hayatında ilk kez kadın görmüş gibi bakanlar
laf atan erkekler
arabayı yavaşlatıp müziğin sesini açanlar
durup izleyenler
kendimi savunmak zorunda hissetmem çok üzücü olsa da gerçekten dikkat çekici hiçbir kıyafet giymiyorum, o halimle yolda yürüsem kimse yüzüme bile bakmaz.
Kıldan bant yapışmıyor. 
Yukarıdakilerin çoğuna ben de katılıyorum ama bir tanesi var ki, her koşuda yaşıyorum: Tuvalet problemi. Evden çıkmamla koşuya başlama arası 30 dakikayı geçiyorsa, bir tuvalet ihtiyacı hasıl oluyor ki sormayın gitsin. Arazideyken işim daha kolay ama yol yarışlarında tuvalet kuyruğunda beklemek çok zorlayıcı olabiliyor.
Bu vesile ile yurtdışındaki tuvaletlerin temizliği ile Türkiye’dekiler arasında dağlar kadar fark olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
@Sesilsahin Kahve içip koşuya çıktığım bir dönemde antremanları yarıda kesmek zorunda kalmaya başlamıştım. Bunun sebebini araştırırken yolum kafein ile kesişti. Kafein hakkında okuduklarımdan dolayı, bir hassasiyetimin olabileceği ihtimalini değerlendirdim. Sadece bir hafta kahve içmeyi bıraktım ve bu durum tamamen değişti. Yıllardır kahve içiyorum ama böyle bir etkisi olduğunu fark etmemiştim.
Özellikle hazır kahvelere karşı daha hassas olduğumu düşünüyorum, kafeinli jel kullanımını da bu sebeple yarış sonuna bırakıyorum. Aklınızda olsun belki sizin de koşu öncesi tükettiğiniz bir şey bu durumu tetikliyor olabilir.
Kahve içerdiği kafein sebebiyle diüretik yani idrarla sıvı atılımına sebep olur. Tabi içtiğiniz kahvedeki kafein miktarına göre ve kişiden kişiye göre de değişebilir durum.
merhaba,
Ben sabah kahve içmeden güne başlayamayanlardanım maalesef. Dediğiniz gibi, bahsettiğim durumu tetikleyen bir unsur ama muz yemeden ve kahve içmeden naıl yapabilirim bilemiyorum.
Sahilde koşuyorum genelde bisiklet yolu var tam dibinden yanından koşuyorum ama malesef insanlarımız bisiklet yolundan yürüyor bisiklet kullananlar üstüne üstüne geliyor o kargaşa beni çok rahatsız ediyor birde sigara ve mangal kokusu bu arada koşarken sorulan en değişik sorulardan birisi bana geldi sigarası için ateş istedi birisi benden
Hiç unutamadığım şu iki olay var benim de. Hafta içi işe gitmeden önce sabah 5 5 buçuk gibi zifiri karanlıkta koşarken biri durdurup sigara sormuştu. İkincisi de yine başka gün aynı saatlerde yolun kenarına park etmiş bir otobüs şöförü marşa basmamı istemişti. Söylene söylene direksiyona geçip marşa basmış ve otobüsü çalıştırmıştım.
Köpekler ve bitmek bilmeyen çöp.
eğer koşu güzergahınızda gözlemeciler varsa onun kokusu,
ayağıma giren küçük taşlar, burnumun yerli yersiz akması,
(birde sigara içen birisi olarak, uzun süreli koşuların sonlarına doğru bitse de içsek duygusu) 
Yalnız olmadığıma sevinsem mi üzülsem mi bilemedim sigara konusunda
Sizde kosudan sonra sigara içerken etrafınızdan utanıyor musunuz peki?
Ben sanki görenler " Hmm şuna bak hem koşu yapıyor hemde biter bitmez sigaraya sarılıyor" der gibi hissediyorum. 
utanmaz olur muyum hiç 
onun için fazla kimseye görünmemeye çalışıyorum, koşu sonrasında ve koşu etkinlik yerlerinde 
Sigarayı bırakmak için şahane bir sebep
Bıraktıktan sonraki performans artışını görseniz hemen gaza gelirdiniz bence.
