Cappadocia Ultra Trail 110k izlenimlerim

#1

Yüzlerce mesaj içeren ana konu içinde sözlerim kaybolup gitmesin diye bu konuyu açma ihtiyacı duydum.

Gelişebilmenin ön koşulunun yapıcı eleştiri yapabilmek olduğunu düşünüyorum.
Eleştirmek baltalamak değildir. Sevdiğim şeylerin gelişmesini istiyorum, o yüzden hatalı gördüğüm taraflarına dair birkaç eleştiride bulunmak istiyorum.

  1. Üçhisar- Göreme arasındaki deredeki halatlı inişdeki halat sabit iniş halatı olmalıydı. Gevşek bağlı halat üzerinde birden fazla kişi olduğunda birisi diğerinin dengesini çok rahatlıkla bozabilir ve bu olduğunda sonuç ölümcül olabilir. Ayrıca gevşek bağlı halat acemi koşucuları çok tedirgin edeceğinden halat başında birikmelere yol açar. Nitekim yarış içinde 20 dakikadan fazla halat sırası bekleyenler oldu. Bir koşucunun 20dk sıra beklemesine yol açmak pek makbul birşey değil.
  2. Halatlı geçişin az sonrasında yer alan, boyuna tahtalar yerleştirilerek yapılmış olan geçiş bence 110k’nın en tehlikeli yeriydi. Sadece bir kalça kırığı ve bir kol kırığı çok iyi sonuç bence. Çünkü bu tip geçişlerde boyuna tahtaların enine tahtalar ile birleştirilmesi ve bunların üzerinede kayma olmaması için telis bezi konulması gerekir. Bunlar yapılmayınca o tahtalar çamurlu suyu yiyince son derece kaygan bir tuzak haline geldiler.
  3. Rota başlarda Göreme’den geçip, Üçhisar’a varıp dönüşte Göreme’ye tekrar geliyor. Bu noktada gidiş rotası dönüş rotasına çok fazla yaklaşıyor. Aralarında coğrafik vb bir engel olmadıktan sonra rota bu kadar çok yakınlaşırsa ya işaretlemelerin çok iyi olması yada köşe başlarında yol gösterici personelin olması lazım. Bu bizim yarışta çok iyi olmadığı için özellikle hızlı koşuculardan Üçhisar’dan Göreme’ye gelip tekrar Üçhisar’a giden rotaya sapanlar oldu. Bu noktada iki rotanın birbirinden uzaklaştırılması daha verimli olabilirdi.
  4. 60k noktasında 110k koşucuları tam manasıyla ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördü. Organizasyon bu etkinliğe ismini veren koşunun 110k koşusu olduğu unutmuş ve tüm imkanlarını 30k, 60k bitirenlere seferber etmiş gibiydi. 60k’ya sıcak birşeyler yerim belki diye geldiğimde çorba ve makarnanın sadece 30k, 60k bitirenlerin olduğu tarafda olduğunu öğrendim. Oradan istediğimiz zaman da “onlar 30k, 60k bitirenler için” cevabını aldık. 30k bitiren makarna, çorba yerken elmaya, keke talim yapmak pek hoş değildi. O kadar çok çocuğun hepsinin destekçi ailelerin çocuğumu olduğunu bilmiyorum ama masalarda oturacak yer bulamadım. Koşucudan daha çok çocuklar vardı masalarda. Doğru dürüst yiyecek birşey bulamadığım için belkide en yenmemesi gereken şeyi yani orada masalarda bulduğum çiğköfteleri yedim ve saatlerce sürecek mide yanmasına tahammül etmek zorunda kaldım. Yani arazideki çadır CP’ler 60k’dan daha iyiydi.
  5. 60k CP çıkışında işaretlemeler çok yetersizdi. Yol gösteren kimse de yoktu. Sokaklarda oynayan çocuklara diğer koşucuların nereye gittiğini sorarak yönümü bulabildim.
  6. 60k sonrasındaki CP’lerde birçok koşucu hem geceye kaldığı için hemde arazi zorlaştığı için enerji verecek sıcak birşeyler aradı ama 60-110 arası CP’ler çok fakirdi. Meyve-kek ile insanlar devam etmeye çalıştı. İyi beslenemediği için o güzelim havada 100k CP’de hipotermiye girenler oldu. Biraz sıcak su, biraz hazır çorba veya hazır makaranın organizasyona ne maliyeti olurdu ki? Zaten binlerce kişiden geriye 60-110k arasında sadece 100 civarı insan kalmıştı.
  7. Karlık’tan sonraki yokuşu çıkıp platoda ilerlemeye başlayınca 90k civarında rota 77k civarında geçtiği yerlere 300-400mt civarında yaklaşıyor. Gece geçilen dümdüz bir plato üzerinde aralarında hiçbir coğrafi engel olmayan rotaları bu kadar yakınlaştırmak çok büyük hataydı. Nitekim 100 kişiden en az 30 kişisi burada yolu şaşırdı ve Karlık CP’den çıkıp Plato CP’ye geri dönmüş oldu. Buraya gelmiş koşuculara ise Plato CP’deki görevlilerin “bizim ışığımızı mı görüp de geldiniz?” şeklindeki suçlayıcı yaklaşımları, “sizi isterseniz arabayla şu noktaya bırakalım” tarzı etik olmayan tavırları ise pek hoş olmayan şeylerdi.
  8. Göğüs numaralarımızda zaman çipi olduğu halde bitiş noktasında timing olmaması, bitiren koşucuların manuel olarak sisteme girilmesi, bazı koşucuların unutulup daha sonra sisteme girilmesi bu çapta bir organizasyona yakışmayacak kadar amatörceydi.
  9. Ben 20:01’de bitirdim. Benden sonra 2 saat daha gelen oldu. Yani 30’a yakın koşucu benden sonra geldi. Ama bitiş noktasında son yemeği ben aldım. Tabak kalmadığı için bir bardağa sebzeli köfteli olduğunu düşündüğüm yemeğin dibini sıyırarak doldurdum. Olanı bir bardak ancak geldi zaten. Bu da benden sonra gelen 30 kişinin sıcak yemek bulamadığı anlamına geliyor. 110k bitiş noktasında bardak içinde tencere dibinde kalan yağı donmuş son yemeği yerken taşıdığım hissiyatı Allah’tan bu satırları yazarken taşımıyorum. Şu anda bende oluşan hissiyat ise “organizasyonun kelle hesabı yaptığı ve 30k, 60k ile çoğunluğu savuşturduktan sonra 110k’cıları pek önemsemediği” şeklinde. Umarım yanılıyorumdur.
  10. Bitiş noktasında poşet içinde yeleğimi aldım ve otelime gittim. O yorgun halimle yeleği kontrol etmek hiç aklıma gelmedi. Otele gidince “şu yeleği bir deneyeyim” dedim ve o anda bana verilen yeleğin kadın modeli olduğunu farkettim. O yorgun halimle otelden tekrar bitiş noktasına gidip yeleğimi erkek modeliyle değiştirinceye kadar geçen sürede organizasyon bende birkaç dua daha kazanmış oldu.
  11. Avrupa’da gittiğim yarışlar algımı değiştirdi galiba. 65k’daki çıkış ve 95k’daki iniş haricinde bence parkurun teknik bir tarafı yoktu. Parkur bana bu açıdan biraz yavan geldi. 3-5 metrelik merdiven çıkışı, ip inişi, mağara geçişi gibi şeyler bence parkura teknik manada birşey kazandırmaz.

Biraz da sevdiğim taraflarından bahsedeyim.

  1. Koşucu koşucunun hainden anlıyor. Dilek Özgürel ve Aykut Çelikbaş’ın olduğu CP’ler de ilgi çok daha iyiydi. Burada her iki arkadaşımda çok teşekkür ederim.
  2. 100k CP’de bulunan Doktor Hanıma da çok teşekkür ederim. Güçlerinin son demlerini kullanan koşucularla çok iyi ilgilendi ama o anda yorgunluk nedeniyle algılarım kapandığı için şu anda ismini hatırlamıyorum maalesef.
  3. Tüm CP’lerde kola olması çok hoşuma gitti. Hava biraz serin olmasına rağmen o kolalar bana çok iyi geldi.
  4. Girgin kardeşlerin yarışın son dakikasında bitiş yerinde ve görevlerinin başında olması ne kadar profesyonel olduklarının göstergesiydi. Onlarada teşekkür ederim.

Dipnot 1: Yukarıda bahsettiklerime istinaden bende oluşan şahsi kanaat; “Organizasyon bu kalite seviyesiyle Avrupa’da ultra koşmuş birisini bir daha buraya getiremez. Bu yılkı yarış bence geçen yılın primlerini harcayan bir hayalkırıklığıdır. Avrupa liginde mücadele etmek isteniyorsa mevcut yaklaşımın değişmesi lazım”

Dipnot 2: “O yarış puan vermiyorsa koşmam” , “O yarış kaç puan veriyor ki?” , “Puana ihtiyacım var. O yüzden bu organizasyonun ve/veya parkurun herşeyine katlanır bu yarışı bitiririm” tarzında düşünce taşıyanlara çok rastlar oldum. Eğer ki memleketimde bu iş böyle olacaksa hiç olmasın. Tüm patika koşu camiası UTMB puanına kendisini endeksleyecekse, insanlar zevk almadıkları yarışları sırf puan toplamak uğruna koşacaklarsa, sırf puan uğruna kötü organizasyonlara katlanacaklarsa bence bu iş hiç olmasın. Böylesi bir mentalite hiç hayra alamet değil. Bu kafa yapısına sahio bir camiada olmak istemem.

Sizlerinde fikirlerini duymaktan memnun olurum.

