Değerli arkadaşlarıma ek olarak şunları söylemek isterim;
yarışlardan önce tırnak kesimine dikkat etmeli,
uzun yarışlarda maruziyet çoğaldığı için bantlama yapılarak kuvvet etkisi azaltılmalı. Belki vazelin bile sürülmeli,
Bir kaç yada birçok tırnak düştükten sonra uygun ayakkabı ve numara seçimi tam manasıyla gerçekleşiyor,
yarış boyunca veya öncesinde bağcıkların durumu çok önemli, eğer gevşek ise tüm inişlerde ve çıkışlarda tırnaklar pert oluyor. Erinmeden kontro edip sıkmak gerekiyor.
Tırnaklar galiba tüm koşucuların nişanesi.
Sunu da unutmamak gerek, bazi yarislar var ki ne yaparsaniz yapin bundan kurtulus olmayabiliyor. 200+ km yol yarislari, 100+ km sert patika ya da 24 saat yarislari gibi yarislarda zemin veya gecen zamandan oturu degisen basislar, yorgunlukla farklilasan adim vs. bu konuyu kacinilmaz yapiyor. O nedenle ayirmak lazim, uyarilar ve onlemler yari maraton veya maratonda bunlari yasayanlar icin onleyici olabilirken bazi durumlarda da olanla barisik olup, sonrarinda nasil ele almek gerek ona odaklanmali.
Sanırım tüm patika koşan arkadaşlarım için kalıcı ve ucuz bir çözüm buldum.
Son 2 koşumu bu koruyucular ile koştum (Yak. 60K, ± 2250mt kazanım) özellikle yokuş aşağı koşarken parmağa binen yükü oldukça hafifletiyor. Kesinlikle tavsiye ederim.
Her sene farklı ayakkabılarla koşmama ve farklı koruyucu yöntemleri kullanmama rağmen ben de bu sorunu yaşıyorum. Her yıl her bir ayağımdan en az 3 tırnak yenileniyor. Artık alıştım. Estetik görüntüyü korumak için oje sürüyorum.