Doca Tirilye 2026

Ben de ekinlerin içine girip fotoğraf çeken bir arkadaşı uyarma gereği duydum açıkçası.

6 Beğeni

30K parkuruna katıldım. Hem Doca Tirilye Ultra’ya ilk defa katıldım hem de Mudanya ve Tirilye’ye ilk defa gelmiş oldum. Genel olarak deneyimlerimi şu şekilde aktarabilirim. Biraz uzun oldu ama umarım başkaları için faydalı olur.

Parkur: Parkur manzara ve atmosfer olarak etkileyiciydi. Genel olarak 10km+10km+10km olarak bölebilirim. İlk 10km tamamen tırmanış olarak geçiyor. Ara ara kısa düzlükler ve inişler var ama tırmandığınızı hissediyorsunuz. Ufukta sürekli bir tepe var. Sonraki 10km genel olarak iniş. Burada da tam tersi ara ara kısa tırmanışlar olsa da ilk tırmandığınız tepeyi arkanızda bıraktığınız için artık parkuru yukarıdan görüyorsunuz. Bundan sonraki son 10km ise ise iniş çıkış şeklinde ilerliyor. Parkur boyunca bol bol zeytin ağaçları arasından geçiyorsunuz. Özellikle tepeye doğru yaklaşık son 2km ve tepeden sonraki yaklaşık son 2km sisli bir atmosfer oluyor. Üç parkurun kesiştiği noktadan sonrası manzaralı ve müzikli bir ortam sizi bekliyor. Sonrasında ise yine zeytin ağaçlarıyla dolu bir parkurda bitiş çizgisine doğru ilerliyorsunuz.

Ulaşım: Ben Bursa dışından katıldım. Önce Bursa otogarına gelip oradan Mudanya’ya kadar otobüs ile gelmiştim. Yarış sabahı servis kullanarak Tirilye’ye ulaştım. Yarış sonrasında yine servis ile Tirilye’ye geçtim. Ancak servisler Bursa’dan da varmış. Gidiş dönüş hem Bursa hem Mudanya’dan servis olması organizasyon açısından olumlu bir fikir. Sadece dönüş saati ve servis kalkış noktası ile ilgili bir kararsızlık yaşandı. Ödül töreninden dolayı saat güncellendi. Ama kalkış noktası önce etkinlik alanının önü denildi. Ona göre kendimi ayarladım. Bir geldim kimse yok, meğer Tirilye’nin girişindeki camiinin orası olarak güncellenmiş. Neyse ki yetiştim. :sweat_smile:

Etkinlik Alanı: Etkinlik alanı gayet organize bir şekilde yapılandırılmıştı. Zaten hemen deniz kenarında. Alanın her iki tarafında tuvaletler vardı. Mudanya Belediyesi’nin çay-kahve büfeleri vardı. Ücretli ama uygun fiyatlıydı. Expo alanındaki firmalar genellikle Bursa firmalarıydı. Bu da olumlu bir şey bence. Yerel firmalar etkinliği sahiplenmişler gibi. Yemek alanı ve yemekler gayet yeterliydi. Etkinlik alanının hemen yan tarafı zaten Tirilye’nin çarşısı. Balıkçılar, zeytin ve zeytinyağı firmaları, hediyelik eşya vs. zaman geçirilecek yerler mevcut.

Kayıt: Kayıt ve kit dağıtımı bir gün önce Nilüfer metro durağı yanında mağazada yapılıyordu. Ben de son güne kalmasın kalabalık olur diye düşünerek diye gidip oradan alıp sonra Mudanya’ya geçtim. Malzeme kontrolünün ardından kitimi aldım. Zaten kit çantası gayet başarılı. Sponsor destekleri kullanışlı ürünler. Kayıt ve kit dağıtımının bir gün önce olması daha olumlu. Ancak, belki yer konusunda bir değişiklik yapılabilir. Osmangazi Kent Meydanı gibi daha merkezi bir yer düşünülebilir belki. Özellikle Bursa dışından gelenler için daha kolay bir ulaşım olabilir.

