Kendimi koruma içgüdüsü beni doğa karşıtı ve hayvan sevmeyen yapmaz. Şiddet dolu insan da yapmaz. Anladığım kadarıyla çoğu arkadaşımız ne yazdığımı anlamamış. Herhangi bir vicdan terazisine kişisel CV mi koyacak değilim, buna ihtiyacım da yok. Ben de hastalıktan ölmüş ve mezarı da olan bir köpek sahibiyim.
Tam da dediğin gibi abi, günümüzde dışarda koşuyorsan çevreni iyi tanıman gerekir, şehir ya da dağ fark etmez. Nerede ne olur, artık kestirmen gerek. 14 yıldır hem şehirde hem de en ıssız dağlarda tek başıma koştum, pek çok kez köpek, domuz, yılan vs. ile karşılaştım, heyecanlandım, korktum ama ne yapmam gerektiğini biliyorum, panik olmadan atlattım. Hiç bir zaman o hayvana kin gütmedim, ona zarar vermek aklımdan geçmedi, mümkün olduğunca uzaklaşarak parkura devam ettim. İnsanların dünyanın hakimi olduklarını düşünmeleri çok yanlış, bu dünya sadece bizim hakkımız değil, o benzinlikteki köpek de bizimle aynı yerde yaşamayı hakediyor. Yazacak çok şey var ama @ggg gerekeni yazmış
Bu dediğiniz bireysel olarak çok zor. Devletin yapması gereken bir iş ve artık yapılmıyor. Hayvanları kısırlaştırmak için bireysel olarak o hayvanı yakalamalı, bir şekilde arabaya bindirmeli, veterinere götürüp ciddi paralar ödemeli, sonra alıp bir yerde ayılmasını beklemeli ve sonrasında aldığımız yere bırakmalıyız. Bunun yapılması gereken binlerce hayvan var ve bireysel olarak sürdülebilir değil. Her şeye gücü yeten devlet buna niyet etse birkaç ayda böyle bir sorun kalmaz. Sadece İzmir’de hayvanları toplayıp öldürsünler diye bir firmaya 52 milyon lira ödendi. Amaç çözüm olsa bu şehirdeki tüm hayvanlar bu parayla kısırlaştırılır ve sorun çözülürdü ama bir seferde hepsini öldürmeyi seçtiler. Elbette ki bu hiçbir şeyi çözemez, insanlar yine parayla köpek alacaklar, bunları kısırlaştırmayacaklar ve hevesleri geçince sokağa atacaklar.
Çok ciddi bir empati sıkıntısı var. Hayvan severler olaylara rasyonel bakmamakta direniyor ve hayvanlara zarar verdiklerinin farında değiller veya umursamıyorlar.
Benzinlikte başıboş köpek olmaz. Benzinlikler trafik akışının yanında olur. O trafik başıboş köpek için her saniye kaza ve ölüm riskidir. Bu yüzden benzinlikte köpek varlığı savunmak aleni hayvan düşmanlığıdır benim gözümde.
Herhangi bir yerde insanlara zarar verecek boyutta bir köpek varlığı varsa “buna göre tedbir alın ve öyle koşun” demek marifet değil. Dünyada tüm canlılar kendisine zarar veren canlıya zarar verir veya onu yok eder. Bu evrensel bir gerçektir. Dünyanın hiç bir ülkesinde insan varlığına zarar verecek bir hayvan oluşumunu sırf hayvan severlerin gönlü olsun diye olduğu gibi muhafaza edilmez. bu tehdit bertaraf edilir.
Hal böyleyken hayvanlardan zarar görenleri göz ardı etmekte ısrar etmek ve mevcut durumu ısrarla savunmak benim gözümde hayvan düşmanlığıdır.
Bugüne kadar sadece hayvan sevgisi duygularını tatmin etmeye odaklanıp, mevcut durumu ıslah etmek hiç gayret sarf etmeyen veya en azından bu iş nasıl olur kafa yormayan insanlar benim gözümde hayvan düşmanıdır.
Köpekler sokaklarda hastalıktan ölürken veya birbirleri ile savaşırken ölürken veya trafik kazalarında ölürken, hemde her yıl binlercesi ölürken bunları görmezden gelip hayvanlardan zarar gören ve şikayetçi olanlara laf edenler benim gözümde hayvan düşmanıdır.
