İstanbul da 4 mevsim koşuyorum
soğuk kış koşularinin bir artısı da sinüzit rinit alerji vs varsa çok iyi geliyor
Yalnız değilmişim aynısı geldi direk aklıma sosyal medyada görünce ![]()
Günaydın;
Bir süredir bu başlık altında yazılanları izliyorum. Aslında konu oldukça karışık ve hassas. Bu karışıklığa biraz ışık tutmak amacıyla birkaç bilgiyi paylaşmak istedim.
Önce hekim olduğumu ancak uzmanlık alanımın kardiyoloji olmadığını belirteyim. Lütfen yazdıklarımı bu gözle okuyun. Ayrıca kardiyolog ve spor hekimi arkadaşlarımdan yorum yapan olursa sevinirim.
Öncelikle sağlıklı sporcularda (yaş, cinsiyet ve elit olma/olmama ayırımı olmaksızın) soğuk havanın kalp krizi nedeni olup olmadığına dair yapılmış yeterli çalışma yok (ya da ben bulamadım). Ancak soğuk havada egzersizin solunum/kalp/damar sistemi üzerine genel etkileri konusunda pek çok bilgi var.
Öncelikle soğukta egzersiz, özellikle yüzeye yakın damarlarda ısıyı korumak amacıyla daralmaya neden oluyor. Bu durum kan basıncının göreceli olarak (tehlikeli boyutta olması şart değil) artışına yol açıyor. Ayrıca soğuk hava solumanın hava yollarında (bronşlarda) daralmaya yol açtığı da biliniyor. Bu da oksijenasyonun (daha sıcak havalardaki durumla karşılaştırıldığında) göreceli olarak azalması demek. Buna ek olarak solunum sırasında havanın ilk temas ettiği soluk borusu parçasında (Larenks) bulunan bazı algaçların uyarısıyla yine hava yollarında ve damarlarda göreceli bir daralma olduğu biliniyor.
Soğuk havada egzersiz yapıldığında oluşan bu damar daralmasının ayrıca kalp kasını besleyen (koroner) damarlarda da meydana geldiği de çeşitli araştırmalarda bildirilmiş.
Buraya kadar saydıklarım, soğukta egzersiz yapan herkeste ortaya çıkan, bedenin fizyolojik tepkileri.
Eğer koroner damarlarınızda zaten bir dolaşım sorunu varsa, astım ya da kronik bronşit gibi hastalıklara sahipseniz; normalde ortaya çıkan bu değişiklikler sizi olumsuz biçimde etkileyecektir.
Koroner kalp hastalığı olan ve daha önce kalp krizi geçirmiş sporcularda, soğukta egzersiz riski artırabilir. Ancak bu parmak izi kadar kişiye has bir durumdur. Cinsiyet, boy, kilo, kişisel soğuk toleransını ne olduğu, egzersiz geçmişi ve daha pek çok etmen durumu belirler. Dolayısıyla riskinizi belirlerken mutlaka bir kardiyoloğa başvurup, kendi etmenleriniz içinde değerlendirme yaptırmanız gerekir.
Bir diğer konu da soğuğun ne kadar soğuk olduğu! Bu konudaki genel anlaşma, vücut ısısının 35 derece santigratın altına düştüğü durumlarda riskin arttığı yönünde.
Sonuç olarak “Soğukta koşmak kalp krizine neden olur” ya da “Soğukta koşun, hiç bir şey olmaz” demek, bana olayı fazlaca basite indirgemek gibi geliyor.
Özetle edindiğim bilgilerden çıkardıklarım şunlar:
- Soğukta koşmak, daha ılıman koşullarda koşmaktan kesinlikle farklı bir durum.
- Dolayısıyla farklı önlemler almayı (beden ısısını korumak amacıyla uygun biçimde giyinmek, soğuk hava solunum yollarında rahatsızlığa yol açıyorsa ağız ve burunu kapatan uygun malzeme kullanmak vs.) gerektiriyor.
- Soğukta koşmanın genel bilgi olarak zararlı olup olmamasından çok, sizin özelinizde zararının olup olmadığı önemli. Bunu belirlemek için mutlaka sağlık kontrolünden geçip, bu kaygınızı hekiminize belirtmeniz gerekli
- Uygun şartları sağlayın, sağlık kontrolünüzü yaptırın ve bedeninizin kaldırabileceği koşullarda gönül rahatlığı ile koşun.
Son olarak, kardiyoloji uzmanı olmadığımı, bu önerilerin tamamen kişisel çıkarımlarıma dayandığını ve genel sağlık önerisi olarak alınmaması gerektiğini hatırlatırım. Kardiyolog ya da spor hekimi arkadaşlarımızdan gelecek yorumların, yukarıda yazılanlardan çok daha değerli olacağını düşünüyorum.
