Acemi gözünden trakya ultra 38k 2026

Öncelikle yaşım 42. Daha önce trakya 18k, kyzkos 25k, gebze 27k tecrübem vardı. Cadde koşusu olarak da 15k istanbul maraton tecrübem vardı.

Cut off süresi bildiğiniz üzere trail koşularında uzun oluyor ki, en azından zorlansak da kendimizi bu sayede demene şansımız oluyor. 9 saatlik cut off süresi olan bu parkuru planladığım gibi 7-7,5 saat arasında tamamladım. Gebze ultra 27k 4,5 saatte bitirmiştim. 38k için de muhtemelen 6,5-7 saat olur diye düşünmüştüm. 7 saat 1 dk ile parkur bitti.

43-44 kişiydi yarışa kayılan sayısı. En tecrübesiz olarak sanırım benimle birlikte 1 ya da 2 kişi daha vardı.

Parkur Koşu Detayı:

Parkurun ilk 3 kilometresi diklik açısından fazla yorucu olan bir patika kısım. Mümkünse yürüyerek hızlı adımlarla çıkmak amatörler için daha iyi olur. Antrene kişiler zaten yer yer koşarak daha hızlı çıkıyorlar. Vücudunuz hazır değilse gereksiz laktik asid biriktirirsiniz kendinizi zorlarsanız bu kısımda.

3.Kilometre’de su verilen cp var. 1-2 bardak su içip 1-2 dk soluklanıp devam edin. Çok fazla vakit kaybetmeye gerek yok. Sonrası 1 kilometre kadar daha ova çıkışı var. Daha sonra yer yer düz yer yer eğimli orman adaba stabilize yoluna çıkıyorsunuz ve de yükselerek 10. Kilometrede ‘ki cp kadar devam. Bura da da yer yer yokuşlarda yürü koş yapabilirsiniz.

(Benim geçen sene 18k’da deneyimlediğim bu parkurda bu kısımlar çok daha yorucu geçmişti ve de kalbim maksimum seciyede atmıştı. Bu sefer daha dengeli devam ettim ve de 160 bandında korudum kalp atımlarımı. Bu daha az yorulmama yardımcı oldu.)

Bu cp’de güzelce bir 3-4 dk dinlenme yapın. Limon tuz, 1-2 tane maden suyu tüketin. Sonrasında rahat aşağı eğimli koşu var ki 1-2 kilometre sürüyor sanırım. Sizi yolda tabela karşılıyor. Tabelada 18k olanların yoldan devam etmesini, 37k ve 52k olanların sağa dönüp yoldan çıkarak orman içine girmesi uyarısı var. 52k sanırım bu kısmı ring yapıp 1 kez daha koşuyor.

Parkurun tek ve de en keyifli kısmı bu kısım. 12-13 km koşmuş bedeniniz terlemiş sıcaktan bunalmış vaziyette sizi sanki bir vaha karşılıyor. Ağaçların altında yoğun kuş sesleri ve de her adımda altınızda çutırdayan kurumuş dal parçalarının sesi eşliğinde aşağı eğimli bu orman yolunda keyif ala ala, bazı dere geçişlerinde zorlana zorlana koşuyorsunuz. Düşme ve de sakatlanma olabilecek tek kısım da bu koşu alanı.

4-5 km bu şekilde bitirdikten sonra ormanlık alandan çıkıp tekrar toprak orman araba yoluna ulaşıyoruz. 2-3 km bu şekilde alağı eğimli koşup 20. Kilometre cp noktasına geliyoruz. Bu 2-3 kilometrelik kısmı tekrar geri koşmamız gerekiyor ki bu yüzden bu geçişti sizden önde ki koşucuları görüp kimi ile bravolaşıp kimi ile sessizce geçiş yapıyoruz.

Bu 20. Kilometre cp’si en önemli cp alanı. Sıvı desteği burda çok önemli. Ben bu cp’de çorabımı değiştirdim. Hava daha da ısındığı için atlet üstte geçiş yaptım. 2 tane soda içtim. Tuz limon ve zeytin tükettim. Suluklarımı da doldurdum.

