10 Mart 2019 Büyükada koşusu

#1

Merhaba arkadaşlar.
10.03.2019 Büyükada 10k koşusuna katılacağım. Daha önce Büyükada’da koşan, tecrübelerini ve anılarını paylaşmak isteyen arkadaşları merakla bekliyorum.
Her türlü öneri, itinayla alınır.
Selamlar.

0 Likes

#2

Merhaba Oneway,
bende ilk defa katılacagım ki ilk yarış koşum olacak. Umarim karşılaşırız. Tecrübem yok maalesef büyükada’da koşmadım hiç bisikletle bir kaç kere turladım zamanda.

Önder

0 Likes

#3

Bende yarı maraton koşucam geçen sene katılıcaktım iptal olmuştu.Benimde adalarda ilk katılımım olucak o yüzden pek bilgim yok benimde,sanırım katılım iyi :slight_smile: şimdiden koşucak arkadaşlara başarılar dilerim :raising_hand_man:

0 Likes

#4

ilk 2 3 km de fena bir yokuş var. üsküdarda oturuyorum. kadıköye geçip vapurla adalara gitmek koşmak deniz havası vs keyifli olacak diye düşünüyorum :slight_smile: biz 3 kişi olacaz yalnızsanız takılabilirsiniz bize. yalnız koşulmaz :slight_smile:

1 Like

#5

Merhaba arkadaşlar koşu bitti. Müsadenizle izlenimlerimi yazayım.
ilk 2 km de tam 94 metrelik bayıltan bir yokuş vardı. Aslında parkuru internet sayfasında görmüştüm ama eğimin bu kadar fazla olduğunu tahmin etmedim. Daha iyice ısınmadan böyle acımasız bir yokuş moralimi ve motivasyonumu biraz bozdu ama mecbur koşulacaktı o yol. organizasyon firması kötüydü en başta söyleyeyim. tam yarım saat geç başladı ve beklerken sanırım biraz soğudum. koşu sırasında 3. km civarında sol yanıma keskin bir ağrı saplandı. Muhtemelen böbreğimi üşüttüm beklerken. Ama o koşu koşulacaktı bir kere! sweat shirt ümü eşofmanın altına sokarak rüzgarı kestim. O baya iyi geldi. Yol düzleşti ama içimdeki “zalim tepelerden daha var!” sesini bastıramyordum. Vee güneş açtı, ben ısındım, deniz göründü, ağrım geçti, toprak yol bitti, başka yokuş çıkmıyordu… Manzara nefisti, hava nefisti ama ilk 2 km yormuştu, acıtmıştı. 5km yi 32 dak ile geçtim. benzer tempolarda 7. km yi de geçtim. sonra gardım düşüyordu. Yürümüyordum ama pek de hızlanamıyordum. Amacım 60 dak idi bu koşu için. Kafamda deli sorular. Kilom fazlaymış, antrenmanlarda koşu mesafesini arttırmam gerekiyormuş, hızlanmak için intervalin önemini düşünürken hemen arkamda en az 60 yaşlarında bir amca kan ter içinde nefes nefese bağırıp koşmaya çalışıyor. Arada duruyor ama etraftaki gençlerin hadi hadi demeleriyle tekrar koşuyor tekrar duruyordu. Anlaşılan amca gazla gelmiş oraya kadar :slight_smile: koşu değil de boks maçındaydı sanki. Tam o amca gibi duvara tosluyorken Caner ve İlker adında iki yakın arkadaş olduklarını anladığım koşucunun seslerini duymaya başladım. Caner, İlkeri motive etmeye çalışıp nasıl doğru ve iyi koşması gerektiğini anlatıyordu. İlkeri ayakta tutmaya çalışıyordu. Çok hoşuma gitti muhabbetleri. Yanaştım yanlarına “size takılabilir miyim dedim:)” Çok samimi çok tatlı insanlardı, koşarken muhabbet ettik biraz ve resmen beni hayata bağladılar. Finishe kadar sürükledi beni Caner. 60 olamadı ama 10k 62dak ile bitti. Yarış 10.7 km idi 1.06.27 (pace:6.12) ile bitti.
-Genel olarak antrenmanlı ve iyi koşucuların olduğunu farkettim.
-ilk zalim yokuş dışında Keyifli ve güzel bir parkurdu.
-koşu yarım saat geç başladı. Bu koşucuları Mental olarak kötü etkiledi.
-Madalya kötüydü. Tarih yazmıyordu ve kolay kırılacak bir seramik veya taştan yapılmış.
-Büyükadaya kadıköyden gidiş geliş 3 saat sürdü. Yol gidişte iyiydi ama dönüş uzun geldi.
-10 aylık bir koşucu olarak sürekli birşeyler öğrenmek çok keyifli. Herkese selamlar…

4 Likes

#6

Yarım saat geç başlama, drop bag kısmındaki kargaşa ve madalya, ulaşım eksiler. Biraz acemice göründü ama ileride telafi edebilirler. Bu koşu ilk kez düzenleniyor.

Ambiyans, etkinlik alanın çeşitliliği, işaret ve yönlendirmelerin iyi olması, organizasyon ekibinin kalabalık oluşu, şehirden uzaklaşma artıları.

21 K parkuru her ne kadar iki tur olsa da bence İstanbul yarı maratonundan kat kat iyi. Hatta biraz halk desteği ile İstanbul’daki favori yarış olabilir. Formsuz olmama rağmen ben çok keyif aldım. Rakı, balık, koşu, ada havası…daha ne olsun :v:

4 Likes

#7

Bende 21 k koştum koşu öncesi yaşanan aksilikler organizasyonun sorunu gibi görünüyor ama insanlar çiplerini almamışlar vapurdan gelen insanlar bi anda çadıra çullanınca yetişteremediler bizde orada ısınıyoduk koşunun ertelendiğindende haberimiz olmadı ama koşu öncesinde decatlonun çadırındaki ikramlar olsun a dan z ye çok fazla ve güzel ikramlar vardı ben çok beğendim koşu parkuru herkeste şok etkisi yarattı bende de aynısı oldu kadıyoran yokuşuymuş ismi :slight_smile: genel olarak parkur yokuş haricinde süperdi deniz manzarasında koşmak inanılmaz güzeldi eğlenceli oldu diye düşünüyorum ben çok keyif aldım.

0 Likes

#8

Herkese Slmlar…
ilk gelen ben oldum sabah 07:20 vapurla geçtim. hava dedikleriniz gibi soguktu kiyafetim yeterliydi.
hava sonradan ısındı. o patika beni öldürdü bende yüksek bir şey bekliyordum da ama o kadar degil.
patika dan sonra biraz yürüdüm ama sonrasında sağ bacagımda bir kramp geçirdim o da beni mahvetti ki yürümek zorunda kaldım. NRC kullandım cebimde 5 k bitti dedi ama halen koşuyordum Finish gözükmüyordu. Eninde sonunda mutlulukla bitirdim ben. Şimdi de İznik Maraton olan Derbent Patika ya hazırlık içindeyim. ilk uzun mesafem olacak.
iyi koşuşturmalar

0 Likes

#9

Selamlar… Ben de 10 km’de yarıştım… İzlenimlerimi aktarayım…

Büyükada aslında sevdiğim bir yer değildir. 4 - 5 Sene önce geldiğimde gördüğüm aşırı kalabalık turist nüfusu, etrafı ızgara/mangal kokusu ve dumanına boğan kazık, kalitesiz mekanları, yemek yerken burnunuza gelen tezek kokusu ve eski, güzel evlere rağmen sonradan yapılmış, sayısı o eski güzel evleri geçmiş mezbelelik diyeceğim yapılar… Hepsi birleşince bir daha Büyükada’ya gelmem demiştim. Ama büyük konuşmamak lazımmış… Organizasyonu duyunca katılmaya karar verdim. Zira koşuya başlayalı 2 seneye yaklaşacağı için artık yavaş yavaş yarış deneyimi kazanmak istiyorum.

Öncelikle ben organizasyonu kötü bulmadım. Yukarıda arkadaşın dediği gibi insanlar daha önce yarış kitlerini almamışlar ve sonuçta herkes toplu taşıma ile geldiği için bir anda yığılma oldu. Fakat yarışma sponsorları içinde Decathlon gibi güçlü bir marka vardı. Belki kit dağıtımı yarış öncesi 2 mağazadan değil de daha yaygın yapılabilseydi o kadar sıra olmazdı. Yine de ben çok sorun çıktığını düşünmüyorum.

Yarışma öncesi parkuru ve özellikle yükseklik haritasını bir çok defa sıklıkla inceledim. İlk 2 km’de 100 metrelik bir irtifa kazanımı sonrasında ufak çıkışlar olmasına rağmen son 2 km’ye kadar sürekli bir iniş mevcuttu. 8. km’den 10. km’ye kadar ise yine bir çıkış vardı ki bunu gözden kaçırmışım :slight_smile: .

Aslında ben ilk 2 km’deki irtifa kazanımına antremanlı olduğumu var saydım. Bir kaç hafta önce kamp için gittiğimiz Kırklareli longoz ormanında 5 km içinde 250 metre irtifa kazanıp dönüşte de kazandığım irtifanın tadını çıkartan toplam 10 km’lik bir koşu yapmıştım. Sonuçta 5 km’de 250 irtifa ile 2 km’de 100 metre irtifa pek farklı olmasa gerek diye düşündüm.

Fakat yarış başlayınca işin öyle olmadığını anladım. Öncelikle yarışlara alışkın olmadığım için yaşadığım heyecan zaten nabzımı yükseltiyor. Bir de antremandan farklı olarak, yarışta size benzer pace ile koşanlarla bir grup oluşturduktan sonra mutlaka bir rekabet hissi geliyor. Öyle olunca da yarış esnasında yokuşlarda bile nabzı pek düşüremedim.

Bunlara ek olarak bir de yokuşla başlayınca açıkçası benim için zorlu bir yarış oldu. Hele o ilk 2 km içinde yokuşun artık merdivenden daha dik hale geldiği yer… Sağolsun hafif nemli asfalt yolda Nike Zoom Winflo 3 ayakkabılarım da kayınca ciddi efor sarfettim.

Fakat sonrası keyifli hale geldi. Başta bir sürü olumsuz yönünü saydığım Büyükada’nın şehirden uzak kısımlarının ne kadar güzel olduğunu görmüş oldum. Eğer bir antreman koşusu olsaydı, rahat bir nabızda koşsaydım elbette manzaradan daha çok keyif alırdım. Daha önce gitmek istemediğim Büyükada’ya şimdi o parkuru rahat bir şekilde koşmak için gitmeyi düşünebilirim :slight_smile: . Ağaçlar, deniz, kayalara vuran dalgalar… Çok güzel bir manzaraydı.

Şunu da eklemem gerek, 2. km’den sonra 8. km.'ye kadar devam eden sürekli iniş ve bunun asfalt yolda olması bacakları gerçekten zorluyor. Ciddi darbe almıştır bacaklarım.

Son km’lerde tekrar hafif yokuşa dönmesi benim gibi bir çok yarışçıyı zorladı. Çevremde benimle beraber koşan çok kişide o son yokuş yüzünden bir bıkkınlık ve moralsizlik gözlemledim. Saatim 10 km koştuğumu söylediğinde çok şaşırdım çünkü parkurun tam olarak 10800 metre olduğunu atlamışım. O son 800 metre “hadi artık” serzenişleri ile geçti.

Finish çizgisine gelince ise beni orada bekleyen 5 yaşındaki oğlumda peşime takıldı ve beraberce yarışı bitirdik :slight_smile: . Bu da ayrı bir keyifti.

Sonuç olarak kendim için fena olmayan sonuçlar aldım. 5 km’yi 27 dk.'da geçmişim… 10 km’yi ise 5.33 pace ile 54 küsür dk’da koşmuş, yarışın tamamını ise 59 dk’da bitirmişim.

Normalde genel antreman mesafem olmasına rağmen yarış ortamı ve psikolojisinin ne kadar farklı olduğunu görmüş oldum. Daha sık yarışıp daha uzun mesafeli yarışlara hazırlanmak açısından da benim için çok faydalı bir deneyim oldu. Emeği geçen herkese ve yarışa katılanlara teşekkür ederim.

1 Like