Beypazarı Ultra Trail 2026

merhabalar,

bu yıl ikinci defa düzenlenen ve 5K, 19K, 39K, 52K parkurlarından oluşan, 3 Ekim 2026 tarihinde yapılacak organizasyona katılacak arkadaşlara şimdiden başarılar dilerim. 39 veya 52 parkurlarından birine kayıt olma fikrim var. (belki bana katalizör olacak birileri vardır)

kayıtların kapanma tarihi yaklaşırken sizlerden gelecek görüşleri, etkinlik öncesi ve sonrası detayları merak ediyorum.

6 Beğeni

19 K detaylarına baktım. zorunlu ekipman ve sağlık raporuna dair bilgi bulamadım

1 Beğeni

Geçen sene 19K’daydım. Organizasyonun ilk senesiydi ama bence başarılıydı. 19K parkuru da güzel bir parkurdu, yeterli hazırlığım olmamasına rağmen çok keyifli geçirmiştim. Bu sene harita aynı mı bilmiyorum ama dağ sırtından ciddi bir iniş vardı beni zorlayan. Sonrasındaki dere geçişi de hem işaretlemeler hem hijyen açısından sıkıntılıydı. Bu sene orayı düzeltmişlerdir umarım. GPX yüklemek şart.

52K için Ultradabadu (@ggg)Youtube kanalında bir video olmalı.

4 Beğeni

bu videoyu ilk yayınlandığı gün izlemiştim, sen yazdıktan sonra bugün sara sara bir daha izledim. Video sonunda Gökhan’ın konuşmasına dayanamadım ve 52K parkuruna kayıt oldum. İyi ki varsın Gökhan.

Son dönemlerde yaptığım harcamaların mimarı olan sanada ayrıca teşekkürler. :man_facepalming: :slightly_smiling_face:

8 Beğeni

B.klu dere geçişi dışında parkur gayet güzeldi. Arada kısa asfalt geçişler de vardı teknik inişler de. Amatör ama hevesli bir ekip düzenliyordu geçen sene, iyi bir karışımdı bence. Saate parkuru yüklemek şart nolur nolmaz. Bu sene organizasyon ekibinde değişiklikler var, duyurmuşlardı. Yine iyi geçer umarım

2 Beğeni

Çook teşekkür ederim. Sen de iyi ki varsın :slight_smile: İşaretleme güzel olursa bence parkur güzel. Bir de sırttan inerken yolu bulmak zor olabiliyor. Birlikte gittiğim grup nereye giderse oraya gittim. Düşe kalka dereye ulaştık. Dere pis diyorlar ama maltepe sahilden denize giriyoruz. Bence daha kötü değil ayrıca vadi önemli ve rota oradan geçmeli. Sadece derede henüz yarış içinde oluyoruz ve yerler kaygan olabiliyor. Geçen sene grupta birisi baya kötü düşmüştü. Aman dikkat.

6 Beğeni

Ankara’lı arkadaşlar yardımcı olabilir mi? İstanbul’dan Trenle cuma saat 23:30 da Ankara Garında iniş yapsam. Gar’da uyuyabileceğim bir alan var mı? Dinlenme alanı,mescit vs.

1 Beğeni

Konforlu bir alan yok ama biraz sefalet uykusu için yerler var. Sabah Ulus’tan servislerin kalkacağı yere de yakın sayılır, yürüyerek gidilir ama biraz yoracaktır. yandexgo ile 200 TL falan tutmayacak mesafe. servis gibi detaylarda aklına takılan bir şey olursa organizasyona instagramdan mesaj atabilrsiniz, dün ben de bir soru sordum şaşılacak derecede hızlı döndüler.

2 Beğeni

Biraz vaktim vardı Kaçkar, Beypazarı ve Kapadokya parkurlarını kıyasladım.

Parkur Mesafe Elevasyon Ortalama Eğim Maks. Eğim
Beypazarı 52 km 1.871 m %6,9 %23
Kaçkar 44,5 km 3.250 m %15,2 %54
CMT 63 km 1.908 m %5,5 %34

Bu veriler sizlerin parkura hazırlanma stratejinize göre tartışmaya açık olabilir.

İlk defa katılacak arkadaşlar için diğer parkurlara nazaran katılımcıyı zorlayacak nokta iniş çıkış, tırmanıştan ziyade koşkoş bitmeyen Anadolu kırsalı olacak gibi. Bu detay beni batonsuz koşmaya yöneltti.

Kapadokya’yı andırıyor buna iklim koşulları da dahil.

Etkinliğe gitmeden biraz da doküman olarak hazırlanırken insanların rota ve işaretleme konusundaki şikayetlerini destekler bir kaç yer gözüme ilişti bunları organizasyon ile paylaşacağım.

Örneğin:

6-6,7.km arası rotada nedensiz dönüş var “V” dönüş daha geriden olacak gibi.

Ayrıca parkurda müşterek hatlar çok fazla. Görevli olmaması halinde karışıklık yaşanması çok muhtemel.

8 Beğeni

Beypazarı Ultra Kelebekler Vadisi 52K 2026 Race Time Calculator | RaceEstimator Bu linkte parkur bitirme süresi ve kontrol noktası geçişleri için tahminler var.

10 Beğeni

Siteden hiç haberim yoktu. Ne güzelmiş.

3 Beğeni

Selamlar herkese. İlk trail yarışım için takvimimde İstanbul Ultra vardı fakat ufak bir sakatlıktan dolayı katılmamıştım.

Bugün ise ilk trail yarışımı Beypazarı Ultra Trail 8K Hanlarönü parkurunda koştum. İyi ki de ilk deneyimimi Beypazarı’nda edinmişim. Benim için her şeyiyle harika bir parkurdu.

Dik yokuşlarla başladı, yokuşların zorluğu güzel bir şekilde arttı, devamında daha düz olan kısımlarda harika manzaralarla devam ettik, sonrasında teknik inişe geçtik ve enerjisi çok yüksek bir finişe vardık. Arnavut kaldırımı, parke taşı, çakıl, toprak gibi hemen hemen her zemin türünü deneyimledim.

Kısaca ifade edecek olursam, kompakt bir parkurdu.

Konumuna gelecek olursam, Beypazarı harikaydı. Kesinlikle korunması gereken bir dokusu olan, çok güzel lezzetler tadacağınız, yerel kesimin de sizi çok hoş ve coşkulu karşıladığı bir yer. Yolunuz düşerse çarşısına uğrayıp Beypazarı Kurusu’nun yanında meyve ezmesi ikramından da mutlaka tadın.

Bu zamana kadar hep yol koşusu yapmış biri olarak patika koşusuna böyle tatlı bir parkurda başladığım için artık gözüm patikadan başka bir şey görmeyecek gibi.

Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler. Katılımcı arkadaşları tebrik ederim. :slight_smile:

14 Beğeni

Geçtiğimiz sene 19K parkurundaydım, bu sene hem sakatlık sonrası uzun süre sabrettiğim recovery döneminin işe yaradığını kendime kanıtlamak istediğim, hem de patikayı özlediğim için 8K parkurunda katıldım yarışa.

Beypazarı hem sevdiğim bir parkur, hem de sevdiğim bir organizasyon. Geçtiğimiz sene 19K için şöyle bir yorumum olmuştu.

Halbuki konu Beypazarı Ultra için mesafeden bağımsızmış. 8K parkuru da patikanın tüm inceliklerini görebileceğimiz bir parkur olmuş. Tırmanış, teknik iniş, farklı zeminler. Gerçekten harikaydı. İlk kez Trail koşacak herkesin denemesi gereken bir parkur. Tamamen tadını çıkarmak için oradaydık, çok da iyi etmişiz. Manzaraları da ayrı harikaydı.

Bununla birlikte, dün bazı şeyler benim için parkurların çok daha önüne geçti. Fırsat bulduğum ve uygunluğumun denk geldiği her organizasyona katılıyorum, ama sporcu sıfatıyla verdiğim geri bildirimlerin bu kadar dikkate alındığı ve direkt dönüş aldığım başka bir organizasyona denk gelmedim şu zamana kadar.

