6 Eylül 2025’te üçüncüsü yapılacak olan Merrel Belgrad Ultra Trail kayıtları açıldı. Erken dönem kayıtları 1 Ocak 2025’te sona eriyor.
Daha önce 30K koşan var mı? Baton gerekir mi acaba? İlk trail yarışımı Sapanca’da 13k 600m yaptım bu yarış da 30k yükselti aynı. Bence gerek yok?
Gecen sene 30K kostum. Baton gerekmiyor. Cok rahat kosarsiniz
Şu ana kadar en fazla 15k koştum. 30k bitirebilirim zamanında inşallah
Antrenman programına uyabilirsem sıkıntı olmaz sanırım.
Geçen yıllar yaptıkları kabul edilemez şeylerden aldıkları dersler ile asgari sorunla gerçekleşen bir koşu olur inşallah. Belediye ve sponsorlar desteği olduğundan kayıt ücretleri daha ucuz olmalıydı. Verdikleri sözden dönmezler ise geçen yılın gönüllüsü olarak ücretsiz kayıt hakkımı kullanarak 15K koşmak istiyorum. İlk yıl da 1.48.39 ile 15K koşmuştum ve zor bir parkur değildi. Trail ayakkabı bile şart değil. Yağmur, çamur olmaz ise normal koşu ayakkabınız ile de rahatlıkla koşabilirsiniz.
Geçen sene bayağı
tartışılmıştı umarım ders almışlardır. Geçen senin etkisi ne olacak takipteyim.
Geçen yılın açık ara en büyük sorunu çözülmüş ancak üzerinden 1000 yıl da geçse, 1000 kez özür de dilense yığınla para ve kayıt alınan bir koşuda emanet eşya olmamasını ve insanların bunu çantaları bırakmaya gittiklerinde öğrenmeleri yüzünden ben sorumlulara hakkımı helal etmiyorum.
Bu yıl da böyle bir saçmalığa imza atmışlar. Bir de bunu açıklamak için kit dağıtımından bir gün öncesini beklemişler. Bu arada kitler SPX mağazalarından dağıtılıyor. İBB, Spor İstanbul ve yığınla sponsor desteğine rağmen 5k yarıştan aldıkları 1100 Lira yetmezmiş gibi!
2025 yılında katılımda düşş olacağını düşünmüştüm ama aksine artmış. Sonuçlar için Merrell Belgrad Ultra Trail - 2025 Sonuçları
60k için bitiren 2 kat artmış. Katılımın artması uzak mesafeler yerine yakın yerlerin ekonomşk olarak daha cazip olması olması olabilir (?).
Ben bu sene bu parkurda koştum, katılımın artmış olmasını ulaşılabilir olmasına bağlıyorum. 30 K için geç kayıt ücreti 1200 TL idi, İstanbul’da yaşadığım için başka hiçbir ücret ödememe gerek kalmadı. Ulaşım için bile ilave bir şey ödemedim, servisle gidip geldim. Karşılaştırma yapıldığı zaman bir patika yarışı için yalnızca 1200 TL maliyet çok avantajlı görünüyor. Üstelik bunun içerisine tişört, yarış sonrası beslenme vs de dahil. Örnek vermek adına, benim aklımda bu yarışta koşmak yoktu. Ama bu kadar yakında, fiyat olarak da makul seviyede olunca kayıt oldum.
Bir de gördüğüm kadarıyla bu sene etkinliğin reklamını çok yoğun yaptılar. Bu yüzden 5K ve 15K parkurunda da ilk kez koşmaya başlayan epey insan vardı. Bu seviyedeki kayıt ücretleriyle bu etkinlik kendi maliyetini karşılar mı? Bence mevcut ekonomik şartlarda karşılamaz. SPX çok ciddi bir bütçe ayırmış bence bu iş için, kitleye yatırım yapıyor diye düşünüyorum.
Selam,
Ben geçen sene 30K parkurunda koşmuştum. Bu sene ise 60K parkurunda koştum. 60K startında tam 320 kişi vardı. Son dönemde yapılan yarışlara bakarsak rekor bir katılımcı sayısı olduğunu söyleyebiliriz. 30K ve 15K da katılımcı sayısı çok daha fazlaydı.
İstanbul içinde olması, farklı lokasyonlardan ücretsiz servis olması ve kayıt ücretinin görece daha uygun olması katılımcı sayısını etkileyen en önemli etkendi muhtemelen. Kendi adıma Anadolu yakasından kit dağıtımının -hem de yarışa 1 hafta kala- yapılması da çok önemli bir detaydı. Bunların yanısıra yaş gruplarında dahi kürsü yapanlara ödül verilmesi de -10 bin, 5bin, 2.5bin - katılımcı sayısını arttıran başka bir faktördü. Sebebi ne olursa olsun bence çok güzel bir gelişme ![]()
Nerdeyse yarışın yarısını sağanak yağmur altında koştuk. Yağmuru ne kadar özlemişim meğer
Parkuru çok beğendim. Özellikle Karadeniz sahilinde koştuğumuz Gümüşdere bölümü şahaneydi. Zordu ama çok keyif aldım. Organizasyon bence çok başarılıydı. Cp’ler de karpuz dahil her şey vardı. Yarış sonunda verilen polar oldukça güzel. Yemek yemedim o yüzden yorum yapamıyorum. Seneye gene katılır mıyım? Kesinlikle katılırım.
