2 senedir Konya Yarı Maratonu’na katılan arkadaşlarım çok memnun dönüyor. Bu sene saat yüzünden gidememiştim. Bu organizasyon da yine aynı şekilde çok ilgi çekici gözüküyor. Kayıt fiyatları özellikle dikkatimi çekti.
++ Ek olarak konaklama ile alakalı Instagram üzerinden sorduğum bir soruya arkadaşların telefon numaramı isteyip bizzat araması toplam 5 dakika sürdü. Bunlar hep 16K’ya çeken faktörler.
Ultra maratonlarda para ödülü olmaması gerekir ancak Mezopotamya ile başlayan süreç Konya ile devam ediyor galiba . Genel olarak yol yarışlarında verilen para ödülünü kazanmak için bazı koşucular sportmenlik dışı davranış sergiliyorlar ( doping, kestirme yol, chip-değişimi, işaret koparma vs. ). Bu hareketler patikaların ruhuna aykırı işler . Ya da belki bana öyle geliyor bilmiyorum. Forumdaki koşucuların fikri ne merak ediyorum açıkçası Para ödüllü yarışmalar mı yoksa patika ruhunu yaşamak mı?
Bence bu hatalı bir karşılaştırma. Bence sıkıntı organizasyonlarda değil, bizde.
Şöyle ki; UTMB gibi yarışlarda dereceye girenler çok iyi sponsorluk antlaşmaları yapıyor. Yani oralarda ödüller çok daha büyük oluyor ama hiç kimse kestirme, chip değiştirme vb gayri-centilmen yollara girmiyor.
Ülkemizde ise hiçbir ödülü olmayan küçük yarışlarda dahi kestirme yol yapan koşucular gördüm ve hatta kendisi beceremeyince kendisinden daha iyi koşucuları organizasyona “hile yapıyorlar” diye asılsızca şikayet eden koşucular gördüm.
Hem ödüllü hem ödülsüz yarışlarda gayri-centilmen hiçbir durum yaşanmıyor olsa dahi ben ödüllü yarışların olmasını tercih ederim. Kendim ödül kazanma niyetinde değilim. Ama ödüllü yarışlarda katılım çok daha yüksek olabiliyor. Yüksek katılım sayesinde yerel halk da daha çok para kazanıyor ve koşu organizasyonlarını daha çok sevebiliyor. Ayrıca koşu organizasyonları daha çok insanı koşucu haline getirebiliyor. Yani hep spor hem halk kazançlı çıkabiliyor.
Yani patika ruhunu yaşatmak adı altında organizasyonların butik ve güdük kalmasındansa böyle böyle büyümesini ve daha çok kişiye ulaşmasını tercih ederim.
Ne kötü, maalesef ben de tanık oldum. Ayrıca üstüne “herkes kestirme yapıyor sen niye yapmıyorsun ?” şeklinde küçümsenerek laf da işittim. Ödüllü yarışmalarda çok tatsız kavgalara tanık oldum, yabancı-yerli kavgalarını saymıyorum bile. Ödül yarışa koşucu çeken önemli bir faktör bunu itiraf etmek lazım; paraya ihtiyacı olan arkadaşlar tercih ediyor, ayakkabı paralarını oradan çıkarıyorlar mesela. Ama bu yaşanan tatsız olaylar her şey gibi bu ödül olayına da gölge düşürüyor.
Konya Ultra’nın kayıt ücretleri, ultra parkurlarda bile yol yarışlarından daha ucuz ücretler. Kayıt dönemleri uzun, normal kayıt bitince fiyatlar ikiye katlanmıyor. Yaş grubu sıklığı dar, ultra yarışlarda -30 yaşta yarışamamıştım hiç.
Daha söyleyecek bir şey bulamadım, umarım keyifli bir yarış geçiririz.
Dün gece Konya Ultra Trail için kayıt sayfasını bir inceleyeyim diye girdim. Kayıt için gerekli alanları doldurdum sonra ödeme yapmadan çıktım. Nasılsa kayıt yapmaz diye.
Ardından SMS geldi, kaydınız alınmıştır. Ödeme yapmak için şu bağlantıya tıklayınız şeklinde.
Sabah Konya’dan beni aradılar. Kaydınız sırasında bir sorun mu yaşadınız ? Kaydınız yarım kalmış görünüyor, siz mi tamamlamadınız yoksa sistemden kaynaklı bir sorun mu yaşadınız ?
Böyle yarım kalmış kayıtlarda sistem kaynaklı olursa işlemi yeniden başlatmak için teknik destek sağlıyorlarmış.
Şu açıdan olumlu ki kayıtları takip ediyorlar, bir sorun durumunda yardımcı olmak için kendileri ulaşıyorlar. Sürece hakim oldukları hissiyatı oluşturdu.
İçimden bir ses bu iş çok iyi yapacaklarını söylüyor. Ben de kayıt olmaya niyetliyim. Fiyatları da çok çok iyi. Herşey çok çok iyi görünüyor. Sağlıklı ve eksiksiz bir organizasyon olması dileğiyle emek veren insanları seviyoruz.
Ödeme olmadan da kayıt oluyor (ben de deneme ile başka yarışa başvurmuş,ödeme kıssmını yapmamıştım).Kayıtlı kullanıcılar kısmında ödeme bekleniyor yazıyordu.
Kaydınız alındı, tamamlanması için ödeme işlemini gerçekleştirinşz vs olabilir.
Yiğit ve yoğurt yeme şekli.
Bana da öyle geliyor. Instagramdan gece çadırla ilgili soru sordum. Sabah gayet güzel bir şekilde cevap vermişlerdi. Alışkın değilim böyle nazik cevaplara. Beni de bu yönden çekti. 74k ile 55k arasında gidip geliyorum. Ağustosta bozkır sıcağını düşünürsek galiba 55k olacak. Saate rotayı bile attım. Epeydir yarışmayınca çocuksu bir heyecan oluştu.