grupların arasına atmaya çalışıyorum. :grinning_face_with_smiling_eyes:

Yarış kitini almaya gittiğimde neden yine en arka kapının verildiğini sorduğumda ise aldığım cevap hep aynı:

“Bir önceki yarışınızı baz alıyoruz.”

Oysa bir önceki yarışta da hatırı sayılır bir derece koşmuştum…

Demek ki o da yetmemiş! :joy:

Yalnız değilsin abi :sweat_smile::raising_hands:t3:

4 Beğeni

Aralardan sıyrılmaya çalışırken yürüyenlerden yavaş yavaş! diye bağıranlar oldu :grinning_face_with_smiling_eyes:

Arkamda bıraktığım her B C D lerden 10 TL alsaydım epey hasılat toplamıştım.

Gelecek yıl bu uygulama yapılabilir :grinning_face_with_smiling_eyes:

Geçme ve geçilme yani ödül - ceza sistemi .

3 Beğeni

15.5k’a dair bir inceleyeyim dedim numara verme sistemi hatalı gözüküyor. Sonuçlar ile verilen numaralar birbirini tutmuyor. Üç tane başlangıç grubu var a-b, c-d, e ilkine 1 ikincisine 2 diğerine 3 dedim bir inceledim.

Biraz açıklamak gerekirse ilk gönderilen birinci sayısı 2606 bunların içinden 2479 a-b numarası sahip c-d numaralı 68 kişi var e numaralı 59 kişi var normalde hepsi a-b olmalı. Alttaki ikinci tablonun açıklaması mat time göre ilk 3420 kişi hangi gruptan olduğunun dağılımı 1857 kişi a-b grubundan 1099 kişi c-d grubundan 464 kişi ise e grubundan.

5 Beğeni

Zaten 15 k’nın 1.’sine E kapısı vermişlerdi…

başka bir şey demiyorum :face_with_spiral_eyes:

1 Beğeni

Kaç kişiye çarptım kaç kişiyi itmek zorunda kaldım hatırlamıyorum….

Tabi içinde kaldığımız maratoncuların biraz daha spor bilinci olsa biraz daha güzel ve biraz daha idare edebilebilirdi ama organizasyon da üvey evlat gözü ile baktığı 15 K için zerre düzenleme yapmamış…

Gerçi durum her yıl aynıydı , bu yıl gibi :grimacing:

İstanbulun sahil kısımları pazar günleri trafik felci geçiriyor.

Her ayın ilk pazar günü sahil yollarında 10 km yarışları düzenlense ve saat 12 de araç trafiğine izin verilse şehir halkının spor ve koşu kültürüne büyük faydası olur kanaatindeyim.

3 Beğeni

42K parkuruna katıldım. İlk İstanbul Maratonu ve hatta ilk yol maratonum oldu. Zaten İstanbul olması katılmam için büyük bir nedendi. Genel olarak deneyimlerimi şu şekilde aktarabilirim. Biraz uzun oldu ama umarım başkaları için faydalı olur.

Parkur: Zaten söz konusu İstanbul olunca, parkur her türlü koşulur kafasındaydım. Yarış öncesi haritadan takip ettiğim kadarıyla keyifli bir parkur olacağını düşündüm. Nitekim öyle de oldu. Deniz manzarası ve tarihi alanlar eşliğinde bir yarış oldu.

Ulaşım: Yarış başlangıç noktasına ulaşım için farklı farklı alternatifler mevcuttu. Ben Taksim tarafından ulaştım. Taksim ve Kabataş duraklarında göğüs numarasını göstererek hızlı bir şekilde geçişler sağlanıyordu. Hatta daha önce Kabataş - Beylerbeyi arası vapur denememiştim. Bu da güzel bir deneyim oldu. Sonrasında kısa bir yürüyüş ile başlangıç noktasına ulaşmış oldum.

Etkinlik Alanı: Yarış öncesi bir etkinlik alanı mevcut değildi. AVM içerisinde sponsorların stantlarının kurulduğu bir alan mevcuttu. Böyle bir etkinlik için daha geniş bir fuar alanı düşünülebilirdi. Yarış sonrasında ise (42K için) yeterli bir bitiş noktası vardı. Yarış sonu kiti şeklinde bir çanta verildi. İçinde yeterli atıştırmalıklar vardı. Emanet çanta kısmında sorun yaşamadım. Hızlı bir şekilde aldım. Hatta oradaki arkadaşa buradan teşekkür ederim. Daha ben istemeden numaramı görüp direkt getirdi.

Kayıt: Kayıt rahatlıkla yapılabildi. Önceden rezervasyon oluşturmuştum. Ama çok gerek kalmamıştı. Çok sayıda görevli vardı. Kayıt yapıp göğüs numarasını aldım. Sonraki aşamada da tişört ve kit çantasını aldım. Hızlı bir şekilde tamamlamış oldum.

Konaklama: Ben genel olarak ulaşım rahatlığı nedeniyle Taksim tarafını tercih etmiştim. Memnun da kaldım. Hem yarış öncesi hem de sonrasında ulaşım için rahat oldu.

Yarış: Yarış köprüye yakın bir noktadan başlıyor. Hemen sonrasında köprü geçişi ile keyifli bir başlangıç oldu. Koşarken köprünün orta bir noktasında bir ayağın bir kıtada diğeri başka bir kıtada düşüncesi heyecan verici. Tabi durduğunuz an köprünün sallandığını hissediyor olmanız da keyifli bir adrenalin oluyor. Köprünün bitişinin ardından seyircilerle dolu bir yokuş aşağı bölüm vardı. Seyircilerin olaya nasıl bir hissiyat kattığını orada anladım. Orada yarış havasına giriyorsunuz. Bence diğer yarışlara da lazım.

Bu noktada 15.5K için başlayanların hızlı olanları size yetişiyor. Adamlar hızlı ama parkur dolu. Sol şeridi boş bırakmak lazım.

Parkurun devamında tarihi mekanlar eşliğinde koşuyorsunuz. Arada bir fotoğraflık manzaralar da cabası. Deniz Müzesi, Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş Stadyumu’nu geçerken bir sürü seyirci size eşlik ediyor. Bando, davul, klarnet, seyirci sesleri derken oynamak ve koşmak arası vücut hareketleri ile Galata Köprüsü’ne geliyorsunuz. Bundan sonrası sahil boyunca denizi sol tarafınıza alıp yaklaşık 16km devam ediyorsunuz. Yol üzerinde yine seyirciler karşılıyor. Bir yerde alt geçitte müzik noktası kurmuşlardı, bence orijinal bir fikir. Akustik açıdan çok eğlenceli bir alt geçit oldu. İlerden dönüşe geçene kadar biraz zorladı. Sağ tarafta dönüş yolunu ve dönenleri görüyorsunuz. Ama bir türlü dönüş neresi görünmüyor. Şu an hafif bir tırmanış var. Dönüşte rahat olur diye düşünerek dönüş noktasını bekliyorsunuz. Sonunda dönüş görünüyor ama o da ne. Yine hafif tırmanış var gibi ilerliyorsunuz. Sanırım bu biraz yolun yatay eğiminden kaynaklıyor, tabi bir de yorgunluk etkisi. Dönüş sonrası yarış bitiyor psikolojisi hakim oluyor. Özellikle bu noktalarda yorgunluk yükseldiği için (iki hafta önce Kapadokya’dan gelmiş olmanın da etkisi sanırım) yanıma aldığım tuz tabletlerini (20. ve 32. km’de) kullandım. Tam dönüş öncesi de sağlık ekibinde soğuk sprey vardı, sıktılar. Biraz rahatlattı.

Ayrıca yol boyu her 2.5 km de bir su noktası olması ve her 5km bir meyve noktası olması da yerinde olmuş. Yol boyu su sıkıntısı yaşanmıyor. Sadece en azından bir yerde soda olması iyi olurdu. Yarı maraton mesafesinden sonra aklıma soda geliyordu. Sonralara doğru bir iki yerde kola vardı onunla idare ettim artık.

