Beypazarı Ultra Trail

Dün antrenmansız geçen uzun bir dönemin ardından 19K parkurunu tamamladım.

Aslında planım yarışın duyurulduğu Mayıs ayından itibaren bu yarışa hazırlanarak gelişimimi gözlemleyebilmekti. Fakat bazı sorunlar sebebiyle son 2 ay patika antrenmanı yapamadım. Daha kötüsü, son 1 ay iş ve seyahatler sebebiyle hiçbir antrenman yapamadım. Kiti aldığım gün hala pas mı geçsem diye düşünüyordum. Son gece aldığım bir kararla hazırlığı yapıp hem deneyim olması hem de organizasyonu desteklemek adına katılmaya karar verdim.

İyi ki de öyle yapmışım. Tırmanışlarıyla, değişik zeminleriyle, teknik inişiyle, single trackleriyle, dere geçişiyle 19KM’nin her metresinde patika ruhunu yaşadığım bir yarış oldu. En kısasından en uzununa, patikanın cidden şakası yok.

Yarışın başlangıç ve bitiş noktası Beypazarı’nın hemen girişindeki Atatürk Parkı’ndaydı. Park yeri sorunu yok. Çevrede hem ücretli hem de organizasyonun ayarladığı ücretsiz park alanı alternatifleri vardı. İlçe girişinde o noktaya gelene kadar zannediyorum 3 tane benzinlik mevcut. Yarış alanındaki kalabalığa girmeden uğramak isteyenlerle buralarda karşılaştık.

Yarış arnavut kaldırımından bir yolda hafif yokuşla başlıyor. Devamında daha geniş bir patika yolundaki ilerleyerek devam ediyor. Asfalt, kaldırım, toprak, kum, ağaçlık arazi gibi birçok zemini deneyimleme fırsatım oldu. Single trackte giderken her ne kadar yükselti grafiğine bakarak devam etseniz de "çat” diye dimdik duvar gibi tırmanışların olduğu yerler vardı. Batonlarıma çok şükrettim.

Tırmanışlar bitti bitiyor artık inişe geçiyoruz diye kendimi motive ederken teknik iniş kısmına vardım. Burası belki de daha önce deneyimlemediğimden olacak benim için çok çok zordu. Dağda zemin sert değil, adım attığınız yerde toprak kayıyor, işin kötüsü toprakla beraber siz de kayıyorsunuz. Baton ya da patika ayakkabımın 8mm derinliği burada asla işe yaramadı. Koşucularla aramızda mesafeler bırakarak çoğunlukla kaya kaya aşağı indik. İnemeyen bazı koşuculara da burada dikkatli şekilde yardımcı olarak kazasız tamamladık.

Devamında indiğimiz dere yatağı boyunca parkura devam etmemiz gerekti. Benim için bu aşamadan itibaren konu Trekking’e döndü biraz. Hikayesi özetle bu şekildeydi, hem yarışla alakalı yorumlarım, hem de çıkardığım derslerden biraz bahsedecek olursam;

  • Cidden keyifli bir parkurdu. Antrenmanlarım tam olsa daha çok tadını çıkarmak isterdim.
  • 19K’da bir su noktasından iki kere geçtik. Bir tane de CP’ye uğradık. Su noktasında bir sorunumuz olmadı. CP’de de ikramlar gayet yeterliydi benim gördüğüm. Su, maden suyu, Redbull, gazlı içecekler ve bolca yiyecek ikramı vardı. Dere yatağının devamının çok vaktimizi alacağını bildiğimden burada istediğim kadar duramadım maalesef.
  • Teknik inişte özellikle tepe noktasında yürünen dar yolda -burada da toprak iki kere bastığım yerden ayrıldı- ve inişin çok dik olduğu kısımda güvenlik önlemi alınmalı. Belki inerken tutunabilecek ve destek alınabilecek halatlar vb. Burası gerçekten önemli.
  • Dağlık arazide zeminde yapılan işaretlemeler. Kapadokya’daki gibi yerden yüksek bayraklar gibi bir işaretleme yapılması çok daha iyi olur.
  • Dere yatağı işaretlemeleri. Sanıyorum büyük çoğunluğun organizasyona ilettiği konu. O aşamada ciddi sıkıntı yaşandı. Haritadan dere yatağından devam etmemiz gerektiği gözükürken bir ara işaretleme bizi yanda bir bahçeye soktu, sonra yatağa geri indik gibi bir konu oldu. Dere etabı sanki yarış sonunu da düşününce biraz fazla uzundu.
  • Ekipman, ekipman, ekipman. Zaten eksik ekipmanla çıkmamıştım. Ama ekipmanın kıymetini 19K bile olsa çok net anladım. Batonlar olmasa kendi adıma yarışı bitiremezdim muhtemelen. Şimdi batonu taşımak için daha efektif bir çözüm bulacağım. İlk kez tozluk kullandım, ciddi faydasını gördüm. Kullandığım saat bu yarışta her kuruşunu haketti. Zaten net bir hedef olmadan çıktığım için yarış boyunca sadece yükselti profili ve tırmanışla alakalı verileri takip ettim. Ona uygun olarak yavaşladım ve hızlandım. Haritası sağ olsun, doğrudan bana ve dolaylı olarak son kilometreleri beraber ilerlediğimiz koşuculara çok yardımcı oldu. Biraz Piri Reis gibi hissettirdi. :smiley:
  • Bundan sonra hangi patika yarışına çıkarsam çıkayım yanıma mini bir ilkyardım kiti alacağım. Bandaj, flaster ve acil durum battaniyesi zaten taşıyorum. Ama 1-2 parçanın daha (misal sprey bir baticon gibi) ihtiyaç halinde bana ya da başka bir koşucu arkadaşımıza faydası olabilirdi.
  • Etap boyunca sadece finish yakınlarında fotoğraf çekimine denk geldim. Yarışta çok güzel manzaralar olan geçişler vardı, oralarda da olsa süper olurdu diye bir düşündüm.

Tüm katılımcılara tekrar tebrikler. :slight_smile:

12 Beğeni