İyi antrenmanlar!
Senin de bildiğin Adana gerçeklerini şuraya bırakıyorum Mehmet
. Nemden koruyacak bir ekipman yok sanırım:)
Hocam yanıtınız için çok teşekkürler.
Soğuk havalarda koşu ve kalp krizi arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışma yok ama sanırım koşucu olmasalar da kışın sabah soğuğunda yapılan yürüyüş ve sonrasında yaşanan kalp krizi gibi bir patern var. Benim çevremde böyle bir örnek var mesela, konuyu açma nedenim de biraz buydu ama koşucu biri değildi o, risk faktörleri sabah soğuğuyla harekete geçmiş olmalı ki böyle bir sonuç yaşandı. Belki soğuk bir kış sabahı değil, ılık bir akşam üstünde de aynı şey olabilirdi ama bunu bilmemiz mümkün değil.
Bu konuyu biraz şöyle algılıyorum: Bildiğim kadarıyla sigara ve akciğer kanseri arasında da kesin olarak bilimsel bir ilişki yok (İstatistik bilim değildir). Yani sigara içen herkes akciğer kanseri olmuyor, aynı şekilde hiç sigara içmemiş insanlar da akciğer kanseri olabiliyor ve biz sigara içen herkes kesin olarak akciğer kanseri olacak ya da tam tersi, diyemiyoruz. Ama bir istatistik olarak ve bir örüntü olarak sigara ve akciğer kanseri arasında yakın bir ilişki olduğunu biliyoruz ve sigara içilmemesi gerektiğini söylüyoruz.
Verdiğim örnek uç bir örnek olduğu için belki anlamlı bulunmayabilir ama koşu ve soğuk ya da yalnızca koşu değil, soğuk ve kalp krizi arasında da aynı olmasa da benzer bir örüntü var gibi duruyor. Tabii çok daha düşük, daha az belirli bir örüntü.
Bu konuda istatistik harici calismalar var. Hatta onemli bir tanesi Aziz Sancar ve arkadaslari tarafindan yayinlandi.
Çok müdahil olmak istemedim ama ben de kendimi buraya kadar tutabildim
Mantıksal olarak bir boşluk var yazdığınızda. Soğuk havada kalp krizi geçirmiş bir tanıdığınız var(mantıksal olarak tekil bir örnekten tüme geliyoruz), bu tanıdığınız koşmuyor(bağ kuramıyoruz) ve elinizde soğuk havanın damarları büzüştürdüğü bilgisi var. Tüm bunları bir araya getirerek bir sonuca ulaştırmaya çalışıyorsunuz. Bu başlı başına bilimsel bir süreç gerektiriyor.
Forumda koşan kişiler de diyor ki, soğuk havada doğru giyinirseniz kötü bir sonuçla karşılaşmıyorsunuz.
Siz de diyorsunuz ki tekil örnekler ayrı ama bir genelleme yapamaz mıyız? Bu genellemeye tekil bir örnekten ve konuyla bağını net olarak çözemediğimiz bir gerçekten gelinmesini bekliyorsunuz.
Ben bu tartışmada bir anlam bulamadım açıkçası.
Benim merak ettiğim de damarları buzusturecek kadar soguk tanimi nedir? Misal cok sicak tanimini yapabiliriz ama soguk tanimi biraz sorunlu… 10 derece bana gore soguk degildir. Kimi kat kat giyinir. Aramizda eksi derecelerde de kosanlar var ustelik. Ayrica 10 derecelik bir sogugun makul giyinmis bir kisi icin etkisi ile tek katman giyinmis kisi icin etkisinin ayni olacagini dusunmuyorum.
Hocam, ben yalnızca tekil bir örnekten hareket etmiyorum. Doktor uyarıları+soğukta kalp damarları da dahil damarların büzüştüğü/daraldığı bilgisi (ki bir arkadaş bu ancak hipotermide olabilir gibi çok yanlış bir şey yazmış)+soğuk ve kalp krizi arasındaki ilişkiye uyan birtakım örneklerden hareket ediyorum. Bu örneklerden biri de benim çok yakın bir tanıdığım.
Yani tekil örneklerden hareket etmeyelim derken, “-40’ta koşanlar var ve kriz geçirmiyorlar, o halde bu ikisi arasında anlamlı bir ilişki yok” şeklinde özetleyeceğimiz fikre itiraz etmiştim. Benim verdiğim örnek ise belirli uyarılar ve bilimsel bilgilerle örtüşüyor, o nedenle farklı.
Burada da ben mantıksal bir hata görmüyorum, zira burası Koşuforum olduğu için koşu üzerinden ele alıyoruz meseleyi ama işin özünden soğuğun kalp kriziyle ilişkili olup olmaması var. Soğuk ve kalp krizi arasında bir ilişki varsa bu yürürken de vardır koşarken de.
