Koşmaya ne zaman ve neden başladınız?

Basit ama çok kritik bir soru. Koşmaya nasıl ve neden başladınız? En standart cevap olan “kilo vermek” için mi, yoksa başka bir sebepten mi? Birisinden veya bir olaydan etkilendiniz mi?

4 Beğeni

10 senelik yurtdışı şantiyeciliğinin ardından 2013 Mart ayında ilk yurtiçi şantiyeme Yalova’da başlayınca kendimi bir boşlukta hissettim. çünkü yurtdışı şantiyelerde insan 7/24 şantiye içerisinde yatıp kalkıyor. burada ise mesai bitince şantiyeyi terkedip medeniyete yani şehre dönünce akşamları ve sabahları kendime bir uğraş bulmaya karar verdim. ve koşmaya karar verdim. 2013 Nisan ayında koşmaya başladım ama o tarihe kadar yani 39 yaşına hiçbir spor yapmamış birisi olarak bünyemi koşuya alıştırmak hiç kolay olmadı. takibinde kendimi motive edebilmek adına Avrasya Maratonuna kaydımı yaptırdım ve Kasım 2013 de ilk yarışım ve aynı zamanda ilk maratonum olan Avrasya Maratonunu koştum. sıfır yarış yarış deneyimi ile bir maratona girince ancak 5:43 ile bitirebildim koşuyu. ve bu sene aynı koşuyu 3:59 ile koştum. umarım seneye daha iyi olacağım

10 Beğeni

Sigaraya tekrar başlamamak için başladım spor yapmaya diyebilirim, hem de 17-18 senelik bir içiciliğin ardından… Başlamam ise hayli ilginç ve bir anda oldu. Sigarayı bırakmıştım ve sürekli bir şeyler yemekle meşguldüm, epey de kilo almıştım ama derdim o değildi. Neticede kıştı ve yapacak daha iyi bir şey yoktu televizyon izlemek ve çocuğumla oynamaktan başka. Kapı komşum yıllardır yaptığı bir daveti yine yaptı ve beni spor yapmaya davet etti. İşte o gün benim hayatımın dönüm günüdür. O gün, biraz zaman geçirmek ve bunalmış olan ruhumu rahatlatmak amacı ile bir kış günü çıktım ve stada koşmaya gittim. Tabii ki sonuç tam bir facia idi ama olsun, neticede artık 80-90 turu çok rahat koşabilen bir adam var şimdi ve yüksek hedeflerde gözü olan bir adam hem de :slight_smile:

6 Beğeni

Koşmaya 2012 Ağustos’unda başladım. Hatta bütün koşularım Runtastic’te olduğundan 25 Ağustos 2012 olarak net tarihi de verebilirim :). O günden önce sadece koşu bandında koşuyordum. 25 Ağustos’ta dışarıya, Caddebostan sahile çıkıp 10km koşmuştum. Koşuya başlamama ön ayak olan kişiler Berk Tüfekçi ve Mert Derman’dır (@spinodal) diyebilirim. Onların sosyal medyadaki paylaşımları ve yazdıkları yazılar koşmaya teşvik etti beni. Sonra hemen 2012 Eylül ayında iki gün üst üste 10km koşup da kendimi sakatladıktan sonra bu işi daha bilinçli yapmak gerektiğine uyandım. Koşu konusunda tembellik de yaptığım bir seneyi geçirdikten sonra 2013 Avrasya hazırlıkları ile tekrar başladım. Hala kendim için uygun olan mesafeyi bulmaya çalışıyorum diyebilirim.

