Türkiye'de yarışların fiyat sorunsalı

Konunun akıp gitmesiyle birlikte aklımda oluşan soru işaretlerinden biri de bu saatten sonra katılmayı tercih ettiğim yarıştan istediğim zevki alabilecek miyim konusu benim için artık.

Her yarışa katılmasam da illa ki bütçeme uygun olmak kaydıyla katılmak istediğim 1-2 yarış var bu sene. İnsan psikolojisinin ideali isteme konusunda çok kompleks bir yapı olduğunu* düşünmüyorum. Ya da en azından kendimi tanıyorum. Normal şartlarda yaşanabilecek herhangi ufak bir aksaklık ya da kendim yetersiz gördüğüm bir şeye “Ziyanı yok.” diyerek geçebilecekken bu paraları verdikten sonra en ufak bir şeye takılı kalmaktan kendimi alıkoyamam. Kafam oradayken, parkurun ya da yaptığım işin güzelliğine odaklanamayacağım için alacağım 2 gram zevk de yalan olur. O masraflarla her şey kusursuz olsun isterim. Ne yapabilirim ki?

*Benimki kendimce dışarıdan gazel okumak, aramızda psikoloji ya da psikiyatri ihtisası olan kişilerin affına sığındığımı da belirteyim. :slight_smile:

2 dakika önce Gökhan Hocam’ın Frig videosunu izlerken şimdi burada aşağıdaki mesajına denk geldim.

Düşününce aslında o kadar mantıklı ki. Bu fiyatlarla zaten kendilerini yavaşlatmayacağım bir grupla 3-4 rota koşsam benim Suunto’nun parasını amorti ediyor. :smiley:

7 Beğeni

Valla erciyes için benimde solo planım var ama profosyoleller ile olursao uymak isterim…

5 Beğeni

Playstore’dan yüklemek ideali, toplam 195TL.

Diğer apk indirilen yerlerde neyi yüklemiş, banka hesabınızdan para çekilmiş mi, zararlı yazılım mı bilinmez.Risk almaya deymez.

4 Beğeni

Kayıt sayısının ikiye katlanıp katlanmadığını bilmiyoruz henüz. Kayıtlar 15 Aralık’ta açılıyor. Ayrıca organizasyona direkt mesaj attım, bu ücretler makul bir seviyeye getirilmediği takdirde ben ve bir çok arkadaşımın yarışa katılmayacağımızı söyledim ve Skyrunner World serisine dahil olan Fransa’daki yarışın ücret linkini gönderdim kendilerine.

1 Beğeni

Tek başına uzun mesafe arazide koşunca CP olmadığı için yiyecek ve su sorunu ortaya çıkar. Üstümüzde taşıyabileceğimiz su miktarı en fazla 2 lt. Birde işaretler olmayınca ben saatin verdiği rotaya hiç güvenmiyorum. Garmin Enduro 2 gibi iyi bir saat kullanmama rağmen rota birden 90 derece dönebiliyor saatte bu da benim kafamı karıştırıyor.

2 Beğeni

20 km gibi mesafeler için önemli değil ama 40 km ve üstü arazide koşacağımızı düşünürsek su ve yiyecek önemli. Hadi yine yiyecek bir şey değil jel, bar v.s gibi şeyler taşınır ama 2 lt su yeterli olmaz.

GPS belirli yerlerde şaştığı için rota seyir esnasında dönüyor sanırım saatle ilgisi yoktur.

1 Beğeni

Ankara için Eymir gölü, orman içi vs farklı noktalarda iki küçük masa, 2 saat masanın yanında oturacak koşmayan arkadaş ve kamp sandalyesi internet…

Yada @ggg İstanbulu koşularında birkaçında vardı sanırım bisikletli destek, araçlı destek olabilecekller arkadaşlar.Koşanların uyumu, antrenman arkadaşlığı önemli

Kosuforum patika günlükleri :grinning:

5 Beğeni

2 lt suda neden limit koydunuz ki? Örneğin şu an aladağlar skytrailin yapıldığı uzun parkur oldukça kurak. 55 km civarı tutuyor. Çelikbuyduranda bir tek su takviyesi yapabilmiştim ama parkurun başına tekabül ediyor. Tabi o zamanlar @Bashocan ı da tanımıyorum ki Serdal’ın gizli su noktasını sorayım :slight_smile: 2 kişi gayet de suyumuzu yanımızda taşıyarak bitirdik. Susuzluk da çekmedik. Dahası her 40 km için 2 lt yetmez de başka bir yanlış varsayım. Havanın durumuna ve eforunuza göre değişebiliyor. Örneğin İstanbul’un adımları’nda İznikten Körfez parkuru 60a yakın sürmüştü. Abartmayayım ama 1.5 litre su ile bitmişti ki, ben yarışlarda çok su içerim. Zaten işin bir keyfi de bu tür engellere çözüm bulmak. Bence yapmak isterseniz çözüm bulursunuz.