Konaklama: Konaklamayı Mudanya’da yaptım. Web sayfasından incelediğim kadarıyla epey bir otel seçeneği mevcut. Ben bunların birinde kaldım. Yarış sabahı 10dk yürüyüş ile BUDO Meydan’daki servise ulaştım. Otelde kahvaltı yapmadan çıkmıştım. Etrafta açık fırınlar ve deniz kenarındaki yürüyüş yolunda açık kafeler olabiliyor. Bir şekilde halledebilirsiniz.

Kontrol noktaları: Çeşitlilik olsun miktar olsun gayet başarılıydı. Gönüllü arkadaşlar herkesle ilgileniyordu. Soğuk sprey bile vardı.

Yarış: Yarış etkinlik alanının yanında deniz kenarından başlıyor. Katılım sayısını çok yüksek tutmamaları ve farklı saatlerde başlatmalarının nedenini burada anladım. Zira, böyle olması yığılmalar olabilirmiş. Bu açıdan doğru bir karar bence.

Başlangıç ile birlikte çarşının içinden insanların meraklı ve güler yüzlü bakışları arasından koşuya başlıyorsunuz. Kısa bir süre sonra dar bir merdivenden çıkıyorsunuz. Sonrasında da tırmanış başlıyor. Ara ara single track’ler karşınıza çıkıyor. Eğer kürsü hedefiniz varsa yarışa önlerden başlamanızı tavsiye ederim. Çünkü hem merdiven hem sonraki bazı dar kısımlar arkada kalanları bekletiyor.

Baton alıp almama konusunda kararsızdım. Yarış profilindeki 1000+ yükseklik almam gerektiğini söylüyordu. Ama bunun yaklaşık 10km’ye yayılmış olması da acaba taşımaya gerek yok mu diye düşündürüyordu. Forumda bu konuda bir fikir alışverişi yaptıktan sonra almaya karar verdim (Destek veren herkese teşekkür ederim :folded_hands: ). Aldığıma memnun oldum daha 1.km’de falan batonu açtım. Çünkü düşündüğüm gibi 10km yayılmış bir yükselti olmayacak gibi geldi :sweat_smile:. 10km boyunca birkaç bölge haricinde sürekli kullandım diyebilirim. Belki batonsuz da devam edebilirdim ama 10km sonraki kısım benim için daha zorlu geçebilirdi.

Daha önce de bahsettiğim gibi ilk 10km tırmanış olarak geçiyordu. Bazı bölgeler dar bazı bölgeler geniş orman yolları şeklindeydi. Bu bölge bitki örtüsünün çok yüksek olmadığı zeytin ağaçları, çayırlık alanlar vs şeklinde. Karşınızda bir tepe var ona doğru tırmanıyorsunuz. Zirveye yaklaştıkça hava serinliyor, sis artıyor. Siz de bu yeşil bitki örtüsü ve sisin arasında orman yolunda koşturuyorsunuz.

İlk CP’ye kadar yaklaşık 10km böyle devam ediyor. Buraya kadar genel olarak tırmanış ara ara düzlükler ve inişler vardı. Bu durum yerini genel olarak iniş ara ara düzlükler ve çıkışlara bırakıyor. Yani iniyoruz dedim ama çok umutlanmayın :sweat_smile:.

CP’yi geçtikten yaklaşık 500m sonra artık sert bir inişle başlıyorsunuz. Bundan sonrası çıktığınız tepenin diğer yüzü. İnişte bitki örtüsü daha yüksek ormanlar şeklinde. Bazı bölgeler artık deniz manzaralı.

Yalıçiftlik civarında bir barajın üzerinden geçiyorsunuz. Sonra barajı aşağıya kadar takip ediyorsunuz. Aşağıda ağaçların arasına koy gibi girmiş bir gölet sizi bekliyor. Her ne kadar şu an şu gölette bir yüzmek vardı diye içinden geçirsem de bitmesi gereken bir yarış vardı. O madalya alınacaktı.

