Bu cok net ya, bir hobi kosucusu kendi yas grubunda yarismaci olsa da bir koc, hoca veya birilerinden program almaya niye ihtiyac duyar anlayamiyorum. Muhtemelen konu tembellik veya sosyallik diye dusunuyorum. Bizim basladigimiz zamanda bilgiye ulasmak cok zordu. Sagda solda buldugumuz hazir programlar vs ile yarim yamalak birseyler yapmaya calisiyordu cogu kisi. Ama her ne kadar elestirilse de yapay zeka dahil paylasim cagindayiz. Insan 1-2 deneme ile kendine uyan rutini bulur ve oradan devam edebilir. -Bu arada bir cok yapay zeka programin “hoca” programlarina gore daha koruyucu olabilecegini dusunuyorum-
Kocluk veya hocalik bu devirde hala program gonderme, arada geri bildirim veya haftada 1-2 antrenmani beraber yapma sekilde olacaksa ne yazik ki ben onu 2-3 yillik veya 10-20 yillik olandan da olsa almam. Madem ki bu devirde birisi bunu bir is olarak yapiyorsa daha fazlasini vermek durumundadir.
Kendimden örnek verecek olursam. Koşu sporuna başladıktan bir zaman sonra bir hoca ile çalışma geresinimi duydum ve online üzerinden GERÇEK bir Atletizim Hocası ile çalışamaya başladım.
Şunu söylemeliyim Sadece iki ayda %300 bir gelişim oldu ben bile kendime inanamadım. Ama sonra iş biraz farklı olmaya başladı. Siz geliştikçe Hocanın size karşı olan tavrı yani disiplini artmaya başladı ve bu gayet normal çünkü mesleği bu Öğretmek.
Ve bende GERÇEK bir sporcu olmadığım için bu disiplinli spor hayatı ağır gelmeye başladı ve müsaade isteyerek ayrıldım
Sonra geçmiş zamana bakınca anladım ki NEDEN bir hocaya ihtiyaç duydum ki. Bu Spordan bir gelirim olmayacak yada Bir Atletizm Kulübene Girmeyeceğim vs. Heleki Son 2-3 yılda Bilgiye ulaşmanın nerdeyse bir sınırı kalmamışken kendi kendime yetebileceğimi anlamış oldum.
Evet Belki en başında Kendim ile Bu Yola başlayıp 3-5 senede Geleceğim Seviyeye Bir Hoca ile 2-3 ayda geldim Ama bana Ne getirisi oldu ki EGO dan başka.
Konu başlığına gelecek olursam. Bence Bu Hocalık konusunda bir sorun yok. Sonuçta bu kişiler bir ameliyata girmiyor yada reçete yazmıyor yada bir sürücü belgesi, diploma vs. dağıtmıyor.
Bi şekilde spor yapan insan sayısını arttırıyorlar ve evet gelirde elde ediyorlar bunda ne gibi bi sorun olacak ki.
Bunu okuduktan sonra gerçek koşu antrönörüyle çalışmak olumlu. @muyu kişi askerlikle polislikle hakemlikle ilgili sınava girecektir ve o konuda tecrübe disiplin gerçek koçluk iyi olabilir.
Benim de ne koçum ne de düzgün bir koşu geçmişim oldu;) Koç olsa da olmazdı.
Yorumunuz için teşekkür ederim….
Buraya özellikle dikkat çekmek istedim, belki de emek veren insanlar emeklerinin karşılığını alamadıkları için bazı konulara dikkat çekmek istiyor ya da ciddiye alıyorlar…
Doğal seleksiyon dediniz , bunlardan kurtulurken ya bunlardan beteri gelirse ?
