Ben artık jelleri 250 ml’lik flask içine boca ediyorum. 250 ml’lik bir soft flask 7 tane Wup jeli alabiliyor. Bu şekilde sürekli ufak ufak beslenme imkanım oluyor. Önceden mide problemi yaşadığımda jelin düşüncesi bile midemi bulandırırken bir jel açıp yemeye yeltenemiyordum. Şimdi mide problemi de yaşasam ufak ufak yudumlarla jel alabiliyorum. Son koştuğum Sapanca, Uludağ ve Belgrad’da bu şekilde 7 jel bitirdim. Yarışlara başlamadan önce de 1 tane yedim. Toplam 8 jel. Ki eski usul yanıma 7,8 jel alsam en fazla 4ünü kullanabileceğimden eminim. Tavsiye ederim.
O zaman hurma, jelibon vb. şeylere gerek kalmıyor, peki elektrolit olayını nasıl yapıyorsunuz?
En çok jel tüketenlerden biriyimdir sanırım.
Dağ yenice yarışında yaklaşık 30 jel almıştım.
Gökhan’ın söylediği çok doğru, katı beslenmenin artıları kadar eksileri de olabiliyor. Artı bir konuda o besinlerin parçalanması ve enerjiye dönüşümü içinde bir çalışma gerekiyor. Denge kurmak önemli orada. Ben genelde mideyi tutacak kadar katı besleniyorum gerisi jel-jelibon-hurma. Buradaki yüzdeyi son dönemde hurmaya kaydırmaya çalışıyorum.
Nasıl ki 1 saat durmadan koşabilmek için antrenman şartsa beslenme içinde gerekli. Bir de düşünmeden tüketmek kritik. Su içer gibi düşünmeden “hüpletmek” şart.
Tabi bazı çok tatlı ve başka malzemeli (izo,bcaa vs) kimyasal tatlarla benimde sıkıntım var.
Wup mor ve yavaş salınımlı yeşil mixi yapıyorum genelde.
Kaçkarda ilk defa precision 90gr jel denedim. Bir kere de bitiriyordum neredeyse o kadar rahat geldi. Önümüzdeki süreçte ürünü tedarik edebilirsem onu da ön plana çıkarma planım var.
Raporlar yazılar bu sene fazlasıyla keyifli. Seneye program uyarsa starttayım herhalde.
Jel konususunun gerçekten kişiden kişiye değişen bir konu olduğunu düşünüyorum. 100k ve üzeri mesafelerde benden çok daha tecrübeli olanlar benim söyleyebileceğim şeylerden daha isabetli ve genele hitap edecek şeyler söyleyebilir. Ben kendi çapımda deneme yanılmayla bir düzen oturtmaya çalışıyorum şimdilik ![]()
Çok değil, geçen yılın başlarında saatte en fazla 1 jel alımını ancak yapabiliyor, kalan enerji açığımı cp’lerden tamamlıyordum. Hafta sonu uzun antrenmanlarda biraz zorlayarak süreyi 45 dakika altına çektim. Bazı yarışlarda 30 dakikada 1 jeli sorunsuz tükettiğim de oldu. @ggg ‘nin de dediği gibi antrenmanlarda yarışlarda yapmak istediğin tempoya göre, ister jel tercih edilsin ister katı beslenme, sindirim provası yapmak şart.
CCC’de 25 saatte toplam 22 jel aldım. Orada Cp’lerden iyi beslenerek çıkacağımı varsayarak ortalama 45 dakikada 1 gibi bir program hazırlamıştım ve sorunsuz işledi. Cplerde de bir miktar katı beslenmemi yaptığım için süre/jel oranımı ona göre ayarlamıştım. Tabii eğim profili, hava şartları, tempom da etkili oldu bunda.