Kit alımı sırasında Umut Hocam ile karşılaştık. Aslında sağ olsun, kendisi bizi çok sıcak karşıladı diyeyim daha doğru olur. Birkaç kere dile getirdiğim dere kirliliği konusunda daha başlamadan derenin temizletildiğiyle alakalı dönüşümüzü aldık. Yarış sonrasında ödül töreninde de kısa bir muhabbet etme fırsatımız oldu. Geçtiğimiz sene yazdığım, ama organizasyona direkt iletemediğim hususların çok büyük çoğunluğu için yapılan iyileştirmeleri konuştuk.


Eklenmiş. Seneye ikincisi de eklenecekmiş hatta. Sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla diğer parkurlardaki arkadaşlarımızın işine de yaramış.

8K’da CP sonrasında bu düzendeki işaretlemelere de denk geldim. Parkur boyunca işaretlemeler çok iyiydi.

Bu sene dere tarafında 10 metrede (belki 20 dedi yanlış olmasın) bir işaretleme yapılmış.


Organizasyonlar, en büyük paydaşlarının sporcular olduğunun bilincinde davrandığında ortaya böyle sonuçlar çıkıyor. Benim Beypazarı Ultra Trail ile alakalı düşüncem bu en azından. “Merak etmeyin, düzelteceğiz.” demekle, bizzat geri dönüşünü aldığınız kişiye “Düzelttik hocam, ne düşünüyorsunuz?” diye sormak arasında yarışta tırmandığınız o dağlar kadar fark var.

Beypazarı’na gelince, umuyorum yönetimin organizasyona desteği artarak devam eder. İlçede yaşayanların yarış boyunca desteği ve tutumu çok kıymetli. Finishe giderken özellikle çok güzel anlar yaşanıyor. Tek sıkıntı yarış bitince vuruyorsunuz ev baklavasının, sarmanın gözüne. O Strava sonuçlarındaki “Yakılan Kalori” verileri hep yanlış. "Alınan Kalori"ye bakabilirsek o zaman konuşalım. :grin:

Seneye beklenti yükseldi, öyle olunca yarıştaki hedef de yükseldi. Emeği geçen herkese teşekkürler. :slight_smile:

12 Beğeni

Tabelasını görmek için bile önce Sincan’a ulaşmanız gereken Ankara’nın en güzel ilçelerinden biri Beypazarı’nda; çakır dikenleri arasında, Anadolu bozkırında, Hitit, Roma, Selçuklu, Galat, Ermeni, Alevi ve daha saymakla bitmeyecek pek çok detayın arasında koştuk, koşmaya çalıştık. İz bulmaya, kendimizi bulmaya çalıştık. Oryantiring tadında bir parkurmuş.

Kendimi biliyorum ama yine de eski forum yazılarıma da baktım. Ne birini isim vererek eleştirdim ne bir markayı başka bir markayla kıyasladım. Yani demek istediğim şu: Bugüne kadar net olarak birisini eleştirmemeye çalıştım. Bunun sebebi eleştirmeyi bilmemem değil; gereksiz kırgınlıklar yaratmaktan kaçınmamdı.

Bu organizasyon için ise yazdım, yazdım, sildim.

Beypazarı’nın tarihi ve doğal güzellikleri, mutfağı, görece düzgün esnafı söz konusuysa oturur sabaha kadar başka bir başlık altında konuşuruz zaten. Memleketimiz. Beypazarı’nı bilmeyenler için koca Ankara’nın tarihini bir kenara koyun, Beypazarı’nın tarihini ise ayrı bir kenara koyun, o derece.

Beypazarı Ultra Trail’i ise sakin kafayla değerlendirdiğimde güzel detayları vardı, hem de çok.

Organizasyon öncesinde kendilerine ne zaman mesaj atsam gayet olumlu geri dönüş yaptılar. Peki saha nasıldı? Saha tam beklediğim gibiydi! Bu cümle maalesef bazı kötü durumları da barındırıyor.

