Gletscher Trail Run 42km

Türkiye’de vize meseleleri malum. Ben de ikinci sınıf insan muamelesinden pek hoşlanmadığım için Şengene başvurmamayı uzun süredir ilke olarak benimsemiştim. Fakat eşimin ısrarı üzerine Şengen vizesi peşine düşmek durumunda kaldım. Öncelikle Kapadokyaya alternatif olarak lüksemburgda Müllerthal diye bir yarışı radarıma almıştım. Aralık için de Valencia maratonuna kaydım vardı. Böylelikle yılın ikinci yarısı hız odaklı bir çalışma yapmaya niyetliydim.

Gel gelelim vize öyle bir şey değilmiş. Randevu almak için saçma ücretler isteyen acenteler vs derken açıkçası tadım kaçtı. Müllerthal’a kaydolmamıştım, Valencia bibimi transfer ettim. Tabi bu vize süreçlerinde birçok telegram grubundan hangi saatte hangi ülke vizesi açığa çıktığıyla alakalı bildirimler geliyordu. Avusturya’dan sıraya girilebildiğini görünce bu yöntem daha insancıl geldi ve sıraya girdim. 1 hafta içerisinde sıra geldi ve vize başvurumuzu daha az üzücü bir yöntemle yapmış olduk. Tabi hemen araştırmalarıma başladım.

Grossglöckner, Pitz Alpine bildiğim ve katılmak istediğim yarışlardı. Bu yarışları araştırırken Gletscher Trail Run ile tanıştım. 15 temmuz haftasına denk gelmesi ve katılım ücretinin diğer iki yarıştan oldukça düşük olması ve ayrıca çok merak ettiğim Sölden’de yarışın gerçekleşiyor olmasından dolayı tercihim Gletscher Trail Run oldu.

7 kmlik yaklaşık vk(730 m kazanım), 14 km, 26 km, 42km ve 62 km olmak üzere 5 farklı parkuru bulunuyor. 62 km gece 2de başladığı için bizim tatil planımıza uymuyordu. sabah 7de başlayan 42km parkuruna bu yüzden kaydoldum. Biz tabi geç kaydolduğumuz için 26 km dolmuştu. Eşim de 14 kmlik parkuruna kaydoldu. Bu arada geç kaydolmamıza rağmen 42 km dağ yarışına 45 euroya kaydoldum. Erken kayıtla 35 eurodan kaydolma imkanı da bulunuyor. Tabi yarışın sponsoru çok. Bu da fiyatları düşürme konusunda önemli bir etken diye düşünüyorum.

Yarış kış sporlarının tam da merkezi olan Gurglda başlıyor. zaten çok küçük bir yer. Metreler farkla Obergurgl ya da Hochgurglda olabiliyorsunuz. Oralar karışık. Küçük bir yer olduğu için yarışın 500. metresinde kendinizi kasabanın dışında buluyorsunuz ve yarışın kalan hepsi doğanın içinde gerçekleşiyor.

İlk 3 kmde 700+ yükselti kazanılıyor ve daha sonrasında da son bölüme kadar sert inişler ve sert çıkışlar şeklinde ilerliyoruz.

İlk çıkış bittikten sonra dağın bir yamacından dağ evine doğru yolculuğum başlıyor. Zemin hep çok sert. Yer yer tempolu koşabilecek yerler bulunuyor ama çok az. Bu kısım çoğunlukla yükseliş içerdiği için oldukça önlerde yer buluyorum. Kadınlar birincisinin önünde ilerliyorum, ta ki ilk sert inişe kadar.

Ben elimden geldiğince hızlı inmeye çalışıyorum. Arkamdan gelen sesler çok hızlı yaklaşıyor. hemen sağda durup geçmelerini bekliyorum. Uçuyorlar. Şöyle söyleyeyim, yeterince çalışırsam ancak onların yarısı hızına ulaşabilirim bu zeminde. Fakat bunu zaten duyuyor ve biliyordum. Bu yüzden yarışın başından sonuna kadar sadece kendimleydi mücadelem.

Sonra uzun bir çıkışla ilk dağ evine ulaşıyoruz. Burası tam 3000 metrede bulunuyor. Yarışın hepsi 2000 metreyle 3000 metre arasında ve ortalama irtifa 2500ün üstünde.

İrtifa tabi ki tempomu etkiliyor. Ama zaten tempomu pace e göre değil de efora göre vermeye çalıştığım için çok dert değil. Fakat Innsbruckta yaşayan adamı da irtifa etkiliyor, beni de. Etkileme dediğim de nüans seviyesinde. Benim irtifa deneyimim genel olarak 3500ün üstünde hatta çoğu zaman 4000 seviyesinde gerçekten fark edilir olduğu yönünde. Kişisel bir konu olduğu için burada kesin bir şey söylemek istemem.

Yarış tam da bu dağ evinden sonra kopuyor. Çünkü 1000 metre kesintisiz iniş var ve hepsi teknik inişler. Elimden geleni yapıyorum. Tabi geçiliyorum ama beklediğim kadar fazla geçilmiyorum. BU da benim için büyük başarı oluyor. Yalnız sonlarda via ferreta bölgesi var. Burada yürüyerek indiğim bölümler var. Abartmıyorum yanımdan 5.30 pace geçtiler. Çok kırıcıydı :slight_smile:

Ve köprü geçişi. Mükemmeldi. Çok hızlı bitti.

Sonrasında birkaç km iniş çıkışın ardından bir göletin yanından vadiye giriyoruz. Önce uzunca vadide tatlı koşulabilir bir çıkıştan geçip sonra sert bir çıkışa geçiyoruz. Mükemmel manzaralara yol alıyoruz. Sonrasında yarışa katılmama neden olan manzarayı önce giderken arkama alıyorum. Sonrasında dönüşte karşıma. Karşıda Alp Buzulları, inanılmaz güzel bir manzara. Görüntüleri çektim ama gözle görmek çok ayrı. Ardından az önceki vadinin sırtın diğer tarafındaki paraleline geçiyoruz.

Tam Gurgla yaklaşmışken 14lerle 26larla ayrılıp tekrardan yukarı çıkmaya başlıyoruz. Buraya kadar organizasyon 2800 demesine rağmen 2500 yükselti kazanımı ile tamamlayacağımıza inancım tamdı. Fakat sonuç 2900 yükselti kazanımı :slight_smile:

Son bölümde dayanıklılık daha ön plana çıkıyor. İnişler yine teknik ama daha çok dallar tehlike oluşturuyor. Burada birçok koşucuyu geçiyorum ve finişe ulaşıp finisher biramdan içerek yarışı tamamlıyorum.

Yarış kitinde tshirt yok. Ama organizasyon, cpler ve güvenlik olarak odlukça yeterliydi. benim için çok güzel bir deneyim oldu. Kesinlikle tavsiye ederim.

Yarışın videosuna buradan ulaşabilirsiniz:

40 Beğeni

Uludağ videonda Ötztal’dan bahsedince merak edip araştırmıştım, yarışı da bu sayede youtube’dan takip etmeye başladım. Cumartesi sabahı Monte Rosa by UTMB yarışını izlerken, hemen yanında canlı yayınlarda senin yarış da belirdi. Bir süre dönüşümlü izledim. Trt 1’de Petter Engdahl izlerken, Trt 2’de Gökhan Yalçın izliyorum hissiyatı oldu:) Bir yarışmacının kafa kamerasıyla yayını ilk defa burda gördüm, koşucu ya da bisikletçi kameramanlardan sonra değişik geldi ve hoşuma gitti. Ayaklarına ve emeğine sağlık.

7 Beğeni

Trail camiasına farklı bir bakış getirdiğine inanıyorum @ggg. Durma koş, çek paylaş. Emeğine ve ayağına sağlık. Raporda video da süperdi.

7 Beğeni

Videonuzu yazınızdan önce gördüm, dün akşam keyifle izledim. Ayağınıza sağlık, gayet iyi sonuçla dönmüşsünüz. Öncelikle en dikkatimi çeken şey halat ve güvenlik basamaklarıydı, en riskli yerlerde her zaman çelik halat var, benzerini Zugspitz’de görmüştüm birkaç yıl önce, kilometrelerce halat var, bunlar tabi biz koşuculara özel değil trekking yapanlar için ya da her türlü faaliyetler için yapılıyor, bizim ülkemizde bunlara sanırım hâlâ epey uzağız, yapan olursa da görevden alırlar muhtemelen. Neyse bu başka konu :slight_smile: Ama imrenmemek elde değil. “Safety first”.

İnişlerde korkusuzca hızlı inmeleri (uçmaları) ve arkalarından öylece bakakalmam beni de hep üzüyordu ama sonra bu konuda kendimle hesaplaştım ve kabul ettim, bu tür koşularda performanstan daha da önemlisi cesaret ve korkusuz davranmak diye düşünüyorum, ne kadar düşünüp tedirgin olursam o kadar yavaşlıyorum, tedirginliğimin sebebi de elbette o sert veya kaygan inişlere yabancı olmam, o kişiler bu tür zeminlerde çokça koşuyorlardır diye düşünerek kendimi teselli ediyorum. Zira o halat ve basamakların olduğu kaya geçişinde ben koşma cesareti değil bunlar sağlam mı yav nasıl böyle duruyorlar, düşer miyim tedirginliği ve merakı içerisinde etrafı inceliyorum, bir de aynen videoda kurduğunuz cümle gibi orada bir sağlık problemi ile uğraşmak istemiyorum, sizi çok iyi anlıyorum.

Parkur çok keyifli ve güzel görünüyor, yer yer Aladağlara çok benzettim. Ben de gelecek hafta bahsettiğiniz diğer yarış olan Pitz Glacier için Innsbruck’a gideceğim, 30km parkurunda olacağım, umarım etrafın keyfini çıkararak sağlıkla bitiririm.

Ayağınıza elinize sağlık, hem video hem rapor çok güzel olmuş.

Bu arada kafa kamerasını nasıl takarım diye düşünürüm hep bilirsiniz bunun kafa aparatları var ama yarışlarda çekilir çile değil onlar, şapkanızda nasıl durmuş öyle, ağır değil mi kamera?

Kafa kamerası ile çekiminizin bana göre en önemli yanı geçtiğiniz zemini çok iyi gözlemleme fırsatım oldu, benim hep merak ettiğim konu, taşlı parkuru da gördük, çok acayip incecik köprüleri de, uçurum kenarını da, dik kaya tırmanışlarını da :grin:

8 Beğeni

@linus @husy72 @meliora çoook teşekkür ederim güzel sözleriniz için :slight_smile:

Kafa kamerası olarak insta360 go 3 kullanıyorum. Bence hem yarışıp hem kayıt almak isteyenler için çok iyi bir çözüm. Oldukça da hafif. artık o kadar alıştım ki, şapkaya takıp yarışa giderken yarış sabahı düşünmeden yaptığım bir işlem diyebilirim :slight_smile:

Peter Engdahl ile kıyaslayınca TRT1 ve Trt yıldız üstü sonsuz yıldız spor oluyor tabi :slight_smile:

7 Beğeni