İkinci CP ve üçüncü CP arası yaklaşık 4km. Bunun nedeni CP noktasından hemen önce üç parkurun birleşmesi sanırım. Özellikle bu birleşme noktasından sonra kulağınıza müzik sesi gelmeye başlıyor. Sol tarafta Kapanca Limanı manzarası eşliğinde ilerliyorsunuz. Manzara tamam müzik tamam ama tabi ki tırmanış var :sweat_smile: . Yamaçta dar bir patikadan manzara ve müzik size eşlik ederek tırmanıyorsunuz. Tırmanış bitince enerji içeceği firmasının DJ aracı ile karşılaşıyorsunuz. Kapanca Limanı manzarasına hazırdım ama o DJ aracını orada görmeye hazır değildim. Başarılı bir fikir olmuş bence.

Bu CP den sonra bir süre buğday tarlaları içinden geçerek ilerliyorsunuz. Sonrasında buğday tarlalarını solunuzda bırakıp koşmaya devam ediyorsunuz. Bu noktadan sonra güneş kendini göstermeye başlıyor. Şu ana kadar yüksek nem oranı ile terleye terleye geldiniz. Öğle saatleri ile birlikte hava şartları bir üst seviyeye çıkıyor. Artık sıcak ve nem oluyor :hot_face: . Bu yüzden yarış boyunca içme suyunuz sürekli olsun. Aynı zamanda ben CP’lerde elimi, yüzümü, başımı, boynumu ıslatıyordum. Herkese de tavsiye ederim :sweat_smile:.

Bundan sonrası zeytinliklerin kenarından ve bazen içinden geçerek ilerliyor. Forumda bazı eleştiriler gördüm. Onlara katılıyorum. Bazı bölgelerde sürülmüş veya kazılmış alanlardan geçiyorsunuz. Evet, yarış için çabamız oluyor. Ancak, üzerine para verdiğimiz bir madalyayı almak için sıfırdan geçimini sağlayacak olan birinin emeğini ezmemiz yakışık almıyor gibi. Zaten, bu bölgelerde koşarken insanların sağınızda solunuzda traktörle çalıştığını görüyorsunuz. İlla ki sahiplerinden izin alınmıştır diye umuyorum ama sonuçta bu bölgelerde parkur orman yoluna çekilebilir.

Artık bir gözünüz kilometre sayacında ilerliyorsunuz. Az kaldı diyorsunuz ama o da ne. Yine zaman zaman tırmanışlar oluyor. Yorgunluk durumunuza göre batonu katladıysanız tekrar açmanız gerekebilir. Özellik 25.km civarı zeytin ağaçları arasından bir tırmanış daha sizi bekliyor. Tırmanışlar devam ediyor. Bu bölgede aynı zamanda bitki örtüsünün de içinde geçiyorsunuz o yüzden bazı bölgelerde eğilmeniz gerekiyor. Ama artık düşünmeye başladım. Bu kadar tırmanarak nasıl deniz seviyesine ineceğiz :thinking: ?

Son bir kilometre civarında dik bir iniş sizi bekliyor. Ancak, herhangi bir etkinlik alanı veya bitiş çizgisi göremiyorsunuz. Bence en etkili an ve sürpriz nokta burası, bitiş düzlüğü saklanmış :sweat_smile: . Dik bir rampayla deniz kenarında kayalıklara geldiniz. Etrafta hiç bir şey yok. Dar bir alan. Solunuz deniz önünüz kayalık arkanız dik bir yamaç. Indiana Jones veya Tomb Raider filmlerindeki gibi önünüzdeki kayanın yanından geçiyorsunuz ve etkinlik alanının arkasındaki sahil kenarına çıkıyorsunuz. Burada isterseniz suyun içinde isterseniz kenarından isterseniz taşlardan ya da isterseniz en sağdaki düz alandan yaklaşık son 200metreye giriyorsunuz.

Ve yarış bitiyor. O madalya boynunuzdaki yerini alıyor :sports_medal: .

Sonra isterseniz yemek alanına veya dinlenme alnına geçebilirsiniz. Ama benim aklımda 200metre önceki deniz kenarı kalmıştı. Bir şeyler atıştırdıktan sonra dönüp serin sularda biraz vakit geçirdim :sweat_smile: .

Ancak, yarış bitmişti. O soru hala aklımdaydı. O kadar tırmanarak tekrar deniz seviyesine nasıl geldik ?

