Ağrı Dağı'nda Kayıp - Para için her şey mübah değildir!

Geçen yıl bir belgeselde seyretmiştim. Annapurna dağına tırmanış için bir kafile o bölgeye gitmişti. Rehber dağı inceledi. Dağda çığ riskini gördü ve kafileyi ana kamptan geri çevirdi. Hiç dağa dahi adım attırmadı. Tüm kafile ana kamptan geri gelmişti. Gerçek bir rehber insan hayatı söz konusu olduğunda risk almaz. Böyle bir şeyi kabul etmez. Avrupa’da PTL gibi koşu yarışlarında koşucuların tek başına yola devam etmelerine izin verilmiyor. 3000 irtifadaki Ağustos ayında yapılan bir koşu yarışında tek kalmaya izin verilmezken Ağrı dağında kış tırmanışı yapan bir kişiyi tek bırakmak onu ölüme terk etmektir.

17 Beğeni

Dağda ve su altında kimse tek başına bırakılmaz,dağda ve su altında hatalar tek seferliktir,ikincisi olmaz.İki spor dalıylada ilgilendiğim için bu işin kuralı budur.

15 Beğeni

Önüme düşen haberi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Dağcılık gibi riskli branşlarda ne kadar dikkatli olmak gerektiğinin örneği. Habere göre Nepal’ de rehberler sigortadan para alabilmek için turistlerin yemeklerine karbonat katmışlar. Aşağıdaki linkte detaylar mevcut.

https://www.news18.com/explainers/baking-soda-poisoned-everest-trekkers-20mn-insurance-fraud-inside-nepal-guides-rescue-scam-ws-l-10010796.html

5 Beğeni

Haber yok mu halen :pleading_face: Arama çalışmaları devam ediyor mu?

3 Beğeni

Maalesef yok , sadece bildiğimiz haberler ve umutsuz durumlar :pleading_face:

7 Beğeni

Kaybolduğu tarihlerde rüyamda birkaç kelime bir şey söyleyen azeri bir kadın görmüştüm. Herkes Sevim Yılmaz dediğinden fark etmemiştim ancak Hasanova soyadını görünce acaba mı dedim.

Ancak daha da ilginç olan dağı, nehri, bölgeyi hiç bilmezken o kadından sonra 2 kez gördüğüm Aras Nehri rüyaları.

Soru çok saçma ise özür dilerim çünkü bölge hakkında neredeyse hiç bilgim yok. Şu fotoyu görünce aklıma geldi. Nehir tarafına bakan bir yerlerde olabilir mi?

5 Beğeni

Olay ile ilgili haber hazırlanmış.

6 Beğeni

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışı maalesef bu ülkenin en büyük alışkanlıklarından biri haline geldi. İnsanlar artık yaşananları sadece uzaktan izliyor, konuşulması gereken yerde susuyor, tepki verilmesi gereken yerde sessiz kalmayı tercih ediyor. İşin en acı tarafı ise herkes her şeyin farkında… Yapılan paylaşımlar görülüyor, konuşulanlar takip ediliyor, kim haklı kim haksız herkes aslında biliyor. Ama iş açıkça tavır koymaya gelince büyük bir sessizlik başlıyor.

TDF’si, dağcılık kulüpleri, antrenörler, “ben dağcıyım” diyerek bu camianın içinde yer aldığını söyleyen insanlar… Yıllardır aynı şeyi yapıyorsunuz. Deve kuşu misali kafanızı kuma gömüp hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsunuz. Çünkü birçok insan için adalet, vicdan ve doğrular; bulunduğu konumu kaybetme korkusunun gerisinde kalmış durumda. Kimse düzeni bozmak istemiyor. Kimse risk almak istemiyor. Kimse birilerinin karşısında durup “bu yanlış” demeyi göze alamıyor.

Ama unutulan çok önemli bir şey var; bugün sessiz kaldığınız her haksızlık, yarın daha büyüyerek hepinizin kapısını çalacak. Bugün görmezden geldiğiniz olaylar yarın sizin de başınıza geldiğinde aynı sessizlikle karşılaşacaksınız. Çünkü sessizlik bulaşıcıdır. İnsanlar sustukça adaletsizlik daha da güçlenir, haksızlık normalleşir, yanlışlar sıradanlaşır. Sonra herkes kendi köşesinde “nasıl bu hale geldik?” diye sorgular ama kimse dönüp geçmişteki sessizliğini hatırlamak istemez.

En üzücü tarafı da şu; doğayla, mücadeleyle, dayanışmayla, etikle ve karakterle özdeşleşmesi gereken bir camiada bile insanların bu kadar korkak ve çıkar odaklı hale gelmiş olması. Dağcılık dediğiniz şey sadece zirveye çıkmak değildir. Karakter gösterebilmektir. Zor zamanda omuz verebilmektir. Haksızlığın karşısında durabilmektir. Ama bugün bakıyorum; sosyal medyada doğa, etik, dostluk ve dayanışma mesajları paylaşan birçok kişi, gerçek hayatta üç maymunu oynamayı tercih ediyor.

Herkes güvenli alanında kalmak istiyor. Sessiz kalınca zarar görmeyeceğini sanıyor. Oysa adalet bir gün herkese lazım olur. Bugün sustuğunuz konu yarın sizin hayatınıza dokunduğunda anlayacaksınız bunu. Çünkü mesele bir kişiyi desteklemek ya da bir tarafa yakın olmak değil; mesele doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilecek bir omurgaya sahip olabilmek.

Benim derdim kimseyle kişisel bir hesap değil. Benim derdim yıllardır bu camianın içine yerleşmiş olan bu sessizlik kültürü. Herkesin her şeyi görüp hiçbir şey olmamış gibi davranması. İnsanların korkudan, çıkar ilişkilerinden ya da yalnız kalmaktan çekindiği için susması. Ama bilinmeli ki; sessizlik hiçbir zaman tarafsızlık değildir. Sessizlik çoğu zaman haksızlığın yanında durmaktır.

Ve günün sonunda şunu unutmayın; adalet bir gün herkese lazım olacak.”

10 Beğeni

Umarım bir kendisini bulma operasyonu yapılır da ölü de olsa kendisine ulaşılır. Bir mezarı olursa ailenin acısı bir nebze olsa giderilir.

3 Beğeni

T24 de yazılanlar tutarlı ve doğruysa öncelikler, protokoller, güvenlik, sağduyu ve mantık bir kenara bırakılarak hareket edilmiş.

Sanırım aralarında geçen olayları-diyalogları öğrenemeyeceğiz .

Olay bu noktaya geldiği için kimse işin aslını doğrudan anlatmayabilir.

3 Beğeni

An itibari ile Sevim ablamızın cansız bedenine ulaşıldığı bilgisini aldım… detayları ve nerede bulunduğunu henüz öğrenemedim…
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun ablamızın
:pleading_face::raising_hands:t3:

  • son dakika aldığım bilgiye göre , Tur kayağı grubundan yıldırım beyazıt öztürk bey ve ekibi bulmuş.
9 Beğeni

3 buçuk ay Sonra Bulunabilmiş. Sevenlerine Sabırlar Dilerim

4 Beğeni

Sevim ablamızın tam da rehberi Emre Varol tarafından “bekle” denilerek bırakıldığı noktada bulunmuş olması, ister istemez akıllara çok ciddi sorular getiriyor. Eğer durum gerçekten böyleyse, insan şunu sormadan edemiyor: Arama çalışmaları gerçekten onu bulmak için mi yapıldı, yoksa bulunmaması için mi?

Koca bir insanın kaybolmasının ardından tam 112 gün sonra, son görüldüğü yerde bulunması kabul edilmesi zor bir durum. Arama ekipleri o bölgede neye, nasıl baktı? Bu kadar kritik bir nokta nasıl gözden kaçtı?

Bugüne kadar yaptığım tüm paylaşımlarda dağcılık camiasını vicdani bir muhasebeye davet ettim. Artık üç maymunu oynamayı bırakmanın zamanı geldi. Eğer gerçekten bu camianın daha güvenli, daha şeffaf ve daha hesap verebilir olmasını istiyorsak, herkes bildiğini konuşmalı ve sessiz kalmamalı.

Umarım bu olayın tüm yönleriyle aydınlatıldığı, sorumluların hesap verdiği bir süreç yaşanır. Sebep olan, ihmali bulunan ya da bu acıda payı olan kim varsa, vicdan ve hukuk önünde gereken karşılığı bulmasını dilerim

5 Beğeni

Eminim sizde biliyorsunuzdur ki Yüksek rakımlı dağlarda heleki mevsim kış ve bahar ise hava şartları aşırı değişken olabiliyor.

Anlık Tipilerle Santimlerce kar örtüsü Oluşabiliyor vs. Bence Uzun sürmesinin etkisi bu da olabilir.

Uludağ, Ağrı Dağının Yarısı Kadar Burda bile Özellikle Kış Mevsimi Felaket ve Değişken Oluyor. Ağrı Dağını Düşünemiyorum bile

6 Beğeni

Arama kurtarma ekipleri neden bulunmaması için çalışma yapsın abi. Hepimiz üzülüyoruz olaya tamam da hangi çıkarla böyle bir şey yapsınlar, bana mantıksız geliyor.

Arama kurtarmacı olarak genelde halktan birileri siz en verimli şekilde kurtarma çalışması yapmaya çalışırken, garip garip teorilerle ortaya çıkarlar. Arama kurtarmacılar da bir yandan işini yaparken bir yandan galeyana gelen halkı sürekli yatıştırmak zorunda kalır. Oraya hayat kurtarmak gibi güzel bir amaçla giden insanlara haksızlık ediyorsunuz.

5 Beğeni

Değerli yorumunuz için teşekkürler,
Fakat biz bu süreci 3 aydır takip ediyoruz , başından beri profesyonel dağcıları ( bu işin duayenlerini ) o bölgeye ısrarla sokmamaya Özen gösteren bir gidişat izledik… her bir arama kurtarma personelinin ne denli iyi niyetli olduğundan şüphem yok ama dağı tam anlamıyla bilmeyen kişilerin iyi niyeti maalesef bir işe yaramıyor…
Benim aklıma başka soru gelmedi , gelen yazsın.!

3 Beğeni

Abi sarhoş bir adamın kendi arama çalışmalarına katıldığı bir ülke burası yani çok şaşırmamak gerek.

İhmali olanlar hak ettikleri cezaları alır inşallah.

3 Beğeni

Bu ihmal için tutuklanan var mı ?

2 Beğeni

Tutuklamak bir yana 1 numaralı ismin kadın daha bulunmamışken insanların aklıyla dalga geçer gibi onlarca insanla birlikte belki de kadının yakınlarından geçerek dağa çıkılmasına izin verilmiş.

2 Beğeni

Olaya müdahil ( ihmali ) olanlar bu konuyu okuyanlar kadar üzüldüler mi yoksa dağcılığın fıtratında var deyip vicdanlarını profesyonelce teskin mi ettiler ?

1 Beğeni