Teşekkür ederim

13 Likes

#2

Hemen her cümlesinin altına imza atabilirim.Geçen seneki organizasyondan o kadar memnun ayrılmıştım ki belki de hayal kırıklığım bu denli yüksek oldu.Geçen sene o harika organizasyonu yapabilen insanlar bu sene neden ve nasıl çuvallar anlamadım.Kimse yarışmacı sayısı arttığı için demesin ; bu yarışa en az kaç kişinin gelebileceği belliydi ve organizatör şirketler bunun için vardır zaten.Dolayısıyla burada teknik imkanlardan değil yanlış yaklaşımlardan kaynaklanan sorunlar olduğunu düşünüyorum.62k CP 'sini hafızamdan silmek istediğim için hemen geçiyorum.Yarış boyunca pek çok hata yaptım: ip geçişinde ve hemen devamındaki ıslak tahta köprüde yaşanan karambolde dikkatsiz davranıp düştüm ve dizim döndü.Ve ilk soğutucuyu Mustafapaşa İstasyonu’nda buldum.Cp’lerde hiç olmazsa sıcak bir çay bulurum sanrısıyla destekçi almadım ve ne yazık ki gece ilk sıcak çayımı Mustafapaşa’da içebildim ki çoktan hipotermi sınırına gelmiştim.19:30 da Plato’ya 21:30’da Karlık’a ulaştıktan sonraki 4 saat 30 dakika boyunca ,yapılan işaretlemeyi iyi takip edemediğim için Karlık’la Plato arasında dolaşıp durdum.Makarna Partisi’ndeki yemek hoş olmadığı için finişte sormadım bile.Ancak finiş anında Serkan ve Sertan’ın bizi karşılaması ve Serkan’ın o anda elindeki içeçeği bana ikram etmesi her şeye değdi.

2 Likes

#3

İsmail Eren sizi koşarken görünce çok sevindim😊 Ne zaman umutsuzluğa düşsem Avrasya’da maraton koşan kuzeniniz geliyor aklıma. Yarış raporunuzu okumayı merakla bekliyorum😊

1 Like

#4

Yazmadan edemedim. Kimse alınmasın. Plateu CP’deki görevli arkadaş -adını bilmem, tanımam- şimdiye kadar katıldığım yarışlardaki en kötü görevliydi. Gelen yarışçılara karşı -bence- oldukça sertti tavırları. Belki adamın üslubu öyle, belki ben biraz yorgunluk yüzünden alıngandım, bilemiyorum. Ama çok garipsedim. Çay yok derken bile umursamaz tavrı çok bana çok itici geldi açıkcası. Bir de Aykut Çelikbaş’ın Karlık’ta “Çay yok maalesef” demesi var, insanın “aman abi boşver bende çerez var jel var ister misin?” diyesi geliyordu :slight_smile: Bunu genelleme olarak yazmıyorum kesinlikle. Başka CP’lerde böyle bir sıkıntım olmadı. Tek bu CP’de böyle bir durum yaşadım.

5 Likes

#5

O Plato’daki görevli bana da çok dokundu. Gelecek istasyonlarda hazır paket olmayan çorba olacak mı diye sorduğumda ‘Tabii… köylü kadınlara çorba yaptırdık, sizin için hazır… Tabii, oldu…’ diye tersledi. Çok sevimsizdi. İlgisizlik bile anlaşılabilir ama tersleme ve küstahlık kabul edilebilir değil.

Tüm diğer gönüllüler için tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Gönüllüleri tecrübesiyle yönlendiren Aykut ve benzer şekilde gündüz 60K’da dereceye girip sonra soluğu Karlık CP’de alan Aysen Solak gibi insanlarla ne kadar iftihar etsek az. CP’den sadece besin/enerji değil, ciddi şekilde moral depoluyor koşucular böyle gönüllüler sayesinde.

2 Likes

#6

Birkaç gündür foruma ve Facebook’a bakıyorum.
Mağdur olsun veya olmasın herkes bir pohpohlama yarışına girişmiş.
Koşucularımızın Avrupa standartlarında daha iyi şeylere sahip olmalarını gerektiğini düşünüp eleştirilerimle bazı şeylere dikkat çekip daha iyi birşeyler elde etme gayretinde oldum.
Ama nedense “kötü adam” ben oldum. İnsanlar amlamsızca bana tepki gösteriyor.

Şunu açıkca belirteyim;
Ben düşüp bir tarafımı incitmedim hiç.
Tüm yarış boyunca yağmur yağsaydı ve hatta tüm CP’lerde su haricinde hiçbirşey olmasaydı dahi bu yarışı bitirebilecek yeterli malzeme, ekipman ve güce sahiptim.
Derdim kendim değil. Derdim daha iyi birşeyleri nasıl elde edebiliriz(di).