Ama tartışmayı çok fazla uzatmak ve “ben böyle dedim sen böyle dedin” dehlize sokmak istemiyorum. Başlığı açarken siz deneyimli koşucuların bu konu hakkındaki fikrini merak etmiştim, buna fazlasıyla cevap aldım. Ve tabii buradaki tartışmaya göre bilimsel bir makale yazmayacağız, uzlaşamayabiliriz yani ![]()
Hepinize tekrar teşekkürler,
Söylediklerinize katılıyorum. Bu konuda (sağlık içeren her konuda olması gerektiği gibi) verimli tartışma (münazara) olmalıdır diye düşünüyorum.
Risk oturduğunuz yerde bile var olan bir durumdur. Dolayısıyla risk üzerinden gelecekle ilgili kesin öngörü yapılamaz.
Ancak ne yazık ki ülkemizde genelde bilim okur-yazarlığı, özelde tıbbi okur-yazarlık konusunda ciddi sorunlar var.
Medya ve doğal olarak izleyicileri, risk ile neden-sonuç ilişkisini birbirine karıştırdığı için haberler “Ya hep ya hiç” biçiminde çıkıyor. Yani bizim özelimizde, “Soğuk havada koşmak ya herkes için zararlı ya da herkes için yaralıdır” biçiminde ortaya dökülüyor.
Oysa tıbbi olarak neden sonuç ilişkisi kurmak bu kadar basit değildir. Baş vurduğunuz hekim bu riskleri (ve faydaları) anlaşılır biçimde aktarır ve size bilimsel kanıtlar çerçevesinde tıbbi öneride (tavsiyede) bulunur.
Bu öneri/tavsiyelerin (ister ilaç tedavisi ister sağlık koruyucu davranış biçimi olsun) uygulama iradesi ise danışan kişi ya da hastaya aittir (Yasalarla belirlenmiş nadir durumlarda kişinin isteği dışında tedavi uygulanır, toplum sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi).
Oturduğumuz yerde bile bir riske sahip olduğumuz düşünülünce hangi riskin alınacağı kişisel karar meselesidir.
Soğukta koşmayı bırakın yürüyüş yaparken kalp sorunu yaşayanların, bunu yapmasalar hiç sorun yaşamadan hayatlarına devam edebilecekleri de söylenemez.
Baştan kara haberlerle, abartılı genellemelerle “Soğukta koşmak öldürür” ya da “Ben/arkadaşım/herkes soğukta koşuyor, hiç bir şey olmuyor herkes koşmalı” denemez.
Sonuçta risklerin neler olduğunu ve neden risk oluşturduklarını bilmek önemli ve gereklidir. Bu bağlamda herkes kendi kararını alır.
Konu bu olduğu için hep risklerden konuştuk. Koşmanın (hatta soğukta koşmanın) sağlık açısından faydaları ve bazı sağlık risklerini azalttığı yolunda pek çok veri olduğunu da bilmek gerek.
Konuya ek olarak; bu forumdaki tartışma (münazaraları) zevkle okuyorum. Kuran, sürdüren, emek verip ve zaman ayırıp yazan herkese teşekkürler.
(Soğukta ya da değil) İyi antrenmanlar!
Hocam, bir ara bu faydalara dair de bir şeyler yazabilirseniz merakla okurum. Teşekkürler.
Direk olarak buraya yazmak istemedim. Daha önce söylediğim gibi bu tür öneriler “Ya hep ya hiç” mantığıyla yorumlanıyor ama sorunuza cevap olabilecek birkaç yazıya ulaşabileceğiniz bağlantılar aşağıda:
hocam , sağlıklı ve bilinçli spor yapıyor olmak için , dahiliye - kardiyoloji - ortopedi doktorlarına gittim.Tavsiyelerine uydum.Soğuk havalarda koşmak ile tavsiye de varsa uyarım.
Hava sıcaklığı kaç derece , basınç ne kadar vs olursa soğuk hava da koşmak sakıncalıdır yada olabilir şeklinde veri var mı ?
Yazilanlarin kalp krizi ile ilgili olan kisimlarini okudukca, koroner anjiografi yaparken hastalarla yaptigim diyaloglar geldi aklima.
Hep sorarim, agri ne zaman basladi, ne yapiyordunuz?
