Görüşlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
57’de olacağım. Görüşmek üzere.
Merhaba, geçen sene bu parkuru koşanlara bir sorum olacak. 31K parkurunda koşacağım bu sene, geçen seneki fotoğraflarda bazı parkurlarda yerde kar görünüyor. 31K parkurunda kar oluyor mu acaba?
Bir de 22. kilometredeki CP’den sonra 2 buçuk kilometre boyunca toplam 400 metre irtifa kazanımı olan dik bir tırmanış görünüyor, sizce baton kullanmaya gerek var mı?
Hafızam beni yanıltmıyorsa, geçen sene, kar, kısım kısım Saklıcennet CP (36K) ile Feslikan (43K) arasında başlamıştı. Sonra giderek artmıştı. Ama bu tamemen o günün şartları ile ilgili. Bir önceki sene parkurun hiç bir yerinde kar yokmuş mesela . İlk kez düzenlendiğinde daha karlıymış diye duydum.
Baton sevmeyen ve geçen sene 85K yı batonsuz koşan biri olarak ikinci soruya sağlıklı bir cevap veremem.
Teşekkür ederim. 85K parkuru için bu konu başlığında epey zor olduğu söylenmişti, sizi ayrıca tebrik ederim.
İlk olarak 22K parkuruna kaydolduğumda organizasyon sayfasından 22K parkurunda kar olup olmadığını sormuştum, olmadığını söylemişlerdi. Koşarken yerde kar olması fikri beni biraz ürkütüyor açıkçası… Aslında @nkoner Bey’in geçen seneki 31K vlogunda da kar görünmüyor. Teknik toplantıyı bekleyip ona göre tedbir almak en iyisi olacak sanırım.
Batona aşina değilim. Fakat dik tırmanış ve inişlerde fayda sağladığına dair epey şey okudum. Ama hiç pratiğim olmadığından bu seferlik pas geçeceğim gibi görünüyor.
Teşekkür ederim. 31K parkurunun sonunda iki adet bel büken diklikte tırmanış hatırlıyorum. Baton mutlaka fayda sağlayacaktır. Tamamen sizin tercihinize kalmış. Bu sene 57K dayım. Doğrusu ben kara basmazsam hayal kırıklığına uğrarım
. Size şimdiden başarılar dilerim
Dün 31K parkurunu koştum. Kafamda soru işaretleri ve tereddütlerim vardı. Ancak iyi ki koşmuşum dediğim bir yarış oldu.
Yarışın ilk 10 kilometresi yol koşusu tadındaydı. Konyaaltı belediyesi önünde başlayıp Boğa Çayı’na kadar 3 kilometre boyunca parke yoldan gittik. Ardından Çay’ın yanından 5-6 kilometre kadar gittikten sonra yukarı sapıp ilk cp’ye geldik. Bu süreçte parkur yer yer su yatağına inip geri yukarı çıkıyordu.
Buradan sonra yaklaşık 4-5 kilometre boyunca patikalardan hafif hafif eğimlerle tatlı tatlı ilk su geçişine doğru devam ettik. Artık yağmurdan mı bilmiyorum, su geçişinde dere çok hızlı akıyordu. Hatta geçeyim derken ayağımı zemindeki taşa doğru atamadım komple suyu boyladım
sudan çıktığımda beni yağmurdan korusun diye giydiğim yağmurluğumun kollarını gevşetince şıpır şıpır su akıyordu… ilk su geçişinden sonra yine hafif hafif tırmanıp nihayet ilk dik tırmanışa geldik. Burada yaklaşık 250 metre kadar irtifa kazanıp tırmanışı bitirdiğimizde manzarada arkada başı dumanlı dağlar ve önde uçsuz bucaksız çamlıklar vardı.
Bu tırmanıştan sonra zemin düzeldi, hatta yer yer aşağı doğru eğimliydi. İlk su geçişinde komple suya battıktan sonra ben de diğer herkes gibi patikalardaki su birikintilerine bodoslama girmeye başladım, artık korkacak bir şey kalmamıştı
İkinci cp 22,5 kilometredeydi, burası aynı zamanda 22 k parkurunun bittiği yerdi.
