Arazi Koşusu Yarışlarında Maddi Ödüller

Yıl herhalde 2012 olmalı, Türkiye’de ilk patika koşusunun 2011’de yapıldığını düşünürseniz, emekleme dönemleri. Çekmeköy’de belediyenin para desteği verdiği bir 10K yarışı yapıldı. Taşdelen Ormanı içinde koşulan bir patika koşusu idi ve tek mesafe 10K idi. Dişe dokunur para ödülleri vardı. İçinde siyahi atletlerin de olduğu birçok hızlı yol koşucusu geldi.

Yarış başladı, koştuk, finişe geldik ve nasıl olduysa tahmin ettiğimizden daha ön sıralarda bitirdiğimizi öğrendik. Meğerse önde koşan 10-15 kişi bir ayrımda yanlış yola girip birbirlerini takip etmişler ve ormanda kaybolmuşlar. İşaretlemede bir sorun yoktu, onların arkasından gelen hiç kimse yolu kaybetmemişti.

Bundan sonra yaşananlar hoş değildi. Kaybolanlar grubu ve onları yarışa getiren “hocaları”, yaklaşık 1.5 saat boyunca ödül törenini yaptırmadılar. “Bu kadar geldik, koştuk, buradan elimiz boş dönmeyiz” diyerek hakaretler, tehditler eşliğinde o zamana kadar sorunsuz giden organizasyonu kendileri dışındaki herkes için bitirdiler.

Her para ödülü olan yarış bu şekilde olacak diyemeyiz. Para ödülü olmayan yarışlarda benzer sorun yaşanmaz da diyemeyiz, ki her ikisinin örneklerini de zaman zaman görüyoruz. Ancak para ödülünün özellikle patika yarışları ve ultralarda birçok potansiyel sorunu yanında getirdiği konusu bence yadsınamaz bir gerçek. Bunun maalesef örneklerine çok daha fazla şahit oluyoruz.

Yol koşusunda her şey göz önünde ama patika ve ultralarda koşan kişi yarışın büyük bölümünde gözlerden uzakta. Her yeri ve her şeyi kontrol etmek imkansız, dolayısı ile katılanların hiç kimse bakmazken kurallar bir yana, etik değerlere ve patikaya özgü “kodlara” uymasını beklemekten başka çaremiz yok. Maddi motivasyon bazen bunların önüne geçebiliyor. Bu tek bir yarışla kalsa yine çok önemli olmayabilir ama kırık pencereler misali bütün camiayı yozlaştırma potansiyeline sahip.

Birçok yarışta gönüllü oldum ama nakit para ödülü olan yarışlardan uzak durmaya çalıştım. Organizasyonu içinde bulunduğum yarışlarda da bazen sponsorlar teklif etmesine karşı bunun karşısında durdum.(Tabii ki hediye çekleri, sponsor ödülleri gibi şeylerden bahsetmiyorum).

Her şeyin istisnası olabileceği gibi bunun da istisnaları olabilir. Türkiye şampiyonası gibi bir organizasyon olur, hem parkurda çok iyi bir kontrol yapmayı taahhüt edersiniz, hem de parkur dışında doping kontrolü vs. gibi caydırıcı önlemler alırsınız, o zaman belki düşünürsünüz. Organizasyonlara katılmanın maddi olarak giderek zorlaştığının farkındayım, emek verenlerin desteklenmesi de çok önemli ama bu farklı şekilde olmalı. Bu kontrolleri yapamayacak organizasyonlarda (ki bu herhalde genelin yüzde 95’i falan demektir) nakit para ödülünün uzun vadede bu spora ve camia kültürüne zarar getireceğine inanıyorum.

34 Beğeni