Çin'in Vuhan kentinde yüz maskesiyle koşan adamın akciğeri patladı

Bunu da buraya ekleyelim.

Maske konusu önemli. Elbette koşarken kullanamayacağız ama artık uzun bir süre yeni düzenin bir parçası olacaklar.

Koşu için uygun maskeler olabilir mi? (Ventilli tipte bir çok model var, irtifa maskeleri var vs.)

Yarışlar düzenlense bile nasıl olacak mesela?

Koşarken kendimi korumak ile ilgili aklıma gelen tek önlem sabah mümkün olan en erken saatte koşmak.

Var mı fikirleri olanlar? Nasıl önemler alacaksınız?

Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ortaya çıktığı Çin’in Vuhan kentinde yüz maskesiyle koşan adamın akciğeri patladı.

"nypost.com"daki haberde, yüzünde maskeyle 3 kilometreden fazla koşan 26 yaşındaki adamın akciğerinin patladığı belirtildi.

Nefes darlığı yaşadığı belirtilen adamın kaldırıldığı Vuhan Merkez Hastanesinde ameliyata alındığı kaydedildi.

2 Likes

Ben şehrin göbeğinde idman yaptığım için uzun süredir araba egzozu ve hava kirliliğinden endişeliydim. O yüzden arayış içine girip bir sürü alternatifi denedim. İlk olarak okumak oldu. Özellikle egzoz partikülleri çok ufak olduğu için buff veya cerrahi maske pek bir filtreleme işi görmüyor. Ffp2 veya 3 filtrasyon öneriliyor. Bunun üzerine geçen yıllarda yer yer idmanları 3M ventilli maske ile yaptım. Zone2 Zone3 idmanlarda nemlenme dışında pek bir sorun olmuyordu. Maske nemlendikten sonra koruyuculuğunu yitirdiği için çok cost-effektif gelmedi. Bir süre ara verdim sonra kış çok sıcak geçince yine arayışa girdim ve Amazon üzerinden N99 korumalı ventilli bisikletçi maskesi aldım. Bu kış onunla idman yaptım. Bir saate kadar orta tempoya kadar idmanlarda çok fark yoktu. Tempo hizlanınca karbondioksit tahliyesi yetmiyor ve ciğerlerdeki karbondioksit yoğunluğu artıyor. Karbondioksit saturasyonu solunum regülasyonunda çok önemli. Düşük değişimlerde bir şey anlamazsınız ama kanda yavaşça asidoz olur ve yorgun hissedersiniz. Anormal dalgalanmalar da antrenman açısından iyi gelmez bedene zarar verir. Çok fazla riski var. Bu nedenle uzun ve tempolu idmanları maske ile yapmamakta fayda var. Bir yanlış bilinen konu da hava yolu direnci arttırıp solunum kapasitesini arttıracağı yönünde. Aslında oksijen yoğunluğunun düşük olması ile karbondioksit yoğunluğunun fazla olması tam olarak aynı şey değil. Fiziki direnç oluşturacağı için kısmi fayda sağlayabilir ama derişim arttıkça metabolik stres yaratır. Bence yeni dönemde yapılacak en iyi şey sakin saatlerde diğer insanlardan izole koşmak ki genel hatları ile her zaman yaptığımız yalnız idmanların çok risk oluşturucağını sanmıyorum. Saygılar :v:

11 Likes

Vuhan salgının başladığı, 11 milyonluk 50bin vakanın olduğu bir yer. Maskeli koşan kişinin covid 19 hastası olup ciğerlerinde büyük bir hasar olup olmadığından bahsedilmiyor (ama ilk aklima gelen, tv programında iyileşen bir doktordan duyduğum, normal koşan biriyken, iyileştikten haftalar sonra birkac km yürüyecek düzeye gelmiş.)
Sonuç:illaki koşulacaksa maskesiz sabah erkenden tenhada koşmak (bulunabilirse tarlada bağda ).Tartan pistler,koşu parkurları daha kalabalık olur.Yürürken 50-100m ilerideki kişinin öksürmesi hapşırmasına dikkat edip, yanından geçerken 2-3m mesafe bırakmayı, hızla uzaklaşmayı tercih ediyorum. Açık alan da olsa 5-7 m ötede hapşıran biri tedirgin etmiş, farklı doğrultuda uzaklaşarak gitmiştim.İlla market iş vs için evden çıkılıyor.
Kendi terimiz göze kaçabilir.Bandana ile terin göze kaçması önlem olabilir mi?