Ben köyde büyüdüm. doğanın ve hayvanların içinde büyüdüm. Hiçbir hayvanımı birileri tehdit eder bir duruma sokmadım. Çünkü bilirim ki hiçbir canlı bir tehdit ile yan yana yaşamaz. Tehdit ile yaşamak canlılığın özüne ters bir şey.
Devletin bu tehdidi giderme yöntemi yanlıştı. Bu konuda hem fikiriz. Devletimiz barınak imkanlarını ve kısırlaştırma imkanlarını artırarak, köpeklerin sokağa atılmasının kötülüklerini insanlara öğreterek ve bunun azaltılması için gayret ederek ıslah yolunu seçebilirdi. bunun yerine katletmeyi seçti. Bu yanlıştı.
Ama bu mevcut durumun ıslah edilmesi gerekliliğini değiştirmiyor. Bir şeyler olması gerekiyordu. Duygu tatmini peşinde koşan insanlar görmek istemese de bu günlük hayat için tehdit haline gelmişti ve sürdürülebilir değildi. Bir şeyler oldu. Devlet kısa ve kötü yolu seçti maalesef.
Şahane özetlemişsin. Bütün mesele bu aslında. Ben bu başlık altında yazan kimsenin köpek - hayvan - düşmanı olduğuna inanmıyorum. İnanmak da istemiyorum.
2012 yılından beri Aydos’ta koşuyorum. Köpeğim oldu köpek besledim, kedim oldu kedi besledim. Öldüler gittiler. Daha da evde hayvan beslemem. Beslenmesine de karşıyım. Köpekten korkmam derdim. Fakat Aydos gibi küçücük yerde bile öyle köpek saldırılarına maruz kaldım ki her biri ayrı hikaye. Can korkusu ile kendimi arabanın üstüne atmışlığım var. Yani “yaa siz korktuğunuzu belli etmeyin bişi yapmaz” diyenleri duyunca anında uzaklaşırım onlardan. Siz de uzaklaşın. Ortak paydada buluşmanız mümkün değil bence. Özetle köpekten korkun. Her zaman temkinli olun. Köpekler de insanlar gibi. Akıllısı var, aptalı var. Akıllısı seni 2 kere görünce anlıyor ne olduğunu. Ondan sonra hırlamıyor sorun çıkarmıyor. Aptalı 5 sene boyunca her gördüğünde saldırıyor. Tecrübe ile sabit.
Ben bir de bisiklet/motosiklet kullanıyorum. Koşuyu boşver orada risk çok daha büyük. Bisiklet kullanan bir arkadaşım Dolmabahçe’de yolda saldırıya uğradı. Ölümden döndü. Kolu sakat kaldı. Kaç tane motorcu arkadaşım düştü. Kolunu bacağını kırdı. Bunlar doğada olmuyor. Normal gündelik yaşamları sırasında oluyor. Hayvan sevgisi ile geçiştirilecek, açıklanmaya çalışılacak iş değil bu yani.
Bak bir de anımı anlatayım. Motorcu bir arkadaş iş çıkışı evine dönerken bir inşaattaki bekçi köpeği saldırıyor buna. Ertesi gün gene saldırıyor. Yolunun üstü. Her akşam saldırıyor. Adam hayvanın sevgisini kazanayım bana bişi yapmasın saldırmasın diye günlerce uğraşıyor. Motordan iniyor sevmeye çalışıyor, yemek mama vs veriyor. Değişen bir şey yok. İnşaat bekçisine söylüyor ya buna bir çözüm bul en sonunda kaza olacak diye. Fakat bekçi de umursamıyor. En sonunda bir akşam köpek gene saldırınca bizim elemanda motoru köpeğin üstüne sürüyor. İnşaatın içine giriyor motorla. Köpeği kovalıyor. Motordan iniyor gene kovalıyor. Çıldırmış vaziyette -köpeği öldürmek, tüfekle vurmak gibi niyeti yok tabii. kendisi ne hissediyorsa köpek de hissetsin istiyor- Sonra ne mi oluyor? Köpek sonrasında bir kere bile saldırmıyor.
