Yurt dışında maraton yarışlarına gitmek

Merhaba.

Malumunuz her ne kadar ülkemizde gözlemlediğim kadarıyla atletizme olan ilgi katlanarak artmasına rağmen seyirci kültürü de giderek düşüyor. Koşu yarışı izleyenlerde koşmaya başladığı için alkışlayacak adam kalmıyor sanirim:)

Ülkede hepi topu Çanakkale, Bursa, Mersin?, Izmir, İstanbul, Antalya gibi maratonlar ve görece a+ plus seviyede düzenlenen Runtalya, İstanbul ve İzmir maratonlari var. Ama her ne kadar mesela koşarken kita değiştirilen İstanbul gibi parkurları super olsa da her maratoncunun dediği genel olarak Antalya, İzmir’in sıkıcı olduğu yönünde.

Arkadaşlarım arasında Paris, Berlin, Valencia gibi yurtdisinda maratona gidenler artık Türkiye’de maraton koşmam diyorlar. Gerek 42km boyunca spor ve seyirci Cheerzone kültürü, gerek mesela Paris’te 70.000 kisi ile maraton koşmak gibi etmenleri düşününce Türkiye’de 300-350 kişi ile yalnız maraton kosmak üzüyor.

Sonuca gelecek olursam yurtdisinda Berlin, Paris, Valencia, Roma, Barcelona, Londra maratonlarina katilanlar varsa tecrübelerini ve deneyimlerini okumak guzel olurdu. Özellikle vize alim sürecinde kolaylık olması ve red yememek için maraton tur ve turizm paketlerini (yarış kayit, otel konaklama, bilet, yemek gibi) birlikte mi satin alıyorlar? Veya vize başvuruları nasil geçiyor? Maratona gidiyorum deyip spor organizasyonu olunca vize görüşme mülakatlari daha kolay mi geçiyor?

7 Beğeni

yurtdisinda maraton hic kosmadim…fakat ilk yurtdisi yarisimi 2017’de Amsterdam’da Damloop’u kosarak gerceklestirdim…Akabinde Salzburg Yari Maratonu ve Prague Yari Maratonu kostum…Damloop sonrasinda verdigim bir karar vardi, her sene mutlaka 1 tane yurtdisi yarisi kosacagima dair…Sonrasinda Covid girdi, ve 2022’de Hollanda’ya tasindim…Tasindiktan sonra Belcika’nin kucuk bir kasabasi olan Wuustwezel’de WFL kostum, yasadigim sehir olan Breda’da Yari Maraton ve 3 tane lokal 5k yarisi kostum, Amsterdam’da tekrar Damloop kostum…

Vize sureciyle ilgili bir yorum yapamam, cunku Turkiye’de yasadigim surede isim geregi pasaportumda uzun sureli schengen’im eksik olmuyordu…

Yaris tecrubelerine gelirsem…Turkiye’de kostugum en iyi organize yarisa Runatolia ve Bodrum Yari Maratonu yazabilirim…Turkiye’den hic cikmamis olsam, verecegim puan 10 uzerinden 7-8 olurdu…Yurtdisinda yaris kostuktan sonra ise, verecegim maksimum puan 4-5 olur…Fazlasi degil…

  • oncelikle IAAF tarafindan bazi yarislar siniflandiriliyor, bronz, gumus, altin ve platin…Fakat IAAF’a yuklu bagis yapmak da bir yol…Bagisla label kazanmis yarislarla, gercekten hak edenleri cok rahat ayirabiliyorsunuz…
  • herkesin emeginin karsiligini almasi icin (ne eksigini ne fazlasini) organizasyon gercekten cabaliyor…yardim istasyonlari, oncesindeki bilgilendirmeler, parkur duzeni, yaris sonrasi hizmetler…lokal 5k yarislarinda bile 2-3 tane mat oluyor sure olcmek icin ve cok net kurallari var DQ vermek adina…Turkiye’de en iyi yarislardan dedigim Runatolia’da yari maratonda sadece 1 defa mat olmasi ve neredeyse hic DQ vermemesi (hile yaptigini kanitlayip yazismalarima ragmen) cok cok buyuk eksi…Avrasya kostum bir defa 2015 veya 2016’da, start alanina erisimin son gun degismesi (anadolu tarafindan), neredeyse hic destekci olmamasi, yuruyenlerin foto cekilenlerin kosucularin arasina karismasi gibi sacmaliklari say say bitmez…
  • yurtdisinda spora bakis acisi cok farkli…Izmir’de WFL kosarken altinyol’da yedigim kufurleri hala daha unutamiyorum…

hafizamda en cok yer eden noktalari soyleyeyim;