Kendi adıma gayet güzel koştum. Yarışın hemen başında midem arıza çıkartma emareleri gösterince fazla zorlamadan, nabzımı yükselmeden temkinli gitmeye çalıştım. Fakat bir süre sonra nabzım 150-155 arasına sabitlendi resmen. Çok nadiren indi 150 altına. Bu da kaçınılmaz mide, bağırsak kramplarına yol açtı. Fakat gene de iyi koştum bence. 6 saat 44 dakika bitirdim. Koşan herkesi tebrik ederim ![]()
İlk defa bu organizasyona katıldım ve 30K parkurunu tamamladım. Koşu adına gerçekten çok keyif aldım. Yükseklik kazanımı çok fazla değildi, bu nedenle parkur genel patika koşularına kıyasla daha kolaydı. Bunun en büyük artısı, parkurun neredeyse %90–95’ini tırmanış ve sert inişler nedeni ile yürümeden, sürekli koşarak tamamlayabilmekti. Bu benim için ayrı bir keyif ve motivasyon kaynağı oldu. Örneğin Uludağ 30K’ya göre daha koşulabilir bir parkurdu.
Elbette bunu o koşu iyi bu koşu kötü gibi bir kıyaslama amacıyla söylemiyorum; her parkurun kendine özgü güzellikleri ve özellikleri, amaçları var. Buradaki koşu deneyimim açısından böyle bir farklılık hissettiğimi paylaşmak istedim.
Genel olarak organizasyonu başarılı buldum. Ancak eve hızlı dönebilmek için yemek bölümlerine giremedim. Bitişte ise su sırasının oldukça uzun olduğunu görünce su bile almadan ayrılmak durumunda kaldım. Kalabalığın büyük ölçüde 15K koşucularıyla birleşmemizden kaynaklandığını düşünüyorum ve bu da anlaşılır bir durum. Yine de belki finişte madalya ile birlikte hızlıca bir su ikramı yapılabilirse, koşucular için çok daha pratik ve memnuniyet verici olabilir.
En uzun koşum 20k idi bu yarışta 30k koştum. 20km’den sonra bacaklar gitmedi. Enerji var ama bacaklar vücudu taşıyamıyor ağrıyor vs. Kuvvet antrenmanı eksikliğinden olduğunu düşünüyorum. Zorunlu malzeme kontrolü yapılmadı en azından bana. Onun haricinde herşey güzeldi. Güneşten kavrulmak yerine ıslanmak daha keyifliydi ![]()
İkinci kez 60K koştum. İlk sene koşarken kuru bir havada koşmuştuk. Bu sene yağmurun olması gerçekten keyif verdi.
Kit teslimi rahattı, malzeme kontrolünü yaptılar.
CP’ler çok zengindi. Ben sonlarda koşan biriydim, tüm CP’lerde yiyecek ve içecekler kalmıştı, bitmemişti.
Bitiş sonrası yemek tatmin edici değildi. CP’leri bu kadar zengin yaparken yemekte nohut pilav yayvan kalıyor bana göre.
Esas sorun benim için bitiş sonrası verilen finisher yeleği oldu. Beden kalmadığı için XL yerine L beden yelek verdiler. Geçen sene de bir arkadaşımın başına gelmişti, gene beden kalmamıştı. Sonlara doğru bitirenler üvey evlat oluyor bu organizasyonda. Şikayet etseniz de bir çözüm olmuyor. Eminim benim gibi benden sonra bitiren bir çok kişi doğru beden yeleğini alamadı. Bunu organize etmeyi bir türlü beceremiyorlar.