Ama yanılmışım. Kusura bakmayın.
Amacım kimseyi rahatsız etmek değil.
Ama eleştirilerim birşeyleri kötülemek istermişim gibi algılanıyor. Bu yüzden Bundan sonra hiç bir yarış ve organizasyon hakkında yorumda bulunmayacağım.
Birçok yarış koşup tek kelime yazmayan birçok kişi var. Bende onlardan biri olacağım.

Rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim.

2 Likes

#7

Bizim için kayıp. Umarım kendi bloğunuzda yazarsınız.

0 Likes

#8

Bence biraz alıngan bir hareket olmuş. Öncelikle yazdıklarınız gayet yapıcı eleştiriler içeriyor. Hatta bu mesaj altında bazı kalemler için sizi destekleyen de mesajlar bol bol var. Ancak nasıl ki eleştiri hakkımız varsa başkalarının da bunu onaylamama veya eleştirme hakkı var diye düşünüyorum. Bu nedenle bence bu kadar tepki verecek bir durum yok. Sonuç olarak birçok kişi ilk defa böyle bir organizasyona katılıyor ve onlar için olumlu yönleri olumsuz yönlerden fazla olabilir. Bu kişisel bir görüştür.

3 Likes

#9

Şu iki cümleyi okuyan herhangi birinin seni kötü adam ilan etmesi, tepki göstermesi anlaşılabilir bir şey değil İsmail. Özellikle de yazdıklarında haklı olduğun dikkate alınırsa. Bir koşucu tarafından, koşucu bakış açısıyla yapılmış eleştiriler. Hepsi çok değerli. Hepsine de yanıt vermek isterdim. Çünkü yanıtları olduğunu biliyorum. Ama ilgili kişiler zamanla yanıtlayacaktır eminim.

Üç farklı koşuda, çok farklı insanlar koştu. Karşılaşılan koşullar kişiye göre ve parkura göre (özellikle ikinci yarı için), oldukça farklı olabilir. O yüzden olumlu-olumsuz geniş yelpazede yorumlar gelmesini garip karşılamamak lazım. Yazan kişi ve koşulan parkur özelinde değerlendirmek daha doğru olur.

4 Likes

#10

Arkadaşlar günaydın,
Bu foruma ilk kez yazıyorum. İsmim Aydın Ayhan Güney ve Kapadokya Ultra Trail organizatörüyüm. Forumlar bilgi paylaşımı içindir diye düşündüğümüz için organizasyon olarak mümkün olduğu kadar yorumlardan ziyade sorulara forum üzerinden cevap vermek istiyoruz. Serkan Girgin kardeşimin cevap verilmesi gerektiği uyarısı sebebiyle açıklık getirmeye çalışacağım. Aslında burada belirtilen konuların bir çoğuna, özellikle parkur, yemekler ve timing konularında, Serkan ve Sertan çok daha elle tutulur açıklama getirebilir. Eminim eksik kaldığım noktalarda müdahale edeceklerdir. Öncelikle ismaileren’e çok teşekkür ederim. Zaman harcayıp çok güzel bir yazı yazmış ve birçok kişinin duygularına da tercüman olmuş.
Parkur veya bazı bölümleri konusunda çok fazla yorum yaparsam haddimi aşmış olurum çünkü bu parkur tecrübe ve bilgileri konusunda hiç tereddüt etmediğim Girgin kardeşler tarafından yapıldı. Kendilerine yarış sonunda konuyu açtığımda Ultra Trail koşuların çok normal olduğunu belirttiler ama yine de gerek ip inişi gerekse kaygan tahtalar konusunda gelecek yıl için teknik ekiplerle değerlendirme yapacağız. Bu konuda çok fazla yorum geldi.
60K noktası istasyonu ve 110K koşusuna önem verilmemesi ile ilgili fikrinize katılmıyorum. Yanlış gözlemler olmuş. İstasyonda kesinlikle hazır çorba vardı. Bunun yansıra diğer bölgede bitirenlere hazırlanan makarna ve çorbadan isteyen herkes yararlandı. İstasyona gelen sporcuların tüm istekleri karşılandı. 110K koşan ve önlerinde daha 50k sert bir parkurun olduğunu bildiğimiz arkadaşlara nasıl 2.sınıf olarak yaklaşabiliriz ki. Mümkün değil. İstasyonlara konan tüm yiyecekler yine teknik ekibin bize verdiği listelerden yola çıkarak hazırlanmakta. Ama tabi ki değerlendirmeler ve talepler gelecek yıllar için incelenecek. Çocukların tamam destekçilerin yakınları idi. O bölgeye koşucular, aileleri ve görevliler haricinde kimse girmedi, giren de zaten hemen çıkartıldı. Yer bulamamanız ilginç geldi. 100 kişilik oturma grubu vardı.
60 çıkışında oklu işaretler vardı ve bir görevli hep orada bekledi. Zannederim gözünüzden kaçtı.
60K sonrası istasyonlara gönderilen yemekler yine teknik ekibimizin kararıyla konulmuştur. Listelerde organizasyon olarak bizim yaptığımız büyük hata ise Karlık istasyonuna gidecek sıcak su tankını unutmamız ve geç ulaştırmamızdır. Maliyetlerden hiç kaçmadık, teknik ekibimiz talep ettiği taktirde her yere istenilen yemeği koyabiliriz. Bu organizasyon küçük hesap yapmakla suçlanmamalı!
Plato istasyonunda görevli olan arkadaşlarla ilgili daha önce bir yorumumuz oldu. Gerekli değerlendirmeleri yaptık ve organizasyonda bazı arkadaşların yer almaması gerektiğine karar verdik.
Finish noktasındaki yemekle ilgili görüşlerinize hiç ama hiç katılmıyorum. o çadırın arkasında bir mobil mutfak ve ekip sabaha kadar bekledi ve makarna, çorba yetiştirdi. Bekleyen yemekler, özellikle çorba çabuk tatsız bir hal aldığı için sürekli taze yapıldı. Diğer yemek geç bitirenler için getirtildi. Ben şahsen o saatte oradaydım. Sabaha kadar gelen herkes yemek buldu. Eğer bir kişiye sorup 10 dakika bekleseniz yemeklerin yenilendiğini görürdünüz. Saat gece 2 de bazı sporcu arkadaşlarla ben de o yemeklerden yedim. Organizasyon kişiye özel butik tarzda hizmet vermeye çalışmaktadır. Kelle hesabı gibi bir yaklaşım söz konusu değildir. Amacını aşan bir eleştiri olarak görüyorum.
Yelek ve tişört konusunda hatalı verilenler veya bedenleri olmayanlar oldu. Talep eden her sporcu için değişiklik yaptık. Hatta 2 sporcunun bedeni kalmadığı için adreslerini aldık ve yeniden imal ettirip kendilerine göndereceğiz. Eğer adresinizi paylaşırsanız veya paylaştıysanız hemen değişiklik yapılacaktır.
Umarım bazı konulara açıklık getirebilmişimdir. Dediğim gibi parkur, timing, parkurun teknik olup olmadığı, hatta istasyonlarda servis edilecek yiyeceklerle ilgili konularda Girgin kardeşler karar aldığı için daha açıklayıcı bilgiler verebilirler.
Teşekkür ederim.

