Aynı hafta sonu Ankara’da hem Beypazarı Ultra Trail hem de Runkara Yarı Maratonu gerçekleşti. Ben ikisinden birini tercih edebildim ve ilk yol koşu etkinliği deneyimi Runkarı’yı tercih ettim. 21K parkuruna katıldım. Genel olarak başarılı bir etkinlik olduğunu düşünüyorum.
Parkur: 21K parkurundaydım. Genel olarak Millet Bahçesi, Anıtkabir ve Atatürk Orman Çiftliği üçgenine bir parkurdu. Bence iyiydi çok fazla ana arterle kesişmeden yarış tamamlanmış oldu.
Ulaşım: Millet Bahçesi’nin Atatürk Kültür Merkezi girişi tarafına çok yakındı. Bu yüzden AKM durağı olan metro, dolmuş, otobüs ile toplu taşıma açısından çok rahat. Araçla gelenler için de otopark konusunda sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. AKM tarafında da Millet Bahçesi altındaki otoparklarda yeterli olacaktır.
Etkinlik Alanı: Fiziksel açıdan gayet başarılı olduğunu düşünüyorum. Kıyafet değiştirme alanları, expo alanları, yeşil alanlar yeterliydi. Yarış sonrası yemek konusunda iyileştirme yapılabilir. Çok uzun bir sıra oluşmuştu. Evet katılımcı sayısı çok ama bu daha önceden dikkate alınarak biraz daha verimli bir dağıtım sağlanabilir.
Kayıt: Kayıt rahatlıkla yapılabildi. Kit içerisindeki t-shirt renk seçimi seçeneği vardı. Daha önce sosyal medya paylaşımlarında üç farklı renk görünüyordu. Muhtemelen parkura göre t-shirt değişir diye düşünmüştüm. Ama istediğiniz renk ve beden alabiliyordunuz. T-shirt tasarımları da başarılı olmuş. T-shirt dışında birkaç sponsor ürünü daha vardı. Özellikle kamu sponsoru olarak emniyet teşkilatının şapka ve havlu bilekliği için başarılıydı. Bunun dışında gıda sponsorlarından sadece birine ait ürün vardı. Sosyal medya paylaşımlarında biraz daha farklı bir içerik görünüyordu. Belki aksilik yaşanmıştır, olabilir. Ama sonraki yıllarda bu konuda daha temkinli olunabilir. Zira anladığım kadarıyla bu organizasyon geliştirilerek yaygın hale getirilmek isteniyor.
Yarış: Yarış, Millet Bahçesinden çıkıp Anıtkabir etrafında bir tur ile devam ediyor. Sonrasında Atatürk Orman Çiftliği etrafından dönüp tekrar Millet Bahçesi’nde sonlanıyor. Yaklaşık 5km aralıklarla su istasyonları bulunuyordu. Atatürk Orman Çiftiliği’nden geçerken kokoreçcilerin orada dükkanlarda çalışanlar su dağıtıyordu. Bence çok orijinal bir sahneydi. Buradan teşekkür ederim.
Temenni: Bence Ankara için başarılı bir etkinlik. Genel olarak organizasyonun uzun yıllar devam etmesini hatta katılım olarak genişlemesini isterim. Hatta belki ileri zamanlarda maraton organizasyonu olarak da değerlendirilebilir.
Öneri: İlk önerim madalya ile ilgili olmuş. Kalite olarak yeterli ama bence yeniden tasarlanabilir. Madalyada sadece bir erkek koşucu figürü yer alıyor. Bunun yerine hem kadın hem erkek figürüne yer verilebilir veya bunların yerine Ankara’ya özgü bir figür yerleştirilebilir. Herkese hitap eden bir organizasyona daha ince düşünülerek tasarlanmış bir madalya daha çok yakışacaktır.
Katıldığım ilk yol yarışı etkinliğiydi ama bir açıdan şimdiye kadar patika koşularına katıldığım için şükrettim. Sebebi, su israfı ve plastik atıklar. Su istasyonlarında insanlar bir şişe su alıp içinden biraz içip şişeyi fırlatıyorlar. Suyun çoğu gitti. Aynı zamanda şişe de çöp oldu. Hadi diyelim su istasyonu yakınında o şişe toplanacak. Bazıları suyu aldıktan sonra bir süre şişeyi taşıyor ileride bir yerde fırlatıyor. Patika koşarken dağda buna dikkat ediyoruz, şehirde kimse umursamıyor. Bence yol koşularında da yumuşak koşu sulukları (soft flask) zorunlu olsun. Su istasyonlarında gerekirse takviye alınsın. Hele de su sıkıntısının ve sıfır atık süreçlerinin gündem olduğu bu günlerde böyle bir görüntü bence hoş olmuyor.
Teşekkür: Bence organizasyon olarak yeterli ve başarılı bir etkinlik olmuş. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Ayrıca, bu etkinliği Ankara’ya kazandıran Victoria Vera Blyth’e de teşekkür ederim ve kendisini saygıyla anıyorum.
Saygılar.
Sağlıklı başarılar.