CUT’da ise hem hava çok sıcaktı hem de nabzımı başlarda hiç kontrol edemedim. Aslında en önemlisi tempo. Hızlı ve rekabetçi bir koşucu olmadığım için jel alımlarından sonra sindirim sorunu yaşamıyorum normalde. Ama CUT’da hızlı başlayıp rutinimin dışına çıkınca ve CP’lerde zaman kaybetmek istemeyince sindirim durdu.
Jel için marka tercihim yok. Normal şartlar altında marka fark etmeksizin tüm jelleri yiyebiliyorum. Hatta yabancı iki marka da kattım stoklara
Yarışlarda alım sırası için aynı içerik ve aromalı ürünleri üst üste almıyorum baymaması için. Kafeinlileri ise en son bölüme saklıyorum.
Antrenman simülasyonunu ihmal etmemek gerek özetle.
İlk Cappadocia Ultra Trail deneyimi olarak 38K parkuruna katıldım. Başarılı bir parkur ve genel olarak organizasyon bence. Deneyimlerimi şu şekilde aktarabilirim.
Parkur: 38K parkurundaydım. Genel olarak, çoğunluğu düze yakın yükseltiye sahip, yokuşların çok dik ve uzun olmadığı; vadiler, kayadan tüneller, üzüm bağlarından geçen görülesi bir parkur.
Ulaşım: Ben otobüs ile gittim. Doğrudan Ürgüp’e otobüs seferleri mevcut. Otogar zaten merkezde. Oteller, fuar alanı, kayıt alanı ve yarış başlangıç/bitiş alanı birbirine çok yakın yürüme mesafeleri.
Konaklama: Ürgüp merkezdeki otellerden birinde kaldım. Mesafe olarak çarşı, otogar ve organizasyon dahilindeki alanlara yakındı. Fiyat olarak da makuldü.
Etkinlik/Fuar Alanı: Fiziksel açıdan gayet yeterli olduğunu düşünüyorum. Zaten fuar alanında olabilecek outdoor markalarının çoğu mevcuttu. Geniş bir meydan ve devamında otopark gibi bir alana yayılmış şekilde büyük bir alandı. Etkinlik/konser/yemek alanı diyebileceğimiz ayrı geniş bir alan daha var. Burası fiziksel olarak başarılı şekilde tasarlanmış.
Kayıt: Kayıt yeri fuar alanına yürüme mesafesinde, otogarın hemen arkasında kalıyor. Bir gün öncesine rezervasyon yaparak gitmiştim ama çok gerek kalmadı, kalabalık yoktu. Gayet sistematik bir şekilde ayarlamışlar. Görevliler de yardımsever bir şekilde yönlendiriyorlar. Hatta eksik malzemem vardı. Dışarıdan temin edip gelene kadar elimdeki diğer eşyalarımı bir süre yanlarına bıraktım. Kendilerine buradan teşekkür ederim.
Yarış: Başlangıç çizgisi sonrasında bir yokuş sizi karşılıyor. Çok dik olmasa da erkenden karşınıza çıkınca fazladan bir soluğunuz kesilebilir. Önceden biraz ısınarak hazırlıklı çıkmak faydalı olacaktır. Yokuş bittikten sonra ve asfalt dışına çıktığınızda sizi toprak ve tek kişilik bir patika sizi bekliyor. Buraya gelene kadar mümkün olduğunca önlerde kalmaya çalışın. Bir süre önünüzdekileri geçmek zor olacak. Bunun dışında çok toza maruz kalacaksınız. Benim yanımda buff vardı. Bir süre ağzımı ve burnumu kapatarak devam ettim. Toz içinde geçirdiğiniz süre uzun olunca soluk alışınız kontrolsüz oluyor.
Sonrasında genel olarak yokuş içermeyen bir parkurda devam ediyorsunuz. Bu aşamadan sonra dik olmasa da yavaşlamanıza neden olacak bazı yokuşlar yer alıyor. Vadiye inene kadar biraz sıkılabilirsiniz. Ama vadiye inince serin, ağaçlık ve görsel açıdan keyifli bir parkur bölümü sizi bekliyor. Sanırım diğer katıldığım patika yarışları da dahil en keyif veren parkur bölümlerinden birisi burasıydı.