Aslında geçen seneki coşkunun olmadığını, bu başlığı açmadan önce bile hissetmiştim.Bu durum etkinlik alanında da hissedildi. Ankara’dan çok daha fazla katılım beklerdim fakat aman aman bir katılım yoktu. Keşke organizasyona katılım artarak ilerleseydi.

2025 – 52K: 38 katılım / 37 finisher
2026 – 52K: 31 katılım / 25 finisher

2025 – 39K: 52 katılım / 50 finisher
2026 – 39K: 40 katılım / 39 finisher

2025 – 19K: 195 katılım / 195 finisher
2026 – 19K: 142 katılım / 142 finisher

Bu kıyaslamayı, eğer birileri üşenmeyip okursa, sadece şehrimde yapılan bir organizasyonun katılımcı sayısının artmamasına üzüldüğüm için yazıyorum. Çünkü diğer parkura katılan @yamcothegreat kardeşimizin de yazdığı gibi, yazdığınızda, sorduğunuzda cevap veren veya en azından öyle görünen birileri vardı. Parkur genelinde de yer yer bu kadirşinas tavrı gördüm.

Başta da belirttiğim gibi ben beni az çok neyin beklediğini biliyordum. Galiba bu kültürün hamurunu iyi kötü hazmettiğimiz için de artık daha bilinçliyim. Özellikle GPX ve işaretlemeler konusunda her şey tam beklediğim gibiydi!

Benim için efsane mertebesinde koşu geçmişi olan kıymetli isimler de vardı. Görünce şaşırdım, mutlu oldum.

Hafta içine oranla UV’nin daha yüksek olması, daha hissedilir ve nahoş bir sıcak hava oluşturdu. Yer yer kuru Ankara rüzgârı da vardı. Tam bölgesiyle müsemma bir hava yani. Eğer yağış olsaydı parkurun benim için keyifsiz bazı kesimleri ıslak havada daha da keyifsiz olabilirdi.

CP detayına hiç girmiyorum. Yıl olmuş 2026 : ) halâ CP’de o yok, bu yok demeyeceğim. Su, temel gıda, meşrubat, belki bir iki meyve yeter. Zaten bunlar da yeterli miktarda vardı. Yani bana CP’de tuzlu çubuk kraker değil de yaban mersinli turta da verseler bu süreyi yapardım. Fakat CP’de görevli tertemiz yurdum gençlerini çok sevdim.

Biraz da nahoş detaylardan bahsetmek istiyorum.

GPX ve işaretleme uyumu rezillik seviyesindeydi.

GPX tamamen fıkradan ibaretti. Ne birinci olmak ne kürsü yapmak için gidiyorum buralara; zaten 3-4 Arveles içerek zor bitiriyorum koşuyu. Ama canlarım, ciğerlerim, bir GPX düzenlemesi ne kadar zor olabilir? Hemen size farklı parkurlarda kaybolmuş on farklı kişi bulabilirim.

İşaretlemeler kısa parkurlarda, açık sahalarda belki yeterli gelmiş olabilir. Fakat uzun mesafelerde yeri geldi işaret, yeri geldi GPX evlere şenlikti. Hadi ben yetersiz bir koşucuyum diyelim; çok daha deneyimli insanlar da kayboldu.

İşarete bakıyorsun, işaret yok.

Saate bakıyorsun, rota bambaşka.

Geri dönüyorsun, bakıyorsun yine işaret yok.

Bir daha aynı yere gidiyorsun, dön dön dön… Tamamen bir bilinmezlik, zaten kafa patates olmuş moral kalmıyor insanda.

Organizasyona GPX’i sorduğumda “merak etmeyin, çok fark yok” dediler. Aşağıda paylaşacağım bakarsınız fark var mı? yok mu?

Evet, derece peşinde değiliz ama mal gibi dolanıp duruyoruz. Bir noktadan sonra işin bir gram tadı kalmıyor. Bir yerde işaret yok, saate bakıyorum rota 30 metre yukarıda. Geri dönüyorum çünkü o dakikaya kadar yaşananlar parkurda sürprizlerin olacağının işaretini verdi, bakıyorum yine işaret yok!