11 Beğeni

@Bashocan Orta sınıfı eziklemek de Yeni Türkiye’nin geleneği haline geldi sanırım. Bize ne abi ayda 400k kazananlardan​:rofl:

Bu konuları yalnızca koşu yarışları kapsamında düşünmek biraz hatalı. Biraz uzaktan bakalım:

Koşu yarışına katılmak için ayakkabı gibi sporcu ürünleri ve diğer birçok normal malı sürekli tüketiyor olan bir kitle var. Bu kitlenin artarak büyümesi beklenir. Sektörün kârını artırması ve büyümesi için.

Yarışlar da bir yandan bu kitlenin buluştuğu şenlikler iken diğer yandan 10 yüzyıldır orada burada kurulan ticari fuarların küçük bir temsilidir aslında.

Eğer yarışlar normal mal iken (gelir arttıkça tüketimi belirli oranda artan, ancak fiyatı arttıkça talebi azalabilen), lüks mal (fiyatı arttıkça yalnızca çok kısıtlı sayıdaki belirli bir kesimin talebini artıran) haline gelirlerse bu durum uzun vadede sektörde üretim yapan firmaların zararına sonuçlanabilir.

Ha hayalinizde arazi koşusunun golf’e döüşebileceğini sanıyorsanız orası ayrı :grin:

6 Beğeni

14 Aralık Cumartesi günü önceden tarihi ve start zamanını belirlediğimiz uzun antrenmanımızı yaptık. Burada ilintili konu bulamadım ama strava ve sosyal medyadan 15 gün önce duyurduk.

Kapıdağ Yarımadası’na ve hemen hemen her patikasına hakimiz. Kaybolma açısından risk yok, yükselti ve km konusunda sonuca yakın tahmin derecesinde parkurları çeşitlendirebiliyoruz.

Kapıdağ’ın 3 noktasından denize dokunarak koşacağımız 60 km’lik parkurumuzu dün koştuk. Rotayı bilsek de saatlerimize attık. Birbirimizden kopmadan, muhabbet eşliğinde keyifli bir uzun antrenman yaptık. Çok yakınımızdaki başka bir yarışa gitmek yerine kendi evimizde bedavaya koşalım dedik. Rota planlı olduğu çeşmelerden dolayı su sıkıntısı hiç yoktu. 40. Km’ye sabah bir aracı bırakarak ana istasyon yaptık. Yedek kıyafet, patetes haşlama, peynir, çerez, bazlama, muz, mandalina gibi herkesin getirdiği malzemeleri birlikte tükettik. 5 kişiden 2’si burada bırakarak 40 koştu ve biz 3 kişi 60K’yı tamamladık.
Bu saydıklarım bize evden getirdiğimiz malzemelerin tedariği ve biraz benzine mal oldu.(tahmini 3 litre eder etmez)

Bitiren madalyası ya da kit içeriği olmasa da gelenleri her zaman bekleriz. Bu kadar uzunda olmasa da tatil zamanlarında birçok gelen koşucu arkadaşımızı patikalara çıkardık.

36 Beğeni

IOS da yok sanırım, yoksa baya güzelmiş.

1 Beğeni

Yakın zamanda, bı haber olduğum sanal koşu yarışlarının varlığını farkettim. Şahsen inanılmaz beğendim. İznik Ultra nın sanalı olması bile çok iyi. Umarım zamanla yarış çeşitliliği de artar.
Benim açımdan çok kullanışlı bir yöntem olmakla birlikte fahiş ücretler talep eden yarış organizasyonlarına da çok iyi bir alternatif oldu.

