Koşmaya başladığınızda gelen tepkiler - Kırkından sonra yanlış yolda mıyım?

Sevgili forum üyeleri ciddi olarak koşmaya yaklaşık bir yıl önce başladım. Kırkından sonra … Zaman içinde antremanlarda yarı-maraton koşabilecek seviyeye ulaştım. Sporla çok da uğraşmamış birisi olarak çevremden ilginç tepkiler aldım. Bunlar

  1. Çok koşma kendini sakatlarsın (annem en başta :smile: ) 2. Bende üniversitede iken x takımında idim( ???) 3. İnanma ma (özellikle uzun mesafelere) 4. “Ama” eleştirileri (İyi mesafe koşmussun ama biraz yavaş- özellikle pace ile hızı karıştıranlar çok) 5. Neden ??? ( :smile: ) 6. Az da olsa olumlu motivasyon
    Daha önce Kanada’da uzun sayılacak bir süre yaşadığımdan bu tepkilerin bizim toplumuza özgü olduğunu düşünüyorum ve bana çok ilginç geldi. Sizin bu konuda ki tecrübelerinizi merak etmekteyim. Acaba kırkından sonra yanlış bir yola mı girdim? :smile: Teşekkürler.
6 Beğeni

Bunları lütfen önemsemeyin ve doğru bildiğiniz yolda devam edin. Bizim ülkede koşucuyu sadece diğer bir koşucu anlar.

5 Beğeni

Teşekkür ederim. Açıkçası hiç önemsemiyorum. Ama tepkiler ilginç geldi. Örneğin Kanada’da ironman koşan veya bisiklet ile trans-Canada yapan arkadaşlarım vardı. Onlarla antremanları, beslenme vs hakkında uzun uzun konuşurduk. Konu açılında, ben ve diğer insanlardan açıkçası gıpta ile karışık destek oluşurdu. Dediğniz gibi bizde koşucuyu sadece diğer bir koşucu anlar durumu söz konusu gibi … ( :smile: )

1 Beğeni

Ben de 40’ından sonra başladım. Bana yaşattıklarını yazsam roman olur. Ama ben koştum ve kendim oldum. Tabiki tecrübeli koşucuların öneri ve uyarılarını da mutlaka dikkate almak gerekir. Bence hem koşun hem de çevrenizdekilerini de koşturun.

2 Beğeni

Bence de hiç dikkate almayın.Ben 27 yaşında olmama rağmen sanki bu uzaya astronot olarak çıkıyormuşum gibi tepkiler alıyorum.Ne gerek var ki şimdi koşmaya diye bakıyorlar. Sakatlıkla korkutan da çok oluyor, sen kafayı yedin diyen de.Hatta biri beni ilk yarı maratonumdan önce sakatlanırım diye nasıl korkutmuşsa, her zaman koştuğum 10km’yi geçtiğim anda şimdi sakatlanacağım, aman sakatlanmayayım modunda çoğunu yürüyerek bitirdim yarışı.

En çok duyduğum hatta esprisini bile zaman zaman yaptığım birşey var.Koştuğumu öğrenen mesafeyi ve süreyi soruyor.10km şu kadar vakitte koşuyorum diyorum.Hemen :

Askerdeyken 3km’yi 16dk’da koşmuştuk.( kendi kafasında 3 X 3 =9 , 16 X 3 =48 hesaplayarak kendi 10km koşma süresini hesaplıyor. 50 dk civarında koşabileceğine kanaat getiriyor.Senin süreni küçümseyen konuşmalar geçiyor. 10 sene önce askerlik yapmış olsa bile,askerlikten sonra hiç koşmamış olsa bile ciddi ciddi şimdi koşmaya başlasa o sürede bitireceğine inanıyor. :smile: )

Çok sağol ya diyorsun sen de :smiley:

5 Beğeni

Demek ki herkes benzer tepkiler alıyor. Bana özel değilmiş :slight_smile:

Ben maalesef 51 yaşındayım 60 yaş üzerinde çok iyi koşanları tanıyorum.40 yaş !? çok gençsiniz.

4 Beğeni

Teşekkür ederim. Galiba önemli olan mental ve fizyolojik yaş nüsuf kağıdındakinden çok :slight_smile: Ama gerçekten en sık tepkilerden biri zamanızı ve koşu mesafenizi bir şekilde beğenmeyen türden olanlar …

Sizin etrafınızda bir şekilde koşuyla ilgilenmiş çok kişi var herhalde ki bir şekilde koşu mesafenizi ya da zamanınızı beğenmiyorlar😊 Ben başlayalı 6 ay oldu ve ne zamanım ne de mesafem hiç iyi değilken inanılmaz bir şey yapıyormuşum gibi yorumlanıyorum😊 Ve tabiki hemen herkesten koşmak yerine yürümenin sağlık için daha iyi olduğunu, çabuk yaşlanacağımı, eklemlerimin yıpranacağını vs vs duyuyorum😊

2 Beğeni

Hayatım boyunca genelde kendi yaptıklarım hakkında başkalarının ne düşündüğü pek sallamadığım için çoğunu unuttum. Ben 34 yaşındayım, hatırladıklarım “bekarlıktan duvara tırmanıyo galiba” , “işin gücün yok mu”, “arayışta mısın vs”. şeklindeydi. İçimdeki ses hep şunu söylediğinden gülüp geçiyorum.
“Evet arkadaş! Arayıştayım ve umarım bu arayışım ölene kadar devam eder.
Sadece çoğunuzun o TV koltukları (5 yıldır tv izlemiyorum) ile yaşadığınız orgazm halini düşünmek bile benim yeterince midemi bulandırmaya yetiyor.”

5 Beğeni

En son katıldığım 8K koşusunu 42 dakikada bitirip iyi bir performans gösterdim diye sevinirken, ertesi gün 61+ yaş kategorisinde 10 kişinin koştuğunu, bunlardan 4 ünün benden önce yarışı bitirdiğini ve 1 saatin altında koşan 2 abinin de 72 yaşında olduğunu görmüştüm. Sonuç olarak 40 yaş bu işin baharı sayılır :slight_smile:

5 Beğeni

Rich Roll’un Finding Ultra - Ultra’yı Bulmak Kitabı’ndan :"“The prize never goes to the fastest guy,” Chris replied. “It goes to the guy who slows down the least.” True in endurance sports. And possibly even truer in life."

“Ödül hiçbir zaman en hızlıya gitmez- en az yavaşlayana gider” Sanırım Hız ve uzun mesafe koşu için söylenmiş en iyi cümlelerden biri bence :smile:

8 Beğeni

Ben her yarış sonrası sonuçları alıp yaş gruplarında süreler neymiş bakıyorum.60, 70 yaşındaki insanlara bakıp motive oluyorum.