Sonrasında orman çıkış alanına doğru tekrar 2-3 km çıkış yaptım ki kimi yerde koşu ki i yerde yürüme şeklinde. O noktadan sonra en dik çıkışlı toprak araba yolu kısmı başlıyor ki aslında bu yolla, 2. Cp alanına geri dönüyorsunuz. Hava aşırı ısınmış, sizinde enerjiniz tükenmiş ve de bedeniniz aşırı susamış oluyor. 3-4 km’lük bu kısmı yürüyerek çıkıyorum. Bu esna’da depo suyumunfa hepsini bitiriyorum. Ona rağmen çişim gelmiyor ki bu vücudumun susuz kaldığına işaret.

Nihayetinde sık sık be kadar kaldı diye bakarak 2. Cp yani aynı zamanda 4. Cp olan noktaya ulaşıyorum. 2 tane soda içip, 2 bardak kola patlatıp limon tuz ve zeytin takviyesi yapıyorum. Susama olur diye 500 mm yedek su da alıyorum yanıma.

Bundan sonrası kağıt üstünde en kolay olan kısım ki 8km yokuş aşağı koşu var, sadece 200-300 metresinde bir dik yokuş var. Fakat benim bir sene önce 18k koşarken zaman kaybettiğim ve de sürekli geçildiğim bu kısım yine aynı performansda geçiyor. Orman içinde bam bam koşarken, burda artık kas ağrıları devreye girdiği için zorlanıyorum. Her adımda ayağım ayakkabı içinde öne kaydığından ayak başparmaklarımda da artık acıma hissi başlıyor. Yine de düşük tempoda yürümeden koşu ile bu son kısmı da bitiriyorum. Fakat her kilometre başı 2-3 dk kaybederek.

Benim gibi olanlara tavsiyem;

Dikkat edilmesi gereken;

Matematik hesabı ile koşu parkur planlaması yapmamak gerekiyor.

20 kilometrelik bir parkuru düz 20 km gibi düşünürsek. 30 km parkurda bunun size yansıması 30 değil, 35 km koşuyormuşsunuz gibi olur. 40 kilometrelik bir parkurda da sanki 40 değilde 50 km koşuyormuşsunuz gibi düşünün. 50 km bir parkurun size gerçek yansıması 65km gibi bir yorgunluk süreci olacaktır. Buna göre koşup koşamayacağınızı daha iyi tahmin edebilirsiniz.

Koşu uzadıkca, vücut daha da yoruldukca işler daha zor hale geliyor bu, bu parkurda ki gibi son kısımları yokuş aşağı olan parkurlarda ayağınız takılabilir, bacak kaslarınıza yeterli gücü gönderemeyip bileğinüz burkulabilir vs vs. Diri bir vücutla yokuş aşağı patika koşmak ile, yorulmuş bir vücut arasında bence sakatlanma riski açısından gerçekten ciddi risk farkı var. O yüzden kağıt üstünde yürürüm nasılsa diyerek 30-40 km yarışlara çok fazla katılmanın bir anlamı yok.

Öncelikle 20-30 km’lik yarışları kademeli olarak geliştirip hızlı koşmaya ve de vücut kas dayanıklılığını buna hazırlamaya çalışmalıyız.

10 Beğeni

Güzel bir yazı olmuş teşekkürler. Bana çok yakın katılmak istedim ama Kzımın sınavı nedeniyle gidemedim. Seneye kısmet. Ama dikkatimi çeken 40 küsür katılımcı sayısı gerçekten çok azmış.

3 Beğeni

Gerçekten tebrik ederim ben bu sene 18k ya katıldım seneye hedefim 37k. İlk 3 km gerçekten acayip hırpalıyor insanı ama yokuş çıkmaktan daha zor olan yokuş inmek gerçekten. Son km lerde hiç alakasız yerlerde ayaklarım birbirine dolandı. Yarışa biraz önlerde başlamanın faydası var tekli geçişlerde önünde yürüyen kişiler çok zaman kaybına sebep oluyor zaten biraz daha ileride onları geçme şansınız neredeyse olmuyor. Yarışın CP noktalarındaki besinler bana pek yeterli gelmedi ama cp noktalarının dışında 1-2 yerde daha suya rastlamak güzeldi. Güzergah üzerinde bol bol çeşme olması da güzel bir avantaj. Doca Tirilye yarışından sonra kit olarak çok çok zayıf geldi bana. Katılımcı sayısının az olmasının başında İstanbul merkeze biraz uzak kalması ve para ödülünün olmaması olarak görüyorum ben. Seneye yarış listeme yine koyacağım bir yarış benim için çok zevkli geçti.

2 Beğeni