2 Likes

2017 Türkiye Patika Koşu Takvimi
#11

Öncelikle @ismaileren, yazılarınızı keyifle okuyorum. Bence yeri geldiğinde eleştiri yapmaya hakkı ve bilgisi olan bir kişisiniz. Unutmayın bazen sırf doğruyu söylediğiniz için bile tepki gösterilebilir. Alınganlığa luzüm olmadığını düüşünüyorum.

@aaguney Verdiğiniz cevap çok önemli, daha önce hiç bir yere yazmayıp sadece organizasyona mail ile yazı yazmıştım. Ancak burada yaşadağımdan farklı yorumların olması sebebi ile düzeltmeye gitmeyi zorunluluk olarak hissettim.Bir iki noktayı ben de Plato’da hipotermiye girerek yarışı bırakan bir 110K yarışcısı olarak düzelteyim.
1- 110K olarak Ürgüp’te kimse yardımcı olmadı (Bu yaşadığım gerçektir, öyleydi böyleydi değil gerçek). Soyunma odası gösterilemedi, tuvalette o dar alanda alt üst değiştirmem gerekti. Arazide olsam işimi daha kolay halledebilirdim. Aile/görevlilerden biri bana ahiret sorularıyla nerelerin olduğunu, zor olup olmadığını, nasıl gideceğimi sorup durdu. En sonunda ona mental olarak yarışa odaklandığımı, işimi bitirip bir an önce çıkmam gerektiğini, kırılmazsa bana daha fazla soru sormasını istemediğimi söyledim. Ortam gereksiz kalabalıktı, Elinizde dropbag 100 kişilik yerin kıyısına oturamıyordunuz ne yazık ki…
2- Kesinlikle ve kesinlikle 110K’ya Ürgüp’te sıcak yemek verilmedi. Çorba yoktu, İstedim de verilmedi, yeri yoktu zaten, Şunu düşünebilirsiniz, “ısrar etseydiniz, oraya buraya gitseydiniz, doğru kişiyi bulsaydınız tabii ki verilebilirdi”. 62K koşup gelmiş birisinin bunu yapmasına gerek olmadığını düşünüyorum. (Bu yaşadığım gerçektir, öyleydi böyleydi değil gerçek)
3- Ürgüp çıkışında nereden gideceğimi bir sürü kişiye sormak zorunda kaldım. Tüm görevliler iyi niyetle dropbag alanına yönlendirdi durdu. Sonunda devam edebildim bu seferde ağacın altındaki işaret ile oynanmıştı (Sağ yerine sola çevrilmişti). Saatime rota yüklü olmasına karşın rotaya sol sağ yapıp gireceğiz diye döndüm. 1 Bulgar ve 3 Yunan ile ağacın solunda 1 km2 alanda 20-30 dakika dolandık. Kimse yoktu, En son tekrar başlangıca gidip saatimdeki rota ile gittiğimizde sağa döndük, ileride oklar devam etti sonra bir yerde iki yöne de ok olduğunu gördük. Orada görevli bir çocuk gördük. Ona sorduğumuzda “bilmediğini”, evet doğru yazıyorum “bilmediğini”, 110K ilk finisher’ını karşılamaya geldiğini oranın dönüş yolu olduğunu söyledi. İyice paranoyaya bağlayıp luzumlu telefona telefon açıp ulaştığımız kişi ise işaretlerin doğru olduğunu neden ağaçtan sağa döndüğümüzü ve neden 30 dakika önce telefon açmadığımızı sorup bir de fırçaladı. (Bu yaşadığım gerçektir, öyleydi böyleydi değil gerçek). Kendimi geçtim, bol bol buffer time ayırmıştım, Yunan kadın koşucu resmen küplere bindi. Haklıydı.

Asıl sizi şu anda eleştirdiğim nokta > "Umarım bazı konulara açıklık getirebilmişimdir. Dediğim gibi parkur, timing, parkurun teknik olup olmadığı, hatta istasyonlarda servis edilecek yiyeceklerle ilgili konularda Girgin kardeşler karar aldığı için daha açıklayıcı bilgiler verebilirler."
yazmanız. Amacımız günah keçisi bulmak, birilerini suçlamak değildi bir sonraki organizasyonda bunlara dikkat edip düzeltmenizi istediğimizi, sizleri (Argeus ve Girgin Kardeşler) sevdiğimizi belli ki anlatamamışız…

7 Likes

#12

Sevgili @aaguney yazdıklarınızı inanın şaşkınlıkla okudum. Okumam bittiğinde bana uzun mesafe koşucusu olmadığınızı ve bu tarz organizasyonların ihtiyaçları konusunda yeterli tecrübeniz olmadığını düşündürdü. Aksi olsa bence bu cevaplar inanın gelmezdi. Hatta organizasyondan ayrılmış Girgin kardeşlerden cevap beklemezdiniz. Öyle cevaplar yazmışsınız ki okuduğumda 110K koşan biri olarak. Kendi beceriksizliğimden kaybolmuş, sıcak çorba ve çay bulamamış, istasyonlarda farklı görevlilerle muhattap olmuş gibi hissettim. En sonunda “yoksa ben farklı bir yarış mı koştum” dedim. İnanın burada söylenenlerin hepsi gerçek.
Siz bence bizleri yanlış anlıyorsunuz. Biz bu organizasyonu çok seviyor ve bunun karşılığında sarf edilen emekleri çok iyi görüyoruz. Amacımız ikinci senesinde Türkiye’nin en iyi organizasyonlarından biri olan bu yarışı daha iyi noktalara getirmek. Buradaki arkadaşlar bir çoğu sadece yurt içinde değil yurt dışında da bir çok yarışta koşuyorlar. İnanın bana onların görüşleri çok değerli. Her organizasyonun eksikleri mutlaka vardır. Ama amaç hep daha iyi bir noktalara gelmek olmalıdır. Doğal olarak siz ve arkadaşlarınızda bizle birlikte çok emek verip yoruldunuz. Bu nedenle vermiş olduğunuz cevabı da bu kapsamda düşünmek istiyorum.
Sevgiler
İlker