Temenni: Umarım bu kalite bozulmadan aksine bir tık üzerine eklenerek geleneksel hale getirilir. Hatta etkinlik içeriği zenginleştirilerek gün sayısı iki güne yayılabilir. İki günlük bir hafta sonu etkinlik alanı canlı tutulabilir. Tirilye halkı ve esnafı için de faydalı olacaktır.

Öneri: Genel olarak memnun ayrıldığım bir etkinlik oldu. Organizasyon başarısına gölge düşürecek kadar değil tabi ki ama üç konuda belki yeniden değerlendirme gerekebilir.

Dönüşte servis kalkış saati ödül töreni ile çakıştı. Hem saat hem kalkış noktası konusunda kararsızlık yaşandı. Bu konuya bir göz atılabilir.

Bir gün öncesindeki kit dağıtım noktası konumu yeniden değerlendirilebilir.

Parkur içerisinde arazi geçişlerinde orman yoluna kaydırma konusunda bir fikir alışverişi yapılabilir.

Teşekkür: Bence organizasyon olarak yeterli ve başarılı bir etkinlik oldu. Her aşamanın düşünüldüğü ve planlandığı belliydi. Zaten kit çantası ve madalya diğer yarışlardan başka bir seviyede. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Saygılar.
Sağlıklı başarılar.

14 Beğeni

Geçen yıl 54K bu sene 60K parkurundaydım.

Organizasyon, etkinlik alanı, CP’ler ve kit içeriği geçen yıl olduğu gibi çok iyiydi. Bu yarış bence Türkiye’de yapılan yarış organizasyonları içinde Cappadocia ve Uludağ ile birlikte en iyi yarış kategorisinde yer almaya hak kazanıyor.

Geçen yıl parkurun bazı yerlerindeki eksik ve yanlış yöne yapılan işaretlemeler bu sene düzeltilmiş ve parkur işaretlemeleri sorunsuzdu. Ayrıca keskin yol ayrımlarının olduğu tüm yerlerde Jandarma da yönlendirme yaptı. Rotadan hiç çıkmadan yarışı bitirebildim.

Parkurdan genel olarak bahsedecek olursam; 33-34K’ya kadar genel olarak inişli çıkışlı değişken ancak uzun çıkışlar ağırlıklı teknik olmayan bir parkur profili var. 3.CP Çatrak sonrasında ise Esence / Eşkel Sahili’ne kadar daha stabil devam eden patikalar mevcut. Asıl zorluk 46.km’den itibaren Eşkel Sahili’ndeki buruna yaklaşırken yolun sağ tarafındaki single track patika tırmanışı ile başlıyor. Buranın çıkış eğimi %30’un üzerinde, burada batonlar çok işe yaradı. Uzun çalıların bulunduğu single track tarla geçişlerinden sonra yine %30 üzeri eğimli bir patikadan Red Bull aracının olduğu yere kadar dimdik tırmanılıyor. Yine biraz ilerisinde aşağısı uçurum olan ve bağlantı yolu şeklinde yol eğimli olduğu için tehlikeli olan bir single track patika geçişi vardı. Kapanca CP’sinden sonra 57.km gibi ormanlık bir bölgeye geliniyor. Burada da hafif çıkışlar olmakla birlikte yarışın sonuna kadar fazla zorlayıcı değil.

Kişisel bir değerlendirme yapmam gerekirse; parkurun 45-46. km’si Eşkel sahiline kadar olan bölümünün sıkıcı tarafları var. Çok fazla tarla geçişi mevcut, orman içi ya da orman içi olmayan stabil giden patikalar daha fazla. Sonrasındaki değişken ve teknik olan Kapanca Limanı’nın olduğu bölümleri daha güzel.

Böyle bir parkur için 10 saat finish cutoff süresi verilmiş ki bence bu çok az. Bu konuda da organizasyona mesaj attım. Koşmayıp ta sadece yürümek isteyenleri de düşünerek Finish cutoff’u en az 11,5 - 12 saat arasında olmalı. Dağyenice Ultra Trail (şimdi yapılmıyor) , Efes Ultra, Kyzikos Ultra, Belgrad Ultra gibi yarışlar buraya göre teknik olarak çok daha kolay fakat cutoff’ları 11-12 saat arasında değişiyor.

12 Beğeni