‘‘The Long Walk’’ Çok ta yabancı değiliz…Ultracılar iyi bilir…Belirli bir zamanda belirli mesafe kat edilemez ise yarıştan değil hayattan eleniyorsunuz Sadece bir kişi kalana kadar yürüyüş devam…
Yanlış çeviri mi diye kontrol ettim kitapta hız sınırı 4 mil( 6,4 km/saat) ama filmde amerikalılara fazla gelmiş 3 mil(4,8 km/saat)’e düşürmüş amerikalılar gene yapmış tembelliklerini.
Filminde teması tembellikten kurtuluş,üretkenlik,kalkınma için yürüyüş:d
Yazar sayfasında demiş ki:
“60’ların başında, ülke çapındaki radyo ve televizyon istasyonları 50 millik yürüyüşler düzenledi. Stephen şöyle diyor: “Aklımda bu vardı. O kitabı yazdığımda arabam yoktu. Her yere otostopla gidiyordum. Ama 50 millik yürüyüşümü tamamlayamadım. 20 mil sonra pes ettim.”
Ne kadar uzağa gidebilirsin? Burada @ismaileren de filmi dile getirmişti.
BBC Archive dün Britanya’nın en ünlü maratoncularından Jim Alder’in belgeselini yayınlandı. 1970’de çekilip ilk olarak o zaman yayınlanan harika bir belgesel.
Alder 1940’da doğmuş, 4 yaşındayken babası 2. Dünya Savaşı’nda cephede ölmüş. 7 yaşındayken de annesi tüberkülozdan ölüyor. Kardeşlerinden üçü çocuk yaşta hayata veda etmiş. Birkaç defa evlat edinilmiş ama geri verilmiş ve çocukluğu yetimhanelerde geçmiş.
Koşarken fiziksel ve zihinsel olarak acıya normal insanlardan daha fazla dayanabildigini keşfedip maratona yönelmiş. Çocukken ondan bir şey olmayacağını soyleyenleri bulup karşılarına dikilmek istediğini söylüyor. Bu yanı Marco Olmo’nun, “hayattan intikam almak için koşuyorum” sözünü hatırlatıyor.
Haftada 250 km’ye kadar çıkarken giydiği ayakkabılar, basit kıyafetleri… gps saati yok, jeller yok, koçu yok, gelişmiş antrenman ve beslenme bilimi yok, Instagram/strava yok. Her gün 8-10 saat inşaatta tuğla örerken en iyi derecesi olan 2:12:04’u 1970’de koşuyor (Maraton Dünya rekorunun 2:09:36 olduğu bir dönemde).
Gözüme çarpan diğer şeyler…
Takım elbiseli görevlilerin istasyonlarda koşanlara su ve sünger vermesi.
Alder’in kendisini yavaşlattığı ve ritmini bozduğunu düşündüğü için su almaması, onun yerine sünger alıp emmesi.
Maratonun zorluğunu ve rakipleriyle mücadelesini anlatışı.
Yakın çekimlerin kalitesi.
Finişte gördüğüm en yüksek kürsüye zorlanmadan çıkması.
Muhteşem hikaye. Benim de şunlar gözüme çarptı.
- Antrenmanlarını alt/üst eşofman takımıyla yapması
- 3:53’te kaldırıma yakın koşarken sahipli bir köpeğin havlayıp, hamle yapması ve ondan kaçması
- Bahsettiğin süngerle yarışı bitirmesi
- Yine bahsettiğin kürsüye neredeyse yerle aynı seviyedeki bronz madalya tarafından tırmanış yapması

Kaynak:They’re Making a Horror Film About the Badwater 135 Ultra
Google çeviri:
Hollywood, Badwater 135 Ultra Hakkında Bir Film Yapıyor ve Elbette Bu Bir Korku Filmi.
Ultramaratoncu Victoria Negri’nin yöneteceği psikolojik gerilim filminde Shailene Woodley başrolde yer alacak.
Oyuncu Shailene Woodley , Victoria Negri’nin yönettiği ve Negri’nin hayatındaki gerçek olaylardan esinlenen gerilim filmi Ultra için koşu ayakkabılarını çıkaracak .
Divergent serisi ve Big Little Lies’daki rolleriyle tanınan Woodley , doğa korumacılığı ve aktivizmi sayesinde açık havaya yabancı değil .
Variety’ye göre kendisi de bir ultramaraton koşucusu olan Negri, filmin felç geçiren koşucu babası da dahil olmak üzere kendi deneyimlerine dayandığını söylüyor . “Ona hayat veren şey olan koşmak ondan alındı,” diyor.
Filmin konusu:
Woodley’nin canlandırdığı Eve karakteri, Temmuz ayında Kaliforniya’nın Ölüm Vadisi’nde koşulacak meşhur 135 millik ultramaraton Badwater 135’e katılacak . Eve, ikiz kız kardeşinin ölümünün yasını tutuyor. Haberlere göre, hikaye, her ultramaratoncunun anlayacağı gibi, hava koşullarıyla ve kendi iç şeytanlarıyla mücadele eden Eve’i konu alıyor. Ve tabii ki, diğer koşucuların önünde kalmaya çalışıyor.
Ancak Badwater koşucularının Ölüm Vadisi’nin sıcağıyla mücadele etmek için giydiği beyaz giysili bir koşucu, Eve’i takip ederek yavaş yavaş ve istikrarlı bir şekilde ona yetişiyor.
Negri, Badwater 51 mil ve iki 100 mil olmak üzere dört 50 mil koşusunu tamamladı. Canadian Running Magazine’e göre , insanların yas sürecini nasıl yönettiğini anlamak için koşuyu bir yol olarak kullanmak amacıyla Ultra’yı yarattı .
Negri, “Bu destansı yarışların her birinde sınırlarımı test ederek kaybı sindiriyorum… Acım her zaman benimle olsa da, bununla, her şeyle başa çıkabilecek kadar güçlü olduğumu öğrendim,” dedi.
Negri , 2024’te Personal Best adlı ultra maraton kısa belgeseli Gold Star ve Alexi Pappas’ın rol aldığı Mermaid, Bitch adlı filmleri yönetti .
Badwater 135 hakkında bugüne kadar yapılan filmlerin hepsi belgeseldi.
Süper bir çalışma olmuş, kutlarım.
Bunlardan Brittany Runs a Marathon’u oldukça ilham verici bulmuştum. Film, ilk maratonum öncesi 37,5k deneme yapmamın nedenidir. Bakalım bende işe yarayacak mı, 3 haftaya belli olacak:))
Bir de Kipchoge’nin deneysel 2 saat altı maraton koşusunun belgeseli vardı, inanılmaz bir organizasyondu. İyi bir ekiple insanın başaramayacağı şey yok, bu da filmden aldığım mesaj:)
JFK 50 mil yarışını birincilikle bitiren ileride ismini çok konuşacağımızı düşündüğüm Hans Troyer’in yarış videosu:
Düz bir parkurda çok güzel koşu izletmeyi vaad ediyor. 50 mil, 5 saat 10 dakika.


