24 Mayıs 2026 tarihinde Amerika, Las Vegas’ta yapılacak olan bir organizasyon.
ilk organizasyonda yüzme, pist koşusu ve halter olacak.
50 sporcu katılacak gibi gözüküyor.
Bu organizasyonun farkı; Doping ve bilumum benzeri herşey serbest.
Bilimi sonuna kadar kullanabilirsiniz yani.
Ne kadar ilgi görür, ne kadar seyirci toplar, devamı gelir mi bunu zaman gösterecek.
Ama zaten şu andaki olimpiyatları düşündüğümde; tamamen genetik yatkınlık gözetilerek seçilen kişiler arasından özel antrenmanlar, özel beslenmeler, özel tahliller gözetimler vb ile yani özel bir ortamda yetişen olimpiyat sporcuları ile benim gibi sıradan insanları karşılaştırdığımda birbirinden tamamen farklı ve ayrı iki dünya görüyorum. Yani 2 saatte maraton koşan veya 10sn altı 100mt koşanları Homo Sapiens olarak görmediğim için o insanlarla kendimi hiç bir zaman karşılaştırmıyorum.
Ayrıca genetik seçilim, antrenman teknikleri, sporculara sağlanan olanaklar falan gibi unsurlar da ülkeden ülkeye çok fazla değişiyor. Yani örneğin bir ABD’de olimpiyatlara hazırlanan bir sporcunun olanakları ile bir Asya ülkesi sporcusunun olanakları arasında devasa farklar var.
Hal böyleyken maddi gücü fazla olan ülkelerin madalyaları süpürdüğü bir ortama dönüşüyor olimpiyatlar. Yani doping olmasa bile hiç bir şekilde adil bir ortam değil.
Üstelik olimpiyatlarda yarışanların ulaştığı sınırlar ile sokaktaki normal insanların sınırları arasında en ufak bir benzerlik yok. Hal böyleyken o alemdeki canlıların hepsinin ilaçsız olması veya hepsinin ilaçlı olması arasında benim mantığım bir fark göremiyor.
Yani ben 100mt yi 20sn de koşuyorum. İlaçsız seçme eleman 10sn altında koşarak bana görsel bir zevk yaşatıyor. İlaçlı seçme eleman 9sn altına insin ve bana daha çok görsel şölen sunsun. Bu organizasyonun ne bende ne diğer sıradan insanlarda doping alma hevesi yaratacağını zannetmiyorum.
Not: Dopingin herkese serbest olduğu bir ortamın etik açıdan herhangi bir kusur barındırdığını düşünmüyorum. Dopingin diğer yarışlarda serbest kalması taraftarı falan da değilim. Böyle bir anlam çıkmasın.
Bu yarışa katılan aktif yarışlardaki sporcu olmaz.Yine bu şekilde rekordan çok uzak değerler gelir.Doping olarak kahve mi yoksa vücuda zararı çok fazla başka kimyasal mı kullanılacak?
2. durum manasız, 10km mesafeyi dopingle 20dk koşsan ne olacak,arabayla daha hızlı mesafeyi aşarsın, bu araba da doping bence.
Doping testine yakalanan " dopingli çıkıyor " Yakalanmayan sayısı çok daha fazla olabilir.
Doping dediğimiz maddeler aka PED ( performance enhancing drugs ) başlı başına bir sektör. Bronz çağı body building sporcularından daha eski maziye sahip. Gözünüzde merdiven altı üretim canlanmasin ciddi yatırım ve araştırma yapılıyor.
Testte yakalanan şapşal Kenyalı atletler bu besin zincirinin en altındaki tüketiciler.
Bu maddelerin kullanımı o kadar yaygın ve cahilce ! benzetmek gerekirse narkotik madde kullananlar ile PED kullananlar neredeyse aynı profile sahip.
YouTube da bir doktor var . PED kullanıp ölen genç yaşta body building sporcularının otopsi raporlarını yorumluyor , üzülmemek elde değil .
Tam olarak şöyle bir manası olur demek istiyorum; ben 10k rekorum 50dk. Ben bunu doping ile en fazla 45dk yapabilirim. Dünya rekoru 28dk civarında. hal böyleyken doping ile falan uğraşmam.
Ama 28dk ile 10km koşan koşucu benim için sadece bir seyir zevki. Orada kendimden bir şey görmüyorum. Dopingsiz 28dk da koşusunu izliyorsam dopingli 20dk da koşusunda izlemek isterim.
Çünkü ilk mesajımda da anlatmak istediğim şey şuydu; olimpik performanslar bana ve benim seviyemdeki sporculara performans olarak bir şey ifade etmiyorlar. Hadi ilaçlı veya ilaçsız veya çok çok çalışarak yapabileceğim veya yaklaşabileceğim şeyler değil. Olimpik performansları seyretmek benim için Marvel - Avengers filmlerindeki kurgusal süper kahramanları izlemekten farksız.
Yani sonuçta Marvel filmleride izleyici toplayıp para kazanmak için yapılıyor, Olimpiyatlarda tamamen aynı amaca hizmet ediyor. Olimpiyatlar mahallemizdeki veya ilçemizdeki insanların bir araya gelip yarıştıkları ve yarışın adil olması uğraşılan bir etkinlik değil. Sporcuların imkanlarını düşündüğümüzde hiç bir şekilde adil de değil. Ve doping ile yakalananlar buzdağının sadece görünen bir kısmı bence. Çok daha fazla sporcunun yakalanmadan bu işi yaptığına inanıyorum.
Hal böyleyken insan bedenin gerçek sınırlarını görebilmek için bu oyunların bence iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum
Burada hem federasyonlar hem biz olaylara duygusal yaklaşıyoruz.
Bunun nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek.
Mesela; bugün steroid kullanmayan vücut geliştirici yok. Doğal olarak kas yaparak yarışmaya gireyim diyen kimse yok. yok çünkü piyasadaki talep bu yönde evirilmiş zamanında.
Bu işlerin geleceğini hep talep belirliyor. Örneğin kadın futbol ligleri kadın basketbol ligleri erkeklere nazaran çok daha az seyirci topluyor. Çünkü güce dayalı sporlarda daha cılız sporcuların maçları çok daha daha az seyirci topluyor.
Burada da aynı şey olabilir.
Eğer bu oyunlar seyirci toplarsa ve talep alırsa zamanla daha çok sporcu çekebilir. Ve olimpiyatları domine edebilir.
Bu gerçekleşebilecek bir ihtimal.
Ayrıca birçok arkadaşta aşırı duygusallaşma görüyorum. Testlerde temiz çıkan olimpik sporcular sanki mahallemizden sıradan vatandaşlar, doping kullanacaklar ise çok farklı bir dünyadan gelecek birileriymiş ve absürt bir adaletsizlik oluşacakmış gibi aşırı duygusallığa bağlamaya gerek yok bence.
Sonuçta olimpiyatlar, dünya şampiyonaları, dünya kupaları, Avrupa şampiyonaları vb her türlü şeyin kökeninde “PARA” var. Yani ne daha çok izleyici toplayıp daha çok kapital üretiyorsa piyasa o yöne doğru evrilir her zaman. Bizim ahlak, etik vb gibi duygusala bağlamamız piyasaların pek umurunda olmaz.