Ben yarışı sonuncu bitirdiğimi düşünüyordum açıkçası, çünkü 10-15. km’de beni geçenlerin hiç birini parkurda yakalayıp geçememiştim. Herhâlde en son ben gireceğim finish’e dedim. Fakat beni geçen insanlar finish’e benden sonra geldi. Üstelip bazı CP’lerde gereğinden fazla zaman geçirip muhabbet etmiştim. Adamlar nerelere gitti nerelerden döndü acaba.

Arazide koşulacak rota az biraz kendini belli eder hani. Bu ve buna benzer, görece küçük ölçekli organizasyonlarda artık neden bilmiyorum; mesafe tutsun diye mi, yoksa başka sebeplerden mi bilinmez, koşucuları alakasız yerlerden ilerletiyorlar. Aranızda “Trail’in ruhunda bu var.” diyenler olacaktır belki. Hayır arkadaş, Ed Stafford ayarında fantezi işler yapılıyor. Ve ne hikmetse, ne zaman katıldığım bir organizasyonda rotada saçmalıklar yaşasam, ardından aynı ismi duyuyorum, görüyorum.

Şimdi size şunu diyeceğim: Doğanbey Yayla Evlerinden sonra vadi içinde 2-3 geçiş vardı. Aranızda parkurun heyecanından belki çok detaylı incelemeyenler olmuştur, belki benim gibi dikkatini çekenler olmuştur.

20-30 metre uçurum kenarından, 10-20 cm genişliğinde olmayan toprak sırtlar üzerinden geçişler vardı. Düşmeniz hâlinde sizi ne zaman, nasıl bulacakları tamamen kadere kalmış noktalar. “Ne var kardeşim, hepimiz geçtik. Ne abartıyorsun?” diyecek olanlarınız varsa hemen bu hafta sonu beraber gidelim. Bir drone ile bölgeyi çekelim, burada insanlarla paylaşalım. Bakalım abartıyor muyum.

Evet, hepimiz geçtik ve şükür kimseye bir şey olmadı. Lan, bir şey olmadı diye bunu masumca geçiştirmek veya “woow süper zorluk” demek mümkün mü? Yahu o noktalar ip ile bile geçiş yapılmayacak yerler. Bilenler için St. Paul Ultra’da kenarından koşulan bir uçurum var. O uçurumu ve 15 cm’lik bir toprak sırtı düşünün. Neyse…

Güzel olacak. Çok güzel olacak detaylar da var.

Umarım seneye katılımcı sayısı iki üç kat artar. Çünkü bu organizasyonun büyümesini isterim.

Madalyası güzel; renkli, hoş. Madalyalara değer veren ben gibiler için sevimli. Bitiren hediyesi hiç gerek yoktu, düşünmüşler, uğraşmışlar; sağ olsunlar.

Jandarma ve Emniyet Teşkilatı’na da ayrıca teşekkürler.

Parkurda, Orman İşletme sahasında kafası ve ayakları duran ama ana gövdesi yaban hayatı tarafından yenmiş bir eşek vardı. Bir an “Lan, o ne?” dedim. :man_facepalming:

Beypazarı’nda farklı kuş ekosistemleri bulunuyor. Gözlerim akbaba aradı, kuzgunlar çok güzeldi.

Bir noktada köpek tehlikesi yaşayan bir abimizle karşılaştım, sürü halinde gelmiş. Ben de başka bir noktada denk geldim; çoban köpeği olduğu için geçmek için birilerinin gelmesini bekledim, tak başıma maçam yemedi.

Özetle; GPX, parkur işaretlemeleri ve bazı rota tercihleri dışında, sağlık ve güvenlik açısından beni rahatsız eden birkaç noktayı da saymazsak, güzel şeylerin ağır bastığı bir etkinlik oldu.

Katılan herkesin ayaklarına sağlık.

Aşağıya rotadan bazı görseller ekleyeceğim.

