Bir zamanlar Amerikalilarla Avrupalilar arasinda bu tartisma vardi. Yanlis hatirlamiyorsam Amerikalilar patikayi takip ediyiorlardi ve Avrupalilarin duz inmesine kiziyorlardi (ozellikle Kilian). Yanlis mi hatirliyorum (tam tersi miydi) yoksa cok sey mi degismis?
Ben Türkiye’de katıldığım ultra maratonlarda özellikle çıkışlarda düz tırmananları çok görüyorum. Halbuki işaretleme dönüşe kadar ilerlemeyi sonra tekrar diğer dönüşe kadar gidilmesi şeklinde yapılmışken. İnişlerde yapılmışmıdır görmedim.
Çok eskileri hatırlıyorsun
İlk büyük olay 2012’de Karl Meltzer’in organize ettiği Skyrunning yarışı olan Speedgoat 50k’da olmuştu. Kilian önde giderken inişlerde keserek inmişti, arkasından ikinci giden Rickey Gates patikayı takip ettiği için itiraz etmişti.
Hatta yarış içinde sanırım görevliler Kilian’a bunu yapmamasını söylemişler ama Kilian devam etmiş. O zamanlar İngilizcesi zayıftı, büyük ihtimalle anlamadı ya da alışkanlıktan devam etti.
Skyrunning’de son durum ne bilmiyorum ama Avrupa’daki Skyrunning yarışlarında o zaman genellikle kesmeye izin veriliyordu. Speedgoat 50K kurallarında bu durum belirtilmediği için Kilian’ı DQ etmediler ama parkur rekoru sayılmadı. Birincilik para ödülü de Gates’e verildi. O zaman baya büyük gündem olmuştu bu olay.
Eee yaşlandıkça komünitenin hafızası oluyoruz işte. Ben yarısını anımsamıştım, sen detayı güzel hatırladın ![]()
Ilginc oneri… Fena degil
Şimdilik kabul görmemiş gibi ilk yorumlara göre en azından.
Biri “Ultra” dediğinde benim aklıma; mesafeden çok patika ve dağ maratonları geliyor. Mesafesini sonra soruyorum. Bu isim tek başına yol maratonlarıyla arazi koşularını birbirinden ayıran bir terim haline geldi. Artık bunu değiştirmeye çalışmaktan çok buna alışmalıyız.
Örnek olarak; “İstanbul Ultra” artık bir marka değeri taşıyor. Bu şekilde İstanbul Maratonu ile kesinlikle karıştırılmıyor. “Sapanca Ultra” desem neden bahsettiğim rahatlıkla anlaşılıyor diye düşünüyorum.
Bence illa mesafelere isim vermemiz gerekmiyor. Halihazırda 50K, 100K ve 100M diye tabirlerle bunu belirtebiliyoruz. Hatta aynı mantıkla “Ultra” arazi yarışlarını belirttiği için bence “20K Ultra” tabirini de kabul etmeye başlamalıyız.
Yani istesek de istemesek de Ultra kelimesi artık arazide yapılan koşu yarışları anlamına geliyor. 100 mil, 200 mil koşanlara saygım sonsuz, emeklerini yabana atmıyorum ama özellikle ayrıştırılmak istemelerini de anlayamıyorum. Beraber olduğumuz ve aynı işi yaptığımız organizasyonlara katılmayı özellikle seçeceğim.
“Ultra” kelimesi “aşırı, çok yüksek, ötesinde” anlamlarına gelir. Maratondan aşırı, çok yüksek, ötesinde mesafeden söz ediyorsak benim için ultraya giriş taban puan 100k oluyor.
Pastadan reklam ve pazarlamacılar da pay istiyor.
Yakında 4K ultra , Ultra buçuk, öz hakiki ultra ibareleri de piyasaya sürülür.
Bu kafa karışıklığının ana sebebi ülkemizde yol ultrası pek olmayışı.
Yurtdışında yol ultraları çok var. Örneğin Yunanistan’da 247km’lik Spartathlon var. Şimdi bu yol koşusuna ultra dememek bence pek doğru olmaz.
Ayrıca örnek verilen Sapanca Ultra yarışında sadece 55k parkurunun isminde ultra ifadesi var. Aynı şekilde diğer organizasyonlarda da 42k altı parkurlarda ultra ifadesi geçmiyor.
Yani 20k veya 30k hiçbir zaman ultra olmadı ve olmayacak.
Kaldı ki günlük konuşmada ultra kelimesi tek başına kullanılıyor olsa bile literatürde bu ifade ultramarathon şeklinde kullanılıyor. Yani şimdi 30k ultramarathon şeklinde bir ifade külliyen hatalı olur.
Kavramlar bazen karışabiliyor ya da dilimize çevremiz kaynaklı yerleşebiliyor. Bunun benzeri 10k maratonu tamamladım cümlesi de var. Alışkanlıkla bana da -ülkemiz kaynaklı- ultra dediğimizde bir trail yarışı çağrışımı yapsa da doğrusunu kullanmakta fayda var gibi geliyor.
Trt spor, yarınki İzmir yarımaratonu için 3000 “Elit” atlet katılacak dedikten sonra 100 metre için de “ultra milimetre” dense şaşırmam.
(14.47 trt spor).
İzmir belediyesi:“…13 Eylül Pazar günü koşulacak. 14 ülkeden ve Türkiye’nin 41 ilinden yaklaşık 3 bin sporcu ile elit atlet, 21 kilometrelik parkurda mücadele edecek.”
Bu sıralar herkes elit atlet zaten.
Bence pek kullanışlı bir ayrım değil, bu nedenle yaygınlaşması zor. Böyle çok fazla ayrım yapmaya başlarsak 50K 500 m. yükselti ile 50 3000 mt. yükselti için de ayrım yapmaya başlayabiliriz. Böylece elimizde kimsenin ezberlemediği bir sürü tanım olur. Bu nedenle maratonu geçen mesafeler tanımı bence yeterli.