3 Likes

Bu hastalığa bağlı akciğer komplikasyonlarından biri de fibrozis. Hasar gören dokunun iyileşirken katılaşması. Ciğerler esnekliğini yitirdiği için koşu veya merdiven tırmanma gibi solunum derinliği ihtiyacının arttığı durumlarda yetersiz kalıyor. Ciddiyetine bağlı olarak düzelebilir veya ömür boyu kendini hissettirebilir de. Erken dönemde solunum terapileri çok işe yarıyor, olur da birinin başına gelirse yardım almasını öneririm. Bunu söylememin espirisi, koşmayan bir doktor koşan birinin önceliklerini ihtiyaçlarını sezemeyebilir ve önemli bir durumu atlatmanın kargaşasında gözden kaçabilir. Göz için de koşu gözlükleri sanırım daha popüler olacak. Hatta numaralı gözü tam saran gözlük yaptıran varsa, tavsiyelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

4 Likes

Mümin Bey merhaba, detaylı cevaplar için çok teşekkür ederim.

Gözlük ile ilgili bir kaç yıl önce yurtdışında o dönem marka hakkında çok fazla bilgim olmadan bir model beğenip yaptırmıştım. Markanın adı Rudy Project. (https://www.rudyproject.com/) Çok memnun kaldım.

Türkiye’de İşbir optik firmasıymış yetkilisi. Ancak web sitesinde bulamadım (https://www.rudyproject.com/ww/en/distributors.html)

Firma ile görüştüm (Ankara), İstanbul’da yetkili olarak aşağıdaki telefon bilgilerini verdiler;

Kadıköy 0216 337 63 51
Sirkeci 0212 511 16 44

Çarşamba günü arayacağım bakalım.

Aynı firmada söyle bir marka da var;

2 Likes

Teşekkür ederim, Rudy Project kaliteli bir marka. Birkaç sene evvel koşu gözlüğü alırken ben de incelemiştim, sonra Julbo’da karar kılmıştım. İşbir optiği de her zaman gözlüğümü yaptırdığım yerden biliyorum, numaralı iş koruma gözlükleri yapıyorlar. Klinikte kullanmak için bir tane yaptırmayı düşünüyordum zaten, korona faslı girdi. Her zaman çalıştığım yer sanırım onlar ile irtibata geçip ayarlayabilir. Tekrar teşekürler :v:

2 Likes

Merhaba…

Öncelikle akciğer patlaması denen şey, akciğerde var olan hava keselerinden birinin patlaması ve akciğer ile göğüs duvarı arasında hava birikmesi (pnömotoraks).

Akciğerin temel fonksiyonu karbondioksit ile satüre kanı alıp temizleyip oksijenlemektir. Bu süreçte akciğer kapasitesi, solunum hızı gibi solunumsal parametrelerin yanında vücudun büyük dolaşımı ile ve akciğer dolaşımı (küçük dolaşım) da önemlidir. Çünkü akciğerlerimiz aracılığı ile alınan oksijen akciğerlerde dolanan kan (küçük dolaşım) aracılığı ile vücuda katılır ve aynı şekilde kandaki karbondioksit, akciğerler aracılığı ile atılır.