4 Likes

#13

Daha önce belirttiğimiz gibi hiç bir fikre karşı savunma geliştirmek amacında değiliz. Sadece açıklık getirmeye çalışıyoruz. Burada belirtilen her konunun organizasyonu daha ileri taşımak amacıyla yapıldığı konusunda hiç şüphemiz yok ve 20 yıllık deneyimimiz bunu gösteriyor. Eğer yorum yapan arkadaşlar organizasyona değer vermese zaman ayırıp bir kelime dahi yazmazlar, eksiklikleri bildirmezler. Bu politik bir cevap değil, içten ve samimiyetle söylüyor ve böyle düşünüyoruz.
Karlık istasyonunda sıcak su sıkıntısını biliyoruz ve hatayı kabul ediyoruz. Kesinlikle çok katı önlemler alınacak.
Ürgüp istasyonunda yönlendirme hatası yapıldığı konusundaki fikriniz doğrudur. Masaj yapılan bölgede 5 adet kapalı soyunma alanı ayırmıştık ama ekipler tarafından yönlendirme eksikliği yaşadığınız aşikar.
İstasyon görevlileri konusunda radikal kararlar alıyoruz. Çok deneyimli ekiplerden ve Ankara’da bir üniversiteden sporcu psikolojisi konusunda bilimsel destek alma kararı aldık. Yarış sırasında sporcunun hissettikleri konusunda çok ciddi tecrübelere ihtiyacımız var. Bunun için pratikte ve teoride eğitilmiş ekiplerin ne kadar önemli olduğunu gördük. İstasyondaki oturma alanlarının gereksiz doluluğu ve oturma gruplarının yetersizliği konusunu da not alıyoruz.
Ürgüp istasyonunda hazır çorba olduğunu biliyorum ve eminim. 2 çeşit çorba vardı ama zannederim yine görevlilerin yönlendirmesi problem oldu. Gelen sporcuya sorup, hazırlayıp sunmaları gerekiyordu.
İşaretleme konusunda çevreden kaynaklanan bazı sıkıntılar yaşadık. 3 defa işaretlediğimiz bölgeler oldu. Birkaç noktada okların söküldüğü ve kasıtlı yönlerinin değiştirildiği gerçek. Uyarılar gelir gelmez en hızlı şekilde düzeltmelere gittik. Bazen köylülerin veya çocukların işaretleri toplamaları veya değiştirmeleri ile karşılaşıyoruz. Geçen yıl da aynı sıkıntıları yaşayıp tüm muhtarlıkları ve belediyeleri uyarmamıza rağmen bu sıkıntılarla karşılaştık. Başka önlemler düşüneceğiz.
Bu organizasyonda doğan sıkıntıların tek bir sorumlusu var, o kişi doğal olarak benim. Tüm eleştirileri göğüsleyerek buralardan ders çıkarması gereken kişi veya sizin tabirinizle “günah keçisi” benim. Girgin kardeşler dahil olmak üzere tüm ekip insan üstü bir çalışma sergiledi ve hiç uyumadan çalıştı ve hala çalışıyorlar. Bu sadece organizasyon sırasında gördüğümüz çabaları. Öncesi ise 11 ay! Büyük bir ekip uzun süreler çalışıyor. Çok fazla detayı olan bir organizasyon. Gerek organizasyon ekibi gerekse tüm sporcular tabi ki sorunsuz olmasını ister ama hatalardan kaynaklanan eksiklikler yaşıyoruz. Önemli olan bizlerin bunlardan ders çıkartması ki, bunu çok detaylı çalışıyoruz.
Kimseye sorumluluk yüklemeye çalışmıyorum. Sadece böyle bir forumda yanlış bilgi vermek istemem. Eğer transfer, konaklama gibi konularda olsa başka bir arkadaşım açıklama yapardı. Sadece onlar benden çok daha hakim bu konulara, o sebeple çok daha aydınlatıcı bilgi verebilirler diye böyle bir yorum yaptım. Yanlış anlaşılmasına üzülürüm.

Sizin organizasyona attığınız maili aldım. Son derece yapıcı bir yaklaşım ve doğrudan bize yazıp gördüğünüz problemleri aktarmanızı çok takdir ettik. Bizleri ve organizasyonu sevdiğinizi biliyoruz, bunda şüpheniz olmasın. Bizim bu organizasyonu çok yukarılara taşıma azmimizi yaratan ve bizi kamçılayan da bu zaten. CUT ve Aladağlar Profesyonel (maddi beklentisi olan) bir organizatör olması gereken bizler için tamamen gönül işidir, Girgin kardeşlere gönül borcumdur. Yıllarını bu spora harcamış insanlara saygımdır. Yel değirmenleri ile savaştır. Orta ve hatta uzun vadede biz firma olarak bu organizasyonları kendi kaynaklarımızdan finanse edeceğiz ve büyüteceğiz. Bu büyüklükte maliyetlere sahip organizasyonlar için gereken bütçeyi tamamen sponsorlardan bulmak günümüz Türkiye’sinde çok mümkün değil. Hiç bir maddi beklentimiz olmadığı gibi maliyetlerin büyük kısmını karşılamaya devam edeceğiz. Hem organizatör hem de sponsoruyuz. Bunun tek sebebi, tanımaktan çok keyif aldığımız ve her zaman söylediğim gibi asıl işi yapan “modern çağın gladyatörleri” ultra koşucularına olan saygımız ve onlar için iyi bir organizasyon sağlamaktır.

5 Likes

#14

@aaguney Yanıtınız için teşekkür ederim, aynı noktada buluştuğumuzu hissediyorum. Sizler (Argeus + Girgin Kardeşler) yukarıya güzel bir çıta koydunuz. Bu çıtayı Türkiye’de koyabilecek kişi, organizasyon sayısı ne yazık ki henüz çok az. Bu sebeple bu kadar heyecanlanıyoruz, yazıyoruz, düşünüyoruz, yorum yapıyoruz. Dediğiniz gibi hem sizi hem de yarışı çok önemsiyoruz, değer veriyoruz. Tüm bunlardan çıkan tecrübelerle çok daha iyi organizasyonlar yapıacağına eminim…Tekrar teşekkür ederim…