Çok güzel bir açıklama ile bizim de yaşadığımız bazı can sıkan şeyleri anlatmışsınız. Çok yakın bir zamanda yaşadığım olay olmasa 3 numaralı maddede bahsettiğiniz konuya sert tepki gösterebilirdim. Her ne kadar bahsettiğiniz şekliyle hoşuma gitmese de, (insanların kıyafetleri konusunda özgür olduklarını savunurum. İsterse çarşafla veya şalvarla da koşabilir, yürüyebilir, her türlü sporu yapabilir), siz medeni olarak fikrinizi dile getiriyorsunuz ancak o insanlar “aynı sebeplerden” fiziksel ve psikolojik saldırıya dönüştürebiliyorlar işi. Önemli bir fark bu.
Yine de bu şekilde bir bakış açısı, onlarla aynı düşünceye sahip olmak demek. Düşünce, söylem ve eylem arasında fark var tabi ki. Her düşünce şeklini savunan insanlar arasında istisnalar olabilir. Bahsettiğiniz bu insanlarla ilgili olarak; benim yaşadığım olaydakiler mi istisna yoksa medeni davrananlar mı istisna bilemiyorum artık.
Köpeğinin tasmasını sonuna kadar uzatıp - köpek yolun bir tarafında kendisi yolun diğer tarafında - varoş varoş yürüyen zavallılar.
Bu zavallı canlı türü köpeğini tasmasiz gezdirenlerden daha can sıkıcı yolu boydan boya tasma bariyeri ile kapatınca pace tempo PB threshold nabız hepsi bir anda bitiyor .
Yüksek sesle müzik açıp, grup halinde yola iyice yayılmış halde koşanlar bir de umarsızca diğer koşanlara yol vermeyenler.
Koşarken,yürürken,bir yere gider gelirken dışarıda benim canımı en çok sıkan şey çöplerdir Kendimizi ve gelecek nesilleri düşünmeliyiz
Bu konuda kesinlikle size katılıyorum. Bahsedecek bir çok örnek yanında, İstanbul’da çöp mahalle olarak isimlendirmek zorunda kaldığım büyük bir bölge var. Bilmiyorum belki başka bölgeler de vardır. Kaldırım kenarlarından çöp yığınları hiç eksik olmuyor. Evlerden, işyerlerinden çıkartılan çöpler hemen kapı önlerindeki kaldırım kenarlarına bırakılıyor. Her gün belli bir saatte belediyenin o bölge için özel ayarladığı küçük çöp arabası sokak aralarında dolaşarak neredeyse adım başı bırakılan çöp poşetlerini topluyor. Sadece çöp arabası geçtiği saatlerde kısa süreli bir temizliğin ardından, sonraki güne kadar çöpler yığılmaya devam ediyor. Halbuki her sokak başında ve sonunda bir kaç metre ötede çöp konteynırı da bulunuyor. İnsanlar çöp attıkları için küçük çöp arabası dolaşıyor, belediye bu uygulamayı yaptığı için insanlar sokaklara çöplerini bırakıyorlar. Kısır döngü oluşmuş gibi görünüyor. Bir taraf yaptığından vazgeçse sorun çözülecek.
1- Tinder Clup ekiplerinin kalabalık, başkalarına alan bırakmayan dizilimli, yüksek müzik sesli etkinlikleri ( Kaydırmaktan burayı okumadıklarını biliyorum)
2- Köpeği bir uçta, kendisi bir uçta ama tasma ile tüm yolu kapatanlar
3- Ben elit atletim, arkadaşlarım elit, o zaman biz 5 kişi 4.00 pace ile yan yana savaş atı gibi koşarız, önümüze geleni ezeriz kıvamında koşanlar
4- Fotoğraf çekimi için parkuru işgal edenler
Evet, tekmili birden Caddebostan sahilde
- köpeği salanlar veya tasması uzun olanlar.
- yere atılmış çöpler.
- kaldırıma park etmiş otomobiller.
- kulaklığın şarjının bitmesi.
- yaya olarak arkadan laf atanlar hareket çekenler.
- arabadan laf atanlar.
- Fotoğraf için parkuru işgal edenler.
- ilk kez sporcu görmüş gibi rahatsız edici bakışlar.
- Aslında Ben de koşarım, ben de koşuda çok iyi sayılırım falan filan deyip boş yapanlar.
- Ayakkabının içine taş girmesi
- yanında bir kadınla koşarken taciz edercesine bakışlar.
(Laf atanları şikayet etmek için 2 3 defa karakolluk oldum.) Sonuç: ‘‘ben öyle bir şey demedim, yapmadım diyen delikanlılar.’’