Gelelim maske sorunsalına. Filtrasyon mekanizmaları ve bulaş koruma yönleri birbirinden ayrı olsa da gerek ameliyat maskeleri gerekse ventilli ya da ventilsiz (FFP2, N95 gibi) maskelerin antrenman ya da yarış sırasında kullanımı sorunlu. Bunun birkaç sebebi mevcut. Efor sırasında artan solunum hızı ve vücudun ısı seviyesinin regülasyonu için akciğerden sıvı kaybının artışı ile birlikte maskelerin iç yüzeyleri kısa sürede nemlenecek ve bu nemlenme maskeleerdeki geçirgenliği sağlayan porların işlevlerinde bozulmaya neden olacaktır. Bu da az önce açıklamış olduğum oksijen ve karbondioksit değişim mekanizmasının ilk basamağı olan, akciğerlere oksijenden zengin hava alınması önünde engel oluşturacaktır. Bununla birlikte solunumla birlikte atılan karbondioksit, maske içinde sirküle ederek yeniden nefes ile akciğerlere dolacaktır. Bu da alınan her nefeste oksijen miktarının azalmasına ve karbpndioksit miktarının artışı ile sonuçlanması demektir. Anlattığım denklemde kan ile dokulara, efor sırasında artmış oksijen ihtiyacını karşılayabilecek oksijen taşınması mümkün olmayacaktır. Ek olarak oksijenlenmesi bozulan kan, kompansatuar mekanizmalar ile kalp hızının artışına neden olacak ve bu da egzersiz performansını direkt olarak etkileyecektir. Bunun haricinde kanda biriken karbondioksit ve azalan oksijen seviyesi nedeni ile asidoz gelişecektir. Egzersiz sırasında laktik asit birikimi ile zaten görülebilen asidoz, ek olarak bu mekanizma ile derinleşirse asidoza bağlı pek çok etki ortaya çıkacaktır.

Bu anlattıklarım haricinde @mgunes in de bahsettiği gibi karbondioksit artışı ile oksijen azalmasının vücutta başta solunum dinamikleri ve kalp-damar sistemi olmak üzere pek çok sistemde farklı etkisi bulunmaktadır.

Ben de bu dönemde erken veya geç saatlerde, mümkün olduğunca tenha rotalarda ve “yalnız” koşulmasını tavsiye ediyorum. Bu önlemlere uyulduğunda zaten hasta olan biri ile karşılaşma olasılığı azalacaktır. Zaten hasta biri ile açık ortamda, onun öksürüp hapşurduğu bir dönemde durağan bir şekilde 1,5 m mesafeden yakında durmadıkça bulaşması da çok zor; bir antrenman sırasında böyle bir duruma maruz kalma riski de oldukça düşük.

Sevgi ve saygılarımla

5 Likes

Merhaba @mgunes.

Şehir içi antrenmanlarda maalesef aynı sorunu ben de yaşıyorum. Maske takmasan egzos ve hava kirliliğine bağlı uzun süreçte gelişebilecek sorunlar bir kefede, maske takarsan düşen antrenman verimliliği ve maske ile antrenmanın olumsuz psikolojisi öbür kefede. Ben mümkün olduğunca araba trafiğinin seyrek olduğu ara sokaklarda koşmayı, maskeye yeğliyorum. Keşke Türkiye’de de -Avrupa’da olduğu gibi- motorlu taşıt trafiği yerine bisiklet ulaşımının ön planda olduğu (özellikle şehir içinde) bir sistem olsa da hem antrenman hem bisikletli ulaşım keyfimiz zirve yapsa :):nerd_face::blush:

Sevgiler

2 Likes

Özellikle bu kış ne paranoya yapmıştım :smiley: , tarihi yarımadanın açıklarına bakıp hava kirliliğini gördükçe koşmak yerine sigara içsem daha mı az zararlı olur diye düşünmedim değil :thinking: işin şakası bir yana o yüzden bu kış salona yazıldım. Büyük ihtimal orada da tam koruma iş gözlüğü ve maske gibi ekipmanlar ile idman yapacağız. Amazon’dan aldığım maske şöyle bir şeydi:

https://www.amazon.com/Dustproof-Outdoor-Filtration-Exhaust-Allergy/dp/B086SS6PWL/ref=sr_1_1?crid=M5IYBTBAW4QI&dchild=1&keywords=base+camp+mask&qid=1589800633&sprefix=base+cam%2Caps%2C247&sr=8-1

Yurtdışında bisikletçilerde çok popüler. İstanbul’da arabanın arkasında direk egzoza maruz kalmamak için hala bisiklete temkinli yaklaşıyorum, bir de açıkçası korkuyorum. Özellikle şu dönemde süper olurdu :v:

3 Likes

Hava kirliliğinin takibi için (gözlem dışında sayısal veri olarak):
https://www.havaizleme.gov.tr/

4 Likes