FKT başlığına mı buraya mı yazayım emin olamadım ama yazı-tura ile buraya geldim ![]()
Daha öncesinde fktye yüklediğim Ihlara-Hasan Dağı rotası vardı. Rotayı yükledikten sonra her sene gittiğim bölgeye bir daha uğrayamadım. Zorlu, ama herkesin de denemeye kalkışabileceği bir rota belirlemeyi çok istiyordum. Uludağ Marmara bölgesinde bunu yapabileceğimiz en güzel yer.
Açıkçası klasik zirve hattı da güzel, fakat yaptığımız bu rota Uludağ’ın hazzını en uzun ve en güzel yerlerinden yaşayabileceğimiz bir fırsat sunuyor. Uludağ’ın en doğusundaki Fevziye köyü ile Zeynileri birleştiren fakat rotanın neredeyse yüzde 70ini zirve hattında geçirdiğimiz, kendim çizdim diye demiyorum, inanılmaz güzel bir rota oluştu.
Koşudan önce rotayı FKT sitesine yükledim. Koşumuzu da bugün yarın yükleyip, doğal olarak desteksiz grup kategorisinde FKTmizi 8 saat 21 dakika alacağızdır. Rotanın uzunluğu 46 km. 2420 metre yükselti kazanımı varken, 2510 m inişi bulunuyor.
Rotayı çizerken hiç fark etmemiştik fakat başlangıç noktamız oluk oluk akan bir çeşme ile başlıyor. Biz kişi başı 1.5 litre suyu zorunlu malzeme yapmıştık. Fakat yolda hiç doldurmadan rotaya gelebilirsiniz. Sonuçta benzinlikten alınan suya göre kesinlikle suyu daha güzel. Fevziyeden sonra 6 km civarı 400-450 metre kazanımlı bir çıkış başlıyor. Buraları rahatça koştuk. Yolun en sonunda ise sağa dönerken belirsiz bir patikanın içerisinden geçiyoruz.
Burada artık saatteki izleri takip ediyoruz. Belli ki yürüdüğümüz yerlerde patika varmış. Çünkü bazen patika kendini belli ediyor, fakat genellikle kendi yolumuzu kendimiz buluyoruz. 7.5ta çok güzel bir yaylaya ulaşıyoruz. Henüz buraya insanlar yazlık olarak ulaşmamışlar. burada yine buz gibi ve mis gibi bir su var. Bu bizim zirve hattı öncesi son su noktamız. Burada ikmalimizi yapıp yayladan ayrılıp yukarı çıkışa başlıyoruz.
Çıkışta önceden de tahmin ettiğim gibi herhangi bir yol yok. Bodur göknarların üstüne basa basa kendi yolumuzu buluyoruz. Çıktıkça çok az karla birlikte uzaktan katil bir balinaya benzeyen sırt hattı ortaya çıkmaya başlıyor. İlk ve uzun çıkışı tamamlayınca henüz 1000 metre yükselmiş oluyoruz. Sonra yine kendi yolumuzu bulduğumuz, uçurum kenarı bir yan geçiş yapıp, ilk kar geçişimizi tamamlıyoruz.
Sonra tepedeki çimenliklere ulaştığımızda yoğun bir rüzgar ve ani bir soğuk başlıyor. Orada hemen üstümüzü değiştiriyoruz. Yağmurlukları giyiyoruz. Ardından bazen kaya tırmanışına dönen bir çıkışa başlıyoruz. Baya uğraşıyoruz buralarda ve sonunda sırt hattına ulaşıyoruz. Toplam yükselti kazanımımız 1900 e ulaşmış durumda. Artık onlarca kilometre sürecek olan keyifli zirve hattına girmiş bulunmaktayız.
Daha önce batıdan zirveyi çok kez gördüm. Fakat keyifli olan kesinlikle doğudan zirve yapmak. İnanılmaz güzel bir sırt hattı. Bazı yerler kılçık diye tabir ettiğimiz bir yapıda. Yani pek risk yok ama iki tarafta da uçurum ve inanılmaz manzaralar sunuyor. Havada sis iyice artıyor. Rüzgarın etkisini de hissediyoruz.
Ta ki zirveye yaklaşana kadar. Zirveye gelirken bulutlar bir süreliğine dağılıyor. Buzul göllerini videoda göstermeyi çok istiyordum ve şansıma tam da o sırada görüş açımız açıldı.
Büyük zirveden sonra ise bildiğimiz kısma başlıyoruz. Uzun süredir yer yer koşabilsek de, buradan sonra artık kesintisiz koşmaya başlayabiliyoruz. Madene kadar o gün zirve yapmış dağcılarla birlikte ilerliyoruz. Daha sonrasında ise hedefimiz tüm zirve hattını sonuna kadar bitirmek olduğundan biz küçük zirveye doğru dönüp zirve hattını takip ediyoruz.
Bu kısımlara da ilk kez ulaşıyorum. Yokuş aşağı daha yoğunluklu, fakat öyle kolay inilen yokuşlar değiller. Bu arada suyum tamamen tükenmiş durumda. İçtiğim jeller midemde sorun yaratıyor. Kendimi hiç iyi hissetmiyorum.
Zirve hattından tam koptuğumuz anda buzul suyu akıyor. Biliyorum normalde içmemek gerekiyor. Hatta içilmemesi gerektiğini çok kötü bir deneyimle yaşadım daha önce. Fakat 2 flask kana kana içtim. Neyse ki sorun olmadı. O kadar iyi geliyor ki su içmek. Hayata dönüyorum adeta.
Sonra asfalta çıkıp daha sonra tersten 30 parkuruna bağlanıyoruz. Dolayısıyla o ünlü 30 km duvarı bizim için bir iniş oluyor. Bu çıkış çok zor ama emin olun bu çıkışın inişi de çok zor. Hele bir gün önce yağış aldığı için toprak da zayıf kalıyor ve oldukça quad zorlayıcı bir iniş başlıyor.
Finişe geldiğimizde sürelerimiz 8 saat 21 dakikayı gösteriyor. Ben 6.5 saatte bitirebileceğimizi düşünüyordum. Ekip olarak da 6.5-7.5 saat arasında tahmin etmiştik. Fakat rotanın zor olacağını önceden tahmin etsek de bu kadar zor olacağını tahmin etmemiştik.
Netice olarak çok keyifli bir gün geçirdik ve hep hayalim olan bir FKT rotası oluşturma işinin ilk aşaması gerçekleşmiş oldu. Tabi başka kişilerin de koşması gerekiyor ki rota asıl amacına ulaşsın. Yani bu nedenden de değil sadece, iddia ediyorum, bu taraflarda yapabileceğiniz en güzel rota. O yüzden kesinlikle denemenizi isterim.
Çok şanslıyım, çünkü birbirinden değerli yol arkadaşlarım var. Spor sevgisiyle bizi uğurlamaya gelenler var. Biz de ekip olarak katkı sunmak için bir şeyler yapan kişilerden öğrenip, kendimizce katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Bir parçası olduğum için çok müteşekkirim.
Youtube videosuna buradan ulaşabilirsiniz:
FKT:
strava kaydı: