Zaman malum enflasyon, gelir dağılımı eşitsizliği vs
Zaten yeterince ekipman vb ihtiyaçlara inanılmaz zamlar gelmişken bazı yarışların da eşi benzeri olmayan fiyatlarda kayıt parası istemesini şahsen doğru bulmuyorum.
Dünyada örneklere baktığımızda yerel yarışların ve uluslararası yarışların ilave olarak malum grubun (UTMB) yarışlarının fiyatları ilgili sitelerde görülebilir ama örnek olması için
50k bir patika yarışının yerelde 30 ila 50 € arasında değiştiğini söyleyebilirim.
Uluslararası yarışlarda yer yer 70€ olan fiyatlar malum grupta 100€ civarı olabiliyor.
Ülkemizde her yarışı söyletemem ama 2 yarış yeni açıkladığı fiyatlarla beni epey düşürdürdü
Bir tanesi 30k için erken dönem 2900₺
Diğeri 27k için erken dönem 135€
Umarım ücretin karşılığında üst seviye kalite organizasyon, yarış kiti ve memnuniyet yaratılır.
2025 UTMB finallerin kayıt ücretleri bu şekilde
Türkiyede çoğu koşucu UTMB ye gidebilmek için Kaçkar ultraya kayıt oldular. Bu sene Kaçkar yapıp 2026 UTMB finallere gitmeye çalışacaklar.
2026 yılında kayıt ücretlerinin daha da artacağını varsayarsak şimdiden para biriktirmeye başlamak gerek
2016 da 50€’ya koştuğunu anımsıyorum belki de 70€ emin değilim. Orda da demek € enflasyonu olmuş demek isterdim ama değil.
Yarışın haklarını Ironman grup satın aldıktan sonra fiyatlar kademeli olarak 2-3X kadar arttı.
Arz/Talep dengesinde mantıklı olabilir.
Ama ülkemizde öyle mi? Biraz daha hap yap para kap gibi geliyor bana. Herkes kazansın evet ama kaybeden hep koşucular olmasın. Sponsorluk sistemi gelişmeden olmaz. Yarışların daha isim sponsoru yok fiyat ateş pahası.
Ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider hacete derler adama.
Konunun can sıkıcı olduğu konusunda hemfikirim. Organizasyon maliyetlerinin iç yüzünü bilemem, bu konuda yorum yapmıyorum. Ama günün sonunda “sporcu” ya da “katılımcı” sıfatıyla kendi cebimden çıkan paraya bakmak durumundayım. Hikayenin tek sorunu yarışların fiyatlandırması da değil bana göre. Ne kadar Trail antrenmanı yaparsam yapayım, günün sonunda mesafemi artırabilmek için kısa mesafede de olsa yarışlara katılmam gerekiyor diye düşünüyorum.
2025 fiyatları 2024’e göre beklenenin üstünde artmış. Erken kayıtla yararlanılabilen bir indirim var, ama bu da her yarışta yok. Kimi organizasyon yarıştan 1 ay öncesinde tam iade için hak tanırken kimisi bundan 10 ay sonraki yarış için direkt iade talebi kabul etmem diyor. Kıyasladığım yarışlar da arkalarında ciddi isim marka sponsorları olan yarışlar bu arada. Biri yapabilirken diğeri neden yapamıyor sorusunun cevabı bende yok.
Yarışa kayıt ücretinin yanında bir de yarış zamanı konaklama masrafları var. Eğer paylaşımlı şekilde bir ayarlama yapmıyorsanız cidden uygun fiyatla konaklama seçenekleri çok az. Uygun fiyat için de yine şimdiden yer ayırtmanız lazım belirlenen tarihlere ve tahmin edebileceğiniz üzere yine iade opsiyonunuz yok. Her yarış şehrinizde gerçekleşmiyor, e bir de yol masrafı var.
Daha ekipman konusuna hiç girmedim bile.
Maalesef konunun iki taraf açısından da keyifsiz olduğu ortada. Örneğin, dün kaydı açılan Efeler Yolu Ultra Trail koşusuna katılmayı düşündüm; kayıt ücreti 3800 TL civarında. Ankara’dan Ödemiş’e gitmem gerekiyor. Orada tanıdığım kimse olmadığı için, mecburen İzmir üzerinden ulaşım ve konaklama planlamalıyım. Ankara-İzmir arasını araçla git-gel yapmak veya otobüsle düşük bütçeyle çözmeye çalışmak bile tüm masrafları hesapladığımda yaklaşık 10.000 TL mertebesinde maaliyeti oluyor.
Bu yalnızca yılda bir kez katılacağım bir etkinlik olsa göz ardı edilebilirdi, fakat aynı durumu İznik, Dağyenice, Uludağ, Kapadokya, İda, İstanbul gibi birçok etkinlikte de yaşamak zorunda kalıyorum — ve yaşadım da! Bu yıl 8-9 etkinlik planım var ve biliyorum ki her bir etkinlik en az 10.000 TL’lik bir masraf çıkaracak. Hayır, sitem de edemiyorum; kime sitem edeceğim? Mint organizasyonuna “Oteller çok pahalı!” diyemem ya da Argeus’a “Benzin neden bu kadar pahalı? o kadar yol yapıyoruz bari benzin fiyatına indirim yaptırın” diye soramam.
Diğer taraftan organizatörler de bu etkinlikleri hayır amaçlı yapmıyor; herkesin bir mali beklentisi var. Öte yandan katılımcılar olarak bizim de “Finişte neden çorba yok?”, “Tişört kalitesi kötüydü!”, “Kontrol noktalarında sadece bisküvi vardı!” gibi haklı şikayetlerimiz oluyor. Organizasyonların da artan gider kalemleri olduğu kesin.
Gerçekten bilemiyorum… Bu etkinlikler, keyif almak ve psikolojik detoks yapmak için katıldığım aktiviteler ama bu yıl beni bekleyen maliyetler ve bu maliyetlerin altından nasıl kalkacağım konusunda kafam karışık. Örneğin, pazar günü Uludağ koşusu kayıtları açılacak ve 63K için tahminim 4000 TL civarında bir ücret olacak. Ankara-Uludağ git-gel maliyeti 3800 TL. Konaklama ve yemek masraflarını da siz tahmin edin. Kendi adıma konuşuyorum 50-60Km koşacağım bir çoğrafyaya sığınmacı gibi gidip pejmürde biçimde konaklamak çok keyifli olmuyor. İnsan az da olsa konfor veya gittiği yerde biraz huzur, keyif istiyor tabii bu ekonomik ile ne kadar olursa.
Sitem edeceğim adres belli fakat edemiyorum
Koşu ve koşucu ekosistemi için özellikle bizim ülkemizde sürdürülebilir bir durum değil maalesef.
@ggunerkaya Kızılcahamam, runkara yarı maraton, Büyük Atatürk koşusu, bursayi uludağ…
@OkanAkan Efelere, efese, idaya…
@tugrulpeker adana yarımaratonu, backyard,mersin,antepe…(en merkezi adana oldu)
Böyle uzar gider, bu dönemde en yakın, konaklama yapmadan, evinde koşacak insanlar
Pahalılık kadar gelirimizde o oranda artış olmaması da can sıkıcı.
Genel olarak hepimiz maalesef bunu yaşayacağız. Ayaklarımız yorgana göre uzanmaya alışık zaten. Ama bir de ülkede genel olarak fiyatların önlenemez şekilde yükselmesi sorunu var. İtalya’dan pahalıya pizza yiyor, Fransa’dan pahalıya şarap içiyoruz, üstelik ürün kalitesi de yerlerdeyken…
Bu durum hemen her sektöre/ürüne yansıyor. Patika yarışları da bu durumdan azade değil…
Ne organizatörlere, ne de fiyatlara laf edemiyorum. Maalesef ülkemizin içinde bulunduğu ekonomi ve maaşlar, severek gidip, arkadaşlarımızı gördüğümüz ve sosyalleştiğimiz bir zevkimizi daha elimizden almış bulunuyor. Git-gel, konakla, ye-iç en az 10.000 TL tutacak bir organizasyondan yılda 4-5 defa yapabilecek bir ekonomim yok. Bu parayı her sene kenara koysam çocuğum büyüyene kadar özel üniversite parası birikir kenarda.
Ben kendi bütçemi senede 2 yada 3 yarış koşacak şekilde ayarladım. Eğer bu spordan para kazanmıyorsak koşu yarışlarına katılmak bana hala mantıklı gelmiyor. Amaç eğlenmekse çekirdek arkadaş grubuyla yapılan koşu kampları çok daha ekonomik.
Bir de madalyonun diğer tarafı var. Bugün İstanbul’da çalışan özel bir doktorun aylık kazancı 10-15 bin EUR civarında. Kayıt için vereceği 100 EUR çok önemli bir meblağ durmuyor. Yani organizasyonlar açısından potansiyel müşteri çok fazla o nedenle kayıt ücretlerinin görece yüksek olmasının bir mahsuru yok. Hatta yüksek gelire sahip koşucuların gelmesi, etkinlik boyunca daha fazla harcama yapılarak (lüks otel - restoran- rehberli turlar -alışveriş vs ) ekonomiye katkıda bulunması anlamına geliyor.
En ucuz spor, ayakkabını giy çık diye başlanılan koşu nerelere geldi. 6.000 TL ye alınan ayakkabılar, 10.000 TL lik yağmurluklar, 2.000 TL lik t-shirtler… Koşu da zengin sporu oluyor dersek yanlış olmaz sanırım.
Rakamla 200€
Yazıyla ikiyüz euro
7350₺
Yedibinüçyüzelli TL
Ulaşım 5000₺
Konaklama 4000₺
Yeme İçme 3000₺
Kayıt harici giderler opsiyoneldir. Paylaşımlı yolculuk, konaklama ve beslenme ile maliyet düşer.
Ama kayıt bireysel.
Yurt dışından bir örnek;
Makedonya’da OHRİD ultra 65k kayıt ücreti 65€
Vize yok. Ulaşım İst-Ant uçak bileti benzer fiyat.
Adamlar Makedonya’da yapıyorlar.
Ülkemizden bir örnek;
Efes Ultra 120k 2750₺ sponsor değilim, reklam yapmıyorum.
Bu adamlar kazanmıyor mu?
10-15bin EUR’dan sonra kafa gitti benim .
Sınırlı bir bakış açısından yorum yaptığınızı düşünüyorum.
“Eğer bu spordan para kazanmıyorsak koşu yarışlarına katılmak bana hala mantıklı gelmiyor.”
harcanan miktar üzerinden mi bu değerlendirmeyi yaptınız?
“Kayıt ücretlerinin görece yüksek olmasının mahsuru yok” ve ekonomiye katkı yorumları yine konunun sadece kazanç üzerinden değerlendirilmesi.
Mevcut durumda patika yarışlarına yeterli kamu desteği gelmediği için tamamen ticari bir konu gözüyle bakmak zorunda kalıyoruz.
Efeleryoluultratrail ve Salomon Çeşme Maratonu kayıtları arasındaki fiyat farkını görünce gerçek anlamda şok oldum. Bilmediğimiz bir konuda kimseye işini öğretemeyiz tabi ama her iki organizasyonda Argeus çatısı altında göründüğünden ve iki lokasyonda görecce birbirine yakın olduğundan 5 kat civarı fiyat farkı bana garip geldi.
Sonuçta serbest piyasa ve herkesin beklentileri farklı. Bakalım bu şekilde bu organizasyonlardan hangisi sürdürülebilir olacak merakla izliyor olacağım.
Biz yaptık bunu böyle gereksiz hırslarımızla
Yok öyle bir şey ya dostum
Anca 15:20 yıl çalışcan belirli bir branşta isim yapacan ancak ondan sonra o rakamlara ulaşabilirsin ve hatta daha fazlasına da ulaşabilirsin
Ama öyle başlar başlamak al sana 10.000 alsana 15.000 diye bir şey yok yani
Evet bence patika yarışları ticari bir konudur kişisel düşüncem bu yönde. Ama bazen ben de yarışlara katılıyorum. Sadece artık daha seçiciyim. Konunun başlığı fiyat sorunsalı olduğu için bakış açısı bu yönde aksi takdirde yarışlar sosyalleşmek için bulunmaz fırsatların başında geliyor. Yeni coğrafyalar görmek, uzun saatler doğada kalmak, kendi sınırlarını hissetmek vs.
Dediğim gibi amaç keyif almak ve eğlenmek ise Türkiye’de 2-3 yarış hariç ( güvenlik önlemleri sebebiyle) tüm patikaları istediğiniz zaman arkadaşlarınızla koşabilirsiniz.
Bu yılda farklı bir konu başlığında şölen tadında mesajlarla, yıllık tartışma başladı. Öncelikle bize bu imkanı veren forum kurucuları ve ilk topu ateşleyen @simrak Serkan Bey’e teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde koşu sporcuları olarak biz organizasyon tercihlerinde seçici olmazsak, fiyatlarda yükselir, organizatör arkadaşlarda masrafları kısarak bizleri mağdur etme politikalarını artırır.
Bir ufak örnek veriyorum. Biliyorsunuz bu yıl tahtalı run to sky yarışında insanlar ölümden döndü. Zorunlu malzeme kontrollerinin zayıf olması, arama kurtarma faaliyetleri için yeterince önlem alınmaması ve yarışın zamanında durdurulmaması bu sonucu oluşturdu. Hemen bu yıl katılım listesine bakıyoruz. Yarışın başlamasına 6 ay var ve daha şimdiden geçen yılın katılım sayısını geçmiş. Dolayısıyla organizatör doğru şeyler yapmışki katılım artıyor. Aynen böyle devam.
Dolayısıyla ben bireysel olarak fahiş fiyatlı, kendi sorumluluklarını yerine getirmeyen hiçbir organizasyona katılmıyorum. Ama sadece benim çabamla da kısıtlı yol alınabiliyor. Umarım bu farkındalık artar ve daha çok kişiye ulaşabiliriz.
Bu vesileyle, bu tartışmaya katılarak fikrini beyan eden herkese teşekkür ediyor, spor dolu bir yıl diliyorum.
Başlık fiyat sorunsalı olarak açılmış. Bu açıdan ele alınması çok normal.