Aydos Patika Serisi

Bugün Aydos Patika Serisi’nde bireysel kombine (koşu ve bisiklet) yarışmacısı olarak katılmak üzere Kartal’a gittim.

Böyle bir organizasyona katılmak, hele ki bisikletimi de yüklenince, biricik tek günlük hafta sonu tatilim için diğer tüm plan alternatiflerinden vazgeçmek anlamına geliyorudu. Zaten ne olacaktı ki? İsteyerek, parasını ödeyerek" kendi irademle katıldım.

İyisiyle kötüsüyle 11 km’lik koşu parkurunu tamamladık.

Teknik ve maddi ve belki de vakit darlığından oluşan imkansızlıklar bilhassa ilk kez düzenlenen organizasyonlar için çok da dert edilmeden, bir dahaki seferlere ya da senelere üstesinden gelinebilmesi amacıyla iyi niyetle not düşülebilir. Zaten organizatörlerin dikkatinden kaçmamış olacağına inandığım bu detayları ben burada dile getirmeyeceğim.

Değinmeden geçemeyeceğim ilk husus, yarıştan önce peşin olarak dağıtılan madalyaların bir yüzüne logosunu bastıran Kartal Belediye’nin stoklarında üç-beş kilo tuz olup olmadığıdır.

Geçenlerde burada “Patika yarışlarında güvenlik standartları” adlı başlıkta belirttiğim üzere, bence patika ve doğa şartları her ne olursa olsun bunun üstesinden gelinebilir ve Tabiat Ana’ya çatacak bi hadsizlikte bulunamayız.
Fakat asfalt zemin bir doğa unsuru olmadığı gibi bunun üzerinde oluşan görünmez buz tabakası tespit edilip basit bir tuzlama çalışması yapılabilir miydi? Hele ki çok dik bir yokuşta ve neredeyse tüm yokuş boyunca buzlanmışsa…

Benim asıl üzüldüğüm ve şikayetçi olduğum konu ise bisiklet yarışının başlama saatinin bir o yana bir bu yana çekiştirilmesi oldu.
Baştan 13:00 olarak belirlenen saat, koşu bitiminde organizasyon görevlisinden aldığım bilgi üzere 14:00 olarak değiştirildi. Ben de bir kahvaltı ettikten sonra aracıma geçip alarmımı 13:45’e kurarak istirahate
çekildim. Alarma kalmadan saat 13:40’ta kafamı kaldırdım ki, yarış başladı. Aracımdan
inip gördüğüm bir organizasyon görevlisine durumu sorduğumda, beklemek istemeyenler olduğu için saati tekrar öne çektiklerini söyledi.

Üzüldüklerim:

11 km koşmak için İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna bisiklet yüklenerek gittim.
Tüm olası hafta sonu tatili, dinlencesi, antrenmanı planlarımı bunun için hiçe saymış oldum.
Bunun için sadece kayıt parası olarak 150 TL verdim. Muhtemelen bu keyifsizlikle serinin diğer ayaklarına da gitmeyeceğim.

Sevindiklerim:

Buzlu asfaltta sakatlanmadım. Artık buna hiç tahammülüm kalmadı. Bugün orada tekrar sakatlansaydım benim için her anlamda çok büyük yıkım olacaktı. Önümüz Antalya, Çekmeköy ve İznik.
Aydos serisi için ayırdığım diğer iki hafta sonum bana kaldı ve çok daha tercih edilesi planlar yapabilirim.

Düzenleme: Organizasyonla yaptığım görüşme neticesinde bugün kalan iki yarış için ücret iadesi yaptılar. Kendilerine teşekkür ederim.

6 Likes

23 Şubat 2020 - :::Ultimate Aydos:::
:checkered_flag::mountain_biking_woman::running_man::triangular_flag_on_post: