Yarışlarda kafa lambası kullanımı

Son katıldığım yarışta fark ettiğim bir detay hakkında yazayım istedim.

Biliyorsunuz eğer bir kısmı veya tamamı gece koşuluyorsa yarışlarda kafa lambası zorunlu oluyor. Zaten zorunlu olmasa da kafa lambasız koşmak mümkün olmuyor ama kalabalık yarışlarda o kadar çok sayıda ve o kadar yüksek aydınlıkta kafa lambalı koşucu oluyor ki ki zorunlu olmasa insan idare edebilir gibi hissediyor. Bazı koşucular nedense çok aydınlık, çok güçlü kafa lambalarını tercih ediyor. Kendisi açısından bu çok sorun yaratmıyor olabilir ama bence diğerleri açısında bazen sorun olabiliyor.

Son yarışta arkamdan gelen bazı koşucuların lambaları etrafı o kadar aydınlatıyordu ki benim kafa lambam onunkinden kaynaklanan kendi gölgemi aydınlatmaya yetmiyordu. Araba farı -hatta gemi ışığı mı demeli- kadar uzağı ve çok fazla aydınlatan lambalar önünüzdekinin işini zorlaştırabilir. Aslında zifiri karanlıkta koşuyorken çok düşük ayarda bir lamba bile önünüzü görmenizi sağlıyor. Zaten göz karanlığa alışıyor ve bir süre sonra görüşünüz güçleniyor. Ama sizin gözünüz az aydınlığa alışmışken -ki bunu göz bebeklerini büyüterek ve gözdeki sinirlerin hassasiyetini artırarak yapıyor- başka biri spot ışığı gibi gelince biraz körleşiyorsunuz.

“Yahu her şeye mi regülasyon getirelim” diyeceksiniz. Tabii getirmeyelim ama nasıl araba kullanırken sürekli uzunlarla seyahat edip başkalarını rahatsız etmemeye dikkat ediyorsak karanlıkta koşarken de başkalarına saygı aklımıza gelebilir.

Bilmiyorum siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

5 Beğeni

Fener de çok kişisel şeylerden biri. En yakın olduğu için Kapadokya’dan örnek vereyim. Kadınlar 110K birincisi Anna 95K istasyonuna geldiğinde 20 gr’lık Petzl E-Lite takıp devam etti. Birçok kişi bu fenerle nasıl gidecek dedi. (Hatta senin söylediğinin tersi olduğu için söylüyorum, bir kişi bana “bu fener işine bir standart getirmek lazım, yağmurluk gibi belli bir lümenden azının malzeme kontrolünde kabul edilmemesi lazım” dedi :slight_smile: ). Ondan biraz önce gelen erkekler ikincisi ise kafasında projektör ile koşuyordu.

Ben de duruma göre gemi ışığı olmasa da iyi aydınlatan bir fenerle koşmayı severim. Bunun tabii bir sebebi gözümün bozuk olması ve yarışlarda gözlük kullanmamam. Onun dışında yarışın tekniklik derecesi, işaretlemenin ne oranda iyi olduğu ve katılımcı sayısı gibi faktörler önemli.

Uzun süre yalnız koşmak gereken az katılımlı bir yarışsa, işaretleme sık değilse veya reflektif malzeme kalitesizse güçlü fener daha önem kazanabiliyor. Ayrıca köpekle veya başka bir saldırgan hayvanla karşılaşma şansı varsa güçlü fener caydırıcı rol oynama konusunda başarılı. Petzl E-Lite’ı kopegin gözüne tutup bir sonuç alınmasını beklemem :slight_smile:

Özellikle baton kullanılan bir yarışta ikide bir feneri kısıp açmak daha zor. Templiers’de bu da bir faktör olmuştur.

Genelde birçok kişi etrafında güçlü fener varsa memnun olur, en azından kendisininkini kısıp pil tasarrufu yapar. Demek ki senin arkandakiler gerçekten çok güçlüymüş. Pek değinilmeyen bir konu, dikkat etmek lazım.

3 Beğeni

Evet, koşucu önünde veya yanındaysa süper ama arkadan geliyorsa hem senin önünde senin çok koyu bir gölgeni yaratıyor hem de başka objelerin koyu gölgeleri etrafta hareket edip duruyor. Bu da beni biraz rahatsız ediyor.

2 Beğeni

Standart getirilip getirilemez mi bilemem ama biz daha burada patika ayakkabısını bile kabul ettiremezken, fener işi iyiden iyiye zor.Ben gece koşularında normal bir kafa feneriyle beraber hafif ama kuvvetli bir el feneri alıyorum yanıma.Ortama daha iyi hakim olabiliyorum o sayede.

Herkesin bir takıntısı var. Mesela ben de koşarken eşyalarından ses çıkanlara takıyorum.Avrasya yaklaştı.Yine sağımda solumda şort ceplerinde bozuk para olanlar çıkacak.Eğer aynı tempoyla yarışacaksak yarışın sonuna kadar o bozuk paraların sesi beni delirtecek.Her Avrasya’da buna rastladım.Bakalım bu yarışta ne olacak :slight_smile:

1 Beğeni

İlginç bir konu olmuş. Hiç aklıma gelmemişti açıkcası güçlü fenerlerin önden gidenleri rahatsız edebileceği. Ben de gece görme özürlü biriyim. Araba ile bile sıkıntı yaşayabiliyorum. O yüzden güçlü fener tercih ediyorum. Geçen sene Kapadokya’da bir koşucu uzun bir süre benim Fenix fenerim sayesinde koştu. Kendi feneri hiç aydınlatmıyordu. Son Km’lerde Ürgüp’e yaklaşırken önümdeki 3, 4 kişi dere içinde kalmış yaldır yaldır işaret arıyordu. Ben fenerimle şöyle biraz etrafı kolaçan edince şak diye bulmuştum işareti. Herkes çok mutlu olmuştu :slight_smile: Şimdi Petzl Nao kullanıyorum. Reaktif olduğu için bahsettiğin şekilde rahatsızlık vermemesi lazım. Yarışlarda arkadan gelenlere söversen ben hiç üstüme alınmam şimdiden söyliyim :slight_smile:

1 Beğeni

Petzl E-Lite feneri, “fener+pil” sarti olan ama tamami gunduz gecilen yarislardaki start oncesi malzeme kontrolünü gecmek (temelde hafiflik) amaciyla kullanmaktaydim. Sonrasinda mevsim ve yaris itibariyle karanliga kalinan birkac yerde de kullandim. Genelde temiz toprak yol ve oldukca belirgin patikada, belki 1-2 saatlik kullanımlardi, daha guclüsüne ihtiyaç hissetmedim.

Karanlıkta daha uzun sürecek, zemini açisindan zorlayıcı yarışlarda çok daha güçlü ve pil açısından uzun ömürlü diğer alın fenerimi kullanacağım elbette. Henüz böyle bir yarış koşmadım. Benim fenerde bir de ışığı yayan, kullanıma alması ve çıkarması çok pratik bir difüzör mevcut. Bu olmadığı zaman fener, hem kullanıcının kendisini zorluyor/yoruyor hem de Mert’in dediği gibi öndeki koşucunun önüne çok net ve karanlık bir gölge düşürüyor.

Ben Petzl’ın iki farklı modelini kullanıyorum. Nao, 500 lümen üzerinde gücüyle tam da dediğin gibi önümdeki koşucunun gölgesini kendi önüne düşürecek kadar yüksek bir güce sahip, yazılımsal olarak düşürülebiliyor. Ben genelde 2 farklı programla kullanıyorum.

Petzl’ın bu amaçla bir yazılımı mevcut. Yeni kafa fenerlerinde bu yazılımı bluetooth bağlantısı üzerinden telefon marifetiyle yolda da yapabilmek mümkün hale gelmiş. Bu yazılım farklı durumlar için farklı aydınlatma profilleri oluşturabilmeni sağlıyor. Ben sorunu açık alanlar için reaktif modu kullanan güçlü bir program ile kalabalık koşulan bölümler için ışık gücünü üçte bir ölçüsüne kısabildiğim (ve etki uzaklığını düşürdüğüm) ikinci bir program kullanıyorum. En azından bunun bahsettiğin soruna sebep olmamasını umut ediyorum.

Diğeri olan Tikka RXP’nin maksimum gücü NAO’ya göre daha düşük. Ancak tünel etkisi yapacak şekilde yanları iyi aydınlatmayan bir yapıya sahip. Dar bir ışık koridorunda ilerliyor etkisi gösteriyor. NAO bu anlamda daha geniş bir yarıçapı aydınlattığı için arazi hakkında daha fazla fikir veriyor, homojen aydınlatıyor ve kendimi iyi hissettiriyor. Sanıyorum ikisini karşılaştırma imkanım olmasaydı RXP’de fazlasıyla yeterli gelirdi.

Her iki kafa feneri de reaktif, yani önünde bir engel var ise ışığını kısabilme özelliğine sahip. Yanındaki koşucuya baktığında ve önünde yakın koşan bir koşucuya denk geldiğinde ışığını otomatik olarak kısıyor. Hatta kafanı öne eğiyorsan sadece önündeki dar bir alanı aydınlatacak kadar azaltabiliyor (üzerinde bir geniş açı bir de uzun mesafe aydınlatma elemanı var).

Elbette bu özellik kafa lambaları reaktif modda çalışıyorsa aktif oluyor. En yüksek güç çıkışına sabit aydınlatma tercih etmişsen her ikiside güçlü ancak NAO kamyon farı etkisinde. Özellikle de gözleri gece karanlığına alışmış biri için.

1 Beğeni