Arkadaşlar merhaba bende düşünce ve fikirlerimi paylaşmak istedim koşu modern çağda insanın teknolojiden bir nebze uzak zihni dinlendirdiği kendi kendine terapi olma imkanı veren, sağlıklı kalmasını yardımcı olan bir eğlencedir. Ben koşuya ter atmayı çok sevdiğim için başladım ve zihnimi dinlendirdiğim vücudumun dingilleştiğini hissettiğim için yapıyorum. Fakat günün sonunda bir sürü marka, yarış ve hep kıyas, rekabet insanları en temel ulaşılabilir ve sürdürübilir olan bir spordan malesef keyifsiz bir hal almaya başladığını düşünüyorum bilmem katılır mısınız ???
tüm fikirlere saygı duymakla birlik sağlıcakla koşun sıhhat bulun :))
Ben bunun tamamen kişiye bağlı olduğunu düşünüyorum.Örneğin ben 2019da başladım koşuya.42 yaşındaydım ve o güne kadar spor namına yaptığım şey çok nadir aralıklarla yapılan halı saha maçlarıydı.
Başladığım günden beri keyifle de yapıyorum koşu sporunu.Yarışlar tarafında da aktif bir katılımcı olduğumu söyleyebilirim.Başladığımdan beri 64 tane irili ufaklı organizasyonda göğüs numarası takıp “yarışmışım”.
Ancak hiç bir zaman organizasyonlara yarışmak amaçlı katılmadım.Temel düsturum zevk almak,eğlenmek oldu.Yarışım her zaman sadece kendimle oldu.Bazen onu bile düşünmedim.10kmyi bir öncekinden 3dk daha önce bitirmek bana herhangi bir şey katmayacaktı.
Günün sonunda diyeceğim şudur ki ; iyiki koşmaya başlamışım.Başıma bir sakatlık veya ciddi bir sağlık sorunu gelmedikçe de koşu sporu hayatımın orta yerinde yer almaya devam edecektir.
Rekabet herşeyde olduğu gibi (günlük hayatımızda) bu konuda da olmazsa olmaz bir gerçek. Rekabet neyi getiriyor kazancı getiriyor. Daha hızlı ayakkabı, daha iyi kıyafet bunlar hep bizlere para harcatmanın yolları. Yarışlarda o şekilde biz katılacağız birileri para kazanacak. Benim bir koşu grubum olduğu için yarışlara katılım eğlence şeklinde geçiyor biz de.
Bakış açınızı anlıyorum ama size tam katılmıyorum.
Şöyle ki; Sermaye her türlü aktivitenin içinde hep vardı ve hep var olacak. Siz sadece işin içine girince onları fark etmeye başladınız. Farkındalığınızın artmış olması onların şu anda başladığı anlamına gelmiyor. Sermaye, yarış, hırs, rekabet insanlık tarihi kadar eski. Modern Olimpiyatlar dahi 130 yaşında.
Ve sadece spor değil, her türlü aktivite için geçerli. Mesela oltayla balık avlama diyelim. Evde bir çubukla kendiniz olta yapıp balık avlayabilirsiniz. Veya milyonluk tekne ve oltalarla balık avı yapabilirsiniz. Milyonluk olta ve balık avlama teknelerinin satılıyor olması sizi kendi yaptığınız oltayla balık avlamaktan alı koyamaz.
Aynı şekilde sermayenin koşu sporunun bu kadar içine girmesi, hırs ve rekabet yaratıyor olması sizi bir ayakkabı bir şort bir tişört ile koşmaktan alı koyamaz.
Yarışmaktan değil o yarış ortamında olmaktan yani koşmaktan keyif almaya başladığınızda “her şey çok güzel olacak”
Bu konuyla ilgili ‘‘Pacesiz Racesiz’’Adlı bir başlık açmıştım Bir aralar nereye,ne zaman kaç pacede hesapları ile koşuyordum performans odaklı ve hırslarımın esiri olup quadriceps kaslarına zarar verdim Ben çocukluğumdan beri koşarım Yine çocukluğuma döndüm koşu saatlerini sattım şu zamanda bu pacede düşünceler yok kafamda Tabi ki dayanıklılık ve kas arttırımı için ufak zorlamalar yapıyorum Çok iyi hazırlık yapıp organizasyon ve performans odaklı koşucular başarılı Ben hazır olmadığım mesafelere,sürelere odaklandığımdan hatalıydım
Koşu ve yürüyüş hem fiziki ve ruhani bir terapidir benim için Tüm sporculara gelişimli sporlar Sağlıcakla