Çok sinirliyim. Virüs başlayınca sporcular çoğaldı

Senelerdir antrenman yaptığım Bursa Ziraat Parkı virüs yokmuşçasına yürüyüş yapan insan dolmuş. Eskiden gittiğimde bir kişi bile spor yapmazken sabahın köründe, şuan koşmaya yer bulamıyorum, aksine 4 lü 5 li yürüyüş grupları parkuru kapatıyor bu yüzden çimenlere inmek zorunda kalıyoruz.

Ne oldu da herkes sporcu kesildi ülkenin başına. Hayır bari spor olsa… Maskeler ellerinde normal şekilde yürüyorlar. Spor yapanlara her zaman saygım sonsuz. Sözüm 4’lü 5’li şekilde yan yana dizilip muhabbete gelen tayfada. Bunu neden yazdım bilmiyorum ama sinirlendim.

6 Beğeni

Benzer durumlar tartan pistte bile olabilmekte.İmkanın varsa 30-45 dk daha öne çekmeyi, yakında baska koşu alanları bulmayı deneyebilirsin.Hudavendigar parkı denenebilir.Muhabbet etmek de sorun degil, sorun yanyana 4-5 kişi, geçici bir durumdur.İyi muhabbetler koşular sporlar :+1:

Maalesef imkanım yok. Sabah iş çıkışı direk oraya gidiyorum. Genellikle pistte yapıyorum antrenmanlarımı. Tekrar ziraat parkına döneyim dedim de pişman oldum 2 haftadır. Gece 1 de gideyim diyorum bari gece rahat bırakın parkı :smiley:

Gece tehlikelidir, bin tür insan durum var.Koşuya devam.

1 Beğeni

Size katılıyorum. Sanırım heryerde aynı problem söz konusu. Kenara gelip yol bile vermiyorlar duyarsızca… ve bir diğer dikkat çeken problem ise alternatif aramaya kalkınca aslında koşu yapılabilecek alanların ne kadar kısıtlı olduğu gerçeği…

3 Beğeni

Halil sana katılmıyorum.

2 Beğeni

Bunun bir hayat davranışı ve toplumsal kültürde maalesef olmadığını görüyoruz. Şehrin nispeten kolay ulaşılabilir yerlerinde amacına uygun spor yapmayan insanlar çoğaldı.
Bunun yanında kimsenin yüzüne bakmadığı ormanlar patikalar bile malesef çok fazla “pis” insan barındırmakta.

3 Beğeni

peki neden bana katılmıyorsun abi ?

2 Beğeni

Cevap çok uzun. Ben az söyleyeyim sen çok anla.
Eğitim, Fiziki Şartların Yetersizliği, Kültür, Maddi Durum vb gibi nedenler.

1 Beğeni

Neden tolere edemiyoruz? Benim çok hoşuma gidiyor yürüyenleri görünce. Bu konu öncelikle karşılıklı saygı ve pozitif tavır ile çözülür. Yürüyenlerin bazıları bizleri koşarken görüp koşmaya çalışıyorlar, ne kadar güzel bir gelişme, bir süre sonra onlar da minik minik yürü koş yapıyorlar, bazıları durdurup ürün kıyafet filan soruyor, muhabbet ettiğinizde de kendilerinde en az kendiniz kadar müthiş bir azim görüp belki de saygı duyabilirsiniz.

Sevgiler,

3 Beğeni

Zaten yukarıda yazdığım gibi onlara saygım sonsuz. Ama 3-4 kişi yan yana dizilip muhabbet ediyorlar ve yavaş yavaş yavaş yürüyorlar. Yürüyüş yapmaya gelen insan zaten kendini belli ediyor. Bir de parkta dedikodu yapıp muhabbet etmek amaçlı parkuru kapatan insanlar var. Adımlarımı yere sert vurduğum halde umursamıyorlar. Sözüm tamamen onlara.

4 Beğeni

Karşılıklı saygı tamam.Yürüyüş koşu bisiklet vs güzel. Tolere edilmeyen yada sinirlendiren şey aslında saygısızlık.4-5 kişinin yanyana yürümesinden, içilen sigaraya, sigaradan yüksek sesle dinlenen müziğe vs gider konu.
Tartışıldığı ayrı başlık da var.


İlgili sayfa linkinte küçük bir güncelleme
(http://www.blog.yarisbul.com/kosucular-icin-gorgu-kurallari/)
Geçen hafta Eymir’de yanından geçtiğim adamın içtiği sigara dumanı boğazımdan geçerken beni düşünceler aldı.
Sevgiler :+1:

2 Beğeni

Farkındalık, bilinç, kültür, bunlar hep katman katman şeyler ve durağan değil değişkenler. Orada bir parkur var ve sağduyu sahibi biri çevresini gözetip duruma, yazılı olmayan kurallara hemen uyum sağlar. Daha doğrusu beklenen davranış bu. Ama bizim gibi, yazılı olmayan toplumsal kuralların aşırı esnek olduğu kültürlerde çok sesliliğe de açık olmak lazım.

Geçen biz de piste gittik, içeriye girmek için uzun bir sıra mevcut. Birçok kişi yürümeye gelmiş. Spor-atletizm kültürünün yerleşik olduğu bir ülkede böyle bir manzara kolay kolay görmezsiniz. Çünkü yürümek isteyen parka veya daha keyifli yerelere gider. Bizdeki duruma baktığınızda, daha kaç nesil kent kültürüne alışamadı. Sokakta yürürken, trafikte araç kullanırken, gündelik hayatın içinde bir şeyler yaparken nasıl bir çatışmaya maruz kalıyorsanız pistteki de bunun uzantısı. Şaşılacak, kızılacak bir durum yok.

