Daha önce koşu saatleriyle koştuğum bir rota bu sebeple mesafe varsayım yapabiliyorum Yaklaşık 10 km 46 dakika Rota oldukça inişli,çıkışlı Yorulan Quadriceps kasları için de duş sonrası iyi bir öğün ve iyi bir dinlenme ki kaslar toparlanabilsin
Ben de ilk koşu verilerimi paylaşayım o zaman. yaşam koşullarım gereğince akşamları 20.00 civarı spora çıkıyorum. Aslında bugün 2.antreman günüm olacaktı ama Sivas Katliamı sebebiyle yapılan anmaya katılınca eve dönmem maalesef çok geç saatleri buldu. o yüzden daha ikinci antremanda fire veren bu yeni yetme koşu meraklısı uyenizi kınım kınım kınayanilirsiniz .
Tam bir sıcakla mücadele koşusu oldu. Yokuşların bir kısmında yürüyüşe geçsem de nabız yükselmeye devam etti.
Güneş kremi sürmeme rağmen bir süre sonra kollarımdan ve bacaklarımdan sıcağı yediğimi hissettim. Boynumu ve kulaklarımı kapatan şapkam yüzyılın icadı olabilir. Bir dahakine kolları da örtersem daha iyi olacak.
Son yokuşta durma noktasına kadar geldim. Kel bir vadinin ortasında, hareket eden tek nesne benim. Orada köpekler normalde cirit atardı ama şimdi ortalıkta çıt çıkmıyor.
27-28°C sıcaklık ve %70 nem için rakamlar fena değil.
edit: sevgili Nike delikli hırkalar yapacağına Raramuri halkının kullandığı bacakları örten şu şortlardan yapsa ya. İhtiyaca göre önü arkayı kapatacak şekilde ayarlasak. Buna daha çok ihtiyacımız var bence:
Sevgili günlük,
Bugün galiba antrenman atış günü. Canım çekti ben de paylaşmak istedim. Benim antrenman yapma amacım ne zaman start çizgisine geleceğimi bilmeden koşturmaktan ibaret. Bu mental yük ile yaşamaya alıştım. Geriye sadece dayanıklılık kasmak kaldı 246/20.20=12.17 ye tekabül ediyor. Küsuratı sil geriye 12 adet Denizli City HM mesafesi kalıyor. 1 tane yapan 12 tane de yapar. Bence yapılabilir. Çabalayalım.
Koşmaya başladığım günden beri ilk defa koşabileceğim en yüksek tempoda bi 5 kilometre çıkarmaya çalıştım. Daha önce ortalama 161 nabız ortalamasının üstünde bi çok kez koştum ama hiç birinde niyetim yüksek tempoda yüksek nabızla koşmak olmamıştı, hep bişeyleri yanlış yaptığım için nabzım deli gibi yukarılara fırlamıştı. Kiminde uykusuzdum, kiminde açtım, kiminde yorgundum ve hava sıcaktı, vs. vs. gibi bi çok bahanem vardı. Bugün ilk defa iyi beslendim, iyi dinlendim, iyi su içtim, iyi uyudum, hava da iyiydi, yani bahanesiz, yalansız dolansız vurdum kendimi yola ve 5 kilometrede 30 dakikanın altını gördüm. Benim için bu büyük bir başarı. Şimdi hedef bu mesafe ve tempoda nabzı 145 dolaylarına çekebilmek.
Bugün 3.koşumu (daha doğrusu rün/walk serimi) yaptım. nabzim ilk ikisinde 155’i pek gecmemisken bugün maksimum 166 gördüm ama ilginc bir şekilde 3 koşu içinde en rahat (beni zorlamayan )koşum bu oldu. halbuki nabız arttıkça zorlanma da artması gerekmez mi? ya da saatlerin ölçümünde hata payı mı var? (Huawei Gt5 Oto)
Merhaba, yeni başladığınız için nabız bölgeleriniz zamanla belirginleşecektir. Kendiniz de ifade etmişsiniz. Hissiyata odaklanıp en rahat koşunuzu yapmaya devam edin. Sadece vücudunuzu dinleyin.
Yaklaşık 6-7 aylık sıkı zone 2 koşu programı nihayet meyvelerini vermeye başladı. 5 kilometreyi 148-150 nabız ortalamalarıyla 7:50-8:00 gibi tempolarda koşarak başlamıştım. Geçen hafta 142 nabız 7:21 tempo yaptım, çok iyi gelmişti. Bu hafta 7:20’nin altına inebilir miyim acaba diye düşünürken bugün yine 142 nabız ortalamasıyla 7:13 koştum. Çok tatmin edici bi duygu, çünkü uzun süre o sıkıcı zone 2 koşular sırasında gelişim o kadar yavaş ve hatta durağan ilerliyor ki, bi noktada o umutsuzluk illa ki kaplıyor insanın yüreğini. Ama şimdi bu değerleri görebiliyor olmak kişisel gelişimim açısından çok mutluluk verici oluyor.
Öte yandan yine bu hafta 10 kilometre rekorumu da kırdım. Daha önce 1:09:21 koşmuştum 171 nabız ortalamasıyla, Salı günü 1:04:21 koştum ve nabız ortalamam 163’tü.
Bugün sanırım hayatımın en anlamlı, en güzel yuruslerinden birini gerçekleştirdim. Yıllarca büyüklerimden duyduğum Kore savaşında şehit olan askerlerimizin bulunduğu Guney Kore, Busan şehri, Birleşmiş Milletler mezarlığını bugün ziyaret etme fırsatım oldu. Memleketinden binlerce kilometre uzakta başka bir ülkenin özgürlüğü için savaşan askerlerimizi ebedi ikametgahlarinda görmek, hikayelerini dinlemek, orada gördüğüm genç bir Korelinin Türk olduğumu öğrendiğinde önümde defalarca egilmesini görmek gözlerimi doldurdu. Ruhları şad olsun.