Damloop (2017 ve 2022); parkurdaki su ve beslenme noktalari eksiksiz bilgi kitapcigindaki gibi, her istasyon capraz olarak su ve isotonik icecek barindiriyor (mesela 5k’da yolun sag tarafinda su, sol tarafinda isotonik icecek varsa, 10k’da isotonik icecek sag tarafta su sol tarafta oluyor boylece hic yaris cizgisini bozmana gerek kalmiyor)…finishte herkese yetecek kadar isotonic icecek ve meyve var…gecen sene cok kotu bir yagmur vardi yarisin basinda, herkese ucuz da olsa (cop torbasi degil elbet) yagmurluk dagittilar start alanina giriste…finishte de bir tane daha verdiler dogal olarak…ozellikle finish’e dogru Zaandam’da evlerden ilgi cok cok fazla, kendinizi ozel hissediyorsunuz, muzik acan, ilave istasyon kuran ve sizle pedal basip destek olan cok fazla kisi var…

Salzburg; start ve finish cok kolay ulasilabilir yerde boylece turist cekiyor…start’ta pace gruplarinin kontrolu cok kati sekilde yapiliyor…sehrin tum gorulecek yerlerini gezerek bir kosu yapiyorsun ve bir nevi city tour…finish’te isotonic icecek ve karb yuklu yiyeceklerle dolu bir masa sizi bekliyor…

Prague; start’ta hava soguk oldugu icin thermal battaniye verdiler, aynisini finish’te de sagladilar…kayit olurken pace grubu seciyorsunuz ve bunu yaparken daha onceki bir yarisinizi post etmenizi istiyorlar…start alaninda ilgili gruba girmeniz kati kontrollerden sonra oluyor…

WFL Wuustwezel dedigim yer, Belcika/Hollanda sinirinda 15-20bin kisilik kasaba…WFL orda duzenlenmisti 2022’de bana en yakin…Ciftlik gibi bir yerden start aldim, start oncesinde projeksiyonla parkur tekrar gosterildi…su istasyonlarinda su, isotonic icecek ve muz vardi…finish’te isotonic icecek, meyve ve protein bar ikrami vardi…

Breda Yari Maratonu; hedef yarisim olarak en buyuk sorunu burda yasadim, cunku 10k parkurunda rahatsizlanan birisi sebebi le yaris 10dk civarinda gec basladi…sehrin merkezinde baslayip guzel bir sehir turu ile meydanda biten bir yaris…parkur sehir icinde oldugu icin destek cok yuksek seviyede, evlerinin onune ilave su ve meyve standi acanlar vardi…su istasyonlarinda yine isotonic icecek bulunuyor, katilimcilara bedelsiz video ve foto paketi sunuluyor, finishte yine isotonic icecek var…

Lokal 5k yarislar; bunlarin hepsi Breda’da duzenlenen yarislardi…neredeyse sifir beklentiyle gittim ve zaten sadece birinde yaristim…parkur bilgisinin cok onceden duyurulmasi, cok kolay kit alimi ve iyi su istasyonlari onemliydi…hepsinin bitisinde meyve ve isotonic icecek vardi…

maraton olarak da ilk ve tek maratonumu yaklasik 3 hafta sonra Amsterdam’da kosucam…buradakilerle konustugumda cok begenmediklerini soylediler parkuru (nerdeyse konustugum tum is arkadaslarim en az bir defa kosmus)…Sebep olarak da, parkurum orman ve sehir disindan gectigini ve cok fazla destek olmadigini, aksine Rotterdam Maratonu’nun tamamen sehir icinde gecmesinden dolayi hep destek icersinde oldugunu soylediler…

bugunku durumumda Turkiye’de tekrar yaris kosar miyim ? denk gelse bile kosacagimi sanmiyorum…ancak yaris olarak degil katilim olarak anlami olan bir organizasyona katilirim en kisa parkurda…standartlar ne yazik ki cok cok dusuk ve iyilesme adina hic bir sey yapilmiyor…unlu bir soz var ya, hayat kotu sarap icmek icin cok kisa diye, benzer sekilde hayat kosu organizasyonlarda kosmak icin cok kisa…

6 Beğeni

Türkiye’de yaşayanlar olarak şimdi hepimizin mevcut yarış kayıtlarımızı iptal edip yurt dışında yarış aramamız gerekecek herhalde. Madem hayat o kadar kısaymış!

8 Beğeni

Bu seneki Eskişehir yarı maratonu finish noktasında su bulamamıştım ,enerji ve isotonic olayını bırakın.Hakikaten çoğu ,aktivite gibi yapmış olmak için yapılıyor yarışlar…

3 Beğeni

bu haftasonu breda yarimaratonu/maratonu yapilcak…oyle yuksek seviyede bir yaris degil (gecen seneki tecrubemi yazmistim)…simdi bilgilendirme paylasimi yaptilar, tum su istasyonlarinda maurten drinkmix 160 olacakmis tum sporculara yetecek kadar…

5 Beğeni

Türkiye gibi ülkelerde yarı maraton ve üzeri mesafelerde organizasyon için bazı zorunlu şartlar getirilmeli ve organizasyon onaya tabi olmalı

1 Beğeni

En uzun koşum yıllarca yarı maraton oldu. Ama hayatımda bir kerecik olsun maraton koşmak istiyordum tabii. İstanbul, İzmir ve Antalya’da maraton koşanların son km’lerdeki yalnız hallerini görünce buralarda şansımı denemedim bile.
Beş yıl önce Berlin’de kurada çıkmayınca vazgeçmiştim. Ta ki Valencia parkuru övgülerini duyana kadar. Kayıtların açıldığı ilk gün saatlerce sistemin düzgün çalışmasını bekledim, ama olmadı; o yüzden en pahalı kayıt ücreti ödemek zorunda kaldım (180 €). Kayıtlar açıldıktan bir hafta sonra baktığımda 35000 kişilik limit dolmuştu! Hatta 2026’da artık onlar da kura sistemine geçtiler bu yoğunluğu yönetemedikleri için (Çok da büyük bir şehir olmayan Valencia’da o tarihlerde uygun fiyatlı ev/otel bulmak kolay değil. Biz Ocak’ta o işi de hallettik).
Birlikte koşacağım arkadaşım sakatlık nedeniyle ameliyat olunca tek başıma kaldım. Umarım ben de 7 Aralık’a dek sakatlanmam:)
Hedef sürem 4:30 altında bitirmek sadece. Organizasyon müthiş: Renfe web sayfasından gönderdikleri kodla Barcelona-Valencia tren bileti indirimlerini birlikte gideceğim 3 arkadaşım için de kullanabildim. Haftalık antrenman programını pazar günü e-mail ile gönderiyorlar.
Bu maraton için güncellemeleri yapabilmeyi ve koşuyu tamamlayabildiğimde sizlerle paylaşmayı heyecanla bekliyorum:)

12 Beğeni

Bu sene Rotterdam da kura sistemine geçti ve kurası çıkmadığı için, koşacağım ikinci maraton olarak ona katılma hayalim suya düştü. 2026 Valencia da aklımdaydı ama o da kuraya geçtiyse bana çıkmaz. Size iyi antremanlar ve şimdiden yarışta başarılar dilerim.

3 Beğeni

rotterdam maratonunu burda amsterdam maratonundan daha cok kosucu dostu goruyorlar…parkur daha cok sehir icinde geciyor ve seyirci destegi hic eksik olmuyormus…amsterdam’i kosanlar bilir, amsterdamse bos kisminda bayagi bir sure kendi kendinize kosuyorsunuz…gerci rotterdam’da sehir icinde gps nasil calisiyor onu bilmiyorum o kadar yuksek bina arasinda…

3 Beğeni

Çok teşekkür eder, kurada size bol şans dilerim:)

2 Beğeni

Oralardq bir tanıdığımız olsa da koşsak:))

1 Beğeni

ahh keskee…kader kismet :slight_smile:

1 Beğeni

Valencia Maratonu’na çok az kaldı :star_struck: Resmi sitedeki Jose’nin hedef süreme göre gönderdiği planına % 90 oranında uydum:) Maraton hazırlığında güncel anlayışta üç saatten uzun antrenman olmuyormuş. Bu da benim için max 30k demek. Ben bu anlayışta değilim, zaten 6:00 pace altında maraton da koşamam. İlk kez koşacak bir aday mutlaka 42k simülasyonuna benzer bir deneyim yaşamalı dedim ve bu süreçte (6 ay gibi) 31-35-37,5k ve programdaki 29,5k’yı koştum.