Yanlışın kaybolmasını beklerken farklı bir yanlışa evrilebilme durumumuz da var sanki…
Teşekkürler
Emeklerinin karsiligini alamamak kismini anlamadim? Geneli emek veriyor diye su hocaya gideyim demez. Herkesin farkli beklentileri olabilir. Kimi derecelere, kimi sporculara hatta belki kimi topluluga bakip bile katilmak istiyor olabilir. Ben bunda abes bir durum goremiyorum. Okumus veya okumamis tum hocalar bir talebin arzini yapiyorlar. Eger orada bir emek varsa bence sporcunun emegi var ve o karsiligini alamayinca baska hocaya gider veya kendi yolunu cizer. Sonucta su akar yolunu bulur, hoca da emeginin karsiligini alir. Ama her basarili olabilecek hoca isini iyi sunar diye birsey de yok. Kimisi cok cok iyi hocadir belki ama o vizyonu sporculara sunamiyordur. Sonucta hobi sporcularindan ve artik buyuk paralarin dondugu bir pazardan bahsediyoruz.
Bu arada en sikayet kisinin kim oldugunu ve kimle atistigini da gayet iyi biliyoruz. Masallah ikisi de 7000 tl den kapi aciyorlar sporculara ve yuzlerce sporculari var ikisinin de… Memnun olanlar devam ediyor, etmeyenler zaten yolunu buluyor. Bence bu surecte tek bir mevzu var, yasal olarak bir tanima oturmasi isin. O da bence okullu alayli meselesi degil, vergi ve diger sorumluluklar ile alakali yukumlulukler yerine getiriliyor mu, getirilmiyor mu?
Buradaki yorum aslında biraz başlığından uzaklaşmış gibi görünüyor ama yorum yorumdur ve değerlidir. Sizin görüşünüz bu olabilir, saygı duyuyorum; ancak katılmıyorum. Bu da benim bakış açım.
Sonda da belirttiğiniz gibi isteyen 10 bin, isteyen 20 bin TL talep eder. Sonuçta bunu veren var ve bizim de bu durumu şaşkınlıkla karşılamak dışında yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok.
Diğer taraftan kimin kimi, nerede eleştirdiği açıkçası çok önemli değil. Buradaki asıl mesele eğitimden geçiyor. Ben de zaten biraz bunun üzerinde durmak istemiştim.
Vergilendirme konusuna da değindiniz, gerçekten önemli bir konu. Fakat antrenörlerin sporcularına bakkal defteri nüshasında yazdıkları programları nasıl denetlenecek? Hatta bir antrenörün kaç sporcusu olduğunu bile nasıl bileceğiz?
Sadece o değil,pek çok piyasada elit koşucu havasında takılan kişiler için öyle şeyler yazarım ki.Kestirme yapanlar,yarışın başında yardırıp gidip sonra parkuru tek başına kaldığı için istediği gibi eğip bükenler,organizasyona koşu yüzü olmak için (sosyal medyada insanlar tapıyor böyle tiplere ya,iyi bir boş beleş kitle var arkalarında) olmadık istekleri sıralayanlar ve daha neler neler.2013’ den beri pek çok şeye şahit oldum ve hala daha da oluyorum.
Yine mesela elit kadın koşucumuzlardan biri ki zamanında çok iyi bir arkadaşım olan bu zatla aramız biraz limoni olunca beni sosyal medyada takipten çıkmış,tamam çıkabilirsin sorun yok,kendini takipten niye çıkarmıyorsun
Ama olur mu,her bir takipçi onlar için ekmek kapısı,ve bunu pekçok arkadaşıma da yapmış.Böyle boş beleş hesapların peşinde insanlar.Uzun lafın kısası Entropi denilen şey sadece doğada değil,insan yaşamında da var
Ben sadece 3.Osman abiyle yarışın son etabında birlikte koştum, bir de yarışı 1.bitiren Kaan Tuna ile de ödül töreninde tanıştım. Yarışta çok zorlandığım için ödül törenini bile hayal meyal hatırlıyorum (25 saat gibi bi’ sürede bitirip 2.olmuştum) ama evet bir kişinin yarışın resmi bitiş süresinden çok sonra geldiğini ama yine de madalya verileceğini arkadaşlarım söylemişti.
Koşu dünyasında binbir çeşit insan var, dediğiniz gibi kestirmeden gidenler mi ararsınız, kürsü uğruna yakın arkadaşını satan mı.. içlerine çok girince insanın canı sıkılıyor
Hocam merhaba. Başlıktaki en faydalı yorumlardan birini yapmışsınız öncelikle çok teşekkür ediyorum.
Tabiki bir topluluk veya antrenör nezdinde çalışmak isteyen herkesin amacı fiziksel performans değil bunu çok iyi biliyoruz. Ancak amacınız bir antrenörle çalışarak fiziksel performansınızı arttırıp hedefinize ulaşmaksa, Antrenör sporcunun sorumluluğunu alacak. Çalışmaya başlamadan önce sporcunun hedefini, hedef için kalan süreyi, antr. yaşı- spor yaşı- fiziksel yaş, kan durumu vs. vs gerekli gördüğü durumları ayrıntılı değerlendirip sporcuya gerekli bilgilendirmeleri yapacak. Bunların başında da bana göre sakatlık riskleri gelmekte.
Özellikle 30 yaşından sonra balta olarak tabir ettiğimiz sporla uzaktan yakından alakası olmayıp, antrenörlüğe soyunan (ama iyi niyetli ama kötü niyetli) pek çok kişinin insanları geçici veya kalıcı sakatladığına şahit oluyoruz.
Olayın okulunu okuduysa (Besyo vs.), yurt içi veya dışında sertifika ve/veya eğitim süreçlerine girdiyse, bu işin içinden gelip çok uzun süre üst seviye sporculuk geçmişi varsa ve bunu da yardımcı antr. vs. ile desteklediyse veya sporculuk yapmayıp kendini kanıtlayarak kariyerini şeffaf şekilde açıklayıp kendini ispatladıysa… benim nezdimde bu kişilerle çalışıp sorun yaşadığımızda bunlar hayatın olağan akışında olabilecek şeyler.
Ancak Diğer kişilerle çalıştığımızda, nasıl yetersiz müteahhit bina yaptığında yıkılıyorsa, nasıl merdiven altı güzellik salonu kusur yaratıyorsa vs. vs. hakkımızı sonuna kadar arayacağız…
Sadece genel kanaatimi yazıyorum. Profesyonel antrenörlük yetkinliği olan insanların dışında, bu hocalık işleri birey olamamış, sosyalleşme patlaması yaşayan, koşu grubu koşu grubu dolaşan, orada burada zıplayan sosyal medya sineği olan insanlardan çıkıyor.
Bu foruma da üye olan, bu işi ciddi biçimde yapan dağcılıktan, askerlikten gelen ya da tek başına birey olarak bu işi yıllarca yapmış, dağ bayır kilometrelerce koşmuş, acayip mental kuvveti olan insanlar var. Bence bu tarz adamlardan tavsiye ve tecrübe almak yeterli. Aykut Hoca nın kitabı var üşenmeyin okuyun. İnternet çağında yığınla kaynak var.
Hiçbir şey bilmiyorsanız çeşitli yıllarda İznik 160 yapmış abileri bulun, o insanlardan tavsiyeler alın. Ulaşamadınız mı, Strava’dan takip edin ne yapıyorlar ediyorlar bakın. Şundan emin olun; o insanlar da yastıklaması olmayan ayakkabılarla saatsiz koşmaya başlamış sizin gibi insanlardı.
Bunu benim için yazmadığınızı umuyorum, aksi durumda biraz ön yargılı olduğunuzu düşünebilirim…
beni birazcık tanısanız asla ve asla kimsenin ne pastasından pay alma derdim ya da herhangi bir pastadan pay alma derdim olmadığını bilirdiniz…
Çok şükür kendi pastamı kendim yapıyorum