Bu sene Belgrad’da ilk defa yarıştım, 30K parkurundaydım. Geçen sene yazılanları okuduktan sonra biraz korkarak gittim ama bence çok iyi bir organizasyon oldu. Kiti yarış sabahı aldım, katılımcı sayısı fazla olduğu sorun yaşamamak adına 05.00 Mecidiyeköy servisine bindim. İlk önce 60K parkurundakilerin binmesini bekledik, ardından diğer parkurlar bindi tek İETT otobüsüne rahat bir şekilde sığdık (ayakta gittik, yol zaten yarım saatten kısa). Alana erken gittiğimiz için her yer bomboştu, kitimi rahatça aldım. Tuvaletlere ek olarak mobil tuvalet gelmişti, yeterli olduklarını düşünüyorum. 30K parkurundan 900’den fazla kişi start aldı (toplam katılım 4000’in üzerindeydi), yol yarışı gibi ilk 3 dakikayı insanları sollamaya çalışarak geçirmek istemediğim için ön taraftaydım
İlk km içinde Agah arkadaşımız fotoğraf çekiyordu, ıslanmadan mutlu bir şekilde koştuğum tek fotoğraf orada çekilmiş
Cpler gayet dolu ve yeterliydi, gönüllü arkadaşlar ilgiliydi. Cplerden parkura şişe çıkarılması yasak diye duymuştum, yanlış hatırlamıyorsam 9. kmde yerde dolu bir enerji içeceği vardı. Muhtemelen cpden alındı ve sonra yere düştü. (Yerlere atılan jel çöplerine değinmeme gerek yok sanırım.) Son cpye kadar parkurda sadece 30klar olarak koşuyorduk ve parkur boştu. Son cpde müthiş bir kalabalık ile 15K parkuru ile birleştik. Tüm yarışlarda parkur birleştiği zaman daha yavaş tempoda koşan koşucuların arasında kalıyorum, saatler zaten heaaplanıyordur çözüm benim daha hızlı koşmamda
Finishte tekrar Agah ve başka bir fotoğrafçı vardı, sırayla finisherları çekiyorlardı, birçok kişinin finish fotoğrafı vardır diye düşünüyorum ne kadar sırılsıklam olsak da anısı güzel. Finishten sonra direkt yemek bölümüne gittim. Sıra beklemeden yemeğimizi aldık; mercimek, kuru fasulye, pilav ve paketli bir tatlı vardı. Yemekleri koyan kişi doymazsan tekrar gel al dedi, çok iştahım olmadığı için ilk tabağı bile fazla yiyemedim, tadı iyiydi ama. Yemek yediğimiz masaların üstünde çadır vardı ama yağmuru engelleme konusunda başarılı değildi. Zaten koşuda ıslandığımız için bence bu da sorun değildi. Ardından soyunma odasına geçtim, burası organizasyonun en başarısız bölümü olabilir. Yemekten sonra oyalanıp gittiğim için 15K, 30K, 60K Finisherları soyunma odasındaydı ve çok kalabalıktı. Onlarca kişi için sadece 3 kabin vardı bu yüzden çok uzun bir süre sıra beklemek zorunda kaldık. Ayrıca Drop Bag alanında çantam kapının tam önündeydi bu yüzden yağmurda ıslanmıştı. Üstümü değiştirince masaj yaptırmaya gittim, çok sıra yoktu, fizyoterapist arkadaşlar sağ olsun güzel bir recovery oldu. Sonrasında kahvemi içerek expo alanını gezdim. Burada madalyaya süre de yazılıyordu, saat 4 gibi gittiğim için hiç sıra yoktu. Expo alanında Eker ve Uludağ İçecek gibi firmalar olursa şeker ihtiyacımızı karşılar iyi olur bence
Bu arada expo alanında tüm gün makarna vardı. Acıktıkça gittim aldım, ellerine sağlık. Saat 17.00’de de Mecidiyeköy servisine bindim (tek saat) tekrar İETT otobüsü ve boştu. Aklımda kaldığı kadarıyla tüm yarışı anlatmaya çalıştım. Sonuç olarak organizasyonu başarılı buldum.
Bu seneki organizasyon gayet iyiydi. Geçen yıllarda yaşanan aksaklıklar bu yıl giderilmişti. Dağıtılan kit malzemeleri, 60K Finisher Polar’ı ve dağıtılan Finisher yemeği de kaliteliydi. En son gelen koşucuya kadar sıcak Finisher yemeği verildi. Parkur işaretlemeleri iyi yapılmıştı. Bence bu sene itibariyle Uludağ, Cappadocia, Doca Tirilye ile birlikte Belgrad Ultra da en iyi yarış organizasyonları arasına girmeyi hak ediyor.
Belgrad Ultra’da bu yıl ikinci kere 60K parkurunu koştum seneye de yine 60K’yı koşmayı planlıyorum. En iyi parkur da burada bana göre 60K parkuru. Aynı yarışın diğer tüm rotalarını antrenmanlarda da koştuğum için biliyorum. Macera Parkı CP’yi geçtikten sonra Belgrad Ormanı’nın insan girmeyen yerlerinden geçiyorsunuz ve bu Gümüşdere’ye kadar devam ediyor. Gümüşdere CP’sini geçince sahile geliyorsunuz. Gümüşdere ve Kısırkaya Plajları boyunca yaklaşık 3 km deniz kenarında kumdan koşuluyor sonra sahilin diğer ucundan yine ormana girilerek harika yerlerden geçiliyor ve başlangıç noktası olan Kemerburgaz Kent Ormanı’nda yarış sonlanıyor.
Yeni tarih açıklamışlar. 22 Ağustos 2026.
Yine “en büyük” çıkışıyla.
Tepkileri görünce değişir mi acaba diye düşündüm. Diğer yarışlar ile çakışıyor diye çok eleştiren olmuş.


