Yeni Majör Maratonlar: 7-8

Zaten bekleniyordu. Az önce ilan edilmiş. Koşu dünyasına hayırlı uğurlu olsun: Sydney Maratonu

Güney yarımkürenin ilk majörü

13 Beğeni

Ve cape town 8. Major olarak kabul edilmiş:

7 Beğeni

İstanbul’un bu listeye girebileceği günleri görebilecek miyiz acaba :face_with_monocle:

4 Beğeni

Cape Town ve Şanghay maratonları sıradaki adaylar.

3 Beğeni

Hayır.

İstanbulda, Türkiyede; spor, spor kültürü için kitlesel olarak alınacak yol çok.İnsanların ekonomik refaha ulaşması gerek. En geri kalmış ülkelerde de yarışlar,koşanlar var ama major yarış imkansız .
Çok büyük konuştum, hayır demek yeterliydi :wink:

10 Beğeni

Konu dışına çıkacağım ama buna mecburum. Koşunun sınıfsallığı üzerine yüksek lisans tezi yazma fikrim var. Koşu en temel hareket biçimi gibi görünse de bir şort bir tişört ve spor ayakkabı ile devam etmediğini hepimiz biliyoruz. Tenis ve yelken nasıl üst sınıfa hitap ediyorsa koşu da orta sınıf beyaz yakalının uğraşı olarak görülüyor. Bu ülkede orta sınıf kalmadı desek yanlış olmaz. Kalanlar da yurt içi, yurt dışı yarış turizmi yapmaktalar. Sözün özü İstanbul majör olmaktan uzak

5 Beğeni

Bu konuda @fatihboyaci e katılıyorum. Olay sınıf değil ekonomik seviye üzerine kurulu. Çünkü her türlü hobi faaliyeti Maslov’un ihtiyaçlar piramidinde dördüncü katta kendine yer bulur. Ekonomik seviyemiz nedeniyle piramidin birinci veya ikinci katında cebelleşiyorsak her türlü hobi faaliyetinden uzaklaşmaya başlarız.

Alım gücü yüksek ülkelerde sınıfsal yapılar ne olursa olsun her türlü hobi faaliyetine katılan insan sayısı çok daha fazla oluyor.

Zihinsel olarak survivor modunda olan bir insandan herhangi bir hobi faaliyetine katılmasını beklemek fazla iyimserlik olur. O kişiye spor malzemesini alıp versek bile spora bunu devam ettirmeyecektir.

9 Beğeni

Doksanlı yılların sonuna doğru BJK stadının yanında "İstanbul olimpiyat 2000 " yazılı bir tabela vardı.
Tabela epey orada durdu sonra 2004 olarak tarihi değiştirildi.

Beklenti ve umutlar mutlaka olmalı :smiling_face:
Gerçekçi de olmak lazım :face_with_peeking_eye:

3 Beğeni

Bu modda olan kişi benim. Lütfen bana spor malzemesi alıp verin. 24 saat Spartatlon hayalime destek olmuş olursunuz. Pandemi ile birlikte kademeli olarak ekonomik anlamda kendimce en tepeden en dibi gördüm. Son 2 yılda da Allah’ın bir lütfu mudur bilmem koşuda dayanıklılığımın zirvesini gördüm. Sağolsun @aktr abi 2 çift ayakkabı gönderdi onları eskitiyorum. Buradan kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Zor zamanda Hızır gibi yetişti.
Koşunun sınıfsallığı kavramı yeni değil. Çeşitli ülkelerde yapılan araştırmalar bağlamında atıfta bulundum. İsteyen olursa kaynakça verebilirim. Maslow’un pramidi ise sınıf kavramından bağımsızdır. Sınıf kavramını habitus, alan ve kültürel sermaye ile birlikte okumak gereklidir. Kısaca örneklendirmek gerekirse koşmak istediğim iki yarış var. Biri Spartatlon 1250 avro (kayıt ücreti) diğeri Maraton Des Sables 6000 avro (herşey dahil) gibi bir fiyat dedi yz.
Hobi olarak görüyorsak bir hobiye bu paraları vermek herkesin harcı değil. Sınıf kavramı burada devreye giriyor.

7 Beğeni

Sadece ekonomik olarak düşünmemek lazım, spartatlon gibi yarışlara katılmayı istemek de hem bireysel hem toplumsal faktörleri içinde barındırıyor.

5 Beğeni

Ben koşunun çok da sınıfsal olduğunu düşünmüyorum. Hayatta kalma mücadelesi içindeki insanların hobilerine vakit ayırmamasından bahsedilmiş ama hani biz futbol ülkesiydik :slight_smile: Etrafınızda vardır illa ki, maddi durumu parlak olmayan ama arkadaşlarıyla haftada bir, iki haftada bir falan halısahaya giden tipler. Ben kendim de aynı yollardan geçtiğim için sebebini şuna bağlıyorum; biz okul dönemlerimiz boyunca sürekli hoplayan zıplayan koşturan insanlarken iş hayatına atıldığımız anda sedanter bir yaşam tarzına geçiş yapıyoruz çünkü spor bizde kültürel olarak ‘çocuk işi’ kabul ediliyor, eğer iş hayatına atıldın, evlendin barklandınsa artık öyle topla mopla oynayamazsın. Sonrasında da ‘yaş dötü göbeği saldık iki halısaha maçı edek’ fikri cazip geliyor. Gidin mesela bi gün izleyin böyle bi halısaha maçını, durduğu yerden 3 metrelik bir çapta hareket eden, top gelirse vuran gelmezse boş boş bağıran tipler dolu oluyor sahada. Şimdi siz bu insanların kalkıp koşmasını bekleyemezsiniz, koşmak altyapı ister, yoksa da oluşturmak ister, vakit ister, devamlılık ister, kışın ara vermemek ister, ister de ister. Koşmaktan keyif almak için ön koşullar çok fazla.

İstanbul Maratonu’nun majör olması için önümüzde çok yol var. Öncelikle biz World Athletics Gold Label bir maratonuz, ancak majörler arasına girmek için Platinum olmak lazım geliyor. Onun için de elit sporcu sayısının artması, katılımcı sayısının muazzam düzeyde artması, önlemler, imkanlar, vb. ciddi değişimlere ihtiyaç var. Ek olarak da hem Platinum seviyesindeki maratonların hem de majör sayılan maratonların sayılarının çok artmamasını istiyorlar. 2025’te Sydney, 2027’de Cape Town ve 2-3 seneye de Şangay’ın katılmasıyla 6’dan 9’a çıkmış olacak majör sayısı. Karşılık olarak Platinum seviyede de şu an sanırım 13 yarış varmış ki bu da World Athletics’in resmi olmayan sınırı diye biliniyormuş. Bu arada katılımcı sayısının artması gerekiyordan kasıt 40 küsür bin kişiler olarak veriliyor, bu baya bi artış demek yav, üstelik burada bahsetmediğim teknik anlamdaki gerekliliklerin de yerine getirilmesiyle katılım ücretinin de uçacağını düşününce katılımın bırakın artmasını azalmasını beklemek daha doğru olacaktır.

6 Beğeni

Tokyo ve İstanbul’un Strava haftalık ısı haritaları. Arada muazzam bir fark var. İstanbul’un majör olamaması için bir çok etken var ama her şeyden önce İstanbul’da keyifle koşu yapılacak parkurları çok sınırlı ve günlük motivasyon için buralara kısa sürede ulaşmak nüfusun büyük kısmı için çok zor. Mahalle aralarından ise bahsetmeye gerek yok sanırım.

17 Beğeni

bu isi haritalarinda sanirim sehirlerin dizayn metodolojisinin de payi var…veya soyle soylemek gerekir belki de, turkiye’deki sehirlerin dizayn metodolojisi olmamasinin…

3 Beğeni

Londra maratonuna 1,3 milyon kişi katılmak için başvurmuş, 100.000 dolaylarında finisher görmeyi bekliyorlarmış, yarışı Cumartesi ve Pazar olmak üzere 2 güne bölmeyi düşünüyorlarmış..

3 Beğeni

5 yıldır Londra Maratonu kurasına katılırım, hiçbir kurada çıkmadım, benim yaşamın parçası oldu adeta kuraya katılıp çıkmamak. Fakat dünyada ilk kez bir maraton 2 gün düzenlenecek, Londra Maratonu kontenjanın büyük çoğunluğunu kendi halkına verdiği için yine seçileceğimi sanmıyorum ama 2 gün maraton fikri çok uçuk, çok acayip, bakalım neler göreceğiz. Zevkle izleyeceğim. Merak ettiğim ise şampiyonlar ligi gibi maraton, elitler Pazar mücadele edecektir sanırım. Bir de kura yerleştirmesi nasıl olacak acaba, cumartesi faniler koşsun, pazar hızlılar, aklıma türlü hinlikler geliyor (sonradan gelen düzeltme; meğerse benim gibi bir çok kişi aynı soruyu sormuş, elit kadınlar 1. gün, elit erkekler 2. gün, faniler belirsiz)

3 Beğeni

Sawe Londra maratonunu bir bakıma takdis etti. UK monarşisi nişan yada ödül verdi mi bu başarısını için bilemiyorum.
Sawe beni seven memleketime gelsin burada maraton koşalım dese kaç kişi toplayabilir.

2 Beğeni