Birinci kontrol noktasına ulaştığınızda yolun kenarında bir pit stop noktasına girmiş gibi hissediyorsunuz. Masalar donatılmış sizi bekliyor (mandalinalar çok lezzetliydi). Burada su ve beslenme işini halledip yolunuza devam ediyorsunuz. Bu kontrol noktası öncesinde ve sonrasında bir süre asfalt koşuyorsunuz. Sonra yine patikaya devam.
Sanırım en uzun yokuş olan kısım birinci kontrol noktası sonrasında 15.km ye kadar olan kısımdaydı. Çok dik olmasa da uzun sürdüğü için burada enerjinizi ekonomik harcamanızı öneririm. Bu tırmanış bittikten sonra ikinci kontrol noktasına kadar belirli bir tempoda devam edebileceğiniz bir bölüm geçiriyorsunuz. İkinci kontrol noktası yine bir pit stop gibi. Beslenme ve su ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılıyor.
Buradan sonrası Göreme Açık Hava Müzesi içerisinden geçtiğiniz bir bölge. Etrafta yerli yabancı turistlerin meraklı bakışları arasından siz koşuyorsunuz. Tekrar araziye çıktığınız noktada ufak inişli çıkışlı yer şekilleri arasında parkur devam ediyor. Yaklaşık 28. km kadar geliyorsunuz artık yarış bitiyor psikolojisi başlıyor. Ama burada sizi kısa da olsa bir tırmanış bekliyor. Buraya enerjinizi bir miktar ayırmakta fayda var. Yarış öncesi forumdan okuduğum ve videolardan izlediğim kadarıyla genelde bu bölümler için su deponuzu saklayın diyorlardı. Sanırım bu eleştiriler dikkate alınarak yaklaşık 32. km bir su noktası eklenmiş. Burada su stoklarınızı tamamlayıp artık yarışın son bir kaç km’sine devam ediyorsunuz.
Uzaktan müzik sesleri duyulmaya başladığında kalan mesafenin artık yarışın keyfini çıkarma mesafesi olduğunu anlıyorsunuz. Son metreleri evlerin arasından bir yokuş inerek tamamlıyorsunuz.
Organizasyon: Yarış, saat 10:00 da başlıyor. Yarış öncesi uyku, beslenme ve hazırlık açısından bu avantajlı bir durum bence. Hem otellerde kahvaltı saati başlamış oluyor hem de dışarıda kahvaltı yapacak yerler açılmış oluyor. Aynı zamanda yarış öncesi tedarik etmeniz/hazırlamanız gereken bir şey varsa esnek zaman kalıyor. Diğer yarışlarım genelde daha erken saatlerde başladığından bu farkı burada net hissedebildim.
Genel olarak, organize olmuş bir etkinlik şeklinde gördüm. Katılımcı sayısı yüksek, fuar alanı geniş, yemek/etkinlik alanı sürekli aktif olmasına rağmen organize bir süreç gördüm. İlk defa katılmış olmama rağmen neden bu kadar ünlü olduğunu görmüş oldum.
Görevli arkadaşlardan ayrıca bahsetmek isterim. Hepsi yardımsever ve cana yakın kişilerdi. Kayıt alanında, yemek alanında, kontrol noktalarında, yönlendirme noktalarında görev yapan arkadaşların hepsi işini severek yapıyorlardı. Hepsinin emeğine sağlık, teşekkür ederim.
Öneri: Gitmeden önce baton alıp almamak hakkında kararsız kalmıştım. Hatta forumdan bu konuda fikir almıştım. Batonu yolculuk sırasında yanıma almama rağmen yarış öncesi son karar olarak yarışta yanıma almadım. Bu kadar kararsız kalma nedenim koşarken gereksiz taşımak istemeyişimdi. Yarış sırasında da yanıma almadığıma pişman olmadım. İkinci kontrol noktası ve 15.km arasındaki çıkış ve su noktasına kadar olan bölümün bir kısmı yanımda olsa kullanırdım. Ama alsaydım da demedim. Ancak muhtemelen 38K üstü parkurlarda ihtiyaç olacaktır.