3 Likes

#15

Sevgili ilkerl, ben uzun mesafe koşucusu değilim, hatta kısa mesafe koşucusu bile değilim. Düzenli spor yapan birisi bile değilim. 110 koşucularının ihtiyaçları konusunda en ufak bir bilgim dahi yok ve olduğunu hiç savunmadım. Ben spor organizasyonları yapan birisiyim. Bu sebeple bünyemizde her konuyu iyi bilen arkadaşlarla çalışmaya çalışıyoruz. Girgin kardeşlerin organizasyondan ayrılmaları bizim aramızda her şeyin bittiği anlamı taşımıyor. 2 yıl boyunca bu yarışın her şeyi olan iki kişinin yarıştan bir gün önce ayrılık kararı alması demek her şeyi bırakıp gittiler anlamına gelmiyor. Bu onların tarzı değil zaten. Yarışın geleceği için yarış süresince ve şimdi hala yardımlarını sürdürüyorlar. Bu çapta bir organizasyonu bir günde devretmeleri, bırakıp gitmeleri gibi bir algı oluştuysa yanlış olmuş.
Ben veya organizasyondaki hiç bir arkadaşımız bir savunmada değiliz. Sizin eleştirdiğiniz her konuda haklı olduğunuzu belirttik zaten. Hepsini not alıyoruz ve hepsi düzelecek. Hiç kimse bu konuda öylesine konuştuğumuzu düşünmesin. Sporcular tarafından görülen hatalar onları bir kez bizi bin kez rahatsız ediyor. Düzeltilmemesi söz konusu olamaz.

2 Likes

#16

Ben halüsinasyon mu gördüm? Bunu mu kastediyorsunuz? Makarna ve çorbayı şahsen talep ettiğimiz halde alamadık. Orada çorba bulabilsem acılı çiğköfte ile karnımı doyurmak gibi bir aptallığı niye yapayım???
Ben 15:30-16:00 saatleri arasında Ürgüp’te 110k koşanların tarafındaydım ve çorba alabilen kimseyi göremedim. Daha sonra ve önce birşeyler olduysa bilemiyorum.

Bunlar görüşlerim değil. Bizzat yaşadığım şeyler. Gecenin saat 03:00’ünde tencerenin dibini bir kağıt bardak içerisine sıyırıp son yemeği alan ve o duyguyu yaşayan kişi benim. Benden sonra gelenlerin yemek alamadığını kağıt içerisinde yemek yemeğe çalışırken bizzat şahit oldum.

Amacım saldırmak, kırmak, dökmek değil ve hiç bir zamanda olmadı. Bazı noktalara dikkat çekebilir miyim ve daha iyiye gidebilirmiyiz gayreti içerisinde oldum. O yüzden kimsenin bana karşı bir savunma yapmasına gerek yok.
Ama bırakın savunmayı, siz doğrudan bana saldırya geçmişsiniz.

Beni haksız veya yalancı çıkarma gayretiniz size birşey kazandırmayacak. Sürekli olarak sözlerimi doğru olmadığını ispat etme gayretindesiniz.

Bu kafayla giderseniz, kısa süre sonra 110k parkurunda sadece UTMB için puana ihtiyacı olanların koştuğu bir yarış haline gelirsiniz. Benden söylemesi. Tüm sözlerimin yalan olduğunu ispat etseniz dahi (ki değiller) elinize birşey geçmeyecek. Bu yaklaşımla kaybeden bu organizasyon olacak.

2 Likes

#17

Teşekkür ederim Sn. ismaileren. Saldırmak diye bir şey söz konusu olamaz. Bunların hepsini yaşayan kişi olarak mutlaka haklısınız. Ben yanlış biliyordum veya bilgilendirildim. Gerekli önlemleri alacağız. Sizi kesinlikle yalancılıkla suçlamadım, suçlayamam da. Sizin yaşadıklarınız ve tecrübe ettiklerinizde haklı olduğunuza eminim. Size yaşattığımız olumsuzluklar sebebiyle çok özür dileriz.

5 Likes

#18

Ben de genelde yarışlarda belli bir mesafeden sonra çorba severim, ihtiyaç hissedenleri gayet iyi anlıyorum, ben yanlış hatırlıyor olabilir miyim bilmiyorum ama 62 de sanki çorba toplu olarak hazır değil de sıcak suyu ve masanın üzerinde açılmamış poşetler olarak var mıydı acaba. Yazmaya da korkuyorum çorba konusunda bir hassasiyet var😀

0 Likes

#19

62k’da varsa da ben göremedim çorbayı. 30k ve 60k bitiş alanından da alamamıştık.
Ama hakkını vermeliyim; çig köfte güzeldi. Tost ekmeği arasına kaşar ve çiğ köfte ile yaptığım sandviç o açlıkla oldukça güzel gelmişti bana :slight_smile:

1 Like

#20

Ben de çok emin değilim😋, aslında biraz hoşluk olsun diye yazmıştım. Galiba herkes karşılıklı birbirinin derdini anladı, eminim seneye çok daha iyi olur. Hızlı, heyecanlı ve zor parkurdu, ben çok eğlendim. Umarım uzun yıllar gelişerek devam eder.

2 Likes