Koşmaya Utanmak

Çok doğru söylüyor bununla birlikte eğer durum koşuyla sınır değilse bir uzmanla birlikte BDT çok ama çok faydalı olacaktır. Ama ülkemizde psikolog yada psikiyatriste gitmenin adeta kimi insanlar tarafından damgalanmak olduğu gerçeği uzmanlardan uzak tutuyor. Bu yüzden Self-Therapy olarak kendine yol gösterecek Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın kitapları etkili olacaktır.

Kulaklığı taktığım zaman dünya umrumda olmuyor. Zaten laf atan olursa da duymuyorum. Açıkçası kimseyi umursamıyorum, kim nasıl baktı ne söyledi gerçekten hiç umrumda olmuyor. Çıkıyorum sokaklara, caddelere sadece koşuyorum ve hayallerin gücüne bırakıyorum kendimi müzik eşliğinde. Yalnızca hayallerim ve ben işte, çevrede olup biten güvenliğim dışında hiç umrumda bile değil.

Bu duygunun benzerini birkaç hafta önce aldığım elektrikli scooter’ı kullanırken çok yaşadım. Metrobüse her gün onunla biniyorum. İşe onunla gidip geliyorum. Arkadaşlarım, iş yerinde gören herkes, ailem, sokaktaki insanlar, hemen hemen herkes meraklı meraklı beni seyrederdi. Hatta ilk günden kask, dizlik, dirseklik, eldiven, ben böyle nasıl sokağa çıkacağım diye o kadar utanmıştım ki :)) Ama şimdi öyle bir özgüven geldi, tip tip bakanlara ben de tip tip bakıyorum. Hiç de umurumda değil kimin ne dediği, nasıl baktığı. Elektrikli scooter’da bu korkuyu yaşadıktan sonra koşuda inanın kimseyi tınlamıyorum. Koşuda da yıllar yıllar önce vardı o duygu, biri durduracak laf atacak ne alâka diyecek diye. İnanın hepsi geçiyor. Olay biraz da sizinle alâkalı. İnsanlar başkaların işine karışmaya çok meraklı. Çok basit bir tavsiye olacak ama takmazsanız kafanıza, hiçbir şey olmuyor güzel güzel koşuyorsunuz. Hatta öyle bir özgüven geliyor ki sizde, bu sefer tam tersi siz onları küçümsüyorsunuz, bu insanlar niye spor yapmıyor, niye sigara içiyor, niye güzelim skooter varken saatlerce trafik eziyeti çekiyor diye. Bol koşulu günler dilerim 7 yıldır düzenli koşan biri olarak.

3 Beğeni

Ben de yaşamadım değil. Bir iki çözüm ürettim. Önce üzerime özel bir t-shirt yaptırdım slogan yazdım. ‘Sudan sebepleri dert etme harekete geç koş’ yazıyordu t-shirt de… Koşu yapan insanların olduğu parklara gitmeye başladım ve hala o şekilde devam ediyorum. koşan insanların olduğu yerde koşunca artık senin gibi insanların çok olduğu bir yer rahat etmeye başlıyorsun. selam vermeler, tanışmalar başladı sonra…

2 Beğeni

Sen koşmaktan utanırsan, ben koşmaktan utanırsam; utanmayan birkaç şey(!) sırf kadın olduğu için kadın voleybol milli takım oyuncusunun şortunun derdine düşer.Utanılacak değil örnek gösterilecek bir şey koşmak.

4 Beğeni

Koşmaya ilk başladığımda bende çok utanıyordum ama yıllar geçtikçe bitti gitti. Başladımı bir çekingen kalmıyor.

Mesela başıma gelen bir olay ; Samsun’da yaşıyorum genel olarak sahilde koşuyorum ama sokak aralarında koştuğum oluyor. Yaşlı iki üç amca oturuyordu bir dükkan önünde bende koşarak geçiyordum normalde insanlara hiç bakmam umrumda olmaz yani ama onlar o an gülüyorlardı yükksek sesle yaklaşıp geçerkende küfür ettiklerini duydum. s.ktmn delisi gibi bir şeydi. Emindim buna . Umrumda olmadı. Evet o gün o koşu orada bitti.

Sahilde ise insanlar çok kez laf atıyorlar . " zayıflıcan mı la " - " yarışçı mı olcan olm " daha bir sürü şey duyduklarım oluyor duymadıklarım bir sürü zaten.

İlk başlarda 140 kilo ile koşuyordum .Samsun gibi bir yer itin kopuğun dolu olduğu bir yer zilyon tane dalga geçen küfür eden arabadan şişe atan doluydu.

Bunların hepsi tamamen motivasyon kırıcı . Ki zaten ülke şartlarında motive olup ne bisiklete ne koşuya zorla çıkıyoruz. (Kendim için söylüyorum)

Keşke Kilian jornet gibi dağlarda yaşasak ama hayat şartları.

7 Beğeni

Yaşadığım muhitte koşan ve bisiklete binen tek kişiyim. Dışarı çıktığım her koşuda aynı bakışlara maruz kalıyorum. Laf atan bile oldu. “Dayıı neydiyon sen dayıı” diye bağırdı gençler arkamdan. Umursamıyorum. Soran olursa yarışlara hazırlanıyorum dersiniz. Geçenlerde gördüğüm bir durum mutluluğumu katladı. Evimin önünden koşuya yeni başladığı belli olan bir genç koşarak geçti. Balkondan onu görünce havalara uçtum. Kendime küçük te olsa bir pay çıkardım. İnsanlara ilham verdiğimi düşünmeye başladım. Belki de beni hiç görmemişti ama olsundu.

7 Beğeni

Ben mesela fartlek koşarken çok eğleniyorum ve bazen eğlenirken kollarla neredeyse dans ediyorum. Bunu yapmak çok zor ama yemek yemek gibi vücudunun ihtiyacı olan bir şey gibi düşünüp utangaçlığı atabilirsin.

5 Beğeni

Koşanın esneyenin vs aklında ,doğal olarak, normal bir insan olarak çıplaklık, popo göstermek vb ifadeler yoktur.

Bana esnemenin Çin alfabesinde simgelerle konuşmak oldugunu söylese birisi, esneme sırasında aklıma gelir.Aslında bu olumsuz bakışları bilmek bir yerde acaba böyle mi öyle mi dedirtiyor. Çok da takmamalı.

3 Beğeni

Kötü örnekler çarpıcı oldukları için çoğulun içinden ön plana çıkarlar. Normalde münferit bir hadise sayılabilecek bir olay, yeniden anlatıla anlatıla genelleşmiş bir çerçeve çizmeye başlar. Bana hiç sağlıklı gelmiyor bu durum. Çünkü zihinlere acayip imgeler yerleştiriyor.

Birkaç yıl önce bisikletçilerin tayt giydikleri için dövüldükleri haber olmuştu. Bu haber Anadolu’da taytla bisiklet sürersen dayak yersin düşüncesini besledi büyüttü yerleştirdi.

Oysa bu bir gerçeklik değil, münferit bir olaydan ibarettir. Tersine örnekler, yani bisiklet turunda dayak yemeyenlere dair yüzbinlerce örnek bulmak mümkündür.

Profesyonel bir türkiye vatandaşı olarak ortamı koklayıp başınıza tehlikeli bir şey gelecek yer ve zamanlardan kaçınmaya özen göstermelisiniz. Diğer taraftan toplum içerisinde vücut dilinden sözlü iletişime kadar, ortalama bir özgüven ve iletişim becerisi ile yaptığınız sporun doğasına uygun giyinmenizde hiçbir sakınca olduğunu sanmıyorum.

Koşmaya utanmaya gelince… koşuya başlarken koşanların bol olduğu veya koşu için oluşturulmuş çevreleri seçmek makbul. Bir süre sonra düzenli spordan aldığınız faydanın bilinci, utanma çekinme gibi temelsiz, toplum kaynaklı düşünceleri yenmenizi sağlayabilir.

7 Beğeni

Pandemide site içerisinde apartman etrafında koşmaya başlamıştım, millet balkondan merakla beni izliyordu, azcık utanıyordum “ne düşünüyorlar?” diye kafamda kuruyordum. İnsan utanılacak bir şey yaptığını düşündüğünde ya da eleştirilecek/rezil olacak düşüncesiyle utanır; hekimlikte de örneğin cinsellik konuşulduğunda doktor utanıyorsa hasta da utanacaktır. Bir kaç hafta sonra başka bir komşunun apartman etrafında tur attığını gördüm. Bir kaç hafta daha geçti; yaşlı teyzeler amcalar… Ve şimdi yıllar geçti, halen site içerisinde koşan ve yürüyenler, turlayanlar var, hatta şu anda da dışarıda bir teyze hızlı tempo yürüyor eşofmanlarını giyinmiş :smiling_face_with_three_hearts: Beni koşu kıyafetleri ile gördüklerinde yaşıma başıma bakıp bu kadın da bu yaşta g** göbek açık geziyor diyorlar mıdır acaba diye kafamda kurardım, son yıllarda yanıma gelip beni takdir ettiklerini sözel ifade etmeye başladılar :heart: Geçen bir teyze kızım sen o maratoncu doktor musun diye uzaktan bağırdı, ilaç sormak için beni durdurmuş ama ne güzel seslendi bana :smiling_face: Değişiyoruz, gelişiyoruz, kolay olmuyor, çoook zor, kadınların koşmalarının yasak olduğu yıllardan bugünlere geldik, yolumuz hala çetrefilli ve zor ama imkansız bir yol değil. Elbette öncelikli kendimizi koruyarak, temkinli davranarak (safety first), belki azıcık öfkemizi kısıp özgüveni arttırarak, kabul ile yola devam etmemiz gerekiyor, “mevcut koşullarda “ yapabileceğimizin en iyisini yaparak. Aklıma şimdi geldi, 4 yıl önce köpeğimiz Venüs eve geldiğinde o kadar çok laf yedik ki, apartman dairesinde köpek mi beslenir? Bir ara imza toplayacak oldular, ama bizimki aşırı şirin her dışarı çıktığında şirinliğiyle herkesin sevgisini kazandı, şu anda abartmıyorum sadece bizim apartmanın yarısında köpek var. Demem o ki, önyargı tatsız, ama zamanla aşılabilir. Bu hepimiz için geçerli.

14 Beğeni

Aynı bakkala bu sene de uğradım. Yine aynı muhabbet oldu. Bu havada ne işin var, paranı vereyim otobüse bin git… :rofl:

6 Beğeni

Bisiklete bineriz; “O kadar yol bisikletle deli misin?”. Yoga yaparsın; “Ne saçma hareketler!”…Otsotop, gezi, kamp yaparsın; “Bu dağın başında korkmuyor musun, ayı yer”… Koşarsın; “Hastalanıcan git yat, dinlen…”
Ama altını çizerek şunu söylemek isterim, yaptığımız her eylemin bir eleştirmeni, olumsuz söz söyleyeni olabilir. Kusur ararsak çok. O insanlara bu kavramlar öğretilmemiş. Biz peşimizdeki jenerasyona güzel örnek olmalıyız. İnsanların bu kusurlarını görmezden gelip devam etmeliyiz, düşüncesindeyim.

6 Beğeni

Genel olarak her konuya yorum yapma huyumuz var :slight_smile: Elbette olumsuz yorum yapma huyumuz daha fazla var :slight_smile: Konunun gerçekten pek önemi yok, herkesin yaptığı şeyden biraz farklı ne yaparsak yapalım olumsuz yorum gelecektir. Kitap da okusak laf ederler, resim de yapsak laf ederler, şarkı da söylesek laf ederler. Çok takılmamak lazım :slight_smile:

7 Beğeni

bu ülkede ataerkil düşünce yapısının dışına çıkılabilmesi için o alanda yetkinlik ve dolayısıyla özgüven olması şart. bu problemi yaşayan kişilerin yarışlara katılıp derece/madalya ile neticelendirip o ruha girdikten sonra özgüven kazanması gerekiyor sonrasında koşarken zaten dünya üzerindeki tek insan sizmişsiniz gibi gelir.

4 Beğeni