Hangi aktiviteyi yaparsanız yapın başıboş köpek görünce temkini elden bırakmayın. Tetikte olun, temkinli olun. @ismaileren in dediği gibi bu hayvanların içgüdüsel olarak saldırma dürtüleri her zaman var.
Başıboş köpek sorunu nasıl çözülür konusunda yorum yazmak istemiyorum. İşin o kısmı istismara yanlış anlaşılmaya çok açık.
Burada kimsenin doğada kendi alanında yaşayan hayvanlarla bir problemi yok bunu tartışmıyoruz. Dağa çıkıyorsan oradaki ayının kurdun riskini alacaksın elbette. Buradaki asıl mevzu şehrin içindeki sokakta caddede nereden çıkacağını asla öngöremeyeceğin BAŞIBOŞ SALDIRGAN köpekler.
“30 km parkurunu 15-15 yapmak yerine 3x10 yapmak zorunda kaldı diye yapıyor. Bakın bu kibirdir.” Yazınızı hayretle okudum. Düşman işgalinde miyiz nükleer saldırı tehditi mi var da kendimizi bu kadar kısıtlıyoruz bir de şehir içinde?? Öyle bir dünya yok hocam, nefsi müdafa meşrudur.
Maalesef çoğumuz ALGI yönetiminin kurbanı olmuşuz. Köpeklerle ilgili sorun her zaman vardı ama birileri algılarımızla oynayıp BAŞIBOŞ köpek diye bir şeyi kafamıza soktu ve tüm köpekler düşman gibi görülmeye başlandı. Köpek saldırdı şöyle oldu böyle oldu diye çok güzel örnekler veriyorsunuz. Peki hiç insan saldırısıyla ilgili bir yorum yapanınız var mı? Mesela bana Türkiye’nin en kalabalık caddesinde İstiklalde başıboş insanlar saldırdı onu ne yapacağız. Günde bir milyon kişinin geçtiği caddede sırf eğlenmek için araya alıp bir güzel dövdüler sonra da güle oynaya gittiler. Ne yapalım onları da yakalayıp katledelim mi? Hem de masraf olmasın diye damarlarına çamaşır suyu enjekte edelim ve ucuz yoldan öldürmüş olalım. Bu mudur çözüm. Mesela o anda yumrukları yerken benim de elimde tüfek olsa hepsini öldürürdüm muhtemelen ama burada bunu gururla anlatmazdım gelip de.
Elimize bir köpek kovucu alarak kurtulabileceğimiz bir sorun nedeniyle milyonlarca hayvanı katledenlerle aynı paydaya gelmeyelim lütfen.
Ben köy gibi bir yerde koşuyorum ve pek çok Başıboş Keçi, inek, boğa, tilki ve sincap görüyorum hatta bazen domuz bile görüyorum ama görmemezlikten gelip hemen uzaklaşıyorum
Bakın bu da bir örnek, bu olaydan sonra Kanada’da tüm ayıları toplayıp öldürelim demişler midir?
Bu konu herkesi yordu gibi, bir üstteki arladaşın dediği gibi söylemler keşke yapabilsem zarar verebilsem (amaç tabiki o değil) yada elime fırsat geçse gibi bile okunacak hissiyatı veriyor.
Bende okurken bazen yoruldum ama bu durum benim koşuyu insanlardan uzaklaşma biraz kendimle doğayla vakit geçirmek için kullanmamdan da kaynaklanıyor olabilir, koşu gurubunu geçtim yanıma koşacak insan almam, ama şöyle bir durum var, başıboş köpek gruplaşınca sürü olarak tehlikeli olabiliyor, köpek yuvası ve yeri olması gereken bir canlıdır ayrıca nsan savar olsa onuda alırım , gözlüğüm yanımda yok daha fazla yazamıycam ,herkese iyi koşular
O kadar çok katılıyorum ki artık katılmaktan daraldım, sıkıldım, bunaldım. Keşke forumda başlık engelleme gibi birşey olsa. Çat tıklayıp bu başlığı görmesem.
Konu hakkında son sözüm. Mor ve Ötesi’nin dediği gibi: “hiç anlatamadım, hiç anlamadılar”