Yeşil hatlar benim Garmin kaydı, kırmızı hatlar ise organizasyon tarafından paylaşılan GPX’e ait.

1


2

3

4

Görsellerin sunucuda yer sorunu yapması halinde mesajımdan silebilirim. Kendi hatam diyerek kabullendiğim! 2-3 noktayı paylaşmadım.

14 Beğeni

Adettendir önce pozitif yanlar söylenir.

Beypazarının adını bilmediğim bir sokağı var, yarış sonrası buradan alışveriş yapmak çok güzeldi. sokağa açken girin, esnafın ikram ettikleri ile sokak sonunda tok olursunuz.

Hem CP, hemde EXPO alanındaki görevliler çok iyiydi, sağolsunlar bizimle oldukça ilgilendiler. Emeklerine sağlık.

Böyle bir beklentim yok ama ilk defa bir yarışta birileri suluklarımı benden alıp su doldurdu, kendimi elit atlet gibi hissettim.

Gelelim negatif noktalara :

Öncelikle yorumlarım 39K parkuru içindir.

Parkur gerçekten çok zordu. İpli bir geçiş noktası vardı, bunu iyi düşünmüşler ama buraya varmadan önceki kısımda da ip olmalıydı. Sağı ve solu uçurum olan ve zemindeki toprağın kaygan olduğu dik bir inişti. Eğim haritasına baktığımızda 25K dan sonra yokuş aşağı kolayca koşarız demiştim ama hiçte öyle olmadı. Özellikle dere yatağındaki taşlar çok zorladı bizi. Parkurun zorluk kısmı beni ilgilendiriyor , demek ki yeterince hazırlanmamışım deyip üzerinde durmayacağım.

Asıl ve en büyük problem parkur işaretlemeleri. Kesinlikle berbattı. 3 kez kayboldum ve 2K fazladan koşmak zorunda kaldım. Bazı noktalar görevlinin olması yada tabela ile yönlendirme yapılması gereken yerlerdi ama gelişigüzel işaretlemeler yapıldığı için pek çok kişi yanlış rotaya saptı. İşaretlemeler bazı yerlerde o kadar seyrekti ki , sık sık kayboldum psikolojisine girdim ve buda yarış motivasyonumu aşağı çekti.

Sevgili organizatörler koşuculara Trail yarışlarında en önemli 2-3 şey nedir diye sorsalar herhalde büyük çoğunluğu parkur işaretlemeleri der. Lütfen bu konuya biraz daha özen gösterin.

6 Beğeni

İstanbul Ultra’ya mecburiyetten de olsa katılmamanız isabetli olmuş. İlk trail tecrübesi için parkur güzel ama yarış çok kalabalık. Sayabileceğim birden fazla kötü durum vardı ama olumsuzluklara odaklanmamak adına en tehlikeli gördüğüm durumu yazacağım. Uyarmamıza rağmen önündeki dalı mancınık gibi itip arkasındakine vurduran biri vardı. Gözlük veya şapka olmasa ve denk gelse birinin gözünü çıkarırdı.

6 Beğeni

Aslında İstanbul Ultra’nın 5K parkur testine katılmıştım. Sonrasında dizimdeki rahatsızlık biraz artınca “15K’yı koşabilir miyim?” şüphesi oluştu. Neyse ki bahsettiğiniz gereksiz yoğunluğu parkur testinde de gördüğüm için katılmama kararım netleşmişti. Dediğiniz gibi gerçekten isabetli olmuş. :sweat_smile:

Trail zaten benim için tamamen yeni bir deneyim olacaktı; ilk yarışımda parkurdan ziyade kalabalıkla ve bahsettiğiniz riskli durumlarla uğraşmak pek edinmek isteyeceğim bir tecrübe değildi.

Beypazarı bu açıdan çok daha tatlı bir başlangıç oldu. Parkuru ve trail koşusunu gerçekten deneyimleyebildiğimi hissettim. İstanbul Ultra’yı da artık biraz daha tecrübelenince, daha uzun mesafeler için tekrar değerlendirebilirim belki. :slight_smile:

4 Beğeni