Genelde efsaneler burdan cikar. Bir donem asi olmustum bir kac gun once diyorlardi. Halisahada sut cektikten sonra basladi diyen oldu. 2 fincan kahve ictim, cok hizli ictim diyen de oldu. Karli havalarda agri girerdi gecerdi bu sefer gecmedi diyenler de…
Malesef halk arasinda kalp krizi durumunu hazirlayan faktorler cok fazla. Daha once de firsat buldukca belirtiyorum. Bu risk faktorleri hepimiz icin gecerli. Aile, genetik, beslenme, kotu aliskanliklar vs. Genelde son yasanilan bir sey buna sebep olmus gibi dusunuyor insanlar. O son baklavayi yemeyecektim gibi. Ama neden sonuc iliskisini buna dayanarak kurmak cok anlamsiz.
Istatistik cok onemli bir bilim dalidir, hepimiz icin gecerli risk faktorlerini de onun sayesinde kanitlayabilmisizdir.
Spor, egzersiz, kosu, her ne derseniz, aksi bir durum olmadikca mumkun mertebe yapilmali. Her cevre kosuluna her insan ayni duyarlilikta degildir. Adaptasyon zaman alir.
Saglik acisindan risk faktorlerinizin farkinda olup ona gore spora baslamasini herkese oneririm. Sogukla ilgili bildigimiz ozellikle zemininde kalp damar hastaligi olan kisilerde, damar spazmina egilim yaratir. Agrilarini arttirabilir. Bu kisiler risk faktorleri yuksek ya da hastaligi yasamis gecirmis olanlar olabilir. Bu bilgi biraz carpitilip, soguk havada durulmaz kosulmaz cumlesi ortaya cikiyor sanirim.
Cografya kaderdir. Soguk sicak firsatiniz oldukca kosun. Ekstrem sicakliklarda kiyafet tercihiniz cok onemli.
Ama hepsinden once risk faktorlerinizi kontrol ettirin.
Kisisel tecrubem, sicak ve nem kadar tehlikelisini gormedim diyebilirim. Evereste dogru kiyafetle tirmanabilirsiniz belki. Ama sicak ve nemle fiziksel aktivite gercekten en zorlayicisi bana gore ![]()
Bir gönderi yeni bir konuya bölündü: Arc’teryx marka trail koşu ayakkabısı
Alex Hutchinson da mi forum uyesi acaba? Duyup gelmis >>
Konuyu yeniden canlandırmış olacağım ama dün sabah İstanbul’da hava 6-7 santigrat dereceleri arasındayken yaklaşık 2 saat 10 dakikalık 6:00 pace hızında bir antrenman yaptım. Hava serindi, hafif de yağmur yağıyordu. Boynumda buff vardı ama yüzüm açıktaydı.
Yaklaşık olarak 1:50:00’den sonra yanaklarımda ve çenemde garip bir uyuşma ve hafif bir sızı hissetmeye başladım. Ellerimle yanaklarıma dokunduğumda parmaklarımı hissediyordum ama hafif uyuşukluk devam ediyordu. Koşudan sonra markete gittim, marketçiyle konuşmaya çalıştığımda kelimeleri tam olarak söyleyemediğimi fark ettim. Yani sanki dilim ağzımın içinde kendi bağımsızlığını ilan etmiş şekilde bir şey söylemeye çalışıyordu ama çıkan sesin çok az bir kısmı anlamlıydı. Ben bu sıcaklıkları risksiz olarak görüyordum ama sanırım belirli bir süreden sonra bu sıcaklıklar dahi risk yaratıyor. Tabi kıyafet olarak gerekli tedbirler alınmazsa. Buffı yüzüme çekip yüzümü kapatacak şekilde koşsaydım muhtemelen hiçbir sıkıntı yaşamayacaktım.
Soğukta koşsak da tempo düşük kalıyor ise üşüyebiliyoruz sanırım. Ben de geçen 1 - 2 derecelerde koştum, kafama geçirdiğim bafın arkasının enseme temas etmesi bile ensemi rahat tuttu açıkçası. Normalde ensem açıksa üşüme gelirdi oradan. Soğuk gelirse bafı enseme indiririm demiştim ama gerek kalmadı.
Birkaç kez telefonda yazışmak için kısa duraklayınca parmaklar üşümeye başlayıp soğuğu hissettim. Arada biraz tempo verince fazlasıyla ısındım, biraz yavaşlayınca soğuduğumu hissettim. Hani aslında rüzgârlık da giymem gereken bir koşuymuş.
Soğukta uzun koşularda belki arada biraz tempo arttırıp ısınmak gerekiyor bir tık.
Soğuk havalarda yüz felcinden korunmak için yıllar önce bir doktor sakız çiğnemeyi tavsiye etmişti. Sanırım o kaslar aktif olduğu için yüzü ısıtmada faydası oluyor. Tabii koşarken sakızı boğaza kaçırma riski var
O sebeple yandaki arkadaşla muhabbet etmeyi yoksa kendime şarkı türkü mırıldanmayı tercih ediyorum, faydasını gördüm.