Hızlı çarpık gelişmiş şehir yapısı, sadece koşmak için değil insanlara yürümek için de alan bırakmıyor. Haliyle atletizm pistine gelmesini yadırgamıyorum. Diğer dediğiniz kalabalık gruplar halinde yol tıkamalar, karşılıklı diyalog, zaman ve kültür ile aşılacak şeyler. Bugün örnek aldığımız yerlerde de bir günde oluşmadı. İkili etkileşimler, iletişimsel çatışma, çözüm ihtiyaçları ve diyalog doğurur. Kızmak ve tenkit de genelde yapıcı bir sonuca götürmez.

Yarışlarda, sahilde, kalabalık gruplar halinde geçişi kapatan koşucu arkadaşlar da mevcut, bu davranışlar sadece koşamayanlara özgü değil. Toplumun genel yapısının bir temsili.

Sadece ‘‘haklı olma’’ perspektifinden bakarsanız, günün sonunda sinirlenmek dışında elinizde bir şey kalmaz. Pozitif örnek teşkil edip diyaloğu teşvik etmek koroner damarlar açısından daha faydalı.

:v:

8 Beğeni

Adımlarınızı sert vurmak yerine iletişime geçmeyi deneseydiniz belki işe yarardı. Bazen çözüm ummadığımız kadar kolay olabiliyor.

1 Beğeni

Çok güzel yazmışsın abi eline sağlık. Doğru diyorsun ama iş stresi olsun, bu virüsün stresi olsun insanlar saatli bomba gibi geziyor etrafta her an patlamaya hazır bir şekilde.

1 Beğeni

Denemediğim algısını mı oluşturdum acaba sizin gözünüzde ? Bu arada adım vurma işi genelde gördüğüm koşucular tarafından sık kullanılan bir durum. Size se tavsiye ederim. Yada siz iletişime geçin zira sizin için daha sağlıklı olur. Adımlarımızı acıtıyoruz biz :smiley:

Tavsiyeniz için teşekkürler. Denemediğinizi düşünmüştüm. Bana denk gelenler müsaade istediğimde sonraki turlarda, en azından ben yaklaştığımda kenara çekiliyordu. Koşuyla kalın.

2 Beğeni

Çünkü yazmak, söylemek, yapmasından daha kolay :grin:. Dediğiniz gibi insanın bin bir türlü ruh hali var, her zaman aynı soğukkanlılıkta olamıyor. Yer yer benim de çok keskin çıkışlarım oldu ama yavaş yavaş da olsa daha yapıcı bir diyalog inşa etmeye çalışıyorum. Çünkü kızdıkça insan en çok kendine ediyor.

Olumlu örnekleme ve diyaloğun da mahallede çok artısını gördüm, koşu ile uzaktan yakından alakası olmayanlar koşmaya, zamanla da başkalarını koşturmaya başladılar.

Koşu ve sevgiyle kalın :v:

4 Beğeni

Spor kültürü diye bir şey var ve maalesef ülkenin %90’ında bu kültür yok.Ben de hiç olmadığı kadar telefon alıyorum “Erkan ben koşuya başlamak istiyorum ne yapayım” diye. Corona süreci, gerek hareketsizlikten, gerek alınan kilolardan, gerekse sağlığa gösterilmesi gereken önemden dolayı insanları spor yapmaya yöneltti. Bu sebeplerden dolayı koşuya başlayanlar belli bir süre sonra elenecekler. Ancak bahsettiğiniz durum hiçbir zaman değişmiyor. Corona öncesinde de insanlar tüm kulvarları kaplayıp yürüyorlardı veya sigara içiyorlardı vs.
Koşu parkurunda nasıl koşulmalı, nerede yürünmeli vs.gibi konular insanların zihninde oturmadığı için, bu tip durumlar hep oluyor olacak da
Ben insanlarla iletişime geçip sorunu çözebileceğimden şüpheli olduğum için ıssız yerlerde koşuyorum.

  • Aklıma şimdi geldi :slight_smile: ben koşu parkurunda koşarken el ele yürüyen sevgililerin korkması durumu var bir de. Bayaa sallıyorlardır arkamdan
2 Beğeni

Doktorlar, sağlık ile ilgili otorite konumundaki kuruluşlar bağışıklık sistemini güçlendirmenin bir yolunun da başta yürüyüş olmak üzere düzenli egzersiz yapmak olduğunu defalarca söyleyince doğal olarak artış oldu. Aslında bu güzel bir şey.

Yakında bu insanların küçük bir kısmı bunu hayatlarına büyük bir kazanım olarak ekleyecek ve düzenli olarak devam ettirecek. Bu da çok güzel. Büyük bir kısım ise ne yazık ki kaldıkları yerden hareketsiz hayatlarına devam edecekler. Yani en fazla 3-5 ay daha sürer bu kalabalık.

Yeni bir şey deneyen insana hoşgörü göstermek çok önemli. Altı üstü uzun km ler boyunca koştuğu için kendini yarı tanrı zanneden tipler var. (Sözüm meclisten dışarı) Ben asıl onlara kızıyorum.

5 Beğeni