İlk Cappadocia Ultra Trail deneyimi olarak 38K parkuruna katıldım. Başarılı bir parkur ve genel olarak organizasyon bence. Deneyimlerimi şu şekilde aktarabilirim.
Parkur: 38K parkurundaydım. Genel olarak, çoğunluğu düze yakın yükseltiye sahip, yokuşların çok dik ve uzun olmadığı; vadiler, kayadan tüneller, üzüm bağlarından geçen görülesi bir parkur.
Ulaşım: Ben otobüs ile gittim. Doğrudan Ürgüp’e otobüs seferleri mevcut. Otogar zaten merkezde. Oteller, fuar alanı, kayıt alanı ve yarış başlangıç/bitiş alanı birbirine çok yakın yürüme mesafeleri.
Konaklama: Ürgüp merkezdeki otellerden birinde kaldım. Mesafe olarak çarşı, otogar ve organizasyon dahilindeki alanlara yakındı. Fiyat olarak da makuldü.
Etkinlik/Fuar Alanı: Fiziksel açıdan gayet yeterli olduğunu düşünüyorum. Zaten fuar alanında olabilecek outdoor markalarının çoğu mevcuttu. Geniş bir meydan ve devamında otopark gibi bir alana yayılmış şekilde büyük bir alandı. Etkinlik/konser/yemek alanı diyebileceğimiz ayrı geniş bir alan daha var. Burası fiziksel olarak başarılı şekilde tasarlanmış.
Kayıt: Kayıt yeri fuar alanına yürüme mesafesinde, otogarın hemen arkasında kalıyor. Bir gün öncesine rezervasyon yaparak gitmiştim ama çok gerek kalmadı, kalabalık yoktu. Gayet sistematik bir şekilde ayarlamışlar. Görevliler de yardımsever bir şekilde yönlendiriyorlar. Hatta eksik malzemem vardı. Dışarıdan temin edip gelene kadar elimdeki diğer eşyalarımı bir süre yanlarına bıraktım. Kendilerine buradan teşekkür ederim.
Yarış: Başlangıç çizgisi sonrasında bir yokuş sizi karşılıyor. Çok dik olmasa da erkenden karşınıza çıkınca fazladan bir soluğunuz kesilebilir. Önceden biraz ısınarak hazırlıklı çıkmak faydalı olacaktır. Yokuş bittikten sonra ve asfalt dışına çıktığınızda sizi toprak ve tek kişilik bir patika sizi bekliyor. Buraya gelene kadar mümkün olduğunca önlerde kalmaya çalışın. Bir süre önünüzdekileri geçmek zor olacak. Bunun dışında çok toza maruz kalacaksınız. Benim yanımda buff vardı. Bir süre ağzımı ve burnumu kapatarak devam ettim. Toz içinde geçirdiğiniz süre uzun olunca soluk alışınız kontrolsüz oluyor.
Sonrasında genel olarak yokuş içermeyen bir parkurda devam ediyorsunuz. Bu aşamadan sonra dik olmasa da yavaşlamanıza neden olacak bazı yokuşlar yer alıyor. Vadiye inene kadar biraz sıkılabilirsiniz. Ama vadiye inince serin, ağaçlık ve görsel açıdan keyifli bir parkur bölümü sizi bekliyor. Sanırım diğer katıldığım patika yarışları da dahil en keyif veren parkur bölümlerinden birisi burasıydı.
Birinci kontrol noktasına ulaştığınızda yolun kenarında bir pit stop noktasına girmiş gibi hissediyorsunuz. Masalar donatılmış sizi bekliyor (mandalinalar çok lezzetliydi). Burada su ve beslenme işini halledip yolunuza devam ediyorsunuz. Bu kontrol noktası öncesinde ve sonrasında bir süre asfalt koşuyorsunuz. Sonra yine patikaya devam.
Sanırım en uzun yokuş olan kısım birinci kontrol noktası sonrasında 15.km ye kadar olan kısımdaydı. Çok dik olmasa da uzun sürdüğü için burada enerjinizi ekonomik harcamanızı öneririm. Bu tırmanış bittikten sonra ikinci kontrol noktasına kadar belirli bir tempoda devam edebileceğiniz bir bölüm geçiriyorsunuz. İkinci kontrol noktası yine bir pit stop gibi. Beslenme ve su ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılıyor.
