Anadolu Medeniyetler Müzesi tarihin kendisi:)
Tarihin yazıldığı yerleri , ülkenin direklerini örnek verdim.
Bir zamanlar 2012-2013 yılları benim için.. Bakiye Hocanın Çekmeköy yarışları ve İznik Ultra dışında ultra trail yarışı olmayan. Geyik Koşuları serisi ile patika hasretini gideren biz yaşlı kurtlar için şu anda ülkede onlarca yarış düzenleniyor olduğunu görmek çok sevindirici. Aynı tarihe denk gelmiş gelmemiş, çok da önemli değil.. Parkur yapısına, kendi tarzınıza en uyguna gider koşarsınız. Bazıları organizasyonel olarak öne çıkıyor, bazıları fiyat/performans, bazıları da doğal ve tarihi güzellikler.
Bu söylem eskiden evlerimizde çamaşır makinesi yoktu söylemine benzedi biraz diye düşünüyorum affınıza sığınarak, amacımız burada negatif değil de pozitif eleştiri, koşu kültüründe ülkemizin daha ileri gitmesi ve daha iyi işler yapılması zannımca hepimizin dileği.
Yazımı o şekilde okumanız üzücü. Demem odur ki, eskiden yarış bulunmuyor diye hayıflanıyorduk, şimdilerde yarış bol ve çakışıyor diye. Bu sürecin başlarında koşanlar hatırlar, her yarış büyüsün gelişsin diye uzak yakın hep destek olduk. Gittik koştuk, çevremize anlattık. Sonra bir patlama oldu, rant tatlı geldi belkide. Memeleketim güzel diyen yarış düzenler oldu, koşucuyu düşünen kalmadı, yerelden destek alalım, adımız duyulsuncular çoğaldı. Bir kaç sözde koşu grubuna tanıtım altında bir takım jestler sunuldu, grup indirimi olmazsa biz katılmayız diyen yine sözde gruplar türedi. Her şeyde olduğu gibi kültür oluşmadan koşucular olgunlaşmadan organizasyon sayısı aldı yürüdü. Haa hala da baksanız söz de ultra koşan binlerce instagram koşucusu görürsünüz. 10k koşar bilmem ne ultra koştum der. Organizasyonlar da bundan para kazanmak için adına ultra dedikleri yarışlarda utanmasalar daha da kısa parkurlar yapacaklar. Alın size bir başka sorunsal..