Buradan devam edip parkurdaki asıl tırmanış noktasına geldik. Toplam irtifa kazanımı 350 metre civarında olan, 3 kilometreye yayılmış dik bir tırmanıştı. Sanırım ormanların yenilenmesi için civardaki tüm çamlar kesilmişti, hem yemyeşil çamların kesilmesine üzülerek hem de içten içe yeni kesilmiş çam ağacının mis gibi kokusunu koklamanın verdiği sevinçle burayı tırmandım. Tırmanışın ilk kısmı yerlerdeki çam dallarını saymazsak çıplak bir bayır tırmanışıydı, kalan kısımda ise taşların arasında sağa sola saparak tırmandık.
Burayı bitirdikten sonra hafif bir inişin ardından ikinci su geçişine geldik. Burası ilki kadar uzun ve derin değildi. Aslında bakacak olursanız su geçişlerinden başta ürkmeme rağmen buz gibi suyun ayaklarımı ve bacaklarımı rahatlattığını fark ettim. Bu yüzden gereksiz yerlerde bile suya girdim ![]()
Yanılmıyorsam 28. kilometre 57 K’nın cp’lerinden biri vardı. Buradan sonra benim için yarışın en keyifli bölümü başladı. Yaklaşık 1 kilometre boyunca kayalarından üzerinden inip çıkarak, buz gibi sulardan geçerek, dallardan sarmaşıklardan tutarak tırmandım.
Ben bu son 1-1 buçuk kilometre boyunca yaşayan bu dünyanın bir parçası olduğumu ve aslında konfor dolu günlük hayatımda doğaya ne kadar yabancılaştığımı iyice hissettim. Üşümekten ve ıslanmaktan korkmak, Aralık aynının sonunda, ayaklarımı rahatlatmak için buz gibi suya bilerek ve isteyerek defalarca girerken o kadar saçma geliyordu ki. Pek inançlı biri değilim ama o 1-1 buçuk kilometre boyunca sağlıklı şekilde koşabildiğim, o güzellikleri görebildiğim ve o tertemiz havayı soluyabildiğim her bir nefes için şükrettim. Nihayetinde tırmanışı bitirip asfalt yoldan finishe geldik ve finishte ateş başında ısındık ![]()
Yağmur neredeyse hiç durmadı. Hatta sadece cumartesi değil pazar günü de durmaksızın yağmaya devam etti. Ama insanı zorlayan sağanaktan ziyade hafif hafif yağan bir yağmur vardı. Zemindeki çamur da ayağa yapışan cinsten bir çamur değildi. Zaten parkurun ciddi bir kısmı asfalt/parke yolda, büyük bir kısmı da taşlık/kayalık yerlerde geçiyor.
Antalya benim için iyi ki gitmişim dediğim bir etkinlik oldu. Seneye de imkan bulursam zeminde kar olan 57 K parkuruna katılıp karlı zeminde koşmanın hissine de varmak isterim ![]()
Merhaba
Senenin son yarışı olan antalya ultra, benim için koşu serüvenimin ilk ultrası oldu. 2023 senesinde trail koşumu da yine aynı parkurda 31km koşarak yapmıştım. Yarışa gelecek olursak ilk 20 km hemen hemen düz bir eğim ve sadece sert olarak sudan geçme var. 20. km den sonra ise ufak ufak tırmanış başlıyor ve 30 km’ye gelince yüksek rakıma ulaşılıyorsunuz ve doğanın içinde yaşadığınızı hissediyorsunuz. Bu sene yoğun kar yağışı sebebi ile parkur alanı ve finish noktası değişti.34. km’den sonra kameramın şarjı bitti ve geri kalan kısmı evde anlattım.
Şimdiden iyi seyirler dilerim.
Takip etmeyi, yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın.
Bu yarışın 85K parkurunda baton gerekir mi? Parkurun uydu görüntüleri ve izlediğim videolara göre genelde yollardan gidiliyor gibi görünüyor. İznik Ultra 75K’da önerileri dinleyerek yanıma baton almamıştım, yarış sırasında gerçekten de ihtiyaç duymamıştım. Bu parkurda 85 km boyunca baton taşımaya değecek yerler var mı?
Kişinin gücüne ve yeteneğine göre değişir tabii. Yine de bence baton taşımak çok iyi olur. Ben batonsuz gitmezdim. Görüntüler genellikle iyi görüntü alınabilen düzgün alanlardan. Bir o kadar da sıkıntılı parkur olacak. Şimdiden kolay gelsin, başarılar.
Bazı noktalarda bence gerekli