Buradan sonrası Göreme Açık Hava Müzesi içerisinden geçtiğiniz bir bölge. Etrafta yerli yabancı turistlerin meraklı bakışları arasından siz koşuyorsunuz. Tekrar araziye çıktığınız noktada ufak inişli çıkışlı yer şekilleri arasında parkur devam ediyor. Yaklaşık 28. km kadar geliyorsunuz artık yarış bitiyor psikolojisi başlıyor. Ama burada sizi kısa da olsa bir tırmanış bekliyor. Buraya enerjinizi bir miktar ayırmakta fayda var. Yarış öncesi forumdan okuduğum ve videolardan izlediğim kadarıyla genelde bu bölümler için su deponuzu saklayın diyorlardı. Sanırım bu eleştiriler dikkate alınarak yaklaşık 32. km bir su noktası eklenmiş. Burada su stoklarınızı tamamlayıp artık yarışın son bir kaç km’sine devam ediyorsunuz.
Uzaktan müzik sesleri duyulmaya başladığında kalan mesafenin artık yarışın keyfini çıkarma mesafesi olduğunu anlıyorsunuz. Son metreleri evlerin arasından bir yokuş inerek tamamlıyorsunuz.
Organizasyon: Yarış, saat 10:00 da başlıyor. Yarış öncesi uyku, beslenme ve hazırlık açısından bu avantajlı bir durum bence. Hem otellerde kahvaltı saati başlamış oluyor hem de dışarıda kahvaltı yapacak yerler açılmış oluyor. Aynı zamanda yarış öncesi tedarik etmeniz/hazırlamanız gereken bir şey varsa esnek zaman kalıyor. Diğer yarışlarım genelde daha erken saatlerde başladığından bu farkı burada net hissedebildim.
Genel olarak, organize olmuş bir etkinlik şeklinde gördüm. Katılımcı sayısı yüksek, fuar alanı geniş, yemek/etkinlik alanı sürekli aktif olmasına rağmen organize bir süreç gördüm. İlk defa katılmış olmama rağmen neden bu kadar ünlü olduğunu görmüş oldum.
Görevli arkadaşlardan ayrıca bahsetmek isterim. Hepsi yardımsever ve cana yakın kişilerdi. Kayıt alanında, yemek alanında, kontrol noktalarında, yönlendirme noktalarında görev yapan arkadaşların hepsi işini severek yapıyorlardı. Hepsinin emeğine sağlık, teşekkür ederim.
Öneri: Gitmeden önce baton alıp almamak hakkında kararsız kalmıştım. Hatta forumdan bu konuda fikir almıştım. Batonu yolculuk sırasında yanıma almama rağmen yarış öncesi son karar olarak yarışta yanıma almadım. Bu kadar kararsız kalma nedenim koşarken gereksiz taşımak istemeyişimdi. Yarış sırasında da yanıma almadığıma pişman olmadım. İkinci kontrol noktası ve 15.km arasındaki çıkış ve su noktasına kadar olan bölümün bir kısmı yanımda olsa kullanırdım. Ama alsaydım da demedim. Ancak muhtemelen 38K üstü parkurlarda ihtiyaç olacaktır.
Yarış öncesi forumdaki okumalarımdan ve internetteki videolardan tuz kullanımı hakkında görüşlere denk gelmiştim. Bunu dikkate alarak tedarikli davranmıştım. Yaklaşık 20.km ve 28.km de birer tane tablet aldım. Kaslarda gerginlik hisseder hissetmez bunu yapmaya çalıştım. Çok şükür bir kramp yaşamadım. Buna da dikkat etmenizi öneririm.
Organizasyona bir önerim koşucu sıralaması olabilir. Evet ITRA puanı dikkate alınarak bir düzenleme yapılmış. Bu açıdan başarılı. Ama insanlarımız bu konuya pek önem vermiyor. Numarasına göre daha geride olması gereken birkaç kişiye denk geldim, daha önde bekliyorlardı. Madem böyle bir düzenleme var, uymak gerekir. Bu yüzden bu yönlendirmeyi yapacak birkaç arkadaş görevli olarak kapı önlerinde bekleyebilir.
Organizasyon açısından diğer önerim seyirci olabilir. Bu kadar geniş katılımlı bir etkinlikte bazı noktalarda sponsor desteği de alınarak seyirci alanları (cheerzone) eklenebilir. Bence parkura eğlence katacaktır.
Teşekkür: Bence organizasyon olarak başarılı bir etkinlik olmuş. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Saygılar.
Sağlıklı başarılar.