2 Beğeni

Murat verilen ücretler tabi ki tercih meselesi ancak bir şeyleri hakkıyla yapmak isteyenler illa ki bu malzemeleri almak durumunda kalıyor. 1400 TL ye aldığın ayakkabı ile elbette koşabilirsin. Haftalık Hacmi 80-100 k olan bir koşucu sence bu veya bunun gibi bir ayakkabı ile sakatlanmadan ne kadar süre bu hacimleri koruyabilir. Yada 100 mil yarışında uygun fiyatlı bir şort, t-shirt ile ne kadar rahat ve konforlu bir yarış koşabilirsin. Bahsettiğim konu haftada 3 gün yarım saat , bir saat koşan insanlar için değil tabii ki. Bir hedefi olan ve müsabık olmaya çalışan sporcular için.

4 Beğeni

Parkur/Performans yerine Fiyat/Performans koşularına doğru ilerliyoruz

5 Beğeni

Uzun bir ara sonrası tekrar yayına başlayan podcastinde, Necdet Ülker de yarış kayıt ücretleri konusunu irdelemiş.

7 Beğeni

Değerli arkadaşlar Koşucu gözünden bakınca koşucular haklı. Üşenmedim 5 6 organizatörle konuştum. Onlar da Haklı. Hatta onlar bize kıyasla çok daha fazla şikayetçi. Hatta 2024 te bir organizatör arkadaşım zararına da olsa Trail koşusunu organize etti ve bitirdi. Neredeyse hiç bir plan ve bütçe uymadı. Kayıt paraları aylar içinde eridi ve yaklaşık 310.000 TL zararı oldu. Her alanda maliyetler çoğaldı. Basit bir örnek; İstanbulu koşuyorum Üsküdar etabı 495 TL. 82,5 Tl vergiye gidiyor direkt. 150 TL si de TAF a gidiyor. Fiyat artırmada ve şikayet etme de herkes haklı gördüğüm kadarıyla. En temel sebebi maalesef Alım gücümüzün öldü denilecek seviyeye gelmesidir. Başka açıklaması yok. Herhangi bir organizasyona gidince sağa sola bakın iş sadece bizim koşumuzdan ibaret değil; gönüller var onların yemekleri, ulaşım masraflar, orda sağlanan yemekler, vergiler vs vs. hepsi eklenince gerçekten devasa rakamlara çıkıyor. sorun da tam olarak burada. Biz yeterince kazanamadığımız için fiyatlar yüksek kalıyor. Paramızın değeri öldü. Yüksek fiyatlara kalitesiz bir yaşam sürdürüyoruz hepsi bu.

8 Beğeni

Örnek spor İstanbul belediye şirketi olunca, şu kar zarar tablosunu da eklemek istedim. Kar elde etmesin demiyorum ama sanki kar miktarı önceki yıla göre enflasyondan fazla artmış.

Su tesisatçısı da araba tamircisi de “yok abi pahalı değil” diyor yaptığı işe ama işçi memur isen bir tek senin gelir enflasyon altında,gerisi ister spor organizasyonu ister esnaflık olsun çok dalgalı.

https://spor.istanbul/wp-content/uploads/2024/04/FAALIYET-RAPORU-1.pdf

6 Beğeni

Hasılat ile edilen karı karşılaştırınca karı oranı düşük kalmış. Kar Yüzde 1,5’dan yüzde 3,5 çıkmış. Satış maliyeti kalemini açmak lazımdı. Belki satış maliyeti kalemlerinden kısarak(daha rekabetçi ihale, gereksiz kalemleri çıkarmak) daha fazla kar oranını ulaşılabilirdi. Abartı bir kar marjı falan yok.

1 Beğeni

Az önce Instagram’da karşıma çıkan bir reklamla 1.6 KM’lik bir yarışa 1000TL kayıt ücreti istendiğini gördüm. Konunun başlığını mı değiştirsek mevzu artık patika bağımsız gibi?

5 Beğeni

Sanki bir organizasyonu ya da yarışı hedef gösteriyormuş gibi olmamak için isim vermemiştim hocam. Bu sanırım “park koşusu” statüsünde bir yarış oluyor. Ankara Atakule civarında koşulan Run Atakule isminde bir yarış .Gördüğüm kadarıyla madalya+tişört vb bir kit var. Parkur’un çok özel oluşu kişiden kişiye değişebilir elbet. Muhtemel bir challenge olayı var gibi.

2 Beğeni