2 Beğeni

İlk mesajım. Üniversiteye başladığımdan beri sporla iç içeyim. Şu an 36 yaşındayım. Bugüne kadar Vücut Geliştirme, Güreş, Snowboard, Rafting, Bisiklet, Koşu gibi bir çok sporla içli dışlı oldum. Evlenip çoluk çocuğa karıştıktan sonra da spordan kopmamaya gayret gösterdim. 3 ay kadar önce bir yazı gördüm. “If you want to run, run a mile. If you want to experience a different life, run a marathon.” Zapotek’in bu sözünü okuyunca bu kadar yıl sporla iç içe olup yıllar sonra hatırlayacağım bir şey yapmak istedim ve 36 yaşımda İstanbul Maratonuna katılmaya karar verdim. Genel kondisyonum fena sayılmayacak bir durumdaydı, o yüzden muhteşem bir mücadele ve başarı öyküsü yaşıyorum diyemem. Bununla birlikte forumda ve diğer sitelerde antrenmanlara başlamadan önce ciddi bir araştırma yaptım ve özellikle sakatlık yaşamamak adına tekniğimi düzeltmeye yönelik tüm tavsiyeleri uygulamaya gayret ettim. İstanbul Maratonuna beni hazırlayacağını düşündüğüm bir program hazırladım ve Ramazan Ayından bu yana sektirmeden takip ediyorum. İlk gözlemlediğim şey vücut yapımın kısa sürede ciddi şekilde değişmeye başlaması oldu. Daha önce yaptığım sporlardan ötürü kas yapım kısalmış ve kalınlaşmıştı. Esnekliğim de ortalamanın altındaydı. Kısa sürede 78 kg’dan 75 kg’a düştüm. Kaslarım uzamaya ve incelmeye başladı. Şu ana kadar ayaklarımın su toplaması dışında ciddi bir ağrı ve sakatlık da yaşamadım çok şükür. Hatta antrenmanları sabah yaptığım için hayatıma daha bir disiplin kattığını da söyleyebilirim. İstanbul Maratonundan sonra koşuya devam edecek olsam da bu kadar uzun mesafeleri tekrar koşmayı düşünmüyorum. Ancak maratonu bitirdikten sonra 2018 yılında yol bisikleti ile ulusal bir bisiklet yarışına katılmayı istiyorum. Neden olmasın?
Yıllardır sporla içli dışlı olduğum için forumda bir çok arkadaşımın muzdarip olduğu tepkilerle karşılaşmadım. Sadece babam bu yaştan sonra maratona hazırlanmama pek olumlu yaklaşmadı. Antrenmanlarda bir sakatlık yaşamamdan endişe ettiği için aslında onun çekincesini anlayabiliyorum. Bunun dışında eş, dosttan moral bozucu bir tepki almadım. Aksine bir çok arkadaşımdan motive edici geri bildirim aldığımı söyleyebilirim. Kasım ayına kadar umarım bir problem yaşamadan yarışa hazırlanır ve maratonu tamamlarım. En çok merak ettiğim 30k dan sonraki psikolojik süreç. İlk defa koşan herkes bu süreci “anlatılmaz yaşanır” şeklinde tarif ediyor. Koşuya başlayan tüm arkadaşlarımın ağrısız, sancısız, sakatlanmadan uzun yıllar keyifle spor yapabilmesini diliyorum.

1 Beğeni

32 km de gözlerim dolup ağlamaya başlamıştım. Gerçekten tarif edilmesi çok güç. Ama bir ultramaraton kitabında yazdığı gibi ilk defa koşulan 10 km, ilk defa koşulan 21 km veya ilk defa bitirilen ultra/klasik maraton çok özel.

2 Beğeni

bunu maratondan sonra bir daha görüşelim :slight_smile:

3 Beğeni

Maratondan sonraki psikolojim nasıl olur meçhul belki de haklısınız. Maratona hazırlanan çoğu tecrübeli arkadaşımız hazırlık sürecinin disiplinli bir şekilde geçirilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Ancak bu aşırı disiplin beni ekstradan yoruyor. Haftanın 4 günü sabah erkenden ısınıp koşuya çıkmak, her koşuda programdaki mesafeleri gözetmek, şu gün fartlek şu gün mesafe vs vs kolay iş değilmiş çok net gördüm. Disiplinli bir şekilde her sene maraton koşan arkadaşlara olan saygım işin içine girince bir kat daha arttı. Ancak bu disiplin ve tempo benim her sene göze alabileceğim bir şey gibi durmuyor şimdilik. Çocuklarım, eşim, işim, diğer hobilerim hepsi arasında bir denge kurmam gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden bu tarz bir antrenman programı uzun vadede beni psikloljik olarak yıpratacak gibi gözüküyor. Şayet ciddi bir derece hedeflemiyorsam 5k ,10k ve yarı maraton bir şekilde hafif bir hazırlık programı ile koşulur gibi geliyor.

1 Beğeni

“…And if you want to talk to God, run an ultra” :sweat_smile:

6 Beğeni

Respect to talkers :laughing:

Başlıkta okuyorum da aynı annemin verdiği tepkiler hepsi. :slight_smile:

Kısa süreliğine Polonya’ya kadar gittim. Slovakya ve Polonya koşan insanlarla dolu.

2 Beğeni