Proximal humerus kırığım fizik tedavi sürecinde ve tam bitmeden biz yola çıkmış olacağız. Bacaklarımı ise güçlü hissediyorum :innocent:Haftalık 80k’ya çıkan program beni biraz yıprattı ama şükür taper başladı. Hurma yemekten midemin bulanacağı hiç aklıma gelmezdi, o da oldu :melting_face:

Tuz tableti deneyecektim fırsat olmadı, o yüzden koşuda yanıma az Powerade’li su alacağım (Koşuda varmış ama belki kaçırırım diye yanımda da bulunsun istedim). Maurten jeli de oradan 4 tane satın alıp (elimdekiler bitti!) cebime atacağım. İki de hurma! Asics bel çantam uzun koşularda olmazsa olmazım, parasını çıkardı. Bu yılki tüm yarımaratonlarda giydiğim Novablast5’im (Superblast2 ile koşarım sanmıştım ama denge problemi var o ayakkabıda bence) ile koşacağım. Ayaklarım nasır, tırnaklarım ikinciye çıkmış yenilenme halinde, ama kimin umurunda :slightly_smiling_face: Yarış stratejim umarım doğru idi ve beni yarı yolda bırakmaz. Arkadaşlarım da koşuda beni canlı takip edebileceklermiş, daha ne isterim :sweat_smile:

İlk maratonum için wish me luck diyorum ve iyi koşular diliyorum herkese :flexed_biceps:

13 Beğeni

Konuyu geç gördüm daha önce şöyle bir deneyimim olmuştu, yeri gelmişken paylaşayım. Bu yıl tekrar gittim ve daha iyi yenildim :slight_smile: Şakası bir yana o kadar güzel bir deneyimdi ki bu yıl arkadaşlarımla daha kalabalık tekrar gittim Atina’ya maraton koşmaya, derecemi de naçizane iyileştirip mutlu mesut döndüm. Bu kez geçen sefer gibi detaylı yazma şansım olmadı ama deneyim ve taktikler çoğunlukla aynıydı.

5 Beğeni

Ben de ilk yol maratonumu 2 ay önce Berlin’de koştum, hissiyatınızı anlıyorum, bol keyif ve başarılar diliyorum

3 Beğeni

Çok teşekkür ederim :smiling_face_with_three_hearts: Ama vauvvv Berlin diyor ve sizi kutluyorum :clap::clap::clap:

1 Beğeni

Aslında sorum nabız sorunu hakkında, ama bu konuyla bağlantılı diye buradan sorayım dedim: Yola çıkmamıza 48, yarışa ise 120 saatten az kaldı. Son 2 haftadır yavaş pacelerde bile nabzım gereksiz artıyor. Örneğin NŞA ortalama 130 civarı nabzım bugünkü kısa ve yavaş antrenmanda 150 olmuş! Maraton heyecanı mı, sabahki serin hava mı, yoksa bende bir bozukluk mu var bilemedim. Yarışa yaklaştığında normal antrenmanda nabzı yükselen var mıdır acaba :thinking:

Bir de yarışa, hızıma göre sondan bir önceki dalgada başlayacağım. Arada 1 saatten fazla zaman var. Bu süreyi nasıl geçirmeliyim? Tekrar acıkmak ve tuvalet ihtiyacı hissetmek moral bozucu olabilir gibi​:wink:

1 Beğeni

Kendi tecrübelerime göre ; boğaz ağrısı, hafiften nezle ve grip , yorgunluk ve az uyumak , düşük tuz alımı ve az sıvı tüketimi nabzımı yükseltir. Kahve,çay ve bazı ilaçlar vücuttan gereksiz yere su ( suyla birlikte mineraller) atar.

Starttan 4 saat önce kahvaltı yaparım. Kahve ve çay içmem.Starta kadar hazırladığım yarım litre sıvı hariç su vs içmem
Starttan 30 dakika önce içmek için yanımda yarım litre sıvı ( içinde karbonhidrat mineral ) onthego fuel benzeri taşırım.
Starta kadar üşütmemek için uzun kullan at tarzı yağmurluk panço giyerim ve sürekli yürüyerek hareket halinde olurum .
Aksi senorya şöyle; bol çaylı kahveli kahvaltı, starta kadar sürekli sıvı ve vücut sıcaklığını hareketsiz durumda korumayan ince giysiler ile hafiften yarış stresi üşüyen vücut bolca tuvalet ihtiyacı.

edit: yarış günü kahvaltısında su tercih ederim. çay kahve vücuttan gereksiz yere su atar . Portakal suyu ve kahve reflüye neden olabilir.

3 Beğeni

Nabızla ilgili susuz kalma, hafif bir hastalık geçiriyor olmak, uykusuz kalmak, vücutta ödem birikmesi, tok karnına egzersiz, stres gibi bir çok nedeni olabilir.

2 Beğeni

Bu hayat kurtaran bilgiler için çok teşekkür ederim :smiling_face:

1 Beğeni