Dönüş sonrasında koşuya devam. Geldiğiniz yoldan yine yaklaşık 16km geçiyorsunuz. Son iki km gelince artık yarış bitiyor. Bundan sonra keyfini çıkarayım havası hakim oldu. Huzurlu bir Gülhane Parkı geçişi sonrasında yabancı turistlerin alkışları arasında tramvay hattı üzerinden yarışı tamamlıyorsunuz.
Bitiş çizgisi sonrası birisi elinde pense ile sizi bekliyor olacak. Şaşırmayın. Ayakkabınızdaki çipi alıyor. Tabi sizin aklınızda madalyam nerede oluyor. Bunun için biraz daha ilerlemeniz gerek. İlerde madalyanızı alıyorsunuz ki bence başarılı bir tasarım olmuş. Aynı zamanda yarış sonrası kiti de alıyorsunuz. Bir yarışı daha bundan önceki birkaç saati gözünüzün önünden geçirerek gururla tamamlıyorsunuz.

Öneri: Yarış kayıt alanı Yenikapı gibi daha merkezi bir yer olabilir. Zira Anadolu tarafından gelenler için ulaşım daha kolay olabilir.

Böyle büyük bir organizasyona geniş bir fuar alanı yakışırdı. Önceki organizasyonlarla kıyas yapamadığım için net bir şey diyemiyorum. Ama aklıma kayıt alanı ve fuar alanı olarak Yenikapı gibi bir yer uygun olur gibi geliyor.

Ayrıca, genel olarak 15.5K rengi mavi 42K rengi gri olarak tasarlanmış. Göğüs numarası ve tişörtte böyle en azından. 15.5K tamam ama 42K biraz daha renkli olabilir. Zaten biraz da hayatımızdaki grilere başkaldırarak böyle etkinliklere katılıyoruz. Burada da gri görmek gözü tırmalıyor bence.

15.5K hızlı yarışçıları için geçiş zor oluyor şeklinde bir gözlemim oldu. Önlerinde 42K yarışından yığınla kişi oluyor. 42K için başlangıç biraz öne ve 15.5K başlangıcı için de biraz geriye alınarak karışıklık azaltılabilir belki. Onlar için de daha rahat olabilir.

10.km-40.km arası seyirci veya diğer motive edici etkinlikler arttırılabilir. Muhtemelen iki parkurun ortak noktası olarak ilk 10km çok motive edici tasarlanmış. O arayı gördükten sonra sonlara doğru da o şekilde bir motivasyon arıyor insan.

Temenni: Daha önce Runkara Yarı Maratonu’na katılmıştım. Oradaki su şişelerinin etrafa atılması olayını eleştirmiştim. Burada bu konu biraz daha olumluydu. Büyük şişe yerine bardak boy veriliyordu. Su noktalarında da yeterli çöp poşeti ve kutusu vardı. Sanırım İstanbul Maratonu katılımcıları da bu konuda daha hassas, çöp poşeti ya da kutuları daha çok kullanılıyordu. Su israfı ve su şişelerinin ortalığa atılması konusunda umarım daha hassas olabiliriz.

Teşekkür: Bence organizasyon olarak başarılı bir etkinlik oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Saygılar.
Sağlıklı başarılar.

7 Beğeni

Bu sene sonuc incelemesi yayinlar miyim bilmiyorum ama maratonda 1032, 868, 1064 ve 4078 numarali biblerin gecislerine bi goz atin. :wink:
2233 numarada da bir gariplik var, tum gecisleri tam dakiklar ve sacma hizlarda. Sanki elle yazilmis gibi.
Yani 5 dk’lik bir calisma ile bunlar gorulebiliyorken, organizasyon neden bakmiyor anlamis degilim. Belki de gecerli nedenleri vardir bu kisilerin bilemiyorum.

6 Beğeni

Oleg ve Grigori start çizgisine çok yakinlar yada geriden başladılar da RFID alıcıları ( yada kullanılan sistem ) geç mi okudu .

-

-

1 Beğeni

Çok ilginç şeyler var gerçekten mesela 2233 Sony Dyson burada 5k 13 dakikada geçmiş, dünya rekoru 12;49, İngiltere ulusal rekoru 13;16.

1 Beğeni

Sorun sadece o degil. Bircok gecislerinde sorun var. Ayrica asiri negatif kosmuslar.

3 Beğeni

Bu da bir şey mi 1064 5k-10km arasını 32 saniyede geçmiş hızı 550-600 km arası. Listeye açık bir şekilde müdahale edilmiş kabul edilemez bir durum.

@spinodal Excelde incelemek için spor istanbul’un sitesinden indirmiştim(copy/paste) 4456 kişiydi şimdi 4471 olmuş. Sizin şüpheli bulduğunuz kişiler benim indirmiş olduğum listede yok sonradan eklemişler.

Üşenmedim sonradan eklenenleri buldum sonunculuk el değiştirmiş.

754 868 1032 1039 1064 2020 2233 3087 3198 3315 3690 4078 5027 6669 ve 10222 sonucunu geçersiz sonuç olduğu çıkarmışım aradaki fark 15.

2233 numaralı koşucuyu strava’da buldum. Maratonu bitirdiğine yakın bir dereceyle koşmuş(daha iyi göstermek için finishi geçmeden saati durdurmuş olmalı). Koşu öncesi fotoğraf paylaşmış üzerinde tahmin edin ne yok ayakkabı çipi. Dns yazması gerekirken sonuçlar nasıl ve neden değiştirilmiş. Böyle bir hizmet vardıysa neden Türk koşucular için uygulanmadı.

9 Beğeni

Dun yasadigim sehirde (kasaba mi demeli bilemedim, yuzolcumu 78 km2, nufusu 274.149) bir 10 mil yarisi kostum. Kopru yok, bogaz yok. Ama hakkini vermek lazim sonbaharda cok guzel parkur. Aslinda haftada bir iki kostugum yerler. Zaten ne olacak, kucucuk yer. Yarisi 1661 kisi bitirmis 196. olmusum. Hemen aklima Istanbul (2.576 km2, 15.701.602) geldi. Dedim orada da yakin bir mesafe kosulmustu 15,5 km. Baktim, beni sasirtti, 10.450 kisi bitirmis. Cok iyi sayi ama karsilastirinca cok az gorundu gozume. Ama tabii burada 2,5 saat cutoff vardi. Orada yoktu sanirim. Asil aklima gelen, ayni sonucla orada kacinci olurdum sorusu oldu. Mesafeye uyarlayip baktim 66-67. civarina denk geliyor. Ilginc bir karsilastirma gibi geldi, paylasayim dedim. Yorumum yok, su iyidir veya bu kotudur demedim, sadece dusunme egzersizi. Farkliliklari gorme, algilama calismasi.

14 Beğeni

Benzer mesajı dün X’te okumuştum. Koştuğumuz süreleri çok da abartmamak lazım gerçekten…

7 Beğeni

https://www.instagram.com/p/DQ_HUKEiu4i/?igsh=czBzZDZ2bDlqMnJ3

İstanbul Maratonu’na ilişkin bir post. A293 göğüs nolu iki koşucu aynı gruptan 2 arkadaş muhtemelen, farklı fotolarda beraberler.
Organizasyonları eleştiriyoruz sürekli ama belki de bu kadarını hak ediyoruz biz de.

13 Beğeni

Diyecek bir şey bulamadım. Eğitimlisi, zengini, fakiri fark etmiyor maalesef :enraged_face:

5 Beğeni

Aynısına 15.5K’da da denk gelmiştim, basım hatasıdır diye düşünmüştüm. Tatlar kaçtı.

4 Beğeni