8 Beğeni

22 Ağustos 2013’te (tarihi hiç unutmayacağım:) sigarayı bıraktım(günde bir paket,şantiyedeysem 2 paketi buluyordu),ilk koşum geçen seneki Nike koşusuydu,sonra run11 ve 15k Avrasya Maratonu geldi. Benim için milat ise, 21 Aralık 2013’te uzunetap tarafından düzenlenen Longest Night / Run or Ride 30k yarışı oldu :smile: …İlk patika, ilk 30k ve ilk gece koşumdu,tek başıma koşmuştum,baştan sonra, parkur boyunca yaşadıklarım,hissettiklerim inanılmazdı…Bu sene ise çıtayı hem mesafe hem de kondisyon açısından biraz daha yükseltmeye çalışacağım bakalım…Bu arada ablamın da sigarayı bırakmasına ve koşuya başlamasına vesile oldum :smile: hatta benden daha istikrarlı antrenman yapıyor şu an…Bu sene kardeşimle birlikte bir organizasyonda koşmayı çok istiyorum,Dask Dağ maratonuna birlikte katılacağız,daha parkur seçmedik,bu konuyla ilgili de başka bir başlıkta sizlerden öneri almayı düşünüyorum :smile:

11 Beğeni

Hiç bir fikrim yok. İlginç. 2008 yılından beri düzenli şekilde koşuyorum. Biraz geriye gittiğimde ne amaçla yaptığımı bilmediğim koşular hatırlıyorum. 1996 lise mezuniyetinden sonra Hava Harp Okulu sınavlarına gitmiştim. Testlerden birinin koşu olduğunu öğrenmiştim. Kendimi denemek için Urla İskele’deki evimizden ana yola kadar 2-2.5 km koştuğumu hatırlıyorum. Şimdi halimize bak…

8 Beğeni

Hayatım boyunca hep sporun içinde oldum.Annem ben ilk okula başladığım zaman her akşam elimden tutar beni judo antrenmanlarına götürürdü.Annemin sayesinde 11 yıl judo yaptım.Sonrasında çeşitli branşlarda amatörce ilgilendim.Koşmaya daha doğrusu uzun mesafe koşmaya ilk 2013 Antalya YM koşarak başladım.Sonrasında uluslararası bir çok ultra maratonlara katıldım.Etkilendiğim birisi/birileri elbette olmuştur.Her ultra koşmaya başlayan gibi bende Bakiye Duran hocam,Aykut Çelikbaş,Mahmut Yavuz ve Alper Dalkılıç’tan çok etkilenmişimdir.

9 Beğeni

2011 yılından itibaren düzenli koşuyorum ama ne zaman koşmaya marakım ortaya çıktı diye düşündüğümde 2004 yılında Steve Prefontaine’in hayatını anlatan “Without Limits” filmini izlemek diyebilirim.

4 Beğeni

2012 yılında bir grup arkadasımın ‘Haftasonu koşmayı planlıyoruz.Sen de gelir misin?’ teklifini kabul etmemle başladı.İlk koşum 8k bol tırmanışlı bir patika koşusu idi.Ölüyorum sanmıştım.Bittiğinde bir sonraki hafta gelsin diye dört gözle bekliyordum…Önceleri beraber vakit geçirebilmek için bir araç olarak kullansak da şimdi çok farklı vazgeçilmez bir hal aldı:)

8 Beğeni

1994 senesinde küçük yaşta başladım o yıllar ilkokuldaydım. Babam sayesinde başladı herşey bana sporu sevdiren o dur. 1995 senesinde atletizmde ve kros ta il ve Türkiye şampiyonalarında koşmaya başladım. Bugüne kadar da hiç ara vermedim ve sayısız yarış koştum. Geçen 20 sene içerisinde bir çok spor dalı ile de uğraştım halende bir kaçına devam etmekteyim ama tek değişmeyen koşmaktı. Bir yaşam tarzı koşmak, içinize yerleştiyse çıkarmak imkansiz gibi. Ultramaratonlar sayesinde de, çok daha keyifli bir hale geldi

9 Beğeni

15 Yillik sigara gecmisim sonrasin da sigaraya veda edince kilo artisim 2 yil boyunca devam etti.2010 Yili Haziran ayinda Hollanda daki kuzenlerime seyahatim esnasinda hic unutmam kuzenim kosarken bisiklet ile arkasindan takip ederdim.Spor yapanlara ve bisikletli yasama ozenmistim.Hayatimda en kilolu oldugum zamandi ve 101 Kg a ulasmistim, Turkiye ye donunce kosulara baslamaya karar verdim.Yaklasik 5 ay gibi bir surede kosularim gelisti ve 33 Kg vermeyi basardim.Sonrasin da anladim ki kosu artik benim icin vazgecilmezdi.

9 Beğeni

Lise yıllarımdan (2003-2006) beri spora ve koşuya hep meraklı olmuşumdur; ne var ki görme engelli olmam nedeniyle o zamanlar koşu antrenmanı yapacak yer konusunda oldukça sıkıntı çekiyordum. Yol kenarlarında koşmak benim için her zaman güvenli olmuyordu. %10 görmemi kullanabilmek için açık havada koşmam gerekiyordu. Koşmam gerektiği ve havanın kapalı olduğu günlerde moralim öylesine bozuluyordu ki koşunun vermiş olduğu mutluluk duygusunun yerini hayatımı kapsayan bir karamsarlık duygusu alıyordu.

Yine de tüm bunlara rağmen elimden geldiğince antrenman yapmaya çalışıyordum. Şansızlığım odur ki hiçbir zaman evime yakın yerlerde stadyum olmadı. O yıllarda hatırlıyorum da sevgili babacığımla elimize 20 metrelik bir ip almış ve insanların tuhaf bakışları arasında koştuğum, koşmaya çalıştığım o yolu ölçmüştük. Sonunda 750 metrelik bir parkur elde etmiştik. O günleri hatırladıkça içime tuhaf bir hüzün doluyor.

Görme engellilerin yapmış olduğu birtakım sporlarla uğraşsam da aklım fikrim hep koşuda oldu. Ortaokul ve lise yıllarımda bir sürü madalya kazandım; ama hiçbiri atletizmle ilgili değildi. Bu yüzden hiçbiri de beni o kadar sevindirmedi.

2012 yılından itibaren yine koşmaya başladım. Evet, yine yol kenarlarında koşuyorum ve benim için tehlikeli olduğunu biliyorum; ama eve yakın bir parkurun olmaması, illa da koşma isteği bana başka bir yol bırakmıyor. Rabbimden, başıma bir iş gelmemesini dilemekten başka bir şey yapamıyorum şimdilik.

Ailem dışındaki bütün yakınlarım bana tuhaf bir gözle baksa da, hatta içlerinden “kör kör şunun yaptığına bak, koşmak senin neyine!” deseler de ben koşuyorum. Kimi zaman Afyon’un bu kapalı havasından dolayı aksayan antrenmanlarım yüzünden bütün gün boyunca mutsuz ve huysuz geziniyorum. Kimi zaman sakatlıklarla boğuşuyor, kimi zaman da isteksizliğimi yenmeye çalışıyorum; ama bulduğum her fırsatta koşmaya çalışıyorum. Bütün bu olumsuzluklar nedeniyle istediğim ilerlemeyi sağlayamasam da, hatta olduğum yerde sayıyor olsam da koşuyor olmayı bir kazanç biliyor ve koşuyorum.

Bir gün benim gibi görme engelli bireylerin de her an ulaşabileceği bir koşu parkurunun olacağını hayal ederek, bir gün herkes gibi benim de kullanabileceğim bir nabız saatinin üretileceğini bekleyerek koşuyorum. Zaten hedefe ulaşmak için de koşmak gerekmez mi?

Yine de sağlık için koşarken sağlığımızı riske atmanın anlamsız olacağı düşüncesini de yabana atamıyorum tabi ki. Bazen deli gönül “Gidip bir koşu bandı al.” Diyor. Her ne kadar açık havada koşmanın yerini tutmayacak olsa da birçok tehlikenin de önüne geçmesi bakımından iyi bir çözüm olabileceğini düşünüyorum. En azından haftada bir dışarda koşarak sorunları en aza indirebilirim bu sayede. Afyon’un karına ve kışına rağmen antrenmanlarıma devam etme imkânı da bulabilirim. Sonuç itibarıyla beni koşturacak bir yöntem bulmak zorunda olduğum kesin!

33 Beğeni

Benim de 2 nedenim var. Birincsi uzun sure spora ara verip aldigim kilolari vermek icin kosmaya basladim. Ikincisi aslında ilham kaynagi diyebiliriz 2012 Avrasya Maratonu sonrası is arkadasimin yaris tshirtu ve madalyası ile is yerine gelmesi. O kadar gaza gelmistim ki aksamina sahilde 3-4 km kosup kan ter icinde eve donusumu cok net hatirliyorum. 2 senede 4 Maraton, 3 Ultra Maraton kostum.

9 Beğeni

Spor, her zaman hayatımda önemli bir yer tutmuştur. Çoğu takım sporuna ucundan kıyısından bulaşmakla birlikte, basketbolun hayatımda önemli bir yeri oldu. Yaş ilerledikçe, çevremde spor yapılabilecek tek ortam olarak halı saha kalınca, spordan uzaklaşmaya başladım. Bireysel olarak yapılabilecek bir spor olması nedeniyle Eylül 2012’ de koşmaya başladım. İyi ki başlamışım:)

4 Beğeni

Yaklaşık 2 sene önce spor salonunda koşu bandıyla başladım. Birkaç ay bu şekilde devam edipte haliyle monotonlaşınca da kendimi salonun dışına attım. . O sıralar hafta sonları dağcılık faaliyetleriyle de uğraşıyordum fakat koşuya başladıktan sonra dağcılık geri planda kalmaya başladı ve seçimimi koşudan yana yaparak tamamen koşuya yöneldim (size uygun olan haftanın herhangi bir günü ve saatinde antrenman yapılabilmesi,çok az malzeme gerektirmesi, çok daha dinamik olması vs…) Mümkün oldukça şehrin dışında ormanlık ve dağlık arazilerde koşuyorum…

3 Beğeni

ben koşuya bir yarım bir de tam başladım diyebilirim. 5-6 yıl önce eşime yarı maraton koşan bir arkadaşımın fotoğraflarını göstermiştim ben de yapacağım mutlaka diye. o vakitler hiç hareket etmiyordum ve gerek işte gerekse de evde bilgisayar başındaydım. abur cubur + alkol cabası ve tam 91 kiloydum, eşim bana “sen ancak bilgisayar başında yapılabilecek şeyleri yaparsın, maraton senin deyine” diye cevap ver. haksız da sayılmazdı. ilk önce maraton ve koşu ile alakalı epeyce bir araştırma yaptım, bilgisayar başında tabii :slight_smile: sonra bir yarı maratona kaydoldum (birmingham half, 2:21 yapmıştım) ve pek de yoğun olmayan bir çalışmayla ağır aksak bitirdim. senede bir yarı maraton koşuyordum ama hayat tarzım hala aynıydı. geçen sene ingiltere’de her cumartesi sabahları yüzlerce parkta birden koşulan parkrun (5k) koşularına başladım ve ilk koşuyla birlikte bir daha da bırakamadım. bu sene başında burada bir koşu kulubüne (uknetrunner) yazıldım ve uzun mesafe antremanlarına başladım. şu an en iyi derecelerim yarı maraton 1:36 (cardiff) maraton 3:39 (frankfurt) ve 72 kiloyum. (hala 7 kilo fazlam var iyi bir koşucu olmak için) 2015’te londra maratonunda koşacağım, ardından ilk ultra yarışlar: apocalypse 50 ve ardından büyük ihtimalle cappadocia ultra trail. ultra koşmak istememin en önemli nedeni henüz sınırlarımı zorladığımı düşünmemem. gerek ingilteredeki ultracı arkadaşlardan gerekse de @aykutc @emretok75 @noyan_kiran ve @tgirgin kardeşlerin yazdıklarından çok şey öğrendim. nereye kadar gidebilirim bilemiyorum ama ultra dünyasına adım atmak bile çok heyecan verici