Yarış öncesi forumdaki okumalarımdan ve internetteki videolardan tuz kullanımı hakkında görüşlere denk gelmiştim. Bunu dikkate alarak tedarikli davranmıştım. Yaklaşık 20.km ve 28.km de birer tane tablet aldım. Kaslarda gerginlik hisseder hissetmez bunu yapmaya çalıştım. Çok şükür bir kramp yaşamadım. Buna da dikkat etmenizi öneririm.
Organizasyona bir önerim koşucu sıralaması olabilir. Evet ITRA puanı dikkate alınarak bir düzenleme yapılmış. Bu açıdan başarılı. Ama insanlarımız bu konuya pek önem vermiyor. Numarasına göre daha geride olması gereken birkaç kişiye denk geldim, daha önde bekliyorlardı. Madem böyle bir düzenleme var, uymak gerekir. Bu yüzden bu yönlendirmeyi yapacak birkaç arkadaş görevli olarak kapı önlerinde bekleyebilir.
Organizasyon açısından diğer önerim seyirci olabilir. Bu kadar geniş katılımlı bir etkinlikte bazı noktalarda sponsor desteği de alınarak seyirci alanları (cheerzone) eklenebilir. Bence parkura eğlence katacaktır.
Teşekkür: Bence organizasyon olarak başarılı bir etkinlik olmuş. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Saygılar.
Sağlıklı başarılar.
2026 tarihleri Instagram hesaplarındaki gönderi ile duyurulmuş. Bu sene forumdaki yarış raporları o kadar güzel ki, sanırım gerekli bütçeyi ayırıp katılım sağlayacağım.
Tebrik ediyorum. Zorlanmanızda CCC’nin devam eden etkisinin de olabileceğini düşünüyorum. Ben de Mayorka’da çok zorlandım, oradan biliyorum. Bence bu seneyi çok ciddiye almayın. Bu halinizle gerçek sürenizi ve performansınızı değerlendirmek doğru olmaz. Gerçekte yapabileceğinizin ciddi bir kısmı bu nedenle törpülendiğinden bitirmeniz göründüğünden daha büyük bir başarı.
Ayrıca görülüyor ki, artık kolayca teslim olmayacaksınız. Sonuna kadar zorlamanın nelere kadir olduğunu görmüş durumdasınız. İnatçı kişilik başlı başına bir ek güç kaynağı. Sizi artık UTMB’de göreceğimi tahmin ediyorum. Kimbilir belki öcümü siz alırsınız…
Eşinizle beraber, her ikinizi de hem tebrik ediyor, hem saygılarımı sunuyorum.
Çok teşekkürler hocam. Hiçbir zaman çok hızlı bir koşucu olamayacağım belki ama bu mesafelerin ekstra zorluklarıyla baş etmeye çalışmanın hazzını aldıktan sonra tıpkı sizin gibi bu mesafelerde kalıcı olabilmeyi hedeflemekten başka pek seçenek kalmıyor ![]()
UTMB için zaman ne gösterir bilmiyorum, orası çok büyük ve apayrı bir meydan okuma. Katılma düşüncesini oluşturmak bile başlı başına büyük bir adım. Umarım sizi tekrar UTMB parkurunda görürüz ve açık kalan hesabınızı kapatırsınız.
Mallorca için de tebrikler, yarış raporunuzu merakla bekliyoruz. Saygılar.
2025 Yarış raporu ay dönümünde yayında… ![]()
2026 kayıtları başladı mı, bitti mi? Bilen var mıdır?
2026 tarihleri sosyal medyada duyurulsa da sitede henüz bir güncelleme yapılmadı. Henüz başlamamış olmalı.
Bu sene en çok heyecan veren koşu bu olacak benim için, umarım başlamamıştır.