6 Beğeni

sigaradan kopuş ve akabinde 3 haneli kilolara hızlı tırmanış sonrasında koşma fikri 2013 baharında gündeme geldi. Aslında gündeme gelen “hareket” idi. Bildiğimiz hareket yürüyüş olunca doğal olarak Eymir tercih sebebi oldu. Hayatında koşmamış biri olarak düzenli yürüyüşlere başladıktan 4 ay sonra koşarak ilk tam turumu tamamladım. Ondan sonra da durmadan koştum. Sağlık gerekçeli bir başlangıç olan koşmak şimdi benim için varoluşsal bir gereklilik oldu. Zor günleri daha hızlı koşarak geride bıraktım, bırakıyorum. Nefes yettiği kadar koşmaya devam.

8 Beğeni

Insanlar yurumeyi ogrendikten sonra, yaklasik iki yasindan itibaren kosmaya baslar. Sebebinin, kosmanin yurumeye gore hedeflere daha hizli ve verimli bir sekilde ulasmamizi saglamasi oldugunu dusunuyorum. Bu yuzden “kosmayi hic biraktin mi?” sorusu daha uygun bir soru olurdu. Kosamadigim bazi donemler oldu ama ben artik kosmayacagim dedigim hic olmadi. Son 1078 gunde kosmadigim bir gun olmadi. Geri kalan omrumde bilincli olarak kosmamayi sececegim bir gunumun olacagini da sanmiyorum.

6 Beğeni

Merhaba,
6 Ekim 2011’de 5 kmlik bir bant denemesi ve 22 Ekim 2011’de 1 saatlik yürü-koş denemesi yaptım. Diz ve kas ağrıları çok artınca ve yüzme performansımı kötü etkileyeceğini düşünerek koşmaktan vazgeçtim. Daha sonra triatlon yapma fikri çok cazip geldi. 5 Mart 2012’de First 5k Acemi programı ile koşuya başladım.http://www.dailymile.com/people/MustafaKum/entries/13362150

5 Beğeni

Ben yüzerek başlamıştım koşmaya.

Nasıl derseniz? Yüzmeye çok hevesliydim. Öncelikle yüzmeyi öğrendim…Yüzdüm deliler gibi daha sonra benim için yeterli olmadığını düşündüm ve youtube aracılığıyla teknik ve still geliştirdim 2 sene boyunca. Ortalama her gün havuz antrenmanları yapıyordum. Daha sonra açık deniz ve havuz yarışlarına katılmaya başlamıştım. Ne var ki yüzüş hızımın yerinde sayması, tekniğimdeki yetersizlikler ve stamina eksikliği beni su dışında antrenman yapmaya zorluyordu.

Neredeyse her spor dalının olmazsa olmazı olan koşuya başladım bu vesileyle. Senelerdir yüzüyor olmama rağmen stadın çevresinde 4 tur atmak ölüm gibi gelmişti. Antrenmanları sıklaştırdım, stad sıkıcı olmaya başlayınca dışarılarda koşmaya başladım. Çok iyi bir tempo ve pace yakalamıştım ne var ki dizimden sakatlandım ve 4-5 ay ara vermek zorunda kaldım. Şimdi yine 2 aydır koşuyorum ve eski pacemi yakaladım diyebilirim. Evet koşu hakikaten bir yaşam biçimi, bir tarz. Diğer aktivitelerinizle de bir uyum içine oturunca